Suudi Arabistan Merkez Bankası yetkilisi Şarku’l Avsat'a konuştu: Ödemelerin dijitalleşmesi, Suudi Arabistan’ı küresel finans merkezi haline getirmenin anahtarı

SAMA İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı: Gelişmiş ve güvenli çözümler sunmak için en son teknolojileri benimsiyoruz

Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Abdulilah ed-Duheym, Şarku’l Avsat'a açıklamalarda bulundu. (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Abdulilah ed-Duheym, Şarku’l Avsat'a açıklamalarda bulundu. (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
TT

Suudi Arabistan Merkez Bankası yetkilisi Şarku’l Avsat'a konuştu: Ödemelerin dijitalleşmesi, Suudi Arabistan’ı küresel finans merkezi haline getirmenin anahtarı

Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Abdulilah ed-Duheym, Şarku’l Avsat'a açıklamalarda bulundu. (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)
Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Abdulilah ed-Duheym, Şarku’l Avsat'a açıklamalarda bulundu. (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)

Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA), ülkedeki dijital ödeme altyapısını yeniden şekillendirmek amacıyla kapsamlı bir teknolojik hareket başlattı. Bu girişim, geleneksel bankacılık anlayışının ötesine geçerek Suudi Arabistan’ı ‘küresel bir finans merkezi’ haline getirmeyi, yabancı yatırım için alan açmayı ve daha fazla uluslararası elektronik ödeme uygulamasına lisans sağlamayı hedefliyor. Tüm bunlar, ulusal ekonominin rekabet gücünü artırmak ve Suudi Arabistan’ın bölgesel ve küresel finans merkezi olarak konumunu güçlendirmek amacıyla yürütülüyor.

Bu çerçevede SAMA, ödeme şirketleri, e-cüzdan sağlayıcıları ve yabancı mülkiyetli döviz şirketlerinin faaliyetlerini kolaylaştırıyor. Ayrıca uluslararası cüzdan ve uygulamaların satış noktaları ile e-ticarette kullanımını genişleterek bireylere, ziyaretçilere ve yatırımcılara daha fazla ödeme seçeneği sunmayı amaçlıyor. Bu adımlar, finans sektörünün verimliliğini artırırken Suudi piyasasını küresel sermaye için daha cazip hale getiriyor.

SAMA İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Abdulilah ed-Duheym, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, SAMA’nın yeni stratejisinin detaylarını paylaştı. Ed-Duheym, SAMA’nın amacının ‘nakite daha az bağımlı bir toplum’ oluşturmak ve bunun yanında en yüksek düzeyde siber güvenlik ve tüketici koruması sağlamak olduğunu vurguladı.

dcfghyju
Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) İdari İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Abdulilah ed-Duheym, Şarku’l Avsat'a açıklamalarda bulundu. (Fotoğraf: Turki el-Ukayli)

Ed-Duheym, SAMA’nın dünya genelindeki ödeme sistemlerinde yaşanan gelişmeleri sürekli analiz ettiğini ve bu gelişmeleri yerel piyasanın ihtiyaçlarını karşılamak için kullandığını belirtti. SAMA’nın, benzer merkez bankaları ve uluslararası kuruluşlarla iş birliği içinde, ödeme inovasyonlarını izlediğini, modern teknolojilerin uygulanabilirliğini değerlendirdiğini ve sektördeki hızlı gelişmelere ayak uydurduğunu söyledi. Bu çalışmaların, finans sektörünün güvenli ve yüksek kaliteli hizmet sunmasını sağlamayı ve finansal istikrarı korumayı amaçladığını ifade etti.

Ed-Duheym, SAMA’nın en son teknolojileri benimseyip entegre etme konusunda kararlı olduğunu ve bunun kullanıcıların beklentilerini ve ihtiyaçlarını karşılayan gelişmiş, güvenli finansal hizmetler sunmayı sağlayacağını belirtti. Bu adımların Suudi Arabistan’ın bölgedeki lider finans merkezi konumunu güçlendirmeye katkı sağlayacağını dile getirdi. Ayrıca, bu çalışmaların SAMA’nın ödeme ekosistemini güvenli ve erişilebilir temel ödeme hizmetleri sunarak güçlendirme stratejisinin bir parçası olduğunu kaydetti.

Ödeme sektörü için kapsamlı düzenleme yetkileri

Ed-Duheym, SAMA’nın ülkedeki ödeme sektörünü denetleme ve gözetme yetkisine sahip yetkili kurum olduğunu vurguladı. SAMA, finans sektörünün istikrarını sağlamak, inovasyonu teşvik etmek ve müşteri haklarını korumak için gerekli tüm yetkilere sahip bulunuyor. Bu yetkiler, Ödeme Sistemleri ve Hizmetleri Kanunu ile uygulama yönetmeliği çerçevesinde SAMA’ya verilmiş durumda.

Ed-Duheym’e göre bu yetkiler, ödeme sistemleri ve hizmetlerinin faaliyetlerini düzenleyen kurallar, yönetmelikler ve talimatların çıkarılmasını, ödeme sistemi sağlayıcılarına lisans verilmesini ve lisans yenilenmesini kapsıyor. Ayrıca SAMA, hizmet sağlayıcılarının sermaye, yönetişim ve risk yönetimi gerekliliklerini belirleyebiliyor ve belirli kriterler çerçevesinde ödeme sistemlerini ‘önemli ödeme sistemleri’ olarak sınıflandırabiliyor. SAMA, ödeme altyapısının etkinliğini ve sürekliliğini de denetliyor.

