KİK Sakhir Deklarasyonu: Ortak bir kaderi teyit ediyor, bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve iki devletli çözümü destekliyor

Aşırıcılık ve terörizmle mücadele, enerji güvenliğinin artırılması ve deniz seyrüseferinin korunmasının önemini vurguladı

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, bölgesel güvenliği korumak ve dost ülkelerle ortaklık bağlarını güçlendirmek amacıyla uluslararası iş birliğini güçlendirme taahhütlerini teyit ettiler. (BNA)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, bölgesel güvenliği korumak ve dost ülkelerle ortaklık bağlarını güçlendirmek amacıyla uluslararası iş birliğini güçlendirme taahhütlerini teyit ettiler. (BNA)
TT

KİK Sakhir Deklarasyonu: Ortak bir kaderi teyit ediyor, bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve iki devletli çözümü destekliyor

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, bölgesel güvenliği korumak ve dost ülkelerle ortaklık bağlarını güçlendirmek amacıyla uluslararası iş birliğini güçlendirme taahhütlerini teyit ettiler. (BNA)
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, bölgesel güvenliği korumak ve dost ülkelerle ortaklık bağlarını güçlendirmek amacıyla uluslararası iş birliğini güçlendirme taahhütlerini teyit ettiler. (BNA)

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin liderleri, Bahreyn'deki zirvenin sonunda, ülkelerinin altı KİK üye ülkesinin ve bölgedeki diğer bütün ülkelerin egemenliğine saygı gösterme ve içişlerine müdahale etmeme taahhüdünü teyit ettiler. Ayrıca, "güç kullanımını veya güç kullanma tehdidini" reddettiklerini vurguladılar.

Bahreyn'in ev sahipliğinde düzenlenen 46. Körfez İşbirliği Konseyi zirvesinin sonunda yayımlanan ve "Sakhir Deklarasyonu" adı verilen belgede liderler, "Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin güvenlik ve istikrarının bölünmez olduğunu ve herhangi bir üye devletin egemenliğine yönelik herhangi bir ihlalin, kolektif güvenliğe doğrudan bir tehdit oluşturduğunu" vurguladı.

Körfez İşbirliği Konseyi liderleri, "Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirme anlaşmasının şartlarına tam olarak uyulmasını sağlamayı amaçlayan bölgesel ve uluslararası çabalara destek" çağrısında bulundu. Liderler, "İki devletli çözüm ve Arap Barış Girişimi doğrultusunda, 4 Haziran 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik çaba ve gayretlerin güçlendirilmesini" istedi.

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin liderleri ve temsilcileri 46. KİK Zirvesi'ne katılımları sırasında,(BNA)Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin liderleri ve temsilcileri 46. KİK Zirvesi'ne katılımları sırasında,(BNA)

Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ayrıca bölgesel güvenliği korumak, ortaklık bağlarını güçlendirmek, dost ülkelerle siyasi, güvenlik ve ekonomik işbirliğini ilerletmek, her türlü aşırıcılık, terörizm, nefret söylemi ve kışkırtmayla mücadele etmek, ulusaşırı suçlarla mücadele etmek ve Bahreyn merkezli Birleşik Deniz Kuvvetleri'nin enerji güvenliğini artıracak, deniz seyrüseferini ve uluslararası ticareti koruyacak, Ortadoğu bölgesini nükleer silahlardan ve kitle imha silahlarından arındıracak ve silahlanma yarışlarını önleyecek şekilde, bölgesel güvenlik ve istikrarı artırmak için çabalarını desteklemek amacıyla uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesini teyit ettiler.

Bahreyn Kralı Hamad bin İsa El Halife, zirvede Körfez ülkelerinin uzun süredir devam eden ortak Körfez eylemi geleneğini sürdürme taahhüdünü teyit etti, (BNA)Bahreyn Kralı Hamad bin İsa El Halife, zirvede Körfez ülkelerinin uzun süredir devam eden ortak Körfez eylemi geleneğini sürdürme taahhüdünü teyit etti, (BNA)

Sakhir Deklarasyonu

Şarku'l Avsat aşağıda Sakhir Deklarasyonu'nun metnini sunuyor.

