Araştırma: Çin Devlet Başkanı’nın orduyu tasfiye etme kampanyası, ordunun savaşa hazır olup olmadığı konusunda şüphe uyandırıyor

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ordu birliklerini teftiş ederken (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ordu birliklerini teftiş ederken (Reuters)
TT

Araştırma: Çin Devlet Başkanı’nın orduyu tasfiye etme kampanyası, ordunun savaşa hazır olup olmadığı konusunda şüphe uyandırıyor

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ordu birliklerini teftiş ederken (Reuters)
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ordu birliklerini teftiş ederken (Reuters)

Washington merkezli bir düşünce kuruluşu olan Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS), Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in orduyu yeniden yapılandırmak amacıyla yürüttüğü tasfiye kampanyasının, ‘en deneyimli liderlerin görevden alınmasına’ yol açtığını belirtti. Şarku’l Avsat’ın New York Times’tan aktardığına göre bu durum, Pekin’in kendi topraklarının parçası olarak gördüğü Tayvan ile savaş da dahil olmak üzere, Çin’in savaşa hazır olup olmadığı konusunda şüphe uyandırdı.

CSIS, söz konusu kampanyanın ‘son dört yıl içinde herhangi bir açıklama yapılmaksızın tutuklanan, görevden alınan veya tamamen ortadan kaybolan onlarca subayı etkilediğini’ kaydetti.

Dün yayımlanan çalışmada, bu kayıpların, Şi Cinping’in orduyu yeniden yapılandırma kampanyasının ne denli geniş çaplı olduğunu ortaya koyduğu ve geçtiğimiz ay ordudaki en yüksek rütbeli subay olan Merkez Askeri Komisyonu Başkan Yardımcısı Zhang Youxia’nın görevden alınmasıyla doruğa ulaştığı vurgulandı.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Çinli askeri liderlerle yaptığı toplantı sırasında (Çin ordusu)Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Çinli askeri liderlerle yaptığı toplantı sırasında (Çin ordusu)

Araştırmada, 2022’den bu yana yaklaşık 100 üst düzey subayın etkisiz hale getirildiği veya ortadan kaybolduğu, bunun da ordunun üst kademelerini zayıflattığı ve Çin’in savaş kapasitesine dair soru işaretleri yarattığı ifade edildi. Aralarında, ordunun eğitim bölümünü yöneten ve muharebe eğitimlerini modernize etme çabalarıyla takdir toplayan bir subay ile uzun süre Çin Devlet Başkanı’nın baş askeri danışmanı olarak görev yapmış bir isim de bulunuyordu.

CSIS Çin Gücü Projesi Direktörü Bonny Lin, bulguları değerlendirirken şunları kaydetti: “Kısa vadede, mevcut büyük boşluklar nedeniyle Çin’in Tayvan’a karşı geniş çaplı askerî harekât düzenlemesi son derece zor olacak.”

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde Çin askerî meseleleri uzmanı olarak verileri analiz eden Taylor Fravel, tasfiye edilen subayların ordunun üst yönetiminin yaklaşık yarısını oluşturduğunu belirtti. Bunların arasında üst düzey komutanlar, merkezi yönetim birimlerinin liderleri ve yardımcıları ile Çin’in beş askeri bölgesinin yöneticileri yer alıyor.

Fravel, bu subayların yerine yenilerini atamanın kolay olmayacağını, çünkü tasfiyelerin, Devlet Başkanı ve Çin Komünist Partisi’ne mutlak sadakat, yeterli beceri ve deneyimin en uygun bileşimini taşıyan aday sayısını önemli ölçüde azalttığını vurguladı.

Ayrıca bir subayın terfi edilebilmesi için mevcut rütbesinde genellikle üç ila beş yıl hizmet etmiş olması gerektiğini ifade etti.

Fravel sözlerini şöyle sürdürdü: “Şi Cinping bu kişilerin tamamını tasfiye etti ve bu durum açıkça, onların kendisine ve partiye sadakat göstermedikleri izlenimini veriyor. Ancak istediği orduyu oluşturabilmek için deneyime de ihtiyaç var. Bu kişileri şimdi nereden bulacak? Bu artık çok daha zor.”