SAMA’nın yetkileri arasında, ödeme hizmeti sağlayıcılarının müşteri fonları ve verilerini korumasını sağlamak ve bunları ayrı tutturmak, ödeme sistemi işletmecilerini ve hizmet sağlayıcılarını denetlemek ve incelemek de bulunuyor. Bu kapsamda SAMA, ödeme ekosisteminin güvenli ve verimli bir şekilde çalışmasını temin ediyor.

Düzenleyici çerçevelerin temeli: müşteri koruması

Ödeme sektöründeki müşteri korumasıyla ilgili olarak ed-Duheym, SAMA’nın denetim ve gözetim rolü çerçevesinde, uluslararası uygulamalara uygun olarak finans sektöründeki müşterilerin korunmasını güçlendirmeye özen gösterdiğini belirtti. Bu yaklaşım, ilgili standartlara uyumun artırılmasını da sağlıyor.

Ed-Duheym, ödeme sektörü düzenleyici çerçevelerinin en önemli unsurlarından birinin, ödeme hizmeti sağlayıcılarının uygulama yönetmeliği ve çerçeve sözleşmeyle belirlenen hüküm ve gerekliliklere uymasını zorunlu kılması olduğunu ifade etti. Bu kapsamda hizmetin türü, uygulanma süresi, ücretler, para birimleri ve şikâyet süreçleri gibi konular düzenleniyor.

Ed-Duheym, müşteri fonlarının korunmasına yönelik hüküm ve düzenlemeler getirildiğini belirterek, “Fonların lisanslı bir bankada ayrı hesaplarda tutulması zorunlu kılındı” dedi. Bunun yanında SAMA, ödeme hizmeti sağlayıcılarını müşterilerin şikâyetlerini etkin bir şekilde alacak ve adil, şeffaf biçimde çözecek mekanizmalar oluşturmakla yükümlü kıldı. Ayrıca siber güvenlik gerekliliklerine uyum, nihai uzlaşma kurallarının uygulanması ve iflas durumlarının yönetimi de müşteri haklarını koruma çerçevesinde zorunlu hale getirildi.

Lisanslı ödeme faaliyetleri ve şirket sayısı

Ed-Duheym, SAMA’nın Ödeme Sistemleri ve Hizmetleri Kanunu ile uygulama yönetmeliği kapsamında iki tür ödeme faaliyetini lisansladığını açıkladı: ‘e-cüzdan faaliyetleri’ ve ‘ödeme hizmetleri faaliyetleri’. Ed-Duheym, SAMA tarafından ödeme faaliyetlerini yürütmek üzere lisans verilen şirket sayısının 28 olduğunu belirtti. Bu şirketlerden 13’ü e-cüzdan faaliyetleri yürütürken, 15’i ödeme hizmetleri alanında faaliyet gösteriyor.

ATM'lerin geleceği

E-cüzdan ve dijital ödemelerin hızlı yayılımı ışığında ATM’lerin geleceğine değinen ed-Duheym, SAMA’nın bu gelişmeyi yakından takip ettiğini belirtti. SAMA, ATM ağı için düzenleyici ve denetleyici bir çerçeve oluşturdu ve bankalara, ağın performansını etkin biçimde izleyecek ve ATM’lerin coğrafi yayılımını teşvik edecek açık kurallar sundu. Bu adımlar, finansal kapsayıcılık hedeflerinin gerçekleştirilmesini destekliyor.

Yabancı şirketlerin lisanslanması ve sahiplik oranları

Yabancı yatırımcının döviz sektörüne girişiyle ilgili olarak ed-Duheym, yatırımcının iki yoldan biriyle sektöre katılabileceğini açıkladı: ya merkez bankasının internet sitesinde belirtilen şartlarla bir yabancı şirketin şubesini açarak, ya da Suudi Arabistan’da yeni bir şirket kurarak.

zasxdcfrgt
Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) logosu (Şarku’l Avsat)

Ed-Duheym, yabancı yatırımcının ülkede bir döviz şirketinin tamamına (yüzde 100) sahip olma hakkına sahip olduğunu vurguladı. Döviz merkezlerine verilen lisansların, ülkede döviz alım-satımı ve ticareti ile döviz ithalat ve ihracatını kapsadığını belirtti. Ayrıca, Suudi Arabistan’da yabancı sermayeli bir şirketin (Global Exchange AS Currency Service Limited) eylül ayında lisans aldığını ve bunun döviz sektörünün yabancı yatırımlara kontrollü bir şekilde açılmasının bir örneği olduğunu ifade etti.

BNPL faaliyetinin düzenlenmesi

Son dönemde hızla yayılan vadeli ödeme (Şimdi Al, Sonra Öde / BNPL) faaliyetlerine ilişkin düzenleyici gelişmelere değinen ed-Duheym, bu alanın SAMA tarafından lisanslanan finansman faaliyetlerinden biri olduğunu belirtti. BNPL’nin, müşteriye vade maliyeti yansıtılmadan mal ve hizmet alımının finanse edilmesine dayandığını ifade eden ed-Duheym, bazı iş modellerinin öğrenim ücretleri veya tedavi giderlerinin de vade farkı olmaksızın finanse edilmesini kapsadığını, bu yönüyle söz konusu ürünlerin geleneksel tüketici finansmanının ötesine geçtiğini söyledi.

Ed-Duheym, finansman şirketleri üzerindeki denetim ve gözetim rolü çerçevesinde SAMA’nın, vadeli ödeme şirketlerine yönelik düzenleyici kuralları yürürlüğe koyduğunu belirterek, bu kuralların faaliyetin sağlıklı şekilde yürütülmesini, özellikle bireysel müşterilerin korunmasını ve müşterilere kredi durumlarına uygun finansman sağlanmasını amaçladığını vurguladı. Söz konusu düzenlemelerin aynı zamanda sektörün güvenliğini ve istikrarını teminat altına aldığını kaydetti.

SAMA’nın, Kasım 2024’te vadeli ödeme faaliyetini düzenleyen kuralları gözden geçirerek güncelleme önerilerinde bulunduğunu belirten ed-Duheym, bunun SAMA’nın tüm düzenleyici politikalarını sürekli olarak gözden geçirme ve ihtiyaç halinde güncelleme yaklaşımının bir parçası olduğunu ifade etti.

Ed-Duheym, son dönemde 7 şirketin vadeli ödeme faaliyeti için lisans aldığını, 6 şirketin ise lisans sürecine ilişkin gereklilikleri tamamlamak üzere çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Buna göre, 2025 yılının ilk dokuz ayında bu alanda sağlanan yeni finansman tutarı yaklaşık 28 milyar riyale (7,5 milyar dolar) ulaştı.

Verilere göre, 25-45 yaş aralığındaki kullanıcılar toplam finansmanın yaklaşık yüzde 67’sini oluşturdu. Sektörel dağılımda ise toptan ve perakende ticaret yüzde 70 ile ilk sırada yer alırken, sağlık sektörü yüzde 9’luk payla ikinci sırada yer aldı.

‘Mada’ satış noktası işlemlerinin büyümesi

Suudi Arabistan’ın ulusal ödeme sistemi ‘mada’ üzerinden gerçekleştirilen satış noktası işlemlerine ilişkin olarak ed-Duheym, sistem aracılığıyla işlenen POS işlemlerinin 2024 yılında 2023’e kıyasla yüzde 16 oranında kayda değer bir artış gösterdiğini söyledi. Buna göre, söz konusu dönemde gerçekleştirilen işlem sayısı 10,4 milyara ulaşırken, toplam işlem hacmi 668 milyar riyali (178,1 milyar dolar) aştı.

Ed-Duheym, bu büyümenin ticari sektöre hizmet veren satış noktası cihazlarının yaygınlaşmasıyla eş zamanlı gerçekleştiğini belirtti. Ekim 2025 sonu itibarıyla POS cihazı sayısının 2 milyon 300 bini aşarak bugüne kadar kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştığını ifade eden ed-Duheym, bunun Suudi pazarında elektronik ödemelere geçişin derinliğini ortaya koyduğunu vurguladı.

Elektronik ödemeler ve nakit

Elektronik işlemlerin payının son açıklamalara göre yüzde 79’a ulaşmasıyla birlikte, SAMA’nın nakitsiz bir toplumu hedefleyip hedeflemediğine ilişkin soruya yanıt veren ed-Duheym, SAMA’nın amacının ulusal ödeme sistemlerinin altyapısını geliştirerek, daha hızlı ve daha verimli elektronik ödeme araçlarının kullanımını ve benimsenmesini artırmak olduğunu söyledi. Bunun, son yirmi yılda elektronik ödeme işlemlerinin sayı ve değerlerinde görülen sürekli ve dikkat çekici artışta açıkça görüldüğünü ifade etti.

Ed-Duheym, buna karşın SAMA’nın temel hedefinin ‘nakde daha az bağımlı bir toplum’ oluşturmak olduğunu vurguladı. Ulusal para biriminin ödeme ve mali yükümlülüklerin yerine getirilmesinde kabul görmeye devam etmesinin önemine işaret eden ed-Duheym, nakdin finansal kapsayıcılığı destekleyen ve toplumun tüm kesimleri ile ülkeyi ziyaret eden yabancılara hizmet eden önemli bir araç olduğunu belirtti.

SAMA’nın, kullanıcıların ihtiyaçlarına göre tüm ödeme seçeneklerinin ve alternatiflerinin, nakit dâhil olmak üzere, erişilebilir olmasını sağlamaya özen gösterdiğini de sözlerine ekledi.

Küresel ödeme uygulamaları

Google Pay ile daha önce piyasaya sürülen Samsung Pay ve Apple Pay gibi hizmetlerin Suudi Arabistan’da kullanıma açılmasına ilişkin olarak ed-Duheym, SAMA’nın ödeme sektörüne girmek isteyen aktörleri, yayımladığı politika, düzenleme ve talimatlar çerçevesinde sürekli olarak desteklediğini ve yetkilendirdiğini belirtti.

Ed-Duheym, yakın dönemde Suudi pazarında hizmet sunmak isteyen yeni elektronik ödeme uygulamalarının da devreye alınmasının beklendiğini söyledi. Suudi Arabistan pazarının cazibesine dikkat çeken ed-Duheym, bunun başlıca nedenleri arasında, satış noktaları ve e-ticaret sitelerinde bu uygulamaların hızlı ve sorunsuz şekilde çalışmasını sağlayan, en yüksek standartlara sahip uyumlu bir altyapının bulunmasını gösterdi.

Suudi Arabistan’ın NFC teknolojisine dayalı akıllı cihaz ödeme uygulamalarını benimseyen ve hayata geçiren ilk ülkeler arasında yer aldığını vurgulayan ed-Duheym, SAMA’nın kullanıcı deneyimini en yüksek güvenilirlik ve güvenlik seviyeleriyle geliştirecek hizmetler sunmak için çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.

