SDG yöneticilerinin açıklamaları, Suriye devletiyle yapılan anlaşma etrafındaki belirsizliği artırıyor

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’nin, Almanya’da düzenlenen Münih Güvenlik Konferansınde , Kürt yetkililer Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in katılımıyla ABD Kongresi üyelerinden bir heyetle gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Suriye Dışişleri Bakanlığı hesabı)
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’nin, Almanya’da düzenlenen Münih Güvenlik Konferansınde , Kürt yetkililer Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in katılımıyla ABD Kongresi üyelerinden bir heyetle gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Suriye Dışişleri Bakanlığı hesabı)
TT

SDG yöneticilerinin açıklamaları, Suriye devletiyle yapılan anlaşma etrafındaki belirsizliği artırıyor

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’nin, Almanya’da düzenlenen Münih Güvenlik Konferansınde , Kürt yetkililer Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in katılımıyla ABD Kongresi üyelerinden bir heyetle gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Suriye Dışişleri Bakanlığı hesabı)
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’nin, Almanya’da düzenlenen Münih Güvenlik Konferansınde , Kürt yetkililer Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in katılımıyla ABD Kongresi üyelerinden bir heyetle gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare (Suriye Dışişleri Bakanlığı hesabı)

Suriye İçişleri Bakanlığı, Halep, İdlib, Deyrizor ve Rakka’da uzlaşı sürecine katılmak isteyen SDG mensuplarına işlemlerini tamamlamaları ve resmi evraklarını temin etmeleri için 1 Mart’a kadar süre tanıdı. Buna karşılık, Münih Güvenlik Konferansı sonrasında SDG yöneticilerinden gelen adem-i merkeziyetçilik ve özerk yönetime bağlı askeri-sivil yapıların entegrasyonuna dair açıklamalar, Şam ile SDG arasındaki anlaşmanın uygulama aşamasına ilişkin soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı.

Şam’daki hükümete yakın kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, SDG güçleri ile özerk yönetime bağlı sivil kurumların entegrasyon sürecinin hâlâ çok sayıda engelle karşı karşıya olduğunu, uygulamaya dair ayrıntıların iki taraf arasında müzakere edilmeye devam edildiği belirtti. Kaynaklar, “olumlu yönde ilerleme kaydedildiğini” vurgularken, Münih’te SDG lideri Mazlum Abdi’nin Suriye Savunma Bakan Yardımcılığı görevine getirilmesi ya da SDG’den başka isimlerin bu göreve aday gösterilmesi önerisinin ele alındığını, bu başlıkta görüşmelerin sürdüğünü aktardı.

fbfbv
Şara’nın 18 Ocak’ta ateşkes anlaşmasını imzaladığı sırada (EPA)

Kuzeydoğu Suriye’deki Özerk Yönetim’in Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed’in medya açıklamaları ise Mazlum Abdi’nin, kendisine bazı görevler teklif edilmesine rağmen Suriye hükümetinde herhangi bir resmi pozisyon üstlenmeme kararını netleştirdiğini ortaya koydu. Ahmed, SDG’nin Savunma Bakan Yardımcılığı için aday isimler sunduğunu söyledi.

Ahmed ayrıca, Şam ile yapılan anlaşmada “Özerk Yönetim” kurumlarının feshedilmesine dair açık bir hüküm bulunmadığını ifade ederek, görüşmelerin Suriye devleti çatısı altında “adem-i merkezi” bir yapı çerçevesinde kurumların yeniden düzenlenmesi üzerinde yoğunlaştığını, böylece söz konusu kurumların hizmet ve idari rolünün korunmasının hedeflendiğini belirtti.

cdsc
YPG bayrağını taşıyan bir çocuk, 13 Şubat’ta Tel Hams beldesi kırsalındaki çatışma hatlarından çekilen SDG’ye ait bir aracın yanında (Reuters)

Askeri entegrasyon konusunda ise sürecin fiilen başladığını söyleyen Ahmed, mevcut anlaşmanın güçlerin Haseke’de üç tugay ve Kobani’de bir tugay şeklinde yapılandırılarak Suriye Savunma Bakanlığı’na bağlanmasını öngördüğünü kaydetti. Nihai isimlendirme meselesinin Savunma Bakanlığı ile yürütülen görüşmelere bağlı olduğunu da sözlerine ekledi.