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerini ve halklarını din, kan, dil, ortak kader birliği ve 1981 yılında Konsey'in kuruluşunun temellerini oluşturan yüce hedeflere dayanan derin tarihi kardeşlik bağlarına dayanarak, Bahreyn Krallığı'nın Sakhir kentinde düzenlenen KİK Yüksek Konseyi'nin kırk altıncı oturumunda bir araya gelen KİK ülkelerinin liderleri Majesteleri ve Altesleri, aşağıdaki ilkelere bağlılıklarını teyit ederler:

Birincisi: Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi'nin yüce hedeflerine inanarak, kurucu liderlerin yaklaşımını sürdürerek ve Konsey halklarının daha fazla istikrar, güvenlik, ilerleme ve refah yönündeki özlemlerini somutlaştırarak, üye ülkeler arasındaki yerleşik bağları ve bütünleşmeyi güçlendirmek.

Liderler, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri arasında siyasi, güvenlik, ekonomi ve sosyal alanlarda eşgüdüm ve bütünleşme yolunu, ortak kardeşlik çıkarlarını gerçekleştirecek ve bölge ve dünyada güvenlik, barış ve refahın temellerinin atılmasına katkıda bulunacak şekilde, arzu edilen birliğe doğru sürdürme kararlılıklarını teyit ettiler.

Liderler, Körfez İşbirliği Konseyi'nin (KİK) ortak çalışmalarının başarılarından duydukları memnuniyeti dile getirerek, tutarlı bir savunma ve güvenlik çerçevesi içindeki entegrasyonu, akıllıca ve dengeli diplomatik tutumları ve sürdürülebilir kalkınma ve ekonomik projeleri vurguladılar. Bu başarılar, KİK'in çeşitli bölgesel ve uluslararası konulardaki siyasi birliğini ve ortak vizyonunu, hedeflerini ve tutumlarını yansıtmaktadır. Ayrıca, KİK üye ülkeleri ve halkları için daha fazla kazanım elde etmek amacıyla çabaların daha hızlı bir şekilde sürdürülmesinin önemini vurguladılar.

İkincisi: Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin ve bölgedeki tüm diğer ülkelerin egemenliklerine saygı göstermek, içişlerine karışmamak, güç kullanımını veya güç kullanma tehdidini reddetmek, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin güvenlik ve istikrarının bölünmez olduğunu ve herhangi bir üye devletin egemenliğine yönelik herhangi bir ihlalin kolektif güvenliğine doğrudan bir tehdit oluşturduğunu vurgulamak.

Ortadoğu bölgesinde adil, kapsamlı ve kalıcı bir barışı tesis etmek ve bölgesel ve uluslararası çatışmaların barışçıl yollarla çözümü için çalışmak amacıyla liderler, Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi sonuçlarını memnuniyetle karşıladıklarını ve Gazze Şeridi'ndeki savaşı sona erdirme anlaşmasının şartlarına tam olarak uyulmasını sağlamayı, insani yardım ve yeniden yapılanmanın ulaştırılmasını kolaylaştırmayı ve 4 Haziran 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik çaba ve gayretleri güçlendirmeyi amaçlayan bölgesel ve uluslararası çabalara desteklerini teyit ettiler. Bu devlet, iki devletli çözüm, Arap Barış Girişimi ve uluslararası meşruiyet kararları doğrultusunda, Filistin halkının ve tüm bölge halklarının güvenlik ve barış içinde yaşama özlemlerini yerine getirecek şekilde kurulacaktır.

Üçüncüsü: Liderler, Körfez Ortak Pazarı ve Gümrük Birliği gerekliliklerinin tamamlanmasının, ticaret ve turizmin geliştirilmesinin, özellikle altyapı, ulaştırma, enerji, iletişim, su ve gıda alanlarında stratejik projelere yatırımın teşvik edilmesinin, dijital altyapının entegrasyonunun artırılmasının, e-ticaretin kolaylaştırılmasının ve dijital ödeme ve bulut hizmetleri için ortak sistemlerin geliştirilmesinin desteklenmesinin, daha fazla ekonomik kalkınma, teknolojik ve bilimsel ilerleme elde etmeye devam etme taahhüdü, tam ekonomik vatandaşlığa ulaşılmasına ve kapsamlı ve sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesine katkıda bulunacak şekilde olmasının önemini vurguladılar.

Liderler ayrıca Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ve halkları için uzun vadeli refahı sağlamak amacıyla ekonomik çeşitliliğin sürdürülmesinin, inovasyona dayalı bir ekonominin teşvik edilmesinin ve sürdürülebilirliğin önemini vurguladılar.

