Dürzi ileri gelenlerinden Emir Hasan el-Atraş'ın Suveyda'dan ani ayrılışı dengeleri değiştirebilir

Dera kırsalından bir şahıs, önce onu ağırladı, ardından Şam'a güvenli bir şekilde ulaşmasını sağladı

Emir Hasan el-Atraş, Suveyda Valisi Mustafa Bakur ile tokalaşırken, Şubat 2025 (İnternet siteleri)
Emir Hasan el-Atraş, Suveyda Valisi Mustafa Bakur ile tokalaşırken, Şubat 2025 (İnternet siteleri)
TT

Dürzi ileri gelenlerinden Emir Hasan el-Atraş'ın Suveyda'dan ani ayrılışı dengeleri değiştirebilir

Emir Hasan el-Atraş, Suveyda Valisi Mustafa Bakur ile tokalaşırken, Şubat 2025 (İnternet siteleri)
Emir Hasan el-Atraş, Suveyda Valisi Mustafa Bakur ile tokalaşırken, Şubat 2025 (İnternet siteleri)

Suriye’nin Suveyda ilindeki Dar 'Arra Emiri Hasan el-Atraş’ın (Ebu Yahya) pazartesi gecesi aniden ayrılıp Dera iline doğru yola çıkmasının ardından, Suriyeli resmi bir kaynak, bu ayrılmanın ardından Cebel el-Arab'da Şeyh el-Akil Hikmet el-Hicri'nin kontrolündeki bölgelerden kaçanların olacağı tahminini açıkladı.

Şarku’l Avsat’a konuşan Suveyda Medya Müdürlüğü Medya İlişkileri Birimi'nden Kuteybe Azzam, Emir Hasan el-Atraş'ın şu anda Şam'da olduğunu ve önde gelen bir figür olarak ‘birçok gerçeği açıklığa kavuşturabileceğini ve Cebel el-Arab'da dengeleri değiştirebileceğini’ söyledi.

Azzam, Emir Hasan'ın ayrılmasını sağlayan taraftan bahsetmedi. Ancak Suveyda'nın Suriye devletinin kontrolü dışındaki bölgelerde izlenen politika nedeniyle geniş çaplı bir kaosa tanık olduğunu belirten Azzam, “Silahlar, suikastlar ve kaçırmalar yoluyla ulusal sesleri sindirme, şantaj ve susturma politikası izleniyor” diye ekledi.

dfvbdf
Suveyda ilindeki Dar 'Arra Emiri Hasan el-Atraş (İnternet siteleri)

Öte yandan, Suveyda şehrinde ikamet eden Dürzi kaynaklar, Şarku’l Avsat’a, ‘Emir Hasan'ın akrabalarının kendileriyle yaptıkları görüşmede, onun pazartesi günü evinden ayrıldığını, beraberindekilerin kendisine eşlik ettiğini ve daha sonra eve dönmediğini’ söylediklerini aktardı.

Edinilen bilgilere göre Dera kırsalından biri Emir Hasan’ı ağırladı ve Şam'a ulaşmasını sağladı.

Dürzi kaynaklar, Suriye hükümetiyle temas halinde olan isimsiz bir kişiden söz ederek, ‘Emir Hasan'ın ayrılmasının, Suveyda'daki krizi çözmek için yeni bir planın parçası olduğunu’ söylediler.

Suriye'nin güneyindeki Dürzi nüfusun çoğunlukta olduğu Suveyda ilinden haberler yayınlayan internet siteleri, ‘Suveyda’nın önde gelen isimlerinden Emir Hasan el-Atraş’ın, ilin güneybatı kırsalından güvenli bir şekilde beraberindekilerin eşliğinde Dera’ya ulaştığını’ bildirdi.

sdcds
Dar 'Arra Emiri Hasan el-Atraş ve Şeyh el-Akil Hikmet el-Hicri’nin Suveyda’da birlikte çekilmiş bir arşiv fotoğrafı

