Rapor: Yıl sonundan önce SDG güçlerinin Suriye devletine entegrasyonuna ilişkin anlaşmayı kurtarmak için yoğun çabalar sürüyor

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve ABD destekli, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri Lideri Mazlum Abdi ile Suriye'nin başkenti Şam'da, 10 Mart 2025'te el sıkışıyor (SANA)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve ABD destekli, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri Lideri Mazlum Abdi ile Suriye'nin başkenti Şam'da, 10 Mart 2025'te el sıkışıyor (SANA)
TT

Rapor: Yıl sonundan önce SDG güçlerinin Suriye devletine entegrasyonuna ilişkin anlaşmayı kurtarmak için yoğun çabalar sürüyor

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve ABD destekli, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri Lideri Mazlum Abdi ile Suriye'nin başkenti Şam'da, 10 Mart 2025'te el sıkışıyor (SANA)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara ve ABD destekli, Kürt liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri Lideri Mazlum Abdi ile Suriye'nin başkenti Şam'da, 10 Mart 2025'te el sıkışıyor (SANA)

Birçok katılımcı ve sürece vakıf kaynaklar, Suriye devlet güçleri ile Kürt unsurların entegrasyonuna yönelik görüşmelerde, Suriyeli yetkililer, Kürtler ve Amerikalıların, yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan tıkanmış bir anlaşmada ilerleme sağlamak için yoğun çaba sarf ettiğini belirtti.

Reuters’a konuşan kaynaklar, son birkaç günde müzakerelerin hız kazandığını ancak gecikmeler nedeniyle artan hayal kırıklığının devam ettiğini ve bazı katılımcıların büyük bir ilerleme sağlanmasını olası görmediğini aktardı.

Beş kaynak, geçiş hükümetinin, kuzeydoğu Suriye’de kontrolü elinde bulunduran Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) bir teklif sunduğunu söyledi. Bir Suriyeli yetkili, bir Batılı yetkili ve üç Kürt yetkili de, Şam’ın bu öneride SDG’nin yaklaşık 50 bin savaşçısını üç ana birliğe ve daha küçük taburlara yeniden organize etmesine açık olduğunu ifade ettiğini belirtti. Teklif, SDG’nin bazı komuta zincirlerinden feragat etmesi ve kendi kontrolündeki bölgeleri Suriye ordusunun diğer birimlerine açması şartına bağlandı.

 Suriye haber ajansı SANA'nın 8 Mart 2025'te yayınladığı bir fotoğrafta, Suriye kıyı şeridindeki Lazkiye şehrinde bir kontrol noktasında Suriye hükümet güçleri görülüyor (AFP)Suriye haber ajansı SANA'nın 8 Mart 2025'te yayınladığı bir fotoğrafta, Suriye kıyı şeridindeki Lazkiye şehrinde bir kontrol noktasında Suriye hükümet güçleri görülüyor (AFP)

“İtibarı korumak"

Fikrin hayata geçirilip geçirilmeyeceği hâlâ netlik kazanmış değil. Birkaç kaynak, son dakikada kapsamlı bir anlaşmaya varılma olasılığını düşük gördüklerini ve daha fazla görüşmeye ihtiyaç olduğunu belirtti. Ancak SDG’den bir yetkili, “Şu anda her zamankinden daha yakın bir noktadayız” dedi.

Başka bir Batılı yetkili, önümüzdeki günlerde yapılacak olası bir açıklamanın kısmen ‘itibarı koruma’, süreyi uzatma ve Beşşar Esed’in devrilmesinin ardından hâlâ kırılgan olan ülkede istikrarı sürdürme amacı taşıyacağını ifade etti. Çoğu kaynak, bu çabaların yıl sonuna kadar SDG’nin Suriye ordusu ve diğer devlet kurumlarıyla tam entegrasyonunu sağlayacak seviyeye ulaşmasının beklenmediğini aktardı; bu hedef, 10 Mart’ta iki taraf arasında imzalanan tarihî bir anlaşmada öngörülmüştü.