Liderler, bilgi entegrasyonunu artırmaya, dijital dönüşüm alanında deneyim alışverişinde bulunmaya, siber suçlarla mücadeleye, toplumlar için güvenli bir dijital ortam sağlamaya ve gençlerin ve kadınların kalkınma sürecine aktif katılımını teşvik etmeye katkıda bulunan ortak bir Körfez stratejisi çerçevesinde teknoloji, yapay zekâ ve siber güvenlik alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesinin önemini vurguladılar. Geleceği öngörmede ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen kamu politikaları oluşturmada düşünce kuruluşlarının ve araştırmaların rolünün de altını çizdiler.

Dördüncüsü: Çevresel sorumluluğu vurgulamak, sürdürülebilir girişimleri teşvik etmek, çevreyi koruma taahhüdünü yenilemek, iklim değişikliğinin getirdiği zorluklarla mücadele etmek, karbon emisyonlarını azaltmak, temiz ve yenilenebilir enerji projelerini teşvik etmek ve sıfır emisyona ulaşmayı hedefleyen Körfez ve küresel girişimler ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusunda doğal ve deniz kaynaklarını korumak.

Beşincisi: Bölgesel güvenliği korumak için uluslararası işbirliğini güçlendirmek, dost ülkeler, uluslararası örgütler ve ekonomik bloklarla ortaklık bağlarını ve siyasi, güvenlik ve ekonomik işbirliğini pekiştirmek ve bunları sürdürülebilir kalkınma, her türlü aşırıcılık, terörizm, nefret söylemi ve kışkırtma ile mücadele, ulusaşırı suçlarla mücadele ve Bahreyn Krallığı'nda bulunan Birleşik Deniz Kuvvetleri'nin enerji güvenliğini artıracak, deniz seyrüseferini ve uluslararası ticareti koruyacak ve Ortadoğu bölgesini nükleer silahlardan ve kitle imha silahlarından arındıracak ve silahlanma yarışlarını önleyecek şekilde bölgesel güvenlik ve istikrarı artırmak için çabalarını desteklemek.

Liderler, Bahreyn Krallığı'nın Arap Grubu'nu önümüzdeki iki yıl boyunca BM Güvenlik Konseyi'nde daimi olmayan üye olarak temsil etmesine desteklerini dile getirerek, Körfez İşbirliği Konseyi ve kardeş Arap ülkelerinin özlemlerini yerine getirme yeteneğine olan güvenlerini dile getirerek, uluslararası barış ve güvenliğin teşvikinde aktif bir ortak olarak rolünü, çatışmaların çözümünde diyaloğu önceliklendirmesini ve hoşgörü, bir arada yaşama ve insan kardeşliği değerlerini yüceltmesini vurguladılar.

Liderler ayrıca, köklü tarihi dostluk ilişkilerinin güçlendirilmesine odaklanan ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin dost ülkelerle geniş ortaklıklar kurmaya açık olduğunu yansıtan, ortak çıkarlarını desteklemeyi amaçlayan, ilişkileri kapsamlı bir stratejik ortaklığa yükseltmek için ortak bir eylem planı geliştirilmesi konusunda mutabakata varılan iki taraf arasındaki görüşmelere, dost İtalya Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Giorgia Meloni'nin katılımından duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin liderleri olan Majesteleri ve Altesleri, toplantılarının sonunda, KİK ülkeleri ve halkları için güvenli ve istikrarlı bir bölgede güvenlik ve sürdürülebilir refah sağlamak ve daha adil ve müreffeh bir dünya inşasına katkıda bulunmak amacıyla kardeşçe dayanışma ve stratejik bütünleşme ufuklarını genişletmek için kurumsal iş birliği mekanizmalarının geliştirilmesinin gerekliliğini ve KİK ülkeleri ve halkları için daha parlak bir gelecek sağlamak amacıyla bu ilkelere olan güçlü bağlılıklarını vurguladılar.



Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
TT

Suudi Arabistan-Almanya görüşmelerinde ilişkiler ve son gelişmeler ele alındı

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile resmi bir görüşme gerçekleştirdi. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün akşam Riyad’da Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ve bu konularda yürütülen çabaları ele aldı.