Araştırmaya göre, tasfiyeler kademeli olarak başladı. 2022’de bir üst düzey subay ortadan kayboldu. 2023’te bu sayı 14’e yükseldi; bu subaylar ya görevden alındı ya da kayboldu. 2024’te ise 11 subay daha aynı akıbeti yaşadı. Geçen yıl sürecin boyutu bir ‘fırtınaya’ dönüştü: Yaklaşık 62 subay görevden alındı.

Bazı tasfiye edilen subayların yükselişinde Şi Cinping’in kendisinin rolü olduğu belirtiliyor; bu kişiler, üst düzey liderlikte geleceğin komutanları olarak değerlendiriliyordu.

Bunlar arasında, birlik eğitimini modernize etme çalışmalarıyla tanınan Wang Peng, ordunun yönetiminde başkan yardımcısı olarak görev yapan Zhong Shaojun ve Çin’in Tayvan’a yönelik olası saldırısında liderlik edecek Lin Xiangyang yer alıyor. Her ne kadar bu boş pozisyonları doldurabilecek başka nitelikli subaylar bulunsa da tasfiye dalgasının askerî kademeler üzerinde zincirleme etkiler yaratabileceği ifade ediliyor. Soruşturmaların kapsamı genişledikçe, terfilerin de daha titiz bir incelemeye tabi tutulması bekleniyor.

Şi Cinping geçen yılın sonlarında üst düzey askerî liderlikte bazı boşlukları doldurdu; Doğu Tiyatro Komutanlığı (Tayvan sorumluluğu) ve Merkezi Tiyatro Komutanlığı’na (Pekin’in korunması sorumluluğu) yeni isimler atadı. Ancak, orduyu denetleyen en yüksek organ olan Merkez Askeri Komisyonu’na yeni liderlerin atanacağı tarih hakkında henüz bir gösterge bulunmuyor.



Kuzey Kore, sınır bölgesindeki mayın patlamalarına ilişkin gerilimin ortasında balistik füze denemesi gerçekleştirdi

Kuzey Kore'nin, yeri açıklanmayan bir bölgede geliştirilmiş 240 milimetrelik güdümlü füzenin fırlatılışına ilişkin yayımladığı fotoğraf (AFP)
Kuzey Kore'nin, yeri açıklanmayan bir bölgede geliştirilmiş 240 milimetrelik güdümlü füzenin fırlatılışına ilişkin yayımladığı fotoğraf (AFP)
TT

Kuzey Kore, sınır bölgesindeki mayın patlamalarına ilişkin gerilimin ortasında balistik füze denemesi gerçekleştirdi

Kuzey Kore'nin, yeri açıklanmayan bir bölgede geliştirilmiş 240 milimetrelik güdümlü füzenin fırlatılışına ilişkin yayımladığı fotoğraf (AFP)
Kuzey Kore'nin, yeri açıklanmayan bir bölgede geliştirilmiş 240 milimetrelik güdümlü füzenin fırlatılışına ilişkin yayımladığı fotoğraf (AFP)

Güney Kore, bugün yaptığı açıklamada, Kuzey Kore’nin en az bir balistik füze fırlattığını duyurdu. Fırlatma, Pyongyang’ın Güney Kore’yi askerden arındırılmış bölgede meydana gelen mayın patlaması nedeniyle özür talep ettiği için “aşağılık” olmakla suçlamasından bir gün sonra gerçekleşti.

Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Ordumuz, Kuzey Kore’nin Wonsan bölgesinden Doğu Denizi’ne doğru bir balistik füze fırlatıldığını tespit etti” denildi. Açıklamada, Japon Denizi için Korece kullanılan “Doğu Denizi” ifadesine yer verildi.

Pyongyang, geçen ay askerden arındırılmış bölgede üç Güney Koreli askerin yaralanmasına yol açan kara mayını patlamasından sorumlu olmadığını açıkladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre iki Kore’yi 1953’te imzalanan ateşkes anlaşmasından bu yana ayıran askerden arındırılmış bölge, tampon bölge niteliğinde ve yoğun şekilde mayınlarla döşenmiş durumda.

