Münih Güvenlik Konferansı'nda AOC rüzgarı: "ABD'nin alternatif vizyonu"

Demokrat Partili siyasetçinin işçi sınıfı vurgusu dikkat çekti

36 yaşındaki siyasetçi, Almanya'da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı'nda ABD’yi temsilen yer alan Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya karşı alternatif bir ses sundu (Reuters)
36 yaşındaki siyasetçi, Almanya'da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı'nda ABD’yi temsilen yer alan Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya karşı alternatif bir ses sundu (Reuters)
TT

Münih Güvenlik Konferansı'nda AOC rüzgarı: "ABD'nin alternatif vizyonu"

36 yaşındaki siyasetçi, Almanya'da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı'nda ABD’yi temsilen yer alan Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya karşı alternatif bir ses sundu (Reuters)
36 yaşındaki siyasetçi, Almanya'da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı'nda ABD’yi temsilen yer alan Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya karşı alternatif bir ses sundu (Reuters)

ABD Kongresi üyelerinden Alexandria Ocasio-Cortez (AOC), 13-15 Şubat'ta düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı'nda cuma günü yaptığı açıklamalarla gündem oldu.

Demokrat Partili siyasetçi, ABD Başkanı'nın ülkesinin NATO'daki müttefikleriyle ilişkilerine büyük darbe vurduğunu söyledi. 

Popülizm konulu bir panelde konuşan AOC, Donald Trump'ın ABD'yi dünyadan kopararak ülkesinde "otoriterlik çağını" başlatmaya çalıştığını savundu. 

Venezuela lideri Nicolás Maduro'nun kaçırılmasına, Washington'ın Grönland'ı ilhak etme tehditlerine ve Gazze savaşında İsrail'e destek verilmesine karşı çıkan AOC, ülkesinin dış politikasına sol bir "alternatif vizyon" çizdiklerini söyledi.

Diğer ülkeleri "işçi sınıfı merkezli siyaset" izlemeye çağırarak bunun dünyadaki otoriterleşmeye karşı çare olabileceğini savundu:

Aşırı seviyelerdeki gelir eşitsizliğinin sosyal istikrarsızlığa yol açtığını ve bunun da otoriterleşme, sağcı popülizm ve çok tehlikeli iç politikalara neden olduğunu gördüğümüze inanıyorum.

New York Times, konuyla ilgili haberinin başlığına AOC'nin konuşmasındaki "işçi sınıfının vizyonu" vurgusunu taşıdı. 

Demokrat siyasetçinin, 2028'deki başkanlık seçimlerinde partisinin adayı olmaya çalıştığı öne sürüldü. 

Dış siyaset konusunda deneyimsiz olan AOC'nin "Çin, Tayvan'ı istila ederse ABD asker göndermeli mi?" sorusu karşısında duraksayıp net yanıt veremediği vurgulandı. 

AOC'nin bağımsız Vermont senatörü Bernie Sanders'la birlikte "Oligarşiyle Mücadele" adlı ülke çapında bir tura çıkması, New York'un kuzeyindeki kendi bölgesi dışında toplantılar düzenlemesi ve bağış toplaması Beyaz Saray yolunda önemli sinyaller olarak görülüyor.

AOC, 2019'da kendisi gibi genç ilerici adaylarla birlikte ABD Kongresi'ne seçildiğinde basından aldığı yoğun ilgi sayesinde ulusal çapta bir görünürlüğe halihazırda sahip. 

O zamandan beri alım gücü, silahlı şiddet, iklim değişikliği, üreme hakları ve diğer çeşitli acil meselelerle ilgili sosyal medyada genç seçmenlerle etkileşime girerek etkisini artırdı.

Ocasio-Cortez genç seçmenler arasında popüler olsa da yarışa girmesi durumunda, imrenilen parti adaylığı için diğer köklü Demokratlara da meydan okuyacak.

Potansiyel aday havuzundaki diğer isimler arasında eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris, Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, Michigan Valisi Gretchen Whitmer ve eski Ulaştırma Bakanı Pete Buttigieg var.

Independent Türkçe, New York Times, Guardian



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.