Aynı haber siteleri, Emir Hasan’ın Suveyda’dan çıkışını sağlayan taraf hakkında herhangi bir bilgi vermedi. Aynı zamanda, olanları “Suveyda'da bu kadar önemli bir sosyal figürün dahil olduğu bir emsal” olarak nitelendirdiler. Emir Hasan, Atraş ailesinin geleneksel liderlerinden biri olarak kabul ediliyor ve yerel sosyal ve siyasi sahnede önemli bir rol oynuyor. Emir Hasan el-Atraş’ın Suveyda'dan, Şeyh Hicri ve ona bağlı Dürzi bir paramiliter grup Ulusal Muhafızlar, Dar 'Arra’nın bulunduğu Arra köyü de dahil olmak üzere Suveyda'nın büyük bir bölümünü kontrol ettiği bir dönemde ayrıldı. Bu gelişme, İsrail'in desteğiyle, Suveyda’da sözde ‘Başan Devleti’nin kurulması çabaları çerçevesinde Şeyh Hicri’nin, Şam'ın geçtiğimiz eylül ayında Suveyda krizini çözmek için ABD ve Ürdün’ün desteğiyle açıkladığı ‘yol haritasını’ ve Suveyda Valisi Mustafa Bakur tarafından daha sonra başlatılan çözüm girişimlerini reddetmesinin ardından yaşandı.

vcdv
Emir Hasan el-Atraş ile Suveyda Valisi Mustafa Bakur görüşmesinden bir kare, Şubat 2025 (İnternet siteleri)

Suveyda’dan Dürzi kaynaklar, görüşmeleri sırasında Emir Hasan'ın ayrılmasının, Dar ’Arra’nın tarihi olarak Cebel el-Arab'da karar alma merkezi olması nedeniyle Şeyn Hicri'nin kontrolündeki bölgelerdeki statükoyu etkileyebileceğini belirttiler. Ayrıca tarihi olarak Suveyda'da siyasi liderliği temsil ederken, Şeyh Hicri Dürzilerin dini liderliğini temsil ediyor. Ancak bu, siyasi liderlikten daha düşük bir rütbe.

Kaynaklar, Dar ‘Arra’nın son derece sembolik bir yer ve Emir Hasan’ın da yerel sosyal ve siyasi sahnede önemli bir figür olduğunu, ancak Suveyda’yı terk ettiğini, eğer bir açıklama yaparsa, kamuoyunda tanınan bir kişi olduğu için birçok gerçeği ortaya çıkarabileceğini ve dengeleri değiştirebileceğini söylediler. Suveyda'da büyük bir sosyal konuma sahip olan Emir Hasan, 1920'lerde Fransız sömürgeciliğine karşı Büyük Suriye Devrimi'nin lideri Sultan Paşa el-Atraş’ın torunu olduğundan Suveyda’nın yerel sosyal ve siyasi sahnesinde önemli bir rol oynuyor. Emir Hasan, 8 Aralık 2024 tarihinde Beşşar Esed rejiminin devrilmesinin ardından Suriye liderliğine ve hükümetine açıkça destek verdi.

vcfv df
Emir Hasan el-Atraş'ın, en önde gelen Dürzi siyasi figürlerden biri olan dedesi Sultan Paşa el-Atraş'ın tablosunun yanında çektiği bir fotoğraf (İnternet siteleri)

Emir Hasan el-Atraş, Suveyda’da geçtiğimiz yıl temmuz ayı ortalarında krizin patlak vermesiyle, çatışmaların sona ermesi ve insanların çatışmaya sürüklenmemesi çağrısında bulunarak, herkesi tatmin edecek bir çözüme ulaşmak için devlet, dini liderler ve bölgedeki önde gelen şahsiyetlerle iletişim kurulması gerektiğini vurguladı.

Şeyh Hicri ise Suriye'deki yeni rejime karşı çıkan bir lider olarak ortaya çıkıp Suveyda'daki bölgelerin kontrolünü ele geçirdiğinden beri, nüfuz alanındaki karar alma sürecini tekelleştirmeye çalışarak diğer Dürzi dini otoriteler (Şeyh Yusuf Cerbu ve Hamud el-Hanavi) ile kültürel ve entelektüel seçkin isimleri ötekileştirdi.

Dürzi kaynaklar, Dar ‘Arra'nın sembolik ve tarihi olarak Şeyh Hicri'nin ikamet ettiği ve Dürzi topluluğunun manevi merkezi olarak kabul edilen Dar Kanavat'tan daha yüksek bir otorite ve statüye sahip olduğunu belirtti.