Uzmanlar, mevcut görüşmelerde başarısız olunmasının, Suriye’deki derin bölünmeleri çözme fırsatını tehlikeye atarak silahlı çatışma riskini artırabileceğini ve bunun, Suriye’nin 14 yıldır süren savaşın ardından toparlanmasını engelleyebileceğini belirtiyor. Ayrıca bu durum, Kürt savaşçıları terörist olarak gören ve müdahale tehdidinde bulunan Türkiye’yi de sürece çekebilir.

SDG mensupları Suriye'nin doğusundaki Deyrizor'da, (Reuters - Arşiv) SDG mensupları Suriye'nin doğusundaki Deyrizor'da, (Reuters - Arşiv)

Taraflar, birbirlerini oyalamak ve kötü niyetli davranmakla suçluyor. SDG, savaş sırasında ABD’nin başlıca müttefiki olarak kazandığı özerklikten vazgeçmek istemiyor; bu süreçte örgütlenmiş olan SDG, DEAŞ hapishanelerini ve zengin petrol kaynaklarını kontrol altına almıştı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters’tan aktardığı habere göre  kaynaklar, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera'yı destekleyen ve onun geçiş hükümetine küresel destek çağrısında bulunan ABD'nin, SDG ile Şam arasında mesajlar ilettiğini, görüşmeleri kolaylaştırdığını ve bir anlaşma yapılması için çağrıda bulunduğunu belirtti.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın, Suriye hükümeti ile SDG arasındaki diyaloğu desteklemeye ve kolaylaştırmaya devam ettiğini söyledi. Sözcü, bu çabaların amacının, güçlerin entegrasyonuna doğru ilerleyen sürecin momentumunu korumak olduğunu vurguladı.

Suriye'nin Kamışlı kentinde düzenlenen gösteride bir kız çocuğu SDG bayrağını taşıyor... 17 Eylül 2025 (Reuters)Suriye'nin Kamışlı kentinde düzenlenen gösteride bir kız çocuğu SDG bayrağını taşıyor... 17 Eylül 2025 (Reuters)

Türkiye: Sabrımız tükeniyor

Yaz aylarında iki taraf arasında yapılan büyük bir görüşme turunun başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, kuzeydeki bazı cephe hatlarında sık sık yaşanan çatışmalar da dahil olmak üzere gerilimler arttı.

SDG, 2019’da DEAŞ militanlarını mağlup ettikten sonra, ülkenin büyük petrol ve buğday üretiminin bulunduğu kuzeydoğu Suriye’nin büyük bir bölümünü kontrol altına aldı.

SDG, Kürt azınlığa yönelik yıllarca süren baskıyı sonlandırdığını söylese de, Arap çoğunluğun yaşadığı bölgelerde yönetimlerine karşı memnuniyetsizlik arttı.

Bir Suriyeli yetkili, yıl sonu için belirlenen entegrasyon tarihinin kesin olduğunu ve SDG’den geri dönülemez adımlar atılmadığı sürece uzatılamayacağını ifade etti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise yaptığı açıklamada, Türkiye’nin askeri yollara başvurmak istemediğini ancak SDG’ye yönelik sabrın tükenmekte olduğunu vurguladı.

Kürt yetkililer ise süreye fazla önem vermediklerini belirterek, adil bir entegrasyon sağlamak amacıyla müzakerelere bağlı olduklarını söylediler. Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nden yetkili Sihanouk Dibo, “Anlaşmanın geçerliliğinin devam etmesinin en güvenilir garantisi, içeriğinin kendisidir, zaman çerçevesi değil” dedi ve anlaşmadaki tüm maddelerin ele alınmasının 2026 yılı ortasına kadar sürebileceğine işaret etti.

SDG, ekim ayında kendisini üç coğrafi grup ve taburlara yeniden organize etme fikrini gündeme getirmişti. Ancak Şam’ın son günlerde sunduğu öneride yer alan bu taviz, örgütün kontrolündeki topraklardan vazgeçmesini sağlamaya yetecek mi, henüz net değil.

Kürtlerin liderliğindeki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nden Abdulkerim Ömer, açıklanmayan önerinin “lojistik ve idari ayrıntılar içerdiğini, bunun anlaşmazlıklara yol açabileceğini ve gecikmeye neden olabileceğini” söyledi.