Görüşme, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Merz’i el-Yemame Sarayı’nda kabul etmesinin ardından gerçekleşti. Resmi karşılama töreninin düzenlendiği ziyarette, iki taraf ayrıca ikili ilişkilerin genel durumu ile farklı sektörlerde iş birliği ve geliştirme fırsatlarını değerlendirdi.

drfgt
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz için düzenlenen resmi karşılama töreninden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafından; Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman, Devlet Bakanı Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bender, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Kültür Bakanı Prens Bedr bin Abdullah bin Ferhan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Dr. Musaid el-Ayban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasabi, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, Yatırım Bakanı Mühendis Halid el-Falih ve Almanya Büyükelçisi Fahd el-Hazal katıldı.

sfrg
Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda gerçekleşen resmi görüşmeden, 4 Şubat 2026 (SPA)

Alman tarafından ise görüşmeye; Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Suudi Arabistan Büyükelçisi Michael Kindsgrab, Başbakan’ın dışişleri ve güvenlik politikası danışmanı Dr. Günter Sautter, Başbakan’ın ekonomi-finans politikaları danışmanı Dr. Levin Holle ile çok sayıda üst düzey yetkili katıldı.

Merz dün Suudi Arabistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere Riyad’a geldi. Bu, Merz’in Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ilk resmi ziyaret oldu. Ziyareti sırasında kendisine eşlik eden geniş bir Alman iş insanları heyeti yer aldı. Merz, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman, Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, her iki ülkenin büyükelçileri ve çok sayıda yetkili tarafından karşılandı.

fgt
Riyad Bölgesi Vali Yardımcısı Prens Muhammed bin Abdurrahman dün Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz’i karşıladı. (Riyad Bölgesi Valiliği)

Almanya, Ortadoğu’da etkili bir ülke olarak gördüğü Suudi Arabistan ile stratejik ortaklığı güçlendirmeyi hedefliyor. Hükümet Sözcüsü Stefan Cornelius, Riyad’ın ‘bölgenin istikrarı ve güvenliğinde kilit bir aktör’ olduğunu belirterek, bunun, Berlin’in bölgesel politika alanında Suudi Arabistan ile iş birliğine yönelmesine neden olduğunu vurguladı.

Alman hükümeti kaynaklarına göre Riyad’daki görüşmelerde İran meselesi, bölgedeki gerilimi azaltmaya yönelik iş birliği ve savunma alanındaki ortak çalışmalar ele alınacak.

Kaynaklar, Almanya’nın Suudi Arabistan ile ‘ikili stratejik ilişkileri ve stratejik diyaloğu genişletmeyi’ amaçladığını ve özellikle enerji sektöründe olmak üzere bir dizi ekonomik anlaşmaya varmayı hedeflediğini ifade etti.

vgthy
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman dün Riyad’daki el-Yemame Sarayı’nda Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'i kabul etti. (SPA)

Almanya’dan son günlerde Suudi Arabistan’ı ziyaret eden yetkililer arasında Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche de yer aldı. Reiche, Riyad’da Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ile enerji alanında iş birliğini artırmayı hedefleyen anlaşmalar imzaladı.

Reiche, Riyad’dan yaptığı açıklamada, “Anlaşmalar enerji, yapay zekâ, hidrojen, sanayi değer zincirleri ve inovasyon gibi geleceğe dönük çok kritik alanları kapsıyor” dedi. Anlaşmalar kapsamında, Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e kıyısı olan Yanbu Limanı’ndan Almanya’daki Rostock Limanı’na amonyak sevkiyatı gerçekleştirilecek.

frgthy
Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdulaziz bin Selman ve Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Katarina Reiche, geçtiğimiz pazar günü mutabakat zaptını imzaladıktan sonra (Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı)

Alman hükümeti, hidrojen alanında somut sonuçlar elde etmeyi hedefliyor; bu konu hükümet stratejisinin önemli bir parçası olsa da henüz hedeflerine ulaşabilmiş değil. Almanya, Suudi Arabistan’ın yeşil hidrojen üretimi için elverişli ortamı sayesinde bu alanda merkezi bir rol oynayabileceğini değerlendiriyor.

Reiche, Suudi Arabistan-Almanya Ortak Ekonomik ve Teknik İşbirliği Komitesi’nin 21. toplantısına da katıldı. Toplantıda, enerji, sanayi ve yatırım alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi, yenilenebilir enerji, hidrojen, teknoloji ve sağlık sektörlerindeki fırsatlar ele alındı.

