Trump, Rıza Pehlevi’nin İran'da destek toplayabileceğinden şüpheli

Zelenskiy, Ukrayna'daki savaşın devam etmesinden Rusya’yı sorumlu tutarken Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun eylemlerini övdü

Rıza Pehlevi, Ocak 2018'de röportaj verirken (Reuters)
Rıza Pehlevi, Ocak 2018'de röportaj verirken (Reuters)
TT

Trump, Rıza Pehlevi’nin İran'da destek toplayabileceğinden şüpheli

Rıza Pehlevi, Ocak 2018'de röportaj verirken (Reuters)
Rıza Pehlevi, Ocak 2018'de röportaj verirken (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, İran muhalefet lideri Rıza Pehlevi için “çok iyi birine benziyor” dedi, ancak Pehlevi'nin İran içinde destek toplayarak nihayetinde iktidarı ele geçirebileceğinden şüphe duyduğunu ifade etti.

Trump, Oval Ofis'te Reuters’a verdiği röportajda şunları söyledi:

“Çok iyi birine benziyor, ancak ülkesinde nasıl davranacağını bilmiyorum... Henüz o aşamaya gelmedik.”

ABD Başkanı, İran hükümetinin çökme ihtimalinin olduğuna işaret ederek “Halkı onun liderliğini kabul edecek mi bilmiyorum, ama kabul ederse benim için sorun yok” ifadelerini kullandı.

Trump, protesto gösterilerine yönelik müdahalede yüzlerce kişinin öldürüldüğü bildirilen İran'da, protestocuları desteklemek amacıyla defalarca kez ülkeye müdahale etme tehdidinde bulundu. Ancak dün verdiği röportajda, 1979 yılında devrilen İran'ın eski Şah'ının oğlu Pehlevi'ye tam destek vereceğini açıklamaktan kaçındı.

cdf
ABD Başkanı Donald Trump, Reuters haber ajansına röportaj verirken (Reuters)

Trump, geçen hafta Pehlevi ile görüşme niyetinde olmadığını söyledikten sonra, Pehlevi'nin İran'ı yönetme kabiliyetini sorguladı.

65 yaşındaki Pehlevi, 1979 İslam Devrimi'nde babasının iktidarı devrildiğinden beri İran dışında yaşıyor ve protestoları destekleyen önemli bir sese dönüştü.

İran muhalefeti, Pehlevi'nin destekçileri de dahil olmak üzere rakip gruplar ve ideolojik taraflar arasında bölünmüş durumda. İran içinde organize bir varlığı pek yok gibi görünüyor.

Trump şunları söyledi:

“İran hükümeti ayaklanmalar nedeniyle düşebilir, ancak her rejim başarısız olabilir.”

Rejimin düşüp düşmemesine bakılmaksızın, ilginç bir dönem olacağını da sözlerine ekleyen Trump, 30 dakikalık röportaj boyunca devasa masasının arkasında oturdu. Bir ara, 20 Ocak 2025'te yemin ettiğinden bu yana elde ettiği başarıları içeren kalın bir dosya gösteren ABD Başkanı, kasım ayında yapılması planlanan Kongre ara seçimleriyle ilgili olarak, iktidar partisinin genellikle başkanlık seçimlerinden iki yıl sonra koltuk kaybettiğini belirtti.

Trump, şöyle devam etti:

“Başkanlığı kazandığınızda, ara seçimleri kazanamazsınız, ama ara seçimleri kazanmak için çok çaba göstereceğiz.”

Anlaşmanın önündeki başlıca engel Zelenskiy

Öte yandan, Ukrayna Devlet Başkanı Volodymir Zelenskiy, Ukrayna'daki savaşla ilgili Rusya ile müzakerelerin çıkmaza girmesinden Rusya'yı sorumlu tuttu.

dfgrtyh
ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodymir Zelenskiy’nin Beyaz Saray'da gerçekleştirdikleri bir görüşme, 28 Şubat 2025 (AFP)

Geçtiğimiz yılın başlarında göreve geldiğinden bu yana, seçim kampanyası sırasında bir günde sona erdirebileceğini söyleyerek övündüğü Rusya’nın Ukrayna'da yürüttüğü savaşı sona erdirmek için çaba gösteren Trump, Zelenskiy'nin dört yıldır süren savaşı sona erdirmenin önündeki en büyük engel olduğunu söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Zelenskiy'yi defalarca kez eleştiren Trump, Ukrayna Devlet Başkanı tarafından daha fazla hayal kırıklığına uğratılmış gibi görünüyor.

Putin'in ‘anlaşma yapmaya hazır’ olduğunu söyleyen Trump, anlaşmanın neden geciktiği sorulduğunda ise “Zelenskiy” yanıtını verdi.

ABD Başkanı, şöyle ekledi:

“Başkan Zelenskiy'nin bunu kabul etmesini sağlamalıyız.”

FED

Trump, Trump Adalet Bakanlığı'nın Powell'ı soruşturmasıyla merkez bankasının geleneksel bağımsızlığına müdahale edeceği endişesiyle ABD Merkez Bankası (Federal Rezerv/FED) başkanlığına aday gösterdiği isimleri reddetme sözü veren Senato'daki Cumhuriyetçileri de eleştirdi.

xsdfer
FED Başkanı Jerome Powell, Washington'daki FED genel merkezinde iki gün süren Açık Piyasa Komitesi toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, 10 Aralık 2025 (Reuters)

Bunun söyleyen temsilciler hakkında “Umurumda değil” diyen Trump, “Söyleyecek bir şey yok. Sadık olmalılar" ifadelerini kullandı.

Trump, JPMorgan CEO'su Jamie Dimon'un, FED’e müdahale etmesi halinde bunun enflasyonun yükselmesine yol açabileceği yönündeki eleştirisini de reddetti.

Trump, Dimon için “Ne dediği umurumda değil” şeklinde konuştu.

Venezuela’da başkanlık ve muhalefet

Trump, bugün Beyaz Saray'da Venezuela muhalefet lideri Maria Corina Machado ile görüşecek. Bu, Trump'ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun tutuklanmasını emredip bu ayın başlarında ülkenin kontrolünü ele geçirmesinden bu yana ilk yüz yüze görüşmeleri olacak.

Trump, Machado hakkında “O çok hoş bir kadın... Onu televizyonda gördüm. Sanırım sadece temel konulardan bahsedeceğiz” dedi.

Geçtiğimiz yıl Nobel Barış Ödülü'nü kazanan Machado, bu ödülü Trump'a adadı. Ödülünü ona vermeyi teklif etti, ancak Nobel Komitesi ödülün başka bir kişiye devredilemeyeceğini açıkladı.

Maduro iktidarı düşmeden önce başkan yardımcısı olan Venezuela Devlet Başkanı Delcy Rodríguez'in çalışmalarını öven Trump, çarşamba günü onunla ‘harika bir sohbet’ gerçekleştirdiğini ve ‘onunla çalışmanın çok keyifli olduğunu’ söyledi.

Amerikalıların fiyatlar konusundaki endişelerine rağmen, röportajda ABD ekonomisinin gücüne övgüde bulunan Trump, bu mesajı önümüzdeki hafta İsviçre'nin Davos kentinde düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'na götüreceğini belirterek “Orada ekonomimizin ne kadar güçlü olduğunu, istihdam rakamlarımızın ne kadar iyi olduğunu ve ne kadar başarılı olduğumuzu vurgulayacağım” dedi.

Diğer taraftan Beyaz Saray Sözcüsü Caroline Leavitt, Trump'ın Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu oturum aralarında İsviçre, Polonya ve Mısır liderleriyle ikili görüşmeler yapacağını söyledi.



ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
TT

ABD Grönland'ı ‘Altın Kubbe’ için mi istiyor?

Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)
Grönland'ın başkenti Nuuk'un merkezinde bir caddede yürüyen insanlar (AP)

Grönland, ABD’nin füze savunması için gerçekten önemli bir yer, ama Washington’ın füze kalkanı ya da diğer adıyla ‘Altın Kubbe’yi kurmak için başka seçenekleri de var. ABD aslında Başkan Donald Trump'ın ülkesinin güvenliği için ‘hayati’ olduğunu söylediği bu kutup adasını ele geçirmek zorunda değil.

ABD füze savunma sistemi hangi özelliklere sahip?

ABD balistik füze savunma sistemi, füzeleri tespit etmek ve izlemek için uydular ve erken uyarı radar ağından oluşur.

Bu sistemler (Pasifik Okyanusu’ndaki) Mariana Adaları, Alaska, Büyük Britanya ve Grönland gibi yerlerde bulunuyor.

ABD ayrıca Aegis Savaş Sistemi ile donatılmış savaş gemilerine güvenebilir ve Romanya'nın Deveselu ile Polonya'nın Redzikowo kentlerinde bulunan radarlarını kullanabilir.

Tüm bunların yanında Washington, Kaliforniya ve Alaska'da konuşlandırılmış 44 Yer Taban Önleyici (GBI) füzesi dahil olmak üzere çeşitli türlerde önleyici füzelere sahip.

Stratejik Araştırmalar Vakfı (Fondation pour la Recherche Stratégique/FRS) araştırmacısı Etienne Marcuz’a göre ABD bu füzeleri konuşlandırarak ‘Asya kıtasından gelebilecek her türlü tehdidi bertaraf etmeyi’ amaçlıyor. Ayrıca, GBI silolarının Rusya'dan gelen herhangi bir tehdidi önlemek için uygun konumda olmadığını da belirten

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı değerlendirmede Markuz, GBI füzelerinin doğudan gelen bir tehdidi önlemesinin olası olmadığını, çünkü bu füzelerin ABD'nin kuzeydoğusunda konuşlandırılabileceğini söyledi.

Trump'ın amacının radarları ve önleyici füzeleri ‘doğru yere’ yerleştirmek olduğunu düşünerek, Grönland'ı ilhak etmenin belirtilen nedeninin ‘bahaneden’ ibaret olduğunu savunan Markuz, “Bu füzelerin bir kısmı Polonya ve Romanya'da da bulunuyor. Dolayısıyla bu argüman ikna edici değil” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, ABD’nin Aegis muhriplerinde SM-3 füzeleri bulunduğuna dikkati çeken Markuz, Polonya ve Romanya'da, füzelerden ayrılır ayrılmaz uzayda nükleer savaş başlıklarını önlemek için tasarlanmış SM-3 füzelerinin olduğunu, ABD'nin THAAD füze savunma sisteminin ise üst atmosferdeki son aşamada savaş başlıklarını önleyebildiğini kaydetti.

Altın Kubbe projesi nedir?

Göreve başladıktan kısa bir süre sonra, Başkan Trump, ABD topraklarını her türlü füze saldırısından korumayı amaçlayan Altın Kubbe projesini duyurdu.

ABD Başkanı, görev süresinin sonuna kadar 175 milyar dolarlık bir bütçe ayırarak operasyonel bir sistem kurmayı planlıyor, ancak birçok uzman bu hedefin bu süre içinde gerçekleştirilmesinin gerçekçi olmadığını düşünüyor.

American Enterprise Institute'tan (AEI) Todd Harrison'ın tahminlerine göre projenin maliyeti 20 yıl içinde yaklaşık 1 trilyon dolar olacak ve daha etkili bir kalkan için 3,6 trilyon dolara kadar çıkacak.

Düşük Dünya yörüngesinde, yörüngesinden ayrılıp hedef alınan füzeyle çarpışmak üzere tasarlanmış bir önleme uydusu filosunun konuşlandırılması başlıca yenilik olarak planlanıyor.

