Trump, İran'ın nükleer kapasitesini ve füze tesislerini yeniden inşa etmesi halinde tekrar saldırı yapacağı tehdidinde bulundu

Gazze Şeridi'nin yeniden inşası Hamas'ın silahsızlandırılmasından önce başlayabilir

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde gerçekleştirdiği görüşmeden (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde gerçekleştirdiği görüşmeden (Reuters)
TT

Trump, İran'ın nükleer kapasitesini ve füze tesislerini yeniden inşa etmesi halinde tekrar saldırı yapacağı tehdidinde bulundu

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde gerçekleştirdiği görüşmeden (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde gerçekleştirdiği görüşmeden (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Florida’daki Mar-a-Lago tatil beldesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu karşıladığı sırada gazetecilerle yaptığı görüşmede, Ortadoğu ve Ukrayna’ya ilişkin önceliklerini ortaya koyan doğrudan ve spontane açıklamalarda bulundu. Netanyahu’ya övgü, İran’a yönelik tehditler ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e yönelik olduğu öne sürülen bir saldırı nedeniyle duyulan öfkenin iç içe geçtiği bu açıklamalar, Trump’ın müttefiklere koşulsuz destek ile hızlı anlaşmalar için baskıyı bir arada barındıran kişisel diplomasi anlayışını yansıttı.

Gazze'nin yeniden inşası yakında başlayacak

Zorluklara rağmen Trump, açıklamalarında ağırlıklı olarak Gazze Şeridi’ne odaklandı. Gazze’nin Netanyahu ile görüştüğü ‘beş ana konudan biri’ olduğunu vurgulayan Trump, “Önümüzdeki haftalarda Gazze’yle ilgileneceğiz... Gazze zor bir yer, gerçekten zor bir bölge. Yüzyıllardır kaos içindeydi ama biz onu düzelteceğiz… Yeniden inşa çok yakında başlayacak... Evet, Netanyahu bunu dört gözle bekliyor, ben de aynı şekilde” ifadelerini kullandı.

ascdfg
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde gerçekleştirdiği görüşmeden (AFP)

Trump, Gazze Şeridi’nin yeniden inşasının, Hamas’ın tamamen silahsızlandırılmasından önce bile başlayabileceğine işaret ederken, ekibinin rehinelerin serbest bırakılması için yürüttüğü çalışmalara dikkat çekti. Trump, “Neredeyse her rehine benim sayemde serbest kaldı... Steve Witkoff, Jared Kushner, Marco Rubio ve Pete Hegseth’ten oluşan bir ekibim var. 255 rehineden 254’ü çıktı, son cenazenin geri getirilmesi için elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.

Hamas’ı, Gazze anlaşması kapsamında silah bırakmaması hâlinde ağır bedel ödeyeceği konusunda uyaran Trump, “Silahlarını bırakmazlarsa, ki bunu kabul ettiler, çok ağır bir bedel ödemek zorunda kalacaklar” dedi. “Silahlarını nispeten kısa bir süre içinde bırakmaları gerekiyor” ifadesini kullanan Trump, İsrail Başbakanı ile ‘bir dizi sonuca’ vardıklarını belirtti.

Trump, açıklamaları sırasında İsrail Başbakanı’nı defalarca överek, onun bir savaş dönemi başbakanı olduğunu ve ‘olağanüstü işler’ yaptığını belirtti. “Netanyahu İsrail’i son derece zor bir dönemden geçirdi. Onun rolü olmasaydı bugün İsrail var olmayabilirdi” diyen Trump, Netanyahu için af beklentisini de dile getirdi ve “Nasıl affedilmez? O bir savaş kahramanı” ifadelerini kullandı. Netanyahu ise karşılık olarak, “İsrail’in Beyaz Saray’da Trump gibi bir dostu  hiç olmadı” dedi.

xscdf
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde gerçekleştirdiği görüşmeden (Reuters)

Trump, Gazze Şeridi’ne Türk askerlerinin konuşlandırılması fikrine ilişkin bir soruya verdiği yanıtta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı övdü. “Cumhurbaşkanı Erdoğan’la harika bir ilişkim var... Türkiye mükemmel bir ülke” diyen Trump’ın bu açıklamaları, durumun zorluğunu kabul eden pragmatik bir iyimserliği yansıttı. Söz konusu değerlendirmeler, İsrail’in tam çekilmeye ya da Refah Sınır Kapısı’nın koşulsuz açılmasına karşı çıkmasına rağmen, Washington’un barış planının ikinci aşamasında ilerleme sağlanması için baskı yaptığına işaret etti.

İran: Yeni saldırı tehditleri

Trump, İran’a karşı ortak bir zafer elde edildiğiyle övünerek, “Eğer İran’ı yenmemiş olsaydık, Ortadoğu’da barış olmazdı... B-2 bombardıman uçaklarını ve bir denizaltıdan Tomahawk füzelerini kullandık” dedi. ABD Başkanı, İran’ın nükleer programını yeniden inşa etmeye kalkışmaması konusunda uyarıda bulundu. Yönetiminin İsrail’in İran’a yönelik olası bir saldırısını destekleyip desteklemeyeceğine ilişkin bir soruya yanıt veren Trump, “Eğer bunu yaparlarsa, onları düşürürüz... Üzerlerine cehennemi yağdırırız” ifadelerini kullandı. Trump, İran’ın bir anlaşmaya varamaması ve balistik füze ile nükleer silah geliştirmeyi sürdürmesi hâlinde bunun ‘kesinlikle seçeneklerden biri’ olacağını vurguladı. Aynı zamanda bir anlaşmaya da kapıyı açık bırakan Trump, “İran bir anlaşma istiyor ama keşke bunu daha önce yapsaydı” dedi.

Trump, İran rejiminin devrilmesine ilişkin konuşmaktan ise kaçındı. İran’da ‘çok yüksek enflasyon, çökmüş bir ekonomi ve şiddetle bastırılan toplumsal hoşnutsuzluk’ bulunduğuna dikkat çekti.

Ukrayna saldırısına duyulan öfke

Trump, gazetecilerin sorularını yanıtlarken dün sabah Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesine de değindi. Görüşmeyi, çok sayıda karmaşık başlık bulunmasına rağmen ‘olumlu ve verimli’ olarak nitelendiren Trump, Putin’in karargâhına yönelik olduğu iddia edilen bir Ukrayna insansız hava aracı (İHA) saldırısı nedeniyle duyduğu öfkeyi dile getirdi. “Bunu bu sabah duydum... Putin bana erken saatlerde söyledi, saldırıya uğradığını belirtti. Bu iyi bir şey değil, buna çok kızgınım” diyen Trump, “Hassas bir dönemden geçtiğimiz için daha önce Tomahawk füzelerinin sevkiyatını durdurmuştum. Şimdi birinin evine saldırmanın zamanı değil” ifadelerini kullandı. Trump ayrıca Ukrayna’nın kayıplarına dikkat çekerek, “Ukrayna ayda 26 bin asker kaybediyor... 26 bin genç asker” dedi.

sd
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Florida'daki Mar-a-Lago tatil beldesinde gerçekleştirdiği görüşmeden (AFP)

Bu açıklamalar, Washington’un gerilimin artmasına karşı temkinli bir tutum benimsediğini ve Trump’ın Moskova ile Kiev arasında denge kurmaya çalıştığını ortaya koydu. Ancak Trump’ın sergilediği kişisel öfkenin, özellikle Kremlin’in tutumunu ‘gözden geçirdiğini’ açıklamasının ardından, müzakerelerde Rusya’nın elini güçlendirebileceği değerlendirmeleri yapıldı.



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe