İran’ın çeşitli kentlerindeki protestolar dün de devam etti. Yetkililerin sert uyarılarına, internet ve uluslararası iletişimin kesilmesine rağmen göstericiler sokaklara çıkmayı sürdürürken, ülke genelinde giderek yayılan bir huzursuzluk dalgası yaşanıyor.
İran Dini Lideri Ali Hamaney, ABD Başkanı Donald Trump’a doğrudan uyarıda bulunarak, protestocuları ‘başka bir ülkenin liderini memnun etmek için hareket etmekle’ suçladı. Hamaney, ‘yabancıların çıkarına çalışan paralı askerlere müsamaha gösterilmeyeceğini’ vurgularken, ‘sabotaj’ olarak nitelediği eylemler karşısında geri adım atılmayacağını söyledi.
Tahran Savcısı Ali Salihi ise kamu mallarına zarar veren ya da güvenlik güçleriyle çatışmaya giren kişilerin idam cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini açıkladı. Şarku’l Avsat’ın İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’ndan (HRANA) aktardığına göre, 28 Aralık’ta başlayan protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı 62’ye yükseldi. Hayatını kaybedenlerin 48’inin gösterici, 14’ünün ise güvenlik güçleri mensubu olduğu belirtildi.
ABD’de ise Başkan Trump, Meşhed kentindeki protestolara ait bir videoyu paylaşarak, göstericilerin öldürülmesinin ‘ağır bir bedeli’ olacağı yönündeki uyarısını yineledi. Trump, buna karşın protestoların sürdürülmesi çağrısında bulunan, İran’ın devrik şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin oğlu Rıza Pehlevi’ye destek vermenin uygun olup olmadığından emin olmadığını ifade etti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yabancı bir askeri müdahale ihtimalinin ‘son derece düşük’ olduğunu belirterek, ABD ve İsrail’i ülkedeki huzursuzluğu körüklemekle suçladı.
Öte yandan uluslararası tepkiler de artıyor. Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya liderleri, ‘protestocuların öldürülmesinden’ duydukları endişeyi dile getirerek İran makamlarını itidalli davranmaya çağırdı.
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da güvenlik güçlerinin müdahalesini ‘orantısız’ olarak nitelendirerek eleştirdi.