Öte yandan Şeyh Hicri'nin destekçileri, Emir Hasan el-Atraş'ın Cebel el-Arab’tan ayrılışının ve Şam'a sığınmasının önemini küçümsedi. Gelişmeleri yakından takip eden gözlemcilere göre Emir Hasan’a yönelik saldırı, bu konunun proje için ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor.

Emir Hasan'ın Cebel el-Arab'dan ayrılırken, Suveyda İç Güvenlik Şefi Suleyman Abdulbaki Facebook hesabında, Suriye iç güvenlik güçlerinin ‘yakında’ Suveyda'ya gireceğini duyurdu ve operasyonun amacının ‘yok etmek değil, hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek ve şehri korumak’ olduğunu açıkladı.



Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
TT

Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)

Bağdat’ta, ABD’nin Irak yönetimine daha fazla sınır kapısını kapatması ve İran’a yönelik kısıtlamaları artırması için sürekli baskı uyguladığı yönündeki iddiaların gölgesinde, İran ile bir sınır kapısının kapatıldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Iraklı bir kaynak, Irak hükümetinin dün ülkenin güneyindeki Şeyb Sınır Kapısı’nı kapattığını bildirdi. İranlı bir yetkili ise Irak ile sınır kapılarının yolcu geçişlerine açık olduğunu, ancak tır ve kamyonların geçişlerinde gecikmeler yaşandığını söyledi.

İki siyasi kaynak, ABD’nin Bağdat yönetimine İran ile arasındaki bütün sınır kapılarını kapatması yönünde baskı yaptığını belirtti. Kaynaklardan biri, “ABD Hazine Bakanlığı bu konuyu, Zeydi geçen ay New York’tayken gündeme getirdi” dedi.

Irak hükümet sözcüsü Haydar el-Abudi ise İran ile Şeyb Sınır Kapısı’nın kapatılmasının geçici olduğunu belirterek, “Verimliliği artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu işlem tamamen idari niteliktedir ve siyasi bir anlam yüklenmesini gerektirmemektedir” açıklamasında bulundu.


Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
TT

Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)

Husiler, Yemen’deki kritik tesislere yönelik saldırılarını artırdı. Grup, Aden Uluslararası Havalimanı ile Mukalla kentindeki er-Reyyan Havalimanı’nı balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldı. Saldırılar, Taiz ve Lahic’in batısında çatışmaların şiddetlendiği ve “Yemen Şafağı” operasyonunun Husilerin askerî ve insan gücünü yıpratmayı sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın resmî kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Aden Havalimanı çevresine bir balistik füze düştü. Hadramut vilayetindeki er-Reyyan Havalimanı da füze ve hava saldırılarına maruz kaldı. Yerel yönetim, saldırılarda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Husiler ayrıca Taiz kentinin Bir Başa bölgesindeki bir sünger fabrikasını hedef aldı. Böylece saldırılar, sivil ve kritik altyapı tesislerini de kapsadı.

Yemen ordu sözcüsü, muhaliflerini kuşatma uygulamakla suçlayan Husilerin, havalimanlarını, tesisleri, altyapıyı, seyahat güzergâhlarını ve geçim kaynaklarını hedef alarak fiilen halka kuşatma uyguladığını söyledi. Sözcü, saldırıların Husilerin sahada baskı altına alındığı dönemlerde daha da yoğunlaşan bir yaklaşımın göstergesi olduğunu ifade etti.


Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, “Mısır’ın askerî çabalarının Suudi Arabistan topraklarını savunmaya yönelik olduğunu ve Yemen’e yönelik bir saldırıyı kapsamadığını” vurguladı. Sisi dün akşam yaptığı açıklamada, “Buradaki amaç, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve sınırlarını, ayrıca Mısır’dan talep edilmesi hâlinde diğer Arap ülkelerinin topraklarını savunmaktır” dedi. Mısır’ın askerî faaliyetlerinin kendi sınırlarının ötesine ya da güvenliğini ve istikrarını korumayı önemsediği kardeş ülkelerin topraklarında saldırı amacıyla yürütülmeyeceğini ifade etti.

Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerinin yanında durmasının ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu belirtti. “Arap ulusal güvenliği bir bütündür” diyen Sisi, Körfez’deki kardeş ülkelerin istikrarının Mısır’ı ulusal güvenlik açısından doğrudan ilgilendirdiğini vurguladı. Sudan, Libya ve Somali dâhil bütün Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini söyledi.