Turistler ve ziyaretçiler için ödeme işlemlerini kolaylaştırmak

Suudi Arabistan’ı ziyaret edenler için ödeme işlemlerinin kolaylaştırılması ve ödeme çözümlerinin çeşitlendirilmesi kapsamında ed-Duheym, SAMA’nın turist ve ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamayı ve finansal işlemlerdeki deneyimlerini zenginleştirmeyi hedefleyen ulusal hedefleri desteklemek üzere sürekli çalıştığını belirtti. Bu çabaların, güvenli ve yenilikçi bir ödeme ortamı oluşturulması ve ziyaretçilere sunulan ödeme seçeneklerinin çeşitlendirilmesi yoluyla yürütüldüğünü ifade etti.

Ed-Duheym, SAMA’nın onlarca yıldır ödeme altyapısının geliştirilmesine yatırım yaptığını, bu kapsamda Visa, Mastercard, American Express, China UnionPay, Discover ve JCB gibi küresel ödeme ağlarının ulusal ödeme sistemi mada üzerinden entegre edildiğini söyledi. Bu sayede, söz konusu kart ağlarına sahip ziyaretçi ve yerleşiklerin, satış noktaları ve ATM’ler üzerinden işlemlerini sorunsuz şekilde gerçekleştirebildiğini kaydetti.

Çabaların, Suudi Arabistan’a gelen turist ve ziyaretçi sayısındaki artışla eş zamanlı olarak bu ağların ülkedeki kabul alanını genişletmeye odaklandığını belirten ed-Duheym, bu çalışmaların devamı kapsamında SAMA ile Ant International arasında yakın zamanda bir anlaşma imzalandığını açıkladı. Anlaşmaya göre, Alipay+ ödeme ağının 2026 yılı içinde mada sistemi üzerinden kabul edilmesi sağlanacak.

Ed-Duheym ayrıca, SAMA’nın uluslararası kart işlemlerinin kabul maliyetlerini düşürmek için ödeme hizmeti sağlayıcıları, bankalar ve küresel kart ağlarıyla birlikte ücret yapılarının gözden geçirilmesi ve daha verimli, adil fiyatlama mekanizmalarının geliştirilmesi yönünde çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Bu adımların, iş ortamının rekabet gücünü artırdığını, özellikle konaklama ve perakende sektörlerinin uluslararası ödemeleri daha düşük maliyetlerle kabul etmesini sağladığını ve böylece ziyaretçiler ile tüketicilerin deneyimini iyileştirdiğini vurguladı.

SAMA’nın çabalarının yalnızca küresel ödeme kartlarının kabul alanını genişletmekle sınırlı olmadığını ifade eden ed-Duheym, finans sektörü ve ilgili paydaşlarla koordinasyon içinde, bu kartların kabulüne ilişkin farkındalık programları geliştirilmesi ve özellikle yerel ekonominin kilit sektörlerinde satış noktalarında yaygınlaşmasını sağlayacak teşviklerin sunulmasına yönelik mevcut ve gelecekteki birçok girişimin de sürdürüldüğünü kaydetti.

SAMA hizmetleri için birleşik bir platform

Hükümet, finans sektörü ve bireysel kullanıcılar için sunulan hizmetlerdeki son gelişmelere değinen ed-Duheym, SAMA’nın, Suudi Arabistan’daki dijital dönüşüm hedefleriyle uyumlu şekilde tüm sektörlere hizmet verecek dijital kanallarını sürekli güçlendirmeyi amaçladığını söyledi. Bu kapsamda, vatandaşlar ve ikamet edenler, iş dünyası ve kamu kurumlarının SAMA hizmetlerine erişmesini ve işlemlerini kolaylıkla elektronik ortamda gerçekleştirmesini sağlayan birleşik bir dijital hizmetler portalının hayata geçirildiğini açıkladı. Söz konusu portalın, SAMA’nın dijital dönüşüm stratejisi doğrultusunda hizmetlerin tek bir platformda otomasyonu hedefiyle oluşturulduğunu belirtti.

Ed-Duheym, portalda 25’ten fazla elektronik hizmetin yer aldığını ifade ederek, kamu sektörü için dijital kamu bankacılığı hizmeti Nagd’ın sunulduğunu aktardı. İş dünyasına yönelik hizmetler arasında ise düzenleyici deneme ortamına katılım başvurusu, bankalar için para çekme ve yatırma randevularının planlanması ve ATM noktalarının lisanslanması gibi hizmetlerin bulunduğunu söyledi.

frgthy
Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) binası (SPA)

Bireyler açısından da platformun, banka hesapları sorgulama, vefat eden kişilerin hesaplarına ilişkin bilgi alma ve finansal kuruluşlara karşı şikâyet başvurusunda bulunma gibi öne çıkan hizmetler sunduğunu belirten ed-Duheym, ilerleyen dönemde yeni hizmetlerin de kademeli olarak devreye alınacağını kaydetti. SAMA’nın hedefinin, geleneksel yöntemler yerine hizmetleri dijital ortamda sunarak işlem hızını artırmak, erişimi kolaylaştırmak ve en yeni teknolojilerle veri güvenliğini sağlamak olduğunu vurgulayan ed-Duheym, elektronik hizmetler portalına SAMA’nın internet sitesi üzerinden erişilebildiğini ifade etti.

