Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Hamas silahlarını teslim edip eğitim müfredatını değiştirmeye başladıktan sonra ekipler inşaat çalışmalarına başlayacak

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
TT

Barış Konseyi’ndeki İsrail ekibi Gazze Şeridi’nin nasıl yeniden inşa edileceğini açıkladı

Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)
Gazze şehrinin batısındaki yıkık bir caminin kalıntıları yanında Kur’an-ı Kerim okuyan bir kız, 21 Şubat 2026 (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu’da kapsamlı barış planının başarıya ulaşıp ulaşamayacağına dair tartışmalar sürerken, özellikle Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmeyeceğini düşünen çevreler planın uygulanabilirliği konusunda şüphelerini dile getiriyor. Bu kesimler, İsrail hükümetinin de bu durumu, süreci bütünüyle sekteye uğratmak için kullanabileceğini ve müzakereleri zorlaştıracak çok sayıda ağır şart öne sürebileceğini savunuyor. Buna karşılık ABD yönetimine yakın isimler ise iyimser mesajlar veriyor. Projede kilit sorumluluklar üstlenen üç İsrailli yetkili de bu isimler arasında yer alıyor.

Söz konusu isimler, ABD Başkanı’nın planın başarıya ulaşması konusunda kararlı olduğunu ve sürecin sabote edilmesine izin vermeyeceğini vurguluyor. Ayrıca şimdiye kadar atılan adımların, biriken engellere rağmen ‘umut verici’ olduğunu ifade ediyorlar.

dvfd
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, toplu iftar yapan yerinden edilmiş aileler, 21 Şubat 2026 (AFP)

İsrail’in önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, ABD ekibi tarafından görevlendirilen ve İsrail’i resmen temsil etmeyen İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, sürecin artık geri dönülmez biçimde başladığını aktardı. Yetkililer, Mısır, Türkiye ve Katar’ın Hamas’ı iş birliğine ikna etmek için etkili bir rol üstlendiğini ifade etti.

Gazete, İsrail’in siyasi ve askeri liderliğinde birçok ismin Trump’ın vizyonuna ve bu vizyona inanan danışmanları Steve Witkoff ile Jared Kushner’ın planı fiilen hayata geçirme kapasitesine kuşkuyla yaklaştığını yazdı. Söz konusu iki ismin, planın uygulanma mekanizmalarını oluşturmak ve başarıya ulaştırmakla görevlendirildiği belirtildi.

Buna karşılık Barış Konseyi’nde yer alan İsrailli yetkililer (İş insanı Yakir Gabay, teknoloji sektörü yöneticisi Liran Tancman ve Başbakan Binyamin Netanyahu’nun ABD koordinasyon merkezindeki temsilcisi Michael Eisenberg) Hamas’ın silah bırakmayı kabul etmesi ve Filistinlilerin okul müfredatını ‘barış ve hoşgörü kültürünü’ esas alacak şekilde değiştirmesi halinde Trump’ın projesinin ‘Gazze Şeridi’ni gerçek bir rivieraya dönüştürmek için tarihi bir fırsat’ olacağını savundu.

Şarku’l Avsat’ın Yedioth Ahronoth’tan aktardığına göre yetkililer, projenin arkasında ‘engellenmesi zor, sağlam, profesyonel ve dengeli bir çekirdek oluşturan’ Amerikalı, Arap ve uluslararası isimlerden oluşan bir kadronun bulunduğunu ifade etti.

Ancak aynı yetkililer, Hamas’tan talep edilen hususun ‘taviz verilemeyecek belirleyici unsur’ olduğuna da dikkat çekti.

