Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

İsrail basınında ‘Kahire'nin Afrika Boynuzu’na asker konuşlandırmaya yönelik planları’ hakkında haberler yer aldı

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır'ın Somali'deki askeri varlığı İsrail'in endişelerini artırıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, Kahire’yi ziyaret eden Somali Cumhurbaşkanı Mahmud’u ağırladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail basını, İsrail’in Mısır ordusunun Somali ve Afrika Boynuzu'ndaki hareketlerinden duyduğu endişeyi dile getirirken, Mısırlı eski askeri yetkililer, Mısır'ın Somali'deki askeri varlığını ‘meşru ve uluslararası hukuk ve uluslararası sözleşmelere uygun’ olarak değerlendirdi ve bunun bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yardımcı olmayı amaçladığını belirttiler.

İsrail gazetesi Yisrael Hayom, Mısır'ın ordusuna Somali üzerinden İsrail'e yanıt vermesini emrettiğini ve bu konuda onu destekleyen Arap ülkeleri olduğunu yazdı. Gazete, “Afrika Boynuzu'nda güç mücadelesi alevleniyor: Mısır, İsrail'in 'Somaliland'ı tanımasına yanıt veriyor” başlıklı haberinde, bu tanımaya karşı çıkan Kahire'nin, İsrail'in hamlesine yanıt olarak Somali'deki güçlerini yeniden konuşlandırdığını kaydetti. Gazeteye göre buraya yaklaşık 10 bin Mısırlı askerin konuşlandırıldığı tahmin ediliyor.

Ancak, Mısır ordusunun eski kimyasal savaş şefi Tümgeneral Muhammed eş-Şehavi, Mısır askerlerinin ‘dünyanın en büyük sekizinci barış gücü olduğunu ve Somali'deki Mısır güçlerinin Afrika Birliği (AfB) barış güçlerinin komutası altında olduğunu ve Somali'de barışı korumak için çalıştıklarını’ söyledi.

Şarku’l Avsat’a konuşan Şehavi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır, Somali'nin stratejik konumu nedeniyle birçok ülke tarafından, özellikle de İsrail tarafından arzulandığının farkında. İsrail, Somali'nin güvenliğini istikrarsızlaştırmak ve Etiyopya'nın Kızıldeniz'e ulaşma ve bir deniz gücü kurma planı gibi belirli planları kabul etmeye zorlamak amacıyla Somaliland bölgesini Somali'den ayrılmak isteyen bir devlet olarak tanıdı. Ayrıca Etiyopya, İsrail'in desteğiyle Sudan'da istikrarın yeniden sağlanmasını engellemek ve çatışmanın devamını sağlamak gibi başka faaliyetlerde de bulunuyor.”

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, İsrail'in ayrılıkçı bölgeyi tanıması ve Kızıldeniz'de bir yer edinme çabaları sonrasında Somali ve Kızıldeniz'in güvenliği konusunda defalarca kez uyardı.

grfbgfr
AfB'nin Somali'deki barış gücü misyonunda Mısır askerleri de yer alıyor (AFP)

İsrail, geçtiğimiz aralık ayında Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güneyine bakan Somaliland bölgesinin bağımsızlığını tanıdı. Etiyopya, bu bölgenin bağımsızlığını tanımak karşılığında bir deniz ve askeri liman elde etmek istiyordu.

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid, Mısır askerlerinin Somali'deki rolünün Afrika Birliği ve barış gücü çatısı altında güvenlik ve istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayarak “Bu nedenle Mısır güçlerinin varlığı, Afrika Birliği ve Somali Devleti'nin talebi üzerine meşrudur. Somali Devleti'nin cumhurbaşkanı kısa süre önce Mısır'ı ziyaret ederek bunu tüm dünyaya teyit etmiştir” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Tümgeneral Abdulvahid, şunları söyledi:

“Bu bakımdan, İsrail'in Somaliland'ı bir devlet olarak tanıyarak ve Somali devletini bölmeye çalışarak yasadışı bir hamleye başvurup uluslararası hukuku hiçe saydığı halde, diğer tarafların Mısır'ın meşru varlığından endişe duyduklarını iddia etmeleri anlaşılabilir değil. Etiyopya'nın Somali'ye yönelik tacizleri ve kendi topraklarında bir Etiyopya deniz üssü kurulmasını kabul etmesi için yaptığı baskı, Addis Ababa tarafından gerçekleştirilen ve İsrail tarafından desteklenen, Sudan'daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (HDK) milis, teçhizat ve silah sağlamak gibi Afrika Boynuzu bölgesinde genel olarak gerçekleştirilen diğer şüpheli hamleler, İsrail'in bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik hamleleri bağlamında değerlendirilmeli.”