Çeklerin elektronik olarak takası

Bankalarla yürütülen operasyonel süreçlerin dijital çözümlerle geliştirilmesine, özellikle de banka çeklerinin işlenmesine değinen ed-Duheym, SAMA’nın bu alanda bir dizi dijital dönüşüm projesi üzerinde çalıştığını söyledi. Bu projelerin başında elektronik çek takas sistemi geldiğini belirtti. Ed-Duheym, söz konusu projenin, çek verilerinin küresel standartlarla uyumlu modern elektronik yöntemlerle işlenmesini kapsadığını, bunun da SAMA bünyesindeki merkezi elektronik takas merkezi aracılığıyla ve bankalar arasında kâğıt çek yerine çek görüntüsünün değişimi yoluyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Sistemin, her banka için bağımsız bir platform sunduğunu belirten ed-Duheym, bu sayede şube ve ilgili birimlerin çek tahsiline ilişkin tüm işlemleri yönetebildiğini ve sistemle doğrudan entegrasyon yoluyla süreçlerin otomatikleştirilebildiğini söyledi. Ed-Duheym, sistemin SAMA’nın bankalar arası mutabakat sistemiyle entegre çalıştığını ve çeklerin bir iş günü içinde tahsil edilmesini hedeflediğini kaydederek, bunun çek takası alanında niteliksel bir dönüşüm anlamına geldiğini vurguladı. Bu uygulamayla, şubeler için ayrı takas odaları belirlenmesine gerek kalmayacağı belirtildi.

Özel dijital dönüşüm ajansı

SAMA’nın son yapısal düzenlemelerin ardından dijital dönüşüme yönelik yaklaşımına değinen ed-Duheym, bankanın uzun yıllardır dijital sistemler ve güncellemeleri konusunda dünya genelinde öncü kurumlardan biri olduğunu belirtti. Ed-Duheym, bu sürecin günümüzde dijital dönüşümden sorumlu özel bir ajans kurulmasıyla daha da güçlendirildiğini ve bu sayede dönüşüm sürecinin kesintisiz devam ettirilmesinin sağlandığını ifade etti.

Ed-Duheym, bankanın bulut bilişim gibi ileri teknolojilere yatırım yapmaya devam ettiğini vurgulayarak, bunun esnek, güvenli ve ölçeklenebilir dijital hizmetlerin sunulmasını mümkün kıldığını söyledi. Ayrıca, gelişmiş ve yeni teknolojilerin benimsenmesiyle veri yeteneklerinin güçlendirildiğini, kaynaklar ve operasyonların iyileştirildiğini ve bankada veri kültürünün yaygınlaştırıldığını aktardı.

Ed-Duheym, güçlü veri altyapısı ve ileri düzey analiz sistemlerinin, hem SAMA düzeyinde hem de finans sektöründe karar alma süreçlerini desteklediğini sözlerine ekledi.

Yapay zekâ

Yapay zekâ teknolojilerinin benimsenmesine ilişkin olarak ed-Duheym, SAMA’nın bu teknolojilerin farklı alanlarda kullanımını incelediğini ve uyguladığını belirtti. Bu çalışmaların, yenilikçilik, operasyonel verimlilik ve veri koruması arasında denge gözeten bir çerçeve içinde yürütüldüğünü ifade etti. Ed-Duheym, yapay zekâ teknolojilerinin değerlendirilmesinin, hizmetlerin iyileştirilmesine ve iş süreçlerinin verimliliğinin artırılmasına sağladığı somut katkılar temelinde yapıldığını vurguladı. Bu yaklaşımın, SAMA’nın stratejik hedeflerinin gerçekleştirilmesini desteklediğini belirten ed-Duheym, SAMA’nın yapay zekâyı başlı başına bir amaç olarak değil, finansal istikrarı güçlendiren ve hizmetlerin geliştirilmesine katkı sunan bir imkân ve araç olarak gördüğünü kaydetti.

Siber güvenlik

Siber güvenlik alanındaki zorluklara ilişkin olarak ed-Duheym, SAMA’nın siber güvenliği güçlendirmeye ve operasyonel verimliliği artırmaya yönelik birçok girişim ve projeyi sürekli olarak hayata geçirdiğini belirtti. Ed-Duheym, tüm dijital girişimlere siber güvenlik gerekliliklerinin entegre edildiğini ve sistemler ile verilerin korunmasını güçlendiren güncel standartların uygulandığını ifade etti.

Ed-Duheym, SAMA’nın güvenlik çözümlerini sürekli test ederek bu çözümlerin hazırlık düzeyini ve karşılaşılan tehditlere yanıt verme kapasitesini değerlendirdiğini vurguladı. SAMA’da görev yapan ulusal kadroların, operasyonel sistemleri izleme ve artan siber saldırı ve tehditlere karşı güvenlik araçlarının hazır olma seviyesini yükseltme konusunda yüksek bir yetkinlik sergilediğini de sözlerine ekledi.

Dolaşımdaki nakit paranın artışı

Suudi Arabistan’da dolaşımdaki nakdin yaklaşık 250 milyar riyale (66 milyar dolar) ulaşarak kayda değer biçimde artmasına ilişkin değerlendirmede bulunan ed-Duheym, bu gelişmenin arkasında birden fazla temel faktörün bulunduğunu söyledi. Ed-Duheym, hızlı ekonomik büyüme ve tüketim oranlarındaki artışın, dolaşımdaki nakdi etkileyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını belirterek, ticari faaliyetler ve tüketim arttıkça nakit likidite ihtiyacının da yükseldiğini ifade etti. Bu çerçevede, 2024 yılında cari fiyatlarla gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 1,6 oranında, toplam tüketim harcamalarının ise yüzde 2,4 oranında arttığını kaydeden ed-Duheym, dolaşımdaki nakdin GSYİH’nin yaklaşık yüzde 6’sını oluşturduğunu aktardı.