Reuters’a konuşan üst düzey bir Suriyeli yetkili ise Şam’ın yanıtının ‘Mart anlaşmasının uygulanması için uzlaşmayı kolaylaştıracak şekilde esnek’ olduğunu belirtti.

Reuters'e konuşan üst düzey bir Suriyeli yetkili, Suriye'nin yanıtının, "Mart ayında varılan anlaşmayı uygulamak için uzlaşmaya varılmasını kolaylaştırmaya yönelik esneklikle karakterize edildiğini" belirtti.



Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
TT

Meşal: Hamas silahlarını bırakmayacak ve Gazze’de yabancı yönetimi kabul etmeyecek

Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)
Hamas liderlerinden Halid Meşal (Arşiv – Reuters)

Hamas liderlerinden Halid Meşal bugün yaptığı açıklamada, Hamas’ın silahlarını bırakmayacağını ve Gazze Şeridi’nde ‘yabancı bir yönetimi’ kabul etmeyeceğini söyledi. Açıklama, ateşkes anlaşmasının, Hamas’ın silahsızlandırılmasını ve Gazze Şeridi’nin yönetimi için uluslararası bir komite kurulmasını öngören ikinci aşamasının başlamasının ardından geldi.

Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Meşal, 17. El Cezire Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Direnişi, direnişin silahını ve direnişi gerçekleştirenleri suç saymak kabul edilemez” dedi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Meşal, “İşgal olduğu sürece direniş vardır. Direniş, işgal altındaki halkların bir hakkıdır; uluslararası hukukun, semavi dinlerin ve milletlerin hafızasının bir parçasıdır ve onunla gurur duyulur” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Hamas arasında varılan ateşkes anlaşması, yıkıcı bir savaşın ardından, 10 Ekim’de yürürlüğe girdi. Anlaşma, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi tarafından da desteklenen bir ABD planına dayanıyor.

Anlaşmanın ilk aşaması, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’nde tutulan rehineler ile İsrail hapishanelerindeki Filistinli mahkûmların takasını, çatışmaların durdurulmasını, İsrail’in Filistin topraklarındaki yerleşim alanlarından çekilmesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardımların girişini öngörüyordu.

İkinci aşama ise 26 Ocak’ta Gazze Şeridi’nde son İsrailli rehinenin cansız bedeninin bulunmasının ardından başladı. Bu aşama, Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısını kontrol eden İsrail ordusunun kademeli olarak çekilmesini ve Gazze’nin güvenliğinin sağlanmasına ve Filistinli polis birimlerinin eğitilmesine yardımcı olmayı amaçlayan uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılmasını içeriyor.

Plan kapsamında, Gazze Şeridi’nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlığında, çeşitli ülkelerden isimlerin yer aldığı Barış Konseyi oluşturuldu. Ayrıca, Gazze Şeridi’nin günlük işlerini yürütmek üzere Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulması öngörüldü.

Meşal, Barış Konseyi’ne Gazze Şeridi’nin yeniden inşasını ve yaklaşık 2 milyon 200 bin nüfuslu bölgeye insani yardımların akışını mümkün kılacak ‘dengeli bir yaklaşım’ benimseme çağrısında bulundu. Meşal, aynı zamanda Hamas’ın Filistin topraklarında herhangi bir yabancı yönetimi kabul etmeyeceğini yineledi.

Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulusal sabitelerimize bağlıyız; vesayet mantığını, dış müdahaleyi ve manda yönetimini kabul etmiyoruz… Filistinlileri Filistinliler yönetir. Gazze, Gazze halkınındır; Filistin, Filistinlilerindir. Yabancı bir yönetimi kabul etmeyeceğiz.”

Meşal’e göre bu sorumluluk yalnızca Hamas’a değil, ‘tüm canlı unsurlarıyla Filistin halkının liderliğine’ aittir.

İsrail ve ABD, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze Şeridi’nin askerden arındırılmış bir bölge haline getirilmesi talebini sürdürüyor. Hamas ise silahlarını gelecekte kurulabilecek bir Filistin yönetimine devretme ihtimalinden söz ediyor.