Etienne Marcuz, bununla ilgili olarak ‘başarısızlık durumunda başka fırlatma seçenekleri de olması gerektiğini’ söyledi. Marcuz Ayrıca, “ABD de kara ve denizdeki füze ve önleme yeteneklerini geliştirecek” diye ekledi.

Peki, neden Grönland?

ABD’ye fırlatılan kıtalararası balistik füzelerin Kuzey Kutbu üzerinden geçeceğini açıklayan Markuz, radar algılama ve önleme yeteneklerine duyulan ihtiyaca dikkat çekti.

ABD ordusu şu anda Grönland'ın kuzeybatısındaki Pituffik Uzay Üssü’ne radar sistemlerine sahiptir.

Gözetleme operasyonları ile ilgili olarak Markuz, uzaydaki füzeleri izlemek için Grönland'da radarların bulunmasının her zaman yararlı olduğunu, ancak bunların öneminin giderek azalacağını belirtti.

MArkuz, ABD'nin şu anda düşük Dünya yörüngesine Hipersonik ve Balistik Takip Alanı Sensörü (Hypersonic and Ballistic Tracking Space Sensor/HBTSS) uyduları konuşlandırdığını ve bunun özellikle atmosferin dışında uçan füzeleri izlemek için olduğunu açıkladı.

Ayrıca, ABD, Grönland ve Danimarka arasında mevcut savunma anlaşmaları Washington'ın birçok şeyi yapmasına imkan tanıyor.

AFP’ye konuşan Hidrojen jeopolitiği, küresel pazarlar ve stratejiler konusunda Kıdemli Araştırmacı Mika Blugion Merid, ABD'nin Grönland'da teknik, maddi ve insan kaynaklarını kısıtlama olmaksızın kullanabileceğini, isterse nükleer kaynaklarını bile yeniden konuşlandırabileceğini söyledi.

Ancak Danimarka ve Grönland yetkililerinin bilgilendirilmesi ve danışılması gerekiyor.

Merid, şunları ekledi:

“Danimarkalılar, kendilerine danışıldıktan sonra bir projeyi reddederse ve ABD bunu tek taraflı olarak uygularsa, bu Danimarka'nın egemenliğinin ihlali olarak yorumlanabilir ve diplomatik ve siyasi gerginliğe yol açabilir. Bu yüzden Danimarka yasal anlamda veto hakkına sahip olmasa da gerçekte ABD'nin Grönland'da yaptığı her şey için siyasi bir anlaşmaya varılması gerekiyor.”


Rusya, casusluk suçlamasıyla bir İngiliz diplomatı sınır dışı etti

Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)
Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)
TT

Rusya, casusluk suçlamasıyla bir İngiliz diplomatı sınır dışı etti

Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)
Moskova’daki İngiltere Maslahatgüzarı Danae Dholakia (EPA)

Rusya, Ukrayna savaşı nedeniyle Moskova ile Batı arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde, “casusluk” suçlamasıyla bir İngiliz diplomatı sınır dışı ettiğini açıkladı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan bugün (Perşembe) yapılan açıklamada, İngiltere’nin Moskova Büyükelçiliği’nde görevli bir diplomatın “Britanya gizli servislerine mensup olduğuna dair bilgiler” alındığı belirtilerek, söz konusu diplomatın akreditasyonunun iptal edildiği bildirildi. Açıklamaya göre, İngiltere’nin maslahatgüzarı Danae Dholakia bakanlığa çağrılarak karar kendisine iletildi ve diplomata Rusya’dan ayrılması için iki haftalık süre tanındı.