Ahmed, anlaşmanın uygulanmasında çeşitli zorluklar bulunduğunu kabul ederek, entegrasyon sürecinin devamı için yeni bir zihniyet ve toplumsal teşvikin gerekli olduğunu vurguladı; siyasi süreci sekteye uğratabilecek fitne çağrılarına karşı uyarıda bulundu.

vdvd
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Münih Güvenlik Konferansı’ndaki görüşme(AFP)

Ahmed’in açıklamaları, SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi’nin Münih’teki Münih Güvenlik Konferansı kapsamında Kürt medyasına yaptığı değerlendirmelerin ardından geldi. Abdi, Kuzeydoğu Suriye’deki Kürtlerin temel talebinin “hangi ad altında olursa olsun adem-i merkezi yerel yönetim” olduğunu, yani bölge halkının Suriye devleti çerçevesinde kendi işlerini kendisinin yönetebilmesini istediklerini söyledi. Bu ifadeler, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’nin Kürtlerin “özerk yönetim” talebinde bulunduğu yönündeki iddiaları reddetmesine yanıt niteliği taşıdı.

Abdi, “özerk yönetim” kavramının kullanılmasının Kürt tarafı için zorunlu olmadığını, asıl odaklarının Kürt çoğunluklu bölgelerde fiili bir yerel yönetim güvencesi sağlanması olduğunu, bunun da Suriye’nin toprak bütünlüğü korunarak gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Uzlaşıya varılacak herhangi bir formülün yalnızca Kürtlerin değil, tüm yerel bileşenlerin haklarını güvence altına alması gerektiğini dile getirdi.

13 Şubat’ta Almanya’da düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı marjında, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani başkanlığındaki bir heyet ile SDG lideri Mazlum Abdi ve “Özerk Yönetim” Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir araya geldi; ayrıca ABD Kongresi üyeleriyle de ayrı bir toplantı gerçekleştirildi. Görüşmelerde entegrasyon süreci, Şam’ın DEAŞ’la mücadele çabaları ile yerel ve bölgesel gelişmeler ele alındı. Suriye Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre Suriye’nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğüne vurgu yapıldı.

Rubio, ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye dosyasını, entegrasyon sürecini, anlaşmaların uygulanmasını ve terörle mücadeleyi öncelikleri arasında gördüğünü belirtti.

Toplantı sonrasında Suriye Dışişleri Bakanı, SDG’ye “düşman değil, ortak” olarak baktıklarını ifade ederek, önceliğin SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonunun başarıyla tamamlanması olduğunu, Suriye’nin bölünmüş bir durumda kalmasını istemediklerini söyledi.

Öte yandan Suriye İçişleri Bakanlığı, SDG’ye mensup unsurlar için açılan uzlaşı merkezlerinin 1 Mart itibarıyla kapatılacağını duyurdu; ilgili kişilere, sürenin bitiminden önce merkezlere başvurarak işlemlerini tamamlamaları ve resmi belgelerini almaları çağrısında bulundu. Bakanlık, bu adımın ilgili bölgelerde güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesini hedeflediğini belirtti.

Bakanlık, 26 Ocak’ta Deyrizor ve Rakka vilayetlerinde SDG ile çalışan unsurların durumlarının düzeltilmesi için iki merkez tahsis etmiş; bu kişilerin silah ve teçhizatlarını teslim etmeleri ve normal hayatlarına dönmelerinin sağlanmasını amaçladığını açıklamıştı. Bu adımlar, Suriye Arap Ordusu’nun Rakka ve Deyrizor kentlerinde kontrolü sağlamasının ardından Savunma Bakanlığı’nın Doğu Suriye’de asker alma ve seferberlik müdürlükleri açmasıyla eş zamanlı yürütüldü.



Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
TT

Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)

Bağdat’ta, ABD’nin Irak yönetimine daha fazla sınır kapısını kapatması ve İran’a yönelik kısıtlamaları artırması için sürekli baskı uyguladığı yönündeki iddiaların gölgesinde, İran ile bir sınır kapısının kapatıldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Iraklı bir kaynak, Irak hükümetinin dün ülkenin güneyindeki Şeyb Sınır Kapısı’nı kapattığını bildirdi. İranlı bir yetkili ise Irak ile sınır kapılarının yolcu geçişlerine açık olduğunu, ancak tır ve kamyonların geçişlerinde gecikmeler yaşandığını söyledi.

İki siyasi kaynak, ABD’nin Bağdat yönetimine İran ile arasındaki bütün sınır kapılarını kapatması yönünde baskı yaptığını belirtti. Kaynaklardan biri, “ABD Hazine Bakanlığı bu konuyu, Zeydi geçen ay New York’tayken gündeme getirdi” dedi.

Irak hükümet sözcüsü Haydar el-Abudi ise İran ile Şeyb Sınır Kapısı’nın kapatılmasının geçici olduğunu belirterek, “Verimliliği artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu işlem tamamen idari niteliktedir ve siyasi bir anlam yüklenmesini gerektirmemektedir” açıklamasında bulundu.


Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
TT

Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)

Husiler, Yemen’deki kritik tesislere yönelik saldırılarını artırdı. Grup, Aden Uluslararası Havalimanı ile Mukalla kentindeki er-Reyyan Havalimanı’nı balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldı. Saldırılar, Taiz ve Lahic’in batısında çatışmaların şiddetlendiği ve “Yemen Şafağı” operasyonunun Husilerin askerî ve insan gücünü yıpratmayı sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın resmî kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Aden Havalimanı çevresine bir balistik füze düştü. Hadramut vilayetindeki er-Reyyan Havalimanı da füze ve hava saldırılarına maruz kaldı. Yerel yönetim, saldırılarda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Husiler ayrıca Taiz kentinin Bir Başa bölgesindeki bir sünger fabrikasını hedef aldı. Böylece saldırılar, sivil ve kritik altyapı tesislerini de kapsadı.

Yemen ordu sözcüsü, muhaliflerini kuşatma uygulamakla suçlayan Husilerin, havalimanlarını, tesisleri, altyapıyı, seyahat güzergâhlarını ve geçim kaynaklarını hedef alarak fiilen halka kuşatma uyguladığını söyledi. Sözcü, saldırıların Husilerin sahada baskı altına alındığı dönemlerde daha da yoğunlaşan bir yaklaşımın göstergesi olduğunu ifade etti.


Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, “Mısır’ın askerî çabalarının Suudi Arabistan topraklarını savunmaya yönelik olduğunu ve Yemen’e yönelik bir saldırıyı kapsamadığını” vurguladı. Sisi dün akşam yaptığı açıklamada, “Buradaki amaç, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve sınırlarını, ayrıca Mısır’dan talep edilmesi hâlinde diğer Arap ülkelerinin topraklarını savunmaktır” dedi. Mısır’ın askerî faaliyetlerinin kendi sınırlarının ötesine ya da güvenliğini ve istikrarını korumayı önemsediği kardeş ülkelerin topraklarında saldırı amacıyla yürütülmeyeceğini ifade etti.

Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerinin yanında durmasının ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu belirtti. “Arap ulusal güvenliği bir bütündür” diyen Sisi, Körfez’deki kardeş ülkelerin istikrarının Mısır’ı ulusal güvenlik açısından doğrudan ilgilendirdiğini vurguladı. Sudan, Libya ve Somali dâhil bütün Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini söyledi.

Mısır Parlamentosunun, Suudi Arabistan’a destek amacıyla gerekli adımların atılması konusunda Cumhurbaşkanı Sisi’ye yetki verilmesini görüşmek üzere önümüzdeki pazartesi toplanması planlanıyor.