Ed-Duheym, turist ve ziyaretçi sayısındaki artış ile umrenin yıl boyunca yapılabilir hale gelmesinin de, günlük ihtiyaçların karşılanmasında nakit kullanımını artıran etkenler arasında bulunduğunu belirtti. Dolaşımdaki nakitteki yükselişin aynı zamanda yerel ekonomiye duyulan güvenin arttığını gösterdiğini dile getirdi.

SAMA’nın bu gelişmeleri yakından izlediğini vurgulayan ed-Duheym, finansal sistemin istikrarını korumak ve hem vatandaşların hem de ziyaretçilerin nakit ihtiyacını karşılamak için gerekli adımların atıldığını söyledi.

Riyali sahteciliğe karşı korumak

SAMA’nın ulusal parayı sahteciliğe karşı koruma çabalarına değinen ed-Duheym, bankanın bu konuyu büyük bir öncelik olarak gördüğünü belirtti. Ed-Duheym, SAMA’nın kuruluşundan itibaren ve ulusal para biriminin basım görevini üstlendiği günden bu yana, banknotların dünyanın en yüksek teknik standartlarında olmasını sağladığını ifade etti. Altıncı nesil banknotların, Kral Selman bin Abdulaziz döneminde basıldığını hatırlatan ed-Duheym, bu paraların en güncel tekniklerle üretildiğini ve sahteciliği son derece zorlaştıran güçlü güvenlik unsurlarıyla donatıldığını vurguladı.

Ed-Duheym, SAMA’nın mevcut banknotları piyasaya sürmeye başladığı tarihten itibaren, kullanıcıların banknotların özelliklerini öğrenmesini sağlamak amacıyla birçok bilinçlendirme kampanyası yürüttüğünü söyledi. Bu çerçevede, mağaza sahiplerine inceleme süreçlerinde yardımcı olacak araçlar dağıtıldığını belirtti. Amaç, kullanıcıları bilinçlendirmek ve sahte parayı dolaşıma sokmaya çalışan kötü niyetlilerin önünü kesmek.

Ayrıca ed-Duheym’e göre SAMA, bankalar, gümrükler ve güvenlik birimleri ile özel sektörde çalışan personeli düzenli olarak eğitiyor. Bu sayede koruma mekanizmasının etkinliği artırılıyor ve hem ödeme hem tasarruf aracı olarak ulusal paraya olan güvenin sürdürülebilirliği sağlanıyor.



İran, Basra Körfezi'ndeki petrol tankerlerini hedef aldı

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan insansız hava aracı saldırısının ardından duman yükseldi (AFP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan insansız hava aracı saldırısının ardından duman yükseldi (AFP)
TT

İran, Basra Körfezi'ndeki petrol tankerlerini hedef aldı

Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan insansız hava aracı saldırısının ardından duman yükseldi (AFP)
Kuveyt Uluslararası Havalimanı bölgesinden, bir yakıt deposunu hedef alan insansız hava aracı saldırısının ardından duman yükseldi (AFP)

İran'ın uluslararası enerji ve deniz ulaşım güvenliğini tehdit etmesi ve Körfez ülkeleri ile bölgesel sulardaki petrol tankerlerine yönelik gerginliği tırmandırmasına karşılık, Körfez hava savunma güçleri onlarca füze ve insansız hava aracını (İHA) önlemeyi başardı.

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, son birkaç saat içinde dört İHA’nın önlendiğini ve imha edildiğini açıkladı.

Suudi Arabistan, Arap İçişleri Bakanları Konseyi toplantısı sırasında İran’ın Krallık’a, Arap ülkelerine ve bölge ülkelerine yönelik saldırılarını bir kez daha şiddetle kınadı.

Katar Savunma Bakanlığı, ülkenin İran’dan atılan üç seyir füzesinin hedefi olduğunu bildirdi. Hava savunma sistemleri iki füzeyi önlerken, üçüncüsü ülkenin ekonomik sularında bir petrol tankerini vurdu.


Muhammed bin Zayid ve Trump, bölgesel gelişmeleri ve bunların küresel güvenlik üzerindeki etkilerini görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump (WAM)
TT

Muhammed bin Zayid ve Trump, bölgesel gelişmeleri ve bunların küresel güvenlik üzerindeki etkilerini görüştüler

Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump (WAM)
Birleşik Arap Emirlikleri Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan ve Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump (WAM)

Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid el Nahyan, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, gerginliğin tırmanması ve bunun küresel piyasaların istikrarı ile uluslararası deniz taşımacılığı güvenliği üzerindeki etkileri bağlamında, bölgedeki gelişmeleri ve bunların bölgesel ve uluslararası güvenlik ve barış üzerindeki yansımalarını ele aldı.

Görüşme sırasında taraflar, mevcut gerginliğin çeşitli boyutlarını ele aldılar ve bunun dünya ekonomisi ve tedarik zincirleri üzerindeki etkileri konusunda görüş alışverişinde bulundular.

Taraflar ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri ve bölgedeki bazı ülkelere yönelik, sivilleri, hayati öneme sahip tesisleri ve altyapıyı hedef alan ve – vurgulandığı üzere – devletlerin egemenliğini ve uluslararası hukuku ihlal eden, bölgedeki güvenlik ve istikrarı doğrudan tehdit eden, İran kaynaklı saldırıların sürmesini ele aldılar.