Geçtiğimiz pazartesi günü düzenlenen Suudi Arabistan-Almanya İş Konseyi toplantısında ise enerji alanında genel bir iş birliği çerçevesi oluşturmayı amaçlayan bir niyet mektubu imzalandı. Ayrıca, iki ülkenin kamu ve özel sektör kurumları arasında çeşitli anlaşmalar yapılmasıyla ikili ekonomik ilişkilerin sağlam temelleri bir kez daha ortaya kondu.


Suudi Arabistan Medya Forumu ödüllerinin kazananları açıklandı

Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)
Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Medya Forumu ödüllerinin kazananları açıklandı

Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)
Yazar Muhammed Rumeyhi ve editör Abdulhadi Habtur, kazandıkları ödüllerle (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Medya Forumu dün akşam Riyad’da düzenlenen törenle ödül kazananları onurlandırdı. Törene çok sayıda medya mensubu katıldı.

Suudi televizyonunda haber spikeri olarak görev yapan Dr. Hüseyin en-Neccar, ‘Yılın Medya Kişiliği’ ödülüne layık görüldü. Şarku’l Avsat ise iki ödül kazandı. Gazetenin yazarlarından Dr. Muhammed Rumeyhi, gazetecilikteki uzun soluklu deneyimi dolayısıyla ‘köşe yazısı’ dalında ödül alırken, gazeteci Abdülhadi Habtur, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı röportajla ‘gazetecilik söyleşisi’ dalında ödüle layık görüldü. Ödüller, forumun kapanışı kapsamında dün akşam düzenlenen törende takdim edildi.

El-İktisadiyye gazetesi, gazeteci Halid el-Bedr imzasını taşıyan çalışmayla ‘gazetecilik dosyası’ dalında ödül kazanırken, araştırmacı Lema es-Sehli ise ‘medya alanlarında akademik araştırma’ dalında ödülün sahibi oldu.

dcf
Suudi Arabistan Enformasyon Bakanı Selman ed-Dusari, Dr. Hüseyin en-Neccar'a ‘Yılın Medya Kişiliği’ ödülünü takdim etti. (Şarku’l Avsat)

İçerik ödülleri kapsamında, ABD’den Luma AI ‘yapay zekâ ile üretilen içerik’ dalında ödüle layık görüldü. Fas’tan Rashid Show programı toplumsal sohbet temalı televizyon programları dalında ödül kazanırken, Podcast 1949 ise söyleşi temalı podcast programları kategorisinde birincilik elde etti.

Suudi Arabistan Ulusal Günü’ne yönelik en iyi medya çalışması ödülü, Turizm Geliştirme Fonu’nun hazırladığı ‘Suudi Arabistan hakkında neler duydunuz?’ adlı çalışmaya verildi. Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘el-Avca’ filmi, Suudi Arabistan Kuruluş Günü için en iyi medya çalışması ödülüne layık görülürken, Vizyon 2030 sosyal medya hesabına ait ‘Bayrağımız bizim adımıza konuşuyor’ çalışması ise Bayrak Günü çalışmalarına yönelik ödülün sahibi oldu.

Forumun özel ödülleri kapsamında, Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi (KSrelief) Genel Müdürü Dr. Abdullah er-Rebia, ‘Küresel Öncü’ ödülüne layık görüldü.

dcfgthy
Abdulhadi Habtur ‘gazetecilik söyleşisi’ ödülünü aldı. (Şarku’l Avsat)

Karar alıcılar, düşünce liderleri ve dünyanın farklı ülkelerinden 300’ü aşkın yönetici ve uzmanın yoğun katılımıyla düzenlenen 5. Suudi Arabistan Medya Forumu’nda gerçekleştirilen paneller, medya sektörünün yaşadığı hızlı dönüşümleri anlamaya ve geleceği keşfetmeye yönelik kapsamlı bir çalışma platformu niteliği taşıdı.

Suudi Arabistan Medya Forumu 2026, benzeri görülmemiş bir ilgiye sahne oldu. Dünyadaki en büyük medya etkinliği olarak kayda geçen forumu 65 bin 603 kişi ziyaret ederken, bu rakamla Guinness Rekorlar Kitabı sertifikası da elde edildi.