İsrail, Refah Sınır Kapısı’nı kontrol altına almak için şartlar koyuyor... Bu sırada büyük kaçakçılar sınırlarından giriş yapıyor

Şin-Bet Başkanı’nın akrabası ve memurların da dahil olduğu büyük bir ağ ortaya çıkarıldı

İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)
İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)
TT

İsrail, Refah Sınır Kapısı’nı kontrol altına almak için şartlar koyuyor... Bu sırada büyük kaçakçılar sınırlarından giriş yapıyor

İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)
İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini (İsrail Ordu Radyosu)

İsrail, Refah Sınır Kapısı’nın işletilmesine, Mısır’dan Gazze Şeridi’ne kaçakçılığın önlenmesi gerekçesiyle şartlar öne sürerken, Aşkelon Sulh Mahkemesi’nde görülen bir davada, Gazze Şeridi’ne binlerce çeşit mal sokan büyük bir kaçakçılık şebekesinin ortaya çıkarıldığı açıklandı. Savcılık, şu aşamada dosyayı güvenlik değil ceza davası olarak değerlendirse de, kamuoyuna yansıyan suçlamalar, söz konusu malların hem sivil hem de askerî alanlarda kullanılabilecek nitelikte olduğunu gösteriyor. Soruşturmaya İsrail iç istihbarat servisi Şin-Bet’in de dahil olduğu, ayrıca Şin-Bet Başkanı David Zini’nin yakınlarından birinin kaçakçılık şüphesiyle gözaltında bulunduğu bildirildi.

Mahkeme, özellikle Refah Sınır Kapısı’nın yeniden açılmasına ilişkin müzakerelerin en hassas aşamaya geldiği bir dönemde, dosya hakkında başlangıçta tam bir yayın yasağı getirdi. Ancak İbranice yayımlanan gazetelerin talebi üzerine, bir İsrail mahkemesi soruşturmaya ilişkin bazı bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmasına izin verdi. Açıklanan ayrıntılar, özellikle şüphelilerden birinin Şin-Bet Başkanı’nın yakını olduğunun ortaya çıkmasıyla İsrail kamuoyunda şaşkınlık yarattı. Savcılık ise Şin-Bet Başkanı’nın suçlamalarla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını vurguladı. Aksine, söz konusu şüpheliyle ilgili soruşturmanın polis tarafından yürütülmesine karar verildiği ve Şin-Bet’in bu dosyadan dışlandığı belirtildi.

sdfgt
Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafındaki yolcular, 14 Ekim 2023 (DPA)

Savcılık, soruşturmaların onlarca şüpheliyi kapsadığını, ancak şu ana kadar kesin suçlamaların 13 kişiyle sınırlı olduğunu açıkladı. Bu kişilerin tamamı, Gazze Şeridi’ne mal kaçakçılığı yapmak ve bunu maddi kazanç sağlama amacıyla gerçekleştirmekle suçlanacak. Zini’nin yakınıyla ilgili soruşturmanın ise sürdüğü, söz konusu kişinin gözaltında bulunduğu ancak henüz şüphelerin iddianameye dönüştürülmesine karar verilmediği belirtildi. Mahkeme, zanlının tutukluluk halinin gelecek pazartesi gününe kadar uzatılmasına hükmetti.

Şin-Bet Başkanı’nın babası Yossi Zini, sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda ortada ne cezai ne de güvenlik boyutu olan bir dosya bulunduğunu savundu. Aileden bir yakınının davaya dahil edilmesini, ‘derin devletin sağa karşı yürüttüğü bir başka girişim ve itibarsızlaştırma çabası’ olarak nitelendirdi. Zini, şüpheliler arasında Şin-Bet Başkanı’nın oğlu ile aileden bir başka yakınının da bulunduğunu ima ederek, her ikisinin de masum olduğunu öne sürdü.

Polis, yaptığı açıklamada, yayın yasağının yürürlükte kalacağını ve şüphelilerin kimliklerini ya da soruşturmanın seyrini açığa çıkarabilecek ek ayrıntıların yayımlanmasının yasak olduğunu bildirdi. Açıklamada, yasağın gelecek ayın 10’uncu gününe kadar geçerli olacağı kaydedildi.

Yayımlanmasına izin verilen bilgilerden, söz konusu şebekenin Gazze’de İsrail ordusuna hizmet veren müteahhitleri, kamyon şoförlerini, altyapı çalışanlarını, zaman zaman da savaş sırasında görev yapan muvazzaf askerler, subaylar ve yedek personeli para karşılığında kullanarak, Gazze Şeridi’nin farklı bölgelerine mal ve teçhizat kaçırdığı anlaşılıyor.

İsrail polisi, kaçakçılık faaliyetlerinin sigara, cep telefonları ve ev aletleri gibi malları kapsadığını, ancak bunların arasında askerî amaçlarla kullanılabilecek malzemelerin de bulunduğunu açıkladı. Polis açıklamasında, tünellerin aydınlatılmasında ve içlerindeki elektrikli cihazların çalıştırılmasında kullanılabilecek akülerin de kaçak yollarla Gazze Şeridi’ne sokulduğu belirtildi. Söz konusu malzemelerin yalnızca orduya hizmet veren kamyonlarla kara yoluyla değil, aynı zamanda insansız hava araçları (İHA) aracılığıyla da taşındığı ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre, üst düzey bir askerî istihbarat yetkilisi, Gazze Şeridi’ndeki Hamas hareketinin bu operasyonların bir parçası olduğunu ve en büyük kazancı elde eden taraf konumunda bulunduğunu söyledi. Yetkiliye göre Hamas, çok amaçlı kullanılan cihazları teslim alıyor ve sigara, cep telefonu ile diğer değerli malların ticaretini kontrol ederek bunları fahiş fiyatlarla satıyor ve büyük gelir elde ediyor.

Polis, bir operasyonda değeri yaklaşık 1 milyon şekel (320 bin dolar) olan mallarla yakalanan kaçakçıları gözaltına aldığını bildirdi. Ele geçirilenler arasında 700 cep telefonu, yüzlerce karton sigara ve tıraş makineleri yer aldı. Bu olayda şüphelilerin Necef’teki Arara kasabasından Arap vatandaşlar olduğu, bir erkek ile eşinin tutuklandığı belirtildi. Ancak polis, kaçakçılık ağlarının büyük bölümünü, ordu hizmeti kapsamında Gazze Şeridi’ne giriş izni bulunan Yahudi siviller ve askerlerin oluşturduğunu kaydetti.

gtyu
Refah Sınır Kapısı’nın Filistin tarafında işgal güçlerinin kullandığı araçlar (Arşiv – Reuters)

Bu dava, İsrail’in Refah Sınır Kapısı’na ilişkin taleplerinin ciddiyeti konusunda birçok soruyu da beraberinde getiriyor. Zira İsrail, fiilen kaçakçılığı yalnızca Mısır’la sınırlıymış gibi göstermeye çalışıyor. Katar ve Türkiye’nin bugün hâlâ Gazze’deki Hamas’a para aktardığı yönündeki suçlayıcı haberler de bu çerçevede servis ediliyor. Ancak söz konusu dosya, kaçakçılığın İsrail tarafında gerçekleştiğine işaret ediyor. Bu durum, İsrail ordusunun Gazze sınır bölgelerinde 40 askerî nokta kurmuş olmasına, bölgeyi sürekli kuşatan büyük askerî yığınaklara ve sınır boyunca hava kuvvetleri, zırhlı birlikler, piyade, çeşitli komando birlikleri ve hatta deniz kuvvetlerinin konuşlandırılmış olmasına rağmen ortaya çıkıyor.

Daha da dikkat çekici olan, İsrail ordusu komuta kademesindeki bazı unsurların, ‘İsrail’in kaçakçılık faaliyetlerine izin vermeyi sürdürmesi halinde bunun Hamas’ın ekonomisini güçlendireceği’ yönünde uyarılarda bulunması. Buna karşılık Yedioth Ahronoth gazetesi, orduyu, istihbarat birimlerini ve diğer güvenlik kurumlarını yetersizlik ve başarısızlıkla suçladı. Gazete, Gazze Şeridi’ne girip çıkan yüzlerce İsrail vatandaşına yönelik denetimin ya çok zayıf olduğunu ya da hiç yapılmadığını yazdı. Üst düzey bir İsrailli subay ise “Bazı kişiler askerlere selam verip bölgeye giriyor; ne üzerleri ne de kamyonlar aranıyor, girişlerini kimin koordine ettiği bile kontrol edilmiyor” ifadelerini kullandı. Subay ayrıca, ordunun kendi bünyesinden bazı unsurların da bu kaçakçılık faaliyetlerine karıştığına dikkat çekti.



Trump, Tahran'ı anlaşma ile “tam yıkım” arasında seçim yapmaya zorluyor

ABD Başkanı, dün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yaparken (AP)
ABD Başkanı, dün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yaparken (AP)
TT

Trump, Tahran'ı anlaşma ile “tam yıkım” arasında seçim yapmaya zorluyor

ABD Başkanı, dün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yaparken (AP)
ABD Başkanı, dün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yaparken (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, İran'ı bir anlaşmaya varmak ya da “tam yıkımla” karşı karşıya kalmak arasında seçim yapmakla karşı karşıya bıraktı.

Trump, yönetiminin Kongre ara seçimlerinin ardından Tahran'la yaşanan çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmaya varmasını beklediğini belirtirken, İran'ı müzakere masasına oturtmak amacıyla dünya ülkelerine ekonomik olarak İran'ı izole etme çağrısında bulundu.

Trump'ın konuşması, Washington'un bugün yürürlüğe koyacağını açıkladığı İran havacılık sektörüne yönelik yasağın başlamasından bir gün önce gerçekleşti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre söz konusu yaptırımlar, İranlı hava yolu şirketlerinin yanı sıra yurt dışında bu şirketlere hizmet sağlayan kuruluşları da hedef alıyor.