Tümgeneral Abdulvahid, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mısır ve AfB, bu gelişmelerin farkındadır ve bu nedenle Mısır'ın buradaki askeri varlığı, tüm bu tehditlere karşı koymak ve uluslararası yasal yükümlülükler ve uluslararası meşruiyet çerçevesinde hareket etmek için.”

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi pazar günü, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Mısır ziyareti sırasında düzenledikleri ortak basın toplantısında, Somali'deki barış gücü misyonuna, ülkenin güvenliğini, istikrarını ve toprak bütünlüğünü destekleme taahhüdünün bir parçası olarak asker göndermeye devam edeceğini açıkladı. Sisi ve Mahmud, ikili bir toplantı düzenledikten sonra, her iki ülkenin heyetlerinin katılımıyla genişletilmiş bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda, Mısır'ın Somali'nin birliği ve toprak bütünlüğünü destekleyen tutumunu vurgulayan Sisi, ülkenin egemenliğini zedeleyecek veya istikrarını tehdit edecek her türlü önlemi reddetti.

Sisi, düzenlenen ortak asın toplantısında, ‘devletlerin güvenliğini ve egemenliğini tehlikeye atabilecek adımlara’ karşı uyarıda bulunarak, bunları ‘Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın ihlali’ olarak nitelendirdi. Mısır, 2024 yılının aralık ayı sonlarında, Somali'deki AfB barış gücü misyonuna asker göndereceğini duyurmuştu. Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, bu kararın ‘Somali hükümetinin talebi ve AfB Barış ve Güvenlik Konseyi'nin (AUSSOM) onayıyla’ alındığını söyledi. AUSSOM, 2024 yılı sonlarında sona eren terörle mücadele misyonunun yerini aldı.



Mekke'ye yönelen İHA koalisyon güçlerince düşürüldü

Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)
Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)
TT

Mekke'ye yönelen İHA koalisyon güçlerince düşürüldü

Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)
Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)

Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Koalisyon, Mekke bölgesinde bir insansız hava aracının (İHA) engellenerek imha edildiğini duyurdu. Gelişme, Husilerin bir gün önce Suudi Arabistan'ın güneyine doğru fırlattığı balistik füze ile Riyad bölgesine gönderdiği iki İHA'nın engellenerek imha edilmesinin ardından yaşandı.

Avrupa Birliği (AB) ise Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını, özellikle sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan eylemlerini sert bir dille kınadı. Saldırıları "iğrenç eylemler" olarak nitelendiren AB, Suudi Arabistan'la tam dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından yapılan açıklamada, İran da dahil olmak üzere tüm taraflara, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) çok sayıda kararını ihlal eden Husilere yönelik her türlü askeri desteği durdurma çağrısında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca, uluslararası hukuk çerçevesinde Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nda deniz güvenliğinin ve seyrüsefer serbestisinin korunmasının önemine dikkat çekildi. Sivil ve ticari gemileri hedef alan, bölgesel güvenliği ve uluslararası ticareti tehdit eden saldırı ve tehditler kınandı.


Yemen güçleri Husilere yönelik operasyonlarını genişletiyor... Lahic'te stratejik noktaları geri aldı

Yemen güçleri Husilere yönelik operasyonlarını genişletiyor... Lahic'te stratejik noktaları geri aldı
TT

Yemen güçleri Husilere yönelik operasyonlarını genişletiyor... Lahic'te stratejik noktaları geri aldı

Yemen güçleri Husilere yönelik operasyonlarını genişletiyor... Lahic'te stratejik noktaları geri aldı

Yemen hükümetine bağlı güçler, Husilere karşı askeri operasyonlarını genişletti. Babülmendep cephesinde çatışmalar yeniden başlarken, güneydeki Lahic vilayetinde Güney Amalika Tugayları'nın ilerleyişi sürüyor. Sahadaki kaynaklar, aralarında Cebel Sefen ve Karn eş-Şemaye'nin de bulunduğu stratejik noktaların geri alındığını bildirdi. Taiz cephelerinde ise çatışmalar devam ediyor.

Yemen ordusu, son günlerde Husilerin kontrolüne geçen mevzileri geri almak amacıyla Lahic'in kuzeyindeki Mukatira ilçesine takviye birlikler sevk etti. Bu sırada Cevf vilayetinde geri alınan bölgelerde mayın ve patlayıcı düzeneklerin temizlenmesine yönelik çalışmalar da sürüyor.

Öte yandan Yemen Silahlı Kuvvetleri, “Yemen Şafağı” (Fecr el-Yemen) operasyonu kapsamında 24 saat içinde 951 hedefe yönelik saldırı düzenlediğini duyurdu. Açıklamada, operasyonlarda Husilerin yaklaşık 332 saha komutanı ve mensubunun etkisiz hale getirildiği, 56 askeri araç ve teçhizatın imha edildiği veya kullanılamaz hale getirildiği belirtildi.


Kuneytra halkı, İsrail'in astığı uyarı tabelalarını parçaladı

Aralık 2024'te Kuneytra kırsalındaki Cebata el-Haşab beldesine İsrail güçlerinin düzenlediği kara harekâtı. (AFP)
Aralık 2024'te Kuneytra kırsalındaki Cebata el-Haşab beldesine İsrail güçlerinin düzenlediği kara harekâtı. (AFP)
TT

Kuneytra halkı, İsrail'in astığı uyarı tabelalarını parçaladı

Aralık 2024'te Kuneytra kırsalındaki Cebata el-Haşab beldesine İsrail güçlerinin düzenlediği kara harekâtı. (AFP)
Aralık 2024'te Kuneytra kırsalındaki Cebata el-Haşab beldesine İsrail güçlerinin düzenlediği kara harekâtı. (AFP)

Suriye'nin Kuneytra kırsalındaki birçok bölgede İsrail askerlerinin yerel halka yönelik baskılarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. İsrail askerleri, ana yollara üçten fazla aracın konvoy halinde geçişini yasaklayan ve bu kurala uymayanların hedef alınacağı tehdidini içeren uyarı tabelaları yerleştirdi. Daha önce İsrail güçlerinin bölgeye girmesi, kontrol noktaları kurması, yoldan geçenleri araması ve sivilleri gözaltına alması gibi uygulamalar öne çıkıyordu.

Ana yoldaki araç trafiğinde şimdilik bir değişiklik yaşanmazken, bölge halkı birçok noktadaki uyarı tabelalarını sökerek parçaladı. Ancak bu gelişme, İsrail'in baskılarını artırmasıyla birlikte kasaba ve köylerinden zorla göç ettirilme ihtimaline ilişkin endişeleri daha da artırdı.

Suriye'nin Kuneytra kırsalına yerleştirilen ve üçten fazla aracın birlikte geçişini yasaklayan İsrail uyarı tabelası. (Deraa24)
Suriye'nin Kuneytra kırsalına yerleştirilen ve üçten fazla aracın birlikte geçişini yasaklayan İsrail uyarı tabelası. (Deraa24)

Kuneytra kırsalının orta kesimindeki Medinet es-Selam kentinden yerel bir kaynak Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, bölge sakinlerinin İsrail askerleri tarafından pazar günü yerleştirilen uyarı tabelalarını birden fazla noktada parçaladığını bildirdi. Bu noktalardan birinin Batı Samdaniye beldesi olduğu belirtildi.

Tabelalar, Hamidiye, Batı Samdaniye, Resm er-Revadi ve yıkılmış Kuneytra dâhil birçok kasaba ve köyü birbirine bağlayan ana yol üzerine yerleştirildi.

Uyarı tabelalarında, bölge halkının üçten fazla aracın bulunduğu konvoylarla seyahat etmemesi gerektiği belirtilirken, yasağa uymayanlara İsrail ordusunun karşılık vereceği tehdidinde bulunuldu.