İsrailli yetkililer, Hamas’ın Gazze Şeridi’nde yaklaşık 20 bin savaşçıya sahip olduğunu ve hareketin elinde yaklaşık 60 bin kalaşnikof tüfek bulunduğunu öne sürüyor.

Ateşkes anlaşmasında öngörülen uluslararası gücü hangi ülkelerin oluşturacağı ise henüz netlik kazanmış değil.


Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
TT

Libya’da Yüksek Yargı Konseyi, Anayasa Mahkemesi kararlarına karşı muhalefetini artırıyor

BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)
BM destekli Libya Yapısal Diyalogunun yönetişim ayağının sonuçlandırıldığı toplantıdan bir kare (UNSMIL)

Libya Yüksek Yargı Konseyi, Trablus'taki Yüksek Mahkeme Anayasa Dairesi'nin kararlarına karşı tavrını katılaştırarak, ‘yargıyı siyasallaştırma girişimlerine’ karşı sert bir uyarıda bulundu. Konsey, ‘bu hassas aşamada yargıya müdahale etme’ konusunda sert bir uyarıda bulundu. Ülke, yargıya da neredeyse ulaşan kronik siyasi ve askeri bölünmelerden mustarip durumda.

Yüksek Yargı Konseyi’nin bu tutumu, Anayasa Mahkemesi'nin Temsilciler Meclisi tarafından çıkarılan ve Yargı Sistemi Kanunu'nda değişiklikler içeren iki kanunu geçersiz kılma kararının ardından daha da belirginleşti. Bu durum, mevcut Yargı Yüksek Konseyi’nin kurulduğu anayasal dayanağın ortadan kalktığı ve bu kanundan kaynaklanan statüsünü kaybettiği anlamına geliyor. Dolayısıyla, önceki hükümlere uygun olarak yeniden oluşturulması gerekiyor.

Yüksek Yargı Konseyi tarafından cuma akşamı yapılan açıklamada ‘anayasal çevreden’ doğrudan bahsedilmeden yargı alanında yaşananlara, özellikle de bazılarının, kurumu zararlı bir kurum ile değiştirmek için anayasal olarak ilgili olduğunu düşündükleri araçları kullanarak yargının birliğini ve bağımsızlığını zayıflatma girişimlerine ilişkin duyulan üzüntü ifade edildi.

Konsey, bu kişilerin amacının, diğer tüm yetkileri elinden almak suretiyle, yalnızca siyasi ve dar bir kişisel çıkar olarak nitelendirilebilecek hedefleri gerçekleştirmek olduğunu değerlendirdi.

Yargının birliğini korumak, sorumlu davranmak ve ülkenin yararına hizmet etmek için, sonuçsuz kalacak bir fiili durum dayatmaya çalışanların devam eden uzlaşmaz tavırları karşısında bir süre en yüksek disiplin seviyesini uyguladığını da ekleyen Konsey, ülkenin tarihinde hassas ve tehlikeli bir dönemde, birliğin her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir zamanda yargıya müdahale etme girişimlerine işaret etti.

fdbfb
Libya Temsilciler Meclisi'nin önceki bir oturumundan bir kare (Libya Temsilciler Meclisi)

Bu gerginlik, Temsilciler Meclisi ile (yargı otoritesini oluşturan üç sütundan biri olan) Devlet Konseyi arasındaki hukuki ve siyasi çatışmanın bir parçası olarak görülüyor. Bu çatışma, siyaset koridorlarından yargının kalbine taşınırken Temsilciler Meclisi, bazı yasal değişikliklerle Yüksek Yargı Konseyi'ni yeniden yapılandırarak yargı üzerinde daha fazla etki sahibi olmaya çalışıyor. Devlet Konseyi bu hamleyi yargının ‘siyasileştirilmesi’ olarak değerlendirdi.

Bu turda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Libya Özel Temsilcisi ve Libya'daki BM Destek Misyonu (UNSMIL) Başkanı Hanna Serwaa Tetteh, bu diyaloğun yeni bir hükümet seçmek için bir organ olmaktan ziyade, Libyalıların kendi ülkelerinin geleceği için kendileri tarafından formüle edilen pratik çözümler geliştirmek amacıyla yürütülen bir ‘Libyalılar arası’ süreç olduğunu teyit etti.