Mısır Parlamentosunun, Suudi Arabistan’a destek amacıyla gerekli adımların atılması konusunda Cumhurbaşkanı Sisi’ye yetki verilmesini görüşmek üzere önümüzdeki pazartesi toplanması planlanıyor.

Sisi, dün Başbakan Mustafa Medbuli ve çok sayıda bakanın katılımıyla, “Mısır Forumu 2026” kapsamında düzenlenen “Vatan ve Vatandaş Güvenliği” başlıklı oturuma katıldı.

Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed Şinavi’nin açıklamasına göre İçişleri Bakanı Mahmud Tevfik, güvenlik sisteminin geliştirilmesi ve adli suçlarla mücadele için yürütülen çalışmaları anlattı.

Tevfik, suç yöntemlerinin gelişmesi karşısında güvenlik çalışmalarını yeniden yapılandırmak amacıyla kapsamlı bir plan hazırlandığını belirtti. Planın temel başlıkları arasında siber suçlar ve fikrî mülkiyet alanlarında uzman kadroların yetiştirilmesi, terör örgütlerinin faaliyetlerinin erken aşamada izlenmesi, vatandaşların bilinç düzeyinin artırılması ve hükümlülere yönelik ceza politikalarının güncellenmesi yer alıyor. Tevfik, vatandaşların bilinçlendirilmesinin ülkenin istikrarını hedef alan girişimlere karşı önemli bir savunma hattı oluşturduğunu kaydetti.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati ise ülkesinin kriz ve çatışmaların yaşandığı ülkelerle çevrili olduğunu, bu durumun doğrudan Mısır’ın ulusal güvenliğiyle bağlantılı bulunduğunu söyledi. Abdülati, Mısır’ın dünyanın önde gelen güçleriyle stratejik ilişkilere ve ortaklıklara sahip olduğunu belirterek, bu ilişkilerin Sisi’nin ortaya koyduğu “stratejik denge” doktrini doğrultusunda ihtiyatlı ve dengeli biçimde yürütüldüğünü ifade etti.

Kızıldeniz’in güvenliği konusunda da açıklamalarda bulunan Abdülati, Mısır’ın kıyıdaş ülkelerle iş birliği yaparak bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamayı hedeflediğini belirtti. Bu iş birliğinin lojistik, ekonomi ve turizm alanlarında ortaklıkların geliştirilmesini de kapsadığını kaydetti.

Abdülati, su güvenliğinin Mısır için hayati bir mesele olduğunu vurgulayarak, “110 milyon Mısırlının yaşamı hiçbir tarafın tek taraflı iradesine bırakılamaz” dedi. Mısır’ın yalnızca uluslararası hukuk kurallarının uygulanmasını talep ettiğini belirtti.

Mısır’ın Afrika Boynuzu ülkelerine yönelik politikasının temel ilkelerini de sıralayan Abdülati; ülkelerin iç işlerine müdahale edilmemesi, ulusal birlik ve bağımsızlıklarının korunması, bölgede ayrılıkçılığın ve ülkelerin bölünmesinin kesin biçimde reddedilmesi ile denize erişim konusunun komşu ülkelerle koordinasyon ve anlaşma yoluyla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Abdülati, Mısır’ın Sudan’ın bölünmesine ve Sudan devletinin kurumlarının çökmesine izin vermeyeceğini de söyledi. Mısır’ın, Sudan’da siyasi bir çözüm bulunması için bölgedeki diğer aktörlerle birlikte çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Dün akşam oturumu sırasında yeniden söz alan Sisi ise devlet kurumlarının korunmasının önemine dikkat çekti. Devlet kurumlarının ayakta tutulamamasının ülkelerin çöküşüne yol açtığını belirten Sisi, devletlerin çökmesinin çok ciddi sorunlara neden olduğunu söyledi. Bölgedeki mevcut tablonun bu durumu açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

Sisi ayrıca, 2014’ten bu yana Mısır dış politikasına yön veren temel ilkeleri sıraladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu ilkelerin; ülkelerin iç işlerine müdahale etmemek, komplolardan kaçınmak, ulusal devletlerin birliğini ve kurumlarını korumak, silahlı milislerle ilişki kurmamak, inşa ve kalkınma için iş birliği yapmak ve bütün aktörlerle dengeli ilişkiler içinde olumlu bir angajman yürütmek olduğunu ifade etti.