Kaynak, söz konusu tabelaların yerleştirilmesinin ardından kasaba ve köyler arasındaki olağan araç trafiğinde herhangi bir değişiklik yaşanmadığını vurguladı. Yolun zaten sakin olduğunu belirten kaynak, uzun araç konvoylarının yalnızca düğün ve nişan gibi özel günlerde, gelin almaya veya gelin götürmeye yönelik geçişlerde görüldüğünü ifade etti.

Suriye'nin orta Kuneytra kırsalındaki Hamidiye yakınlarında İsrail ordusu tarafından yerleştirilen uyarı tabelası. (Deraa24)
Suriye'nin orta Kuneytra kırsalındaki Hamidiye yakınlarında İsrail ordusu tarafından yerleştirilen uyarı tabelası. (Deraa24)

Kaynağa göre, İsrail'in halk arasında korku yaratmayı ve yaşam hayatı zorlaştırmayı amaçlayan yeni uygulamaları, bölge sakinlerinin zorunlu göçe maruz kalabileceklerine ilişkin kaygılarını artırdı.

Kaynak, “İşgal güçlerinin ihlalleri daha önce bölgeye girme, kontrol noktaları kurma, arama yapma ve topraklara el koymayı kapsıyordu. Şimdi ise uyarı tabelaları ve halka yönelik tehditler eklendi. İnsanlar, önümüzdeki günlerde durumun daha da kötüleşebileceği endişesini taşıyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak, Kuneytra kırsalındaki halkın ortak görüşünün, yaşananların artık kabul edilemez boyutlara ulaştığı yönünde olduğunu belirterek, “Herkes şu soruyu soruyor: Hükümet, uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler, İsrail'in yaptıkları karşısında nerede?”

Bölge sakinlerinin, savaşa yol açabilecek girişimlerde bulunarak yeni Suriye yönetimini zor durumda bırakmak istemediğini kaydeden kaynak, özellikle ülkenin güneyindeki Dera ilinde halka itidal çağrısı yapıldığını söyledi. Yetkililerin, sorunun hükümetin sürdürdüğü yoğun diplomatik girişimlerle çözülmesi gerektiğini anlattığını ifade etti.

Şeyh Dağı eteklerinde, Kuneytra'nın kuzey kırsalındaki Hadar beldesi. (Deraa24)
Şeyh Dağı eteklerinde, Kuneytra'nın kuzey kırsalındaki Hadar beldesi. (Deraa24)

Kuneytra'nın kuzey kırsalındaki hatta da İsrail askerlerinin bölge halkına benzer uyarılarda bulunduğu bildirildi.

Şeyh Dağı eteklerinde bulunan ve nüfusunun çoğunluğunu Dürzilerin oluşturduğu Hader beldesinden yerel bir kaynak, İsrail askerlerinin halkı, beldenin kuzeyindeki “İstiraha” ile “Kurs en-Nefel” arasındaki bölgede saat 18.00'den sonra bulunmamaları konusunda uyardığını söyledi. Bölgede İsrail ordusuna ait bir askerî noktanın da bulunduğu belirtildi.

Kaynak, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, uyarının muhtemelen İsrail askerî noktasına yönelik olası saldırı endişesinden kaynaklandığını öne sürdü. Söz konusu bölgede motosiklet trafiğinin genellikle yoğun olduğunu da ifade etti.

İsrail ordusunun, Beşşar Esed yönetiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinin hemen ardından Golan Tepeleri'nin Suriye tarafındaki tampon bölgeye girdiği ve bölgenin geniş kesimlerine yayıldığı biliniyor. Bu adım, 1974 yılında imzalanan Ateşkes Anlaşması'nın açık ihlali olarak değerlendiriliyor.

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, cumartesi günü 22. Manama Diyaloğu Konferansı kapsamında düzenlenen bölgesel güvenliğin temel unsurlarına ilişkin oturumda yaptığı konuşmada, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik saldırılarına dikkat çekti.

Şeybani, “Topraklarımız iki yıldan kısa bir süre içinde binden fazla İsrail saldırısına maruz kaldı ve bu saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybetti. Suriye'nin egemenliği her gün ihlal edilirken ve hedef alınırken, sınırların kontrol altına alınması ve silahların sınırlandırılması talebi nasıl tutarlı olabilir?” dedi.

Şeybani, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik tekrarlanan saldırılarını kınayarak, 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara dönülmesi ve 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nın yeniden uygulanması çağrısını yineledi.