İlk görev

Barış Konseyi üyesi Yakir Gabay, projenin uygulanmasına ilişkin vizyonunu açıklarken, “İlk görev 70 milyon ton moloz ve patlayıcı kalıntısını temizlemek, geri dönüştürülebilecek malzemeleri değerlendirmek, yüzlerce kilometrelik tüneli yıkıp doldurmak ve Gazze sakinleri için dayanıklı çadırlar ile konteynerlerden oluşan geçici konutları hızla organize etmek olacak. Bu adımlar, altyapı ve konut inşasıyla eş zamanlı yürütülecek” dedi.

dfvfdv
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nın kuzeyinde, yerinden edilmiş kişiler için kurulan çadırlar (AFP)

Gabay, modern hastaneler, okullar, fabrikalar, tarım alanları, karayolu ve demiryolu ağları, enerji, su ve veri merkezleri ile bir liman ve havaalanı inşasını içeren ayrıntılı bir plan hazırlandığını belirtti.

Ortadoğu’da milyonlarca konut inşa etmiş deneyimli müteahhitlerin projeye dahil edileceğini kaydeden Gabay, ‘uygun maliyetli’ konut üretimi için finansmanın hazır olduğunu, yüz binlerce kişiye istihdam sağlanacağını ifade etti.

Konut ve iş alanlarının yanı sıra 200 otelin inşasının da planlandığını açıkladı.

Gabay ayrıca, bu çerçevede Jared Kushner’ın açıklamalarına atıfta bulunarak, Gazze’de Ali Şaas liderliğinde kurulan teknokrat hükümete ve yolsuzlukla mücadele konusunda sağlanan mutabakata dayandıklarını söyledi.

Yüksek teknoloji girişimcisi ve hükümete bağlı siber merkez danışmanı Liran Tancman ise Amerikalı, Arap ve Filistinli taraflarla iş birliği içinde modern teknolojik çözümler geliştirilmesini öngören bir planın uygulanmasından sorumlu olduğunu belirtti. Gazze Şeridi’nde internet altyapısının 2G’den beşinci nesil teknolojiye yükseltileceğini ve hizmetin halka ücretsiz sunulacağını vaat eden Tancman, Gazze Şeridi’nde üretilen mal ve ürünlerin yurt dışına ihracı için modern mekanizmaların oluşturulduğunu da açıkladı.

Yeni bir çağ

İsrailli yetkililer, Yedioth Ahronoth gazetesine yaptıkları açıklamada, Gazze Şeridi’nin yeniden imar planının fiilen Refah’ta başladığını ve üç yıl süreceğini bildirdi. İsrail’in halihazırda moloz temizleme çalışmalarını yürüttüğünü belirten yetkililer, ilk aşamada 500 bin kişiyi barındıracak 100 bin konut inşa edileceğini, yalnızca altyapı maliyetinin 5 milyar dolar olacağını ifade etti. Hedefin, Gazze Şeridi’ndeki tüm vatandaşlar için 400 bin konut inşa etmek olduğu; altyapı için 30 milyar dolar ve yeniden inşa için aynı tutarda kaynak öngörüldüğü kaydedildi.

vfdvfd
Gazze şehrindeki er-Rimal Mülteci Kampı’nda yerinden edilmiş bir kadın, seyyar su tankerlerinden doldurduğu iki su kabını taşıyor, 21 Şubat 2026 (AFP)

Gazete, Barış Konseyi’nden üst düzey bir üyenin, “Hamas planla olumlu şekilde etkileşime girerse bunun iyi bir karşılığı olur. İsrail’de liderleri için af çıkabilir, hatta silahları para karşılığında satın alınabilir. En önemlisi, Gazze ve halkı dünyaya açık ve bağlantılı yeni bir döneme geçer” ifadelerini aktardı.

Öte yandan The Times of Israel’e konuşan bir ABD’li yetkili, Yedioth Ahronoth’ta yer alan bilgilerin büyük bölümünü doğruladı. Yetkili, “Hamas silah bırakmayı kabul etmeden fon akışı başlamaz. Ancak İsrail’in de olumlu bir tutum sergilemesi gerekecek” dedi.