Sisi, dün Başbakan Mustafa Medbuli ve çok sayıda bakanın katılımıyla, “Mısır Forumu 2026” kapsamında düzenlenen “Vatan ve Vatandaş Güvenliği” başlıklı oturuma katıldı.

Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed Şinavi’nin açıklamasına göre İçişleri Bakanı Mahmud Tevfik, güvenlik sisteminin geliştirilmesi ve adli suçlarla mücadele için yürütülen çalışmaları anlattı.

Tevfik, suç yöntemlerinin gelişmesi karşısında güvenlik çalışmalarını yeniden yapılandırmak amacıyla kapsamlı bir plan hazırlandığını belirtti. Planın temel başlıkları arasında siber suçlar ve fikrî mülkiyet alanlarında uzman kadroların yetiştirilmesi, terör örgütlerinin faaliyetlerinin erken aşamada izlenmesi, vatandaşların bilinç düzeyinin artırılması ve hükümlülere yönelik ceza politikalarının güncellenmesi yer alıyor. Tevfik, vatandaşların bilinçlendirilmesinin ülkenin istikrarını hedef alan girişimlere karşı önemli bir savunma hattı oluşturduğunu kaydetti.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati ise ülkesinin kriz ve çatışmaların yaşandığı ülkelerle çevrili olduğunu, bu durumun doğrudan Mısır’ın ulusal güvenliğiyle bağlantılı bulunduğunu söyledi. Abdülati, Mısır’ın dünyanın önde gelen güçleriyle stratejik ilişkilere ve ortaklıklara sahip olduğunu belirterek, bu ilişkilerin Sisi’nin ortaya koyduğu “stratejik denge” doktrini doğrultusunda ihtiyatlı ve dengeli biçimde yürütüldüğünü ifade etti.

Kızıldeniz’in güvenliği konusunda da açıklamalarda bulunan Abdülati, Mısır’ın kıyıdaş ülkelerle iş birliği yaparak bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamayı hedeflediğini belirtti. Bu iş birliğinin lojistik, ekonomi ve turizm alanlarında ortaklıkların geliştirilmesini de kapsadığını kaydetti.

Abdülati, su güvenliğinin Mısır için hayati bir mesele olduğunu vurgulayarak, “110 milyon Mısırlının yaşamı hiçbir tarafın tek taraflı iradesine bırakılamaz” dedi. Mısır’ın yalnızca uluslararası hukuk kurallarının uygulanmasını talep ettiğini belirtti.

Mısır’ın Afrika Boynuzu ülkelerine yönelik politikasının temel ilkelerini de sıralayan Abdülati; ülkelerin iç işlerine müdahale edilmemesi, ulusal birlik ve bağımsızlıklarının korunması, bölgede ayrılıkçılığın ve ülkelerin bölünmesinin kesin biçimde reddedilmesi ile denize erişim konusunun komşu ülkelerle koordinasyon ve anlaşma yoluyla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Abdülati, Mısır’ın Sudan’ın bölünmesine ve Sudan devletinin kurumlarının çökmesine izin vermeyeceğini de söyledi. Mısır’ın, Sudan’da siyasi bir çözüm bulunması için bölgedeki diğer aktörlerle birlikte çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Dün akşam oturumu sırasında yeniden söz alan Sisi ise devlet kurumlarının korunmasının önemine dikkat çekti. Devlet kurumlarının ayakta tutulamamasının ülkelerin çöküşüne yol açtığını belirten Sisi, devletlerin çökmesinin çok ciddi sorunlara neden olduğunu söyledi. Bölgedeki mevcut tablonun bu durumu açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

Sisi ayrıca, 2014’ten bu yana Mısır dış politikasına yön veren temel ilkeleri sıraladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu ilkelerin; ülkelerin iç işlerine müdahale etmemek, komplolardan kaçınmak, ulusal devletlerin birliğini ve kurumlarını korumak, silahlı milislerle ilişki kurmamak, inşa ve kalkınma için iş birliği yapmak ve bütün aktörlerle dengeli ilişkiler içinde olumlu bir angajman yürütmek olduğunu ifade etti.