BAE Savunma Bakanlığı, hava savunma güçlerinin dün İran'dan fırlatılan 5 balistik füzeyi ve 35 insansız hava aracını (İHA), son dönemde ülkeyi hedef alan aralıksız saldırıların devamı olarak önlediğini duyurdu.

Bakanlık, bu saldırıların başlamasından aonra toplam 438 balistik füze, 19 seyir füzesi ve 2 bin 12 İHA’nın önlendiğini açıkladı; bu da saldırıların artışını ve yoğunlaşmasını gösteren bir veri.

Bu saldırılar sonucunda, ulusal görevlerini yerine getirirken 2 silahlı kuvvetler mensubu ile Fas uyruklu bir sivil şehit öldu; ayrıca çeşitli uyruklardan 9 sivil hayatını kaybetti ve 190 kişi hafif, orta ve ağır derecede yaralandı.

Bakanlık, herhangi bir tehditle başa çıkmak ve devletin güvenliğini sarsacak her şeye kararlılıkla karşı koymak için en üst düzeyde hazırlıklı olduğunu, böylece egemenliğin korunmasını, istikrarın sağlanmasını ve ulusal çıkarların gözetilmesini garanti altına aldığını vurguladı.


İngiltere Savunma Bakanı Healey, Şarku’l Avsat’a konuştu: Londra, bölgede son 15 yılın en büyük hava görevini gerçekleştirdi

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Başbakanlık konutuna gelişi sırasında, 24 Mart 2026 (EPA)
İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Başbakanlık konutuna gelişi sırasında, 24 Mart 2026 (EPA)
TT

İngiltere Savunma Bakanı Healey, Şarku’l Avsat’a konuştu: Londra, bölgede son 15 yılın en büyük hava görevini gerçekleştirdi

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Başbakanlık konutuna gelişi sırasında, 24 Mart 2026 (EPA)
İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Başbakanlık konutuna gelişi sırasında, 24 Mart 2026 (EPA)

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, İran ile savaşın başlamasından bu yana İngiliz pilotların Ortadoğu bölgesinde savunma görevleri kapsamında bin 200 saatten fazla uçuş gerçekleştirdiğini doğruladı. Healey, Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden birliklerle iş birliği içinde 80'den fazla önleme operasyonu gerçekleştirildiğini belirtti.

Suudi Arabistan ziyaretinin ertesi günü Şarku’l Avsat gazetesine verdiği röportajda, ülkesinin Ortadoğu'da bin askerin yanı sıra Kıbrıs Adası’nda 500 ek personeli bulunduğunu söyleyen Healey, ülkesinin ‘ek destek yolları belirlemek için bölgedeki ortaklarla yakın iş birliği içinde çalışmaya devam ettiğini’ vurguladı. Ayrıca ‘ortak güvenlik çıkarları ve endüstriyel iş birliğine dayanan’ İngiltere-Suudi Arabistan savunma ortaklığına övgüde bulunan İngiliz Bakan, bu ortaklığın ‘günümüzün zorluklarına yanıt veren modern bir ortaklığa dönüştüğünü’ belirtti.

Healey, ülkesinin, Moskova ile Tahran arasında istihbarat, insansız hava aracı teknolojisi ve siber savaş alanlarında eğitim konusunda iş birliğinin ‘halen devam ettiği’ yönündeki değerlendirmesine dayanarak İran'ın bölgedeki saldırıları kapsamında uyguladığı bazı taktiklerin arkasında ‘gizli bir Rus parmağı’ olabileceğini ifade etti.

İşte röportajın öne çıkan noktaları:

80 önleme operasyonu

İngiltere, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın başlangıcından bu yana bölgedeki askeri varlığını güçlendirdi ve Irak, Katar ve Bahreyn hava sahalarında insansız hava araçlarının önlenmesine katkıda bulundu. Healey, “Pilotlar ve uçak mürettebatı, bölge genelinde savunma görevleri kapsamında 1200 saatten fazla uçuş gerçekleştirdi” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Kraliyet Hava Kuvvetleri'nin topçuları ile iş birliği içinde, çatışmanın başlamasından bu yana 80'den fazla önleme operasyonu gerçekleştirildiğini ekledi.

İngiltere Silahlı Kuvvetleri'nin Körfez'deki ortaklarıyla birlikte bölgedeki insanların güvenliğini korumaya yönelik yürüttüğü çalışmalardan gurur duyduğunu ifade eden Healey, “İran'ın Körfez'deki ülkeleri rastgele hedef aldığı bir dönemde, onların özverisi ve profesyonelliği hayat kurtarmaya katkıda bulunuyor” diye vurguladı.

Askeri varlıkların geniş yayılımı

Bölgede konuşlu askerlerin sayısına ilişkin olarak Kıbrıs Adası’nda bulunan personel dışında İngiltere’nin bölgede yaklaşık bin askeri personeli bulunduğunu doğrulayan Healey, ‘bölgedeki İngiliz üslerinde kuvvetlerin korunmasına yönelik önlemlerin en üst düzeyde olduğunu’ belirtti.

vsvs
HMS Dragon destroyerinin Doğu Akdeniz'e gelişinden bir kare (İngiltere Savunma Bakanlığı)

Bölgede görev yapan İngiliz savaş uçaklarının sayısının son 15 yılın en yüksek seviyesinde olduğunu söyleyen Healey, Bahreyn, Ürdün, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Kıbrıs Adası üzerinde hava savunma operasyonları yürütüldüğünü belirtti.