The Times of Israel’e konuşan bir Arap diplomat ise “Ortadoğu’da kibir tehlikeli olabilir” uyarısında bulunarak, ABD’nin Gazze’nin yeniden inşasını ve bölgede yeni bir teknokrat hükümet kurulmasını kapsayan planının ikinci aşamasının başarıya ulaşması için hem İsrail hem de Hamas üzerindeki sürekli baskının gerekli olacağını söyledi.

Bölgesel arabulucuların Hamas ile yürüttüğü silahsızlanma görüşmelerine de vakıf olduğu belirtilen diplomat, Washington’un bu konuda bir anlaşmaya varılabileceğine inanması için gerekçeler bulunduğunu aktardı.

Ancak diplomat, silahsızlanma sürecinin zaman alacağını ve Hamas’ın bazı üyelerinin, Gazze Şeridi’ni yönetmek üzere oluşturulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi gözetimindeki kamu sektörüne entegre edilmesini gerektireceğini ifade etti. İsrail’in bu çerçeveye karşı çıkmasının muhtemel olduğunu belirten diplomat, Tel Aviv yönetiminin söz konusu komitenin başarısını kolaylaştıracağı konusunda da ciddi şüpheler bulunduğunu dile getirdi.



Trump, Tahran'ı anlaşma ile “tam yıkım” arasında seçim yapmaya zorluyor

ABD Başkanı, dün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yaparken (AP)
ABD Başkanı, dün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yaparken (AP)
TT

Trump, Tahran'ı anlaşma ile “tam yıkım” arasında seçim yapmaya zorluyor

ABD Başkanı, dün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yaparken (AP)
ABD Başkanı, dün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yaparken (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, İran'ı bir anlaşmaya varmak ya da “tam yıkımla” karşı karşıya kalmak arasında seçim yapmakla karşı karşıya bıraktı.

Trump, yönetiminin Kongre ara seçimlerinin ardından Tahran'la yaşanan çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmaya varmasını beklediğini belirtirken, İran'ı müzakere masasına oturtmak amacıyla dünya ülkelerine ekonomik olarak İran'ı izole etme çağrısında bulundu.

Trump'ın konuşması, Washington'un bugün yürürlüğe koyacağını açıkladığı İran havacılık sektörüne yönelik yasağın başlamasından bir gün önce gerçekleşti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre söz konusu yaptırımlar, İranlı hava yolu şirketlerinin yanı sıra yurt dışında bu şirketlere hizmet sağlayan kuruluşları da hedef alıyor.


Trump, Venezuela'nın geçici devlet başkanıyla ilk yüz yüze görüşmesini gerçekleştirdi

ABD Başkanı Donald Trump ile Venezuela'nın geçici devlet başkanı Delcy Rodríguez, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ile Venezuela'nın geçici devlet başkanı Delcy Rodríguez, (AFP)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici devlet başkanıyla ilk yüz yüze görüşmesini gerçekleştirdi

ABD Başkanı Donald Trump ile Venezuela'nın geçici devlet başkanı Delcy Rodríguez, (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump ile Venezuela'nın geçici devlet başkanı Delcy Rodríguez, (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, bugün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantıları kapsamında Venezuela'nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez ile bir araya geldi. Beyaz Saray'a göre görüşme, iki isim arasındaki ilk yüz yüze görüşme oldu.

Beyaz Saray'dan bir yetkili, Trump'ın yanı sıra ABD'nin üst düzey bazı yetkililerinin de toplantıya katıldığını belirtti. Görüşmede Trump'ın başdanışmanı Stephen Miller, Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles, Hazine Bakanı Scott Bessent ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio da yer aldı.

Rodríguez'in bugün Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuşma yapması bekleniyor.

Trump, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada Venezuela'ya da değinerek, “ABD ile Venezuela'yı bir araya getirdiğimizde dünya petrolünün yüzde 60'ından fazlasına sahip oluyoruz” dedi. Trump ayrıca, “Ganimetler galibin olur” ifadesini kullandı.