Rus devlet televizyonu RT’nin, Rusya Federal Güvenlik Servisi’ne (FSB) dayandırdığı haberde ise, söz konusu kişinin “Moskova’daki İngiliz Büyükelçiliği’nin bir biriminde sekreterlik görevi kisvesi altında Rusya’ya gönderilmiş, beyan edilmemiş bir İngiliz istihbarat subayı” olduğu öne sürüldü. FSB, İngiliz subayın akreditasyonunun iptal edildiğini ve iki hafta içinde Rusya’yı terk etmesinin istendiğini duyurdu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ayrıca, Londra’nın bu konudaki tutumunu sertleştirmesi halinde Moskova’nın tepkisinin “kararlı ve net” olacağı uyarısında bulunarak, “Rusya, Britanya özel servislerine mensup ve resmen beyan edilmemiş personelin topraklarımızdaki faaliyetlerine müsamaha göstermeyecektir” açıklamasını yaptı.


İran geçici olarak kapatılan hava sahasını açtı

Humeyni Uluslararası Havalimanı'nda İran Havayolları'na ait iki uçak (Arşiv- Mizan)
Humeyni Uluslararası Havalimanı'nda İran Havayolları'na ait iki uçak (Arşiv- Mizan)
TT

İran geçici olarak kapatılan hava sahasını açtı

Humeyni Uluslararası Havalimanı'nda İran Havayolları'na ait iki uçak (Arşiv- Mizan)
Humeyni Uluslararası Havalimanı'nda İran Havayolları'na ait iki uçak (Arşiv- Mizan)

İran, ABD ile İran arasında olası askeri müdahale korkusu nedeniyle yaklaşık beş saatliğine kapattığı hava sahasını yeniden açtı. Bu durum, havayollarının bazı uçuşları iptal etmesine, güzergahlarını değiştirmesine veya geciktirmesine neden olmuştu.

Federal Havacılık İdaresi internet sitesinde yer alan bir duyuruda, İran'ın dün saat 22:15'ten itibaren ülke üzerinden resmi olarak yetkilendirilmiş uluslararası uçuşlar hariç, tüm uçuşlara hava sahasını geçici olarak kapattığı belirtildi. Uçuş takip sitesi Flightradar24'e göre bu kısıtlama saat 03:00'ten kısa bir süre önce kaldırıldı ve İran havayollarına ait beş uçuş, ülke üzerinde yeniden uçuşlara başlayan ilk uçuşlar arasında yer aldı.

Geçici kapanma, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'da yıllardır görülen en büyük hükümet karşıtı protestolarla başa çıkma seçeneklerini değerlendirdiği bir dönemde gerçekleşti.

ABD'li bir yetkili dün yaptığı açıklamada, üst düzey bir İranlı yetkilinin Tahran'ın komşularını ABD tarafından saldırıya uğraması durumunda ABD üslerini hedef alacağı konusunda uyardığını söylemesinin ardından, ABD'nin Ortadoğu'daki üslerinden bazı personeli geri çektiğini belirtti.

Almanya, bölgedeki gerginliğin artmasıyla birlikte Lufthansa'nın Ortadoğu genelindeki uçuşlarını yeniden planlamasının ardından, dün havayollarını İran hava sahasına girmemeleri konusunda uyaran yeni yönergeler yayınladı.

Amerika Birleşik Devletleri zaten İran üzerinden tüm ABD ticari uçuşlarının geçmesini yasaklamış durumda ve iki ülke arasında doğrudan uçuş bulunmuyor.

Flydubai ve Türk Hava Yolları gibi havayolları geçen hafta İran'a yapılan birçok uçuşu iptal etti. Lufthansa dün yaptığı açıklamada, bir sonraki duyuruya kadar İran ve Irak hava sahasını kullanmayacağını ve uçuş ekiplerinin havaalanlarında gecelemelerini önlemek için önümüzdeki pazartesi gününe kadar Tel Aviv ve Amman'a sadece gündüz uçuşları gerçekleştireceğini belirtti. Açıklamada, bu önlemler nedeniyle bazı uçuşların iptal edilebileceği de ifade edildi.

Lufthansa Grubu'nun büyük hissedarlarından biri olduğu İtalyan havayolu şirketi ETA Airways, Tel Aviv'e olan gece uçuşlarını önümüzdeki salı gününe kadar askıya alacağını açıkladı.