Ocak ayından bu yana bölgeye ek ekipman ve personel konuşlandırıldığını belirten İngiltere Savunma Bakanı, aynı zamanda Typhoon ve F35 avcı uçakları, insansız hava araçlarına (İHA) karşı Martlet füzeleriyle donatılmış Wildcat helikopterleri, hava gözetimi ve kontrolü sağlayan Merlin Crusader helikopterlerinin yanı sıra radar sistemleri, hava savunma sistemleri ve İHA’larla mücadele birimleri de konuşlandırıldığını açıkladı.

Kıbrıs Adası’na hava savunma güçlerinden 500 ek personelin konuşlandırılmasına ve HMS Dragon destroyerinin Doğu Akdeniz'e sevk edilmesine değinen Healey, “Geminin müttefikler ve ortaklarla birlikte çok katmanlı bir hava savunma sistemi içine tamamen entegre olduğunu” belirtti.

Körfez'i desteklemek için savunma sistemleri

Olası takviyelerle ilgili olarak Healey, ek destek yollarını belirlemek için bölgedeki ortaklarla yakın iş birliği içinde çalışmaya devam ettiğini vurguladı. Pazartesi günü Riyad'a yaptığı ziyaretin amacının bu olduğunu belirten Healey, “Suudi Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman bin Abdulaziz ile görüşmemde, Suudi Arabistan'da (Sky Saber) sistemini konuşlandıracağımızı teyit ettim. Bu hava savunma sistemi, İran'ın saldırılarına karşı koyma çabalarını desteklemek üzere Suudi savunma sistemine entegre edilecek” dedi.

Kuveyt'te de bir radar ve füze fırlatıcısından oluşan Rapid Sentry sistemi ile Bahreyn'de çok sayıda hafif fırlatma platformu konuşlandırıldığını açıklayan Healey, her gece savunma görevleri yürüten İngiliz savaş uçaklarının Katar'daki operasyonları gerçekleştirdiğini belirtti. Bakan ayrıca, “Sabre Çalışma Grubu, İngiliz sanayi sektörünün katkısını da garanti altına alıyor. Hava savunması ve insansız hava araçlarıyla mücadele yetenekleri sunan şirketleri, Körfez'deki ortaklar da dahil olmak üzere hükümetlerle bir araya getirerek, onlara gerekli ekipmanları hızlı bir şekilde sağlıyor” şeklinde konuştu.

Suudi Arabistan ile gelişmiş bir savunma ortaklığı

Suudi Arabistan ziyaretiyle ilgili olarak Healey, bu ziyaretin amacının, İran’ın sürekli ve rastgele saldırılarının yaşandığı bu dönemde İngiltere’nin Suudi Arabistan’ın yanında olduğunu teyit etmek ve halkları ve ortak çıkarları korumak için işbirliğini güçlendirme yollarını görüşmek olduğunu açıkladı. Healey ayrıca, “Prens Halid bin Salman ile bölgedeki son gelişmeleri görüşmekten memnuniyet duyduğunu” belirtti.

dcd
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Riyad'da İngiltere Dışişleri Bakanı John Healey'i kabul ederken (Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı)

Öte yandan İngiltere ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkinin sıkı ve uzun soluklu olduğunu, on yıllardır süren bir savunma ortaklığına dayandığını ve ortak güvenlik çıkarları ile endüstriyel iş birliğine dayandığını vurgulayan Healey, bu ilişkinin ‘günümüzün zorluklarına cevap veren modern bir ortaklığa dönüştüğünü’ belirtti. Bu ilişkinin bu tür koşullarda özel bir önem kazandığını, çünkü bir güven ortamı ve hızlı ve kararlı hareket etmeyi sağlayan ortak bir anlayış sağladığını söyleyen Healey, bu temelin, Suudi Arabistan'da Sky Saber sisteminin konuşlandırılması gibi adımların atılmasını mümkün kıldığını vurguladı.

Healey, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Vladimir Putin’in ‘gizli elinin’ İran’ın kullandığı bazı taktiklerin ve belki de bazı yeteneklerin arkasında olması ihtimaller dahilinde. Rusya ve İran’ı içeren bir saldırı ekseni görüyoruz. Bu iki ülke komşularını tehdit ediyor ve hepimiz için daha geniş bir tehlike oluşturuyor.”

Avrupa'nın hedef alınacağına dair bir işaret yok

Tahran, birkaç gün önce Hint Okyanusu'ndaki İngiltere ve ABD ortak üssü Diego Garcia'yı iki balistik füzeyle hedef aldı. Bu girişim başarısızlıkla sonuçlandı, ancak İran'ın Avrupa hedeflerini vurabilme kabiliyeti konusunda soru işaretleri uyandırdı.

Bu endişelere yanıt olarak, İran'ın Avrupa'yı füzelerle hedef almaya çalıştığına dair hiçbir değerlendirme bulunmadığını söyleyen Healey, “Böyle bir durum olsa bile, Birleşik Krallık topraklarını ve müttefiklerini korumak için gerekli kaynaklara ve ittifaklara sahiptir” diye ekledi. Ülkesinin kendini savunmak için 24 saat boyunca hazır beklediğini belirten Healey, bölgedeki üslerdeki birliklerin korunmasına yönelik önlemlerin en üst düzeyde olduğunu teyit etti.