Seçim çerçevesine ilişkin görüşmeler de “6+6” komitesinin kuralları ve danışma komitesinin tavsiyeleri temelinde, mevcut farklılıkların altında yatan garantileri ve siyasi endişeleri anlamaya odaklanarak yürütüldü.

Katılımcı üyeler ise, görüşmelerin genel ilkelerden usul ayrıntılarına doğru ilerlediğini belirttiler. Komisyon Yönetim Kurulu'ndaki boş koltuk krizinin çözülmesinin, gelecekteki seçimlere olan güveni güçlendirmek ve seçimlerin itiraz edilmesini veya kesintiye uğramasını önlemek için temel bir unsur olduğunu vurguladılar.

ert6y
Önceki belediye seçim kampanyasından (Komisyon Yönetim Kurulu)

Turun sonunda üyeler, Berlin Süreci Siyasi Çalışma Grubu'nun büyükelçilerine ve temsilcilerine ana önerilerini sundular. Büyükelçiler ve temsilciler, sürecin mart ayında yeniden başlaması ve uzun vadeli istikrarı sağlayacak ulusal bir vizyon etrafında uzlaşma sağlanmaya devam edilmesi koşuluyla, UNSMIL tarafından kolaylaştırılan yol haritasına destek verdiklerini teyit ettiler.

Yapılandırılmış diyalogun yeni hükümetin seçimi konusunda kararlar alan bir organ olmadığını yineleyen USNMIL, devlet kurumlarını güçlendirmek amacıyla, seçimlere elverişli bir ortam yaratmak ve yönetişim, ekonomi ve güvenlik alanlarındaki en acil sorunları ele almak için pratik önerileri incelemekle ilgilendiğini belirtti. UNSMIL, bunun uzun vadeli çatışmanın nedenlerini ele almak için politika ve yasama önerilerini inceleyerek ve geliştirerek başarılacağının altını çizdi. Ayrıca, yapılandırılmış diyalogun istikrarın önünü açacak ulusal bir vizyon üzerinde uzlaşma sağlamayı amaçlayacağına da dikkati çekti.

Bu gelişme, cumartesi günü Tacura, Sayad ve el-Hashan belediyelerinde ve Tobruk'taki bir oy verme merkezinde, düzenli ve sakin bir atmosferde belediye meclisi seçimleri için oy kullanma işleminin başlamasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Komisyon Yönetim Kurulu’nun ana operasyon odası, oy verme sürecinin disiplinli ve organize bir ortamda, önemli bir engel olmadan plana göre ilerlediğini belirtti.

Komisyon, 93 sandık merkezinden oluşan 43 merkezin tamamının açık olduğunu doğruladı. Bu tur, şeffaflığı artırmak ve her türlü sahtekarlık girişimini önlemek amacıyla Tacura belediyesinde elektronik doğrulama teknolojisi (parmak izi) kullanıldı.

u78ı9o
Huri, cumartesi günü belediye seçimlerinde bir oy verme merkezini ziyaret ederken (UNSMIL)

Öte yandan UNSMIL, sorumlu yerel yönetimin kurulmasına katkıda bulunmak için tüm kayıtlı seçmenleri oy kullanmaya çağırırken, misyonun başkan yardımcısı Stephanie Huri, Tacura'daki oy verme merkezlerini ziyaret ederek oy verme sürecini ve elektronik seçmen doğrulama sisteminin kullanımını yerinde gözlemledi.

Bu seçimler, oy vermeyi geciktiren bazı teknik ve hukuki engellerin aşılmasının ardından, Komisyonun ülke çapında belediye meclislerini seçme planını çerçevesinde gerçekleşirken söz konusu plan, son iki yılda uygulanan ve nihai sonuçların kabul edilmesi ve seçilmiş meclislerin oluşturulmasıyla sonuçlanan önceki aşamaların başarısının bir uzantısı olarak değerlendiriliyor.


Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.