Kara ile çevrili bir ülke olan Etiyopya’nın Kızıldeniz’e çıkış elde etmesine yönelik önerilerini gündeme getiren Başbakan Abiy Ahmed, yıllardır yinelediği bu hedefini bir kez daha dile getirdi. Ancak başta Mısır ve Eritre olmak üzere, komşu ve kıyıdaş ülkeler bu girişime karşı çıkıyor.
Abiy Ahmed’in; Nahda (Hedasi) Barajı’ndaki yatırımların paylaşılması ya da toprak takası seçeneklerinin araştırılması gibi önerileri, Afrika işleri uzmanları arasında görüş ayrılığına yol açtı. Bazıları bu adımları bölgesel istikrar için değerlendirilmesi gereken, güven verici ve ciddi çözümler olarak görürken, bazıları yeni bir Etiyopya manevrası olarak değerlendiriyor.
Etiyopya, Eritre’nin 30 yıl süren bir savaşın ardından bağımsızlığını kazanmasıyla, 1993 yılında denize kıyısı olmayan bir ülke hâline geldi. Bu durum, Addis Ababa yönetimini komşu ülkelerin limanlarına bağımlı hale getirdi. Özellikle Cibuti Limanı, Etiyopya’nın uluslararası ticaretinin yüzde 95’inden fazlasına hizmet veren ana deniz kapısı konumunda bulunuyor. Etiyopya, bu hizmetler karşılığında yıllık yüksek ücretler ödüyor.
Etiyopya Haber Ajansı’nın haberine göre Başbakan Abiy Ahmed, Halk Meclisi’nde dün yaptığı konuşmada, Etiyopya ile Kızıldeniz’in “ayrılmaz iki unsur” olduğunu belirterek, ülkesinin bu hayati su yoluna erişiminin gerekli olduğunu vurguladı.
Nahda (Hedasi) Barajı (AFP)
Abiy Ahmed, Kızıldeniz’e erişim arayışının askerî hedeflerden kaynaklanmadığını, bunun yerine “adil bir diyalog ve iş birliğine dayalı büyüme” isteğinden doğduğunu söyledi. Nahda Barajı ve Ethiopian Airlines’daki yatırımların paylaşılması ya da toprak takası gibi olası çözümler öneren Etiyopya Başbakanı, dostane anlaşmalara varılabileceğini vurguladı.
“Ciddi bir teklif” mi yoksa manevra mı?
Etiyopya, daha önce Somali’nin ayrılıkçı bölgesi Somaliland’daki Berbera Limanı gibi alternatiflere yönelmişti. Ancak bu girişim, Mogadişu, Kahire ve Arap Birliği’nin tepkisiyle karşılaştı. Türkiye, 2025 yılında krizin yatıştırılması ve Addis Ababa ile Mogadişu arasında müzakerelerin başlatılması için arabuluculuk yaptı.
Mısır Afrika İşleri Konseyi Başkan Yardımcısı ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Salah Halime, Abiy Ahmed’in “ciddi olmadığını” ve uluslararası hukuk çerçevesiyle uyumlu çözümler sunmadığını savundu. Halime, Etiyopya Başbakanı’nı uluslararası anlaşmalara uygun öneriler getirmeye çağırdı.
Halime, Abiy Ahmed’in tutumunu “Mısır’a karşı inatçı” ve “ortaklık ruhunu yansıtmayan” bir yaklaşım olarak nitelendirdi.
Buna karşılık Etiyopyalı siyasal analist Abdüşşekur Abdussamed, Etiyopya’nın teklifini “çatışma ve kaynak israfı yerine, stratejik bir vizyonla iş birliği ve bölgesel entegrasyona dayanan ciddi ve pratik bir yaklaşım” olarak değerlendirdi.
Abdussamed, Kızıldeniz’e erişimin “ancak anlayış ve anlaşma yoluyla” mümkün olabileceğini vurgulayarak, Abiy Ahmed’in Etiyopya’nın ne tür ve ne ölçüde bir karşılık sunabileceğini müzakereye açtığını belirtti. Abdussamed, teklifin “komşuluk ve ortak kader anlayışıyla” karşılanması çağrısında bulundu.
“Kabul edilebilir” çözümler
Mısır ve Eritre, Etiyopya’nın Kızıldeniz’de varlık göstermesine en güçlü şekilde karşı çıkan ülkeler arasında yer alıyor.
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, Ekim 2025’te yaptığı açıklamada, Kızıldeniz’in yönetişiminin yalnızca kıyıdaş ülkelere ait bir mesele olduğunu belirterek, denize kıyısı olmayan hiçbir ülkenin bu mekanizmalara dâhil olma hakkı bulunmadığını belirtmişti.Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Abdülati, “Afrika’daki kara ile çevrili ülkelerden, özellikle Etiyopya’dan bahsediyorum” ifadesini kullanmıştı.
Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki ise Mayıs 2025’te Addis Ababa’yı “Kızıldeniz’e çıkış” söylemi altında bölgesel istikrarsızlığı körüklemek ve Eritre’ye ait Asseb Limanı’nı ele geçirme hedefi gütmekle suçlamıştı. Bu açıklamalar, Etiyopya Başbakanı’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Kena Yadeta’nın ülkesinin deniz çıkışına sahip olması gerektiğini yinelediği sözlerle eş zamanlı olarak geldi.
Büyükelçi Halime, “Abiy Ahmed kabul edilebilir bir çözüm istiyorsa, öncelikle Nahda Barajı krizinde attığı adımları düzeltmeli ve Eritre ile gerilimi artırmaktan kaçınmalıdır. Aksi takdirde söylenenler güven vermeyen manevralar olarak kalır” ifadelerini kullandı.
Abdussamed ise bir çözüme ulaşılma ihtimalini dışlamadığını belirterek, denize erişimin “yakın vadede ve birden fazla noktadan” sağlanabileceğini ileri sürdü. Abdussamed, “Çıkış noktaları arttıkça, bölge gerçek çıkarlar etrafında daha fazla bütünleşir; bu ise ülkelerin ve halkların yararına olur” değerlendirmesinde bulundu.