Maduro'nun ardından: Delcy Rodriguez koltuğu bırakmak istemiyor

Delcy Rodriguez, yarın 2018'den bu yana Venezuelalı bir liderin yüz yüze katılacağı ilk BM Milletler Genel Kurulu konuşmasını yapacak (Reuters)
Delcy Rodriguez, yarın 2018'den bu yana Venezuelalı bir liderin yüz yüze katılacağı ilk BM Milletler Genel Kurulu konuşmasını yapacak (Reuters)
TT

Maduro'nun ardından: Delcy Rodriguez koltuğu bırakmak istemiyor

Delcy Rodriguez, yarın 2018'den bu yana Venezuelalı bir liderin yüz yüze katılacağı ilk BM Milletler Genel Kurulu konuşmasını yapacak (Reuters)
Delcy Rodriguez, yarın 2018'den bu yana Venezuelalı bir liderin yüz yüze katılacağı ilk BM Milletler Genel Kurulu konuşmasını yapacak (Reuters)

Venezuela'nın geçici devlet başkanı Delcy Rodriguez, ABD Başkanı Donald Trump'la arasını iyi tutarak iktidarını pekiştirmek istiyor.

Rodriguez, ABD'nin New York kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu kapsamında bugün Trump'la bir araya gelecek. 

57 yaşındaki siyasetçi, ABD ordusunun ocak ayında Venezuela'ya baskın düzenleyerek Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i kaçırmasının ardından ülkenin başına geçmişti.

Trump, Venezuela'yla "dünya tarihinin en büyük petrol anlaşmasını" yaptıklarını geçen ay duyurmuştu. Cumhuriyetçi lider, ABD'nin özel sektörle kurulan ortaklık aracılığıyla Venezuela'daki 65 milyar varilden fazla petrol rezervinin büyük bölümü üzerinde kontrol sağladığını açıklamıştı.

Venezuela'da solcular anlaşmaya karşı protestolar düzenlerken, Rodriguez sözleşmeyi savunmuştu.

Financial Times'ın aktardığına göre ocak ayından beri ülkenin petrol gelirlerini kontrol eden ABD yönetimi, ülkede faaliyet gösteren Çinli ve Rus firmalara ödeme yapılmasını da engelliyor.

Analizde, Rodriguez açısından Washington'la yakın ilişki kurmanın, Venezuela'da iktidarını sağlamlaştırmasına yardımcı olabileceğine işaret ediliyor.

Venezuela Anayasası'nda geçici devlet başkanlığı için öngörülen 180 günlük süre temmuzda dolmuştu. Analize göre Rodriguez, Trump'la kişisel bağlarını güçlendirerek kendisini koltuğundan edebilecek seçimleri mümkün mertebe ertelemek istiyor.

Yakın tarihli bir ankette net onay puanı eksi 36'ya gerileyen Rodriguez, ekonomik toparlanma sağlayabilirse kendisini ülkenin eski lideri Hugo Chavez'in etkili ve teknokrat bir halefi olarak sunmayı deneyebilir.

Muhalefet ise Washington'la yapılan anlaşmaların Rodriguez'i Trump açısından vazgeçilmez hale getirmesinden endişeli.

Venezuela'da muhalefetin önde gelen isimlerinden Henrique Capriles, Karakas ve Washington arasındaki petrol anlaşmalarını sıkça eleştiriyor.

Capriles, "Venezuela'da petrol sektörünü yok eden aynı kişilerle bu sektörü yeniden canlandırmaya çalışmayı anlamak mümkün değil" diyor.

Modern Diplomacy'deki analizde de ABD'nin, ülkenin petrol endüstrisinde "doğrudan ekonomik çıkarlar elde etmeye başladığına" dikkat çekiliyor. Trump yönetiminin, "askeri ve siyasi bir müdahale olarak başlayan süreci, onlarca yıl sürebilecek bir duruma dönüştürdüğü" ifade ediliyor.

Independent Türkçe, Financial Times, Modern Diplomacy