Trump, Venezuela'nın geçici devlet başkanıyla ilk yüz yüze görüşmesini gerçekleştirdi

ABD Başkanı Donald Trump ile Venezuela'nın geçici devlet başkanı Delcy Rodríguez, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ile Venezuela'nın geçici devlet başkanı Delcy Rodríguez, (AFP)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici devlet başkanıyla ilk yüz yüze görüşmesini gerçekleştirdi

ABD Başkanı Donald Trump ile Venezuela'nın geçici devlet başkanı Delcy Rodríguez, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ile Venezuela'nın geçici devlet başkanı Delcy Rodríguez, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, bugün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında Venezuela'nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez ile bir araya geldi. Beyaz Saray'a göre görüşme, iki isim arasındaki ilk yüz yüze görüşme oldu.

Beyaz Saray'dan bir yetkili, Trump'ın yanı sıra ABD'nin üst düzey bazı yetkililerinin de toplantıya katıldığını belirtti. Görüşmede Trump'ın başdanışmanı Stephen Miller, Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles, Hazine Bakanı Scott Bessent ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio da yer aldı.

Rodríguez'in bugün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yapması bekleniyor.

Trump, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada Venezuela'ya da değinerek, “ABD ile Venezuela'yı bir araya getirdiğimizde dünya petrolünün yüzde 60'ından fazlasına sahip oluyoruz” dedi. Trump ayrıca, “Ganimetler galibin olur” ifadesini kullandı.


Maduro'nun ardından: Delcy Rodriguez koltuğu bırakmak istemiyor

Delcy Rodriguez, yarın 2018'den bu yana Venezuelalı bir liderin yüz yüze katılacağı ilk BM Milletler Genel Kurulu konuşmasını yapacak (Reuters)
Delcy Rodriguez, yarın 2018'den bu yana Venezuelalı bir liderin yüz yüze katılacağı ilk BM Milletler Genel Kurulu konuşmasını yapacak (Reuters)
TT

Maduro'nun ardından: Delcy Rodriguez koltuğu bırakmak istemiyor

Delcy Rodriguez, yarın 2018'den bu yana Venezuelalı bir liderin yüz yüze katılacağı ilk BM Milletler Genel Kurulu konuşmasını yapacak (Reuters)
Delcy Rodriguez, yarın 2018'den bu yana Venezuelalı bir liderin yüz yüze katılacağı ilk BM Milletler Genel Kurulu konuşmasını yapacak (Reuters)

Venezuela'nın geçici devlet başkanı Delcy Rodriguez, ABD Başkanı Donald Trump'la arasını iyi tutarak iktidarını pekiştirmek istiyor.

Rodriguez, ABD'nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında bugün Trump'la bir araya gelecek. 

57 yaşındaki siyasetçi, ABD ordusunun ocak ayında Venezuela'ya baskın düzenleyerek Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmasının ardından ülkenin başına geçmişti.

Trump, Venezuela'yla "dünya tarihinin en büyük petrol anlaşmasını" yaptıklarını geçen ay duyurmuştu. Cumhuriyetçi lider, ABD'nin özel sektörle kurulan ortaklık aracılığıyla Venezuela'daki 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin büyük bölümü üzerinde kontrol sağladığını açıklamıştı.

Venezuela'da solcular anlaşmaya karşı protestolar düzenlerken, Rodriguez sözleşmeyi savunmuştu.

Financial Times'ın aktardığına göre ocak ayından beri ülkenin petrol gelirlerini kontrol eden ABD yönetimi, ülkede faaliyet gösteren Çinli ve Rus firmalara ödeme yapılmasını da engelliyor.

Analizde, Rodriguez açısından Washington'la yakın ilişki kurmanın, Venezuela'da iktidarını sağlamlaştırmasına yardımcı olabileceğine işaret ediliyor.

Venezuela Anayasası'nda geçici devlet başkanlığı için öngörülen 180 günlük süre temmuzda dolmuştu. Analize göre Rodriguez, Trump'la kişisel bağlarını güçlendirerek kendisini koltuğundan edebilecek seçimleri mümkün mertebe ertelemek istiyor.

Yakın tarihli bir ankette net onay puanı eksi 36'ya gerileyen Rodriguez, ekonomik toparlanma sağlayabilirse kendisini ülkenin eski lideri Hugo Chavez'in etkili ve teknokrat bir halefi olarak sunmayı deneyebilir.

Muhalefet ise Washington'la yapılan anlaşmaların Rodriguez'i Trump açısından vazgeçilmez hale getirmesinden endişeli.

Venezuela'da muhalefetin önde gelen isimlerinden Henrique Capriles, Karakas ve Washington arasındaki petrol anlaşmalarını sıkça eleştiriyor.

Capriles, "Venezuela'da petrol sektörünü yok eden aynı kişilerle bu sektörü yeniden canlandırmaya çalışmayı anlamak mümkün değil" diyor.

Modern Diplomacy'deki analizde de ABD'nin, ülkenin petrol endüstrisinde "doğrudan ekonomik çıkarlar elde etmeye başladığına" dikkat çekiliyor. Trump yönetiminin, "askeri ve siyasi bir müdahale olarak başlayan süreci, onlarca yıl sürebilecek bir duruma dönüştürdüğü" ifade ediliyor.

Independent Türkçe, Financial Times, Modern Diplomacy