Seul yönetimi ve Birleşmiş Milletler Gücü Komutanlığı, patlamaya Kuzey Kore tarafından döşenen ve sınırın Güney Kore tarafında bulunan mayınların neden olduğunu bildirdi.

Güney Kore ordusu, haftanın başında Kuzey Kore’den resmî olarak özür dilemesini talep etmişti.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung ise ertesi gün, diyalog yanlısı politikası doğrultusunda Pyongyang’a müzakerelere dönme çağrısında bulundu.

Ancak Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un nüfuzlu kız kardeşi Kim Yo-jong, dün Seul yönetimini “aşağılık” olarak nitelendirdi ve ülkesinin mayın patlamasıyla herhangi bir bağlantısı olduğunu reddetti.


Pakistan, Afganistan’a hava saldırıları düzenledi... Kabil, aralarında kadın ve çocuklar olduğu 9 kişi öldü

Taliban’ın Helmand vilayetinde yaptığı açıklamaya göre, Pakistan’ın düzenlediği hava saldırısında hasar gören bir ev. (Reuters)
Taliban’ın Helmand vilayetinde yaptığı açıklamaya göre, Pakistan’ın düzenlediği hava saldırısında hasar gören bir ev. (Reuters)
TT

Pakistan, Afganistan’a hava saldırıları düzenledi... Kabil, aralarında kadın ve çocuklar olduğu 9 kişi öldü

Taliban’ın Helmand vilayetinde yaptığı açıklamaya göre, Pakistan’ın düzenlediği hava saldırısında hasar gören bir ev. (Reuters)
Taliban’ın Helmand vilayetinde yaptığı açıklamaya göre, Pakistan’ın düzenlediği hava saldırısında hasar gören bir ev. (Reuters)

Pakistan, iki ülkenin bugün yaptığı açıklamalara göre gece saatlerinde Afganistan’ın iki bölgesine hava saldırıları düzenledi. Afganistan ise saldırılarda aralarında kadın ve çocukların olduğu 9 hayatını kaybettiğini, 11 kişinin de yaralandığını açıkladı. Şarku’l Avsatın DPA’dan aktardığına göre saldırılarda siviller de zarar gördü.

Pakistan Enformasyon Bakanlığı, saldırıların iki noktadaki militan sığınaklarını hedef aldığını ve “ilk raporlara” göre 22 militanın öldürüldüğünü açıkladı. Taraflardan herhangi birinin açıkladığı can kaybı bilançosu henüz bağımsız olarak doğrulanamadı.

Pakistan, İslamabad’ın Afganistan’ı, topraklarını Pakistan’a yönelik saldırılar düzenlemek için kullanan militanlara barınak sağlamakla suçladığı komşu ülkeye “planlı ve hesaplanmış” hava saldırıları düzenlediğini bildirdi.

Pakistan Enformasyon Bakanlığı, X platformunda yaptığı paylaşımda, “güvenilir istihbarat bilgileri doğrultusunda Afganistan içinde iki noktada, ‘Fitne-i Havaric’, ‘Fitne-i Hind’ ve bunlarla bağlantılı gruplara ait terör kampları ve sığınaklarına yönelik hassas ve belirli hedeflere dönük operasyonlar gerçekleştirildiğini” belirtti.

Saldırılar, iki ülke arasındaki sınır hattında çatışmaların sıklaşmasının ardından gerçekleşti. Pakistan, yılın başlarında gerilimin keskin biçimde artmasından bu yana Afganistan topraklarına defalarca hava saldırısı düzenledi. İki ülke arasında sınır boyunca militanların faaliyetleri konusunda uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar bulunuyor.

Birleşmiş Milletler’in Afganistan Misyonu, geçen hafta yıl başından bu yana sınır ötesi şiddet olayları nedeniyle Afganistan’da bin 100’den fazla sivilin öldüğünü veya yaralandığını belgelediğini açıkladı.

Pakistan sivilleri hedef aldığını reddederken, saldırılarının ülke içinde eylemler gerçekleştiren militanlara yönelik olduğunu savunuyor. Afganistan ise militanlara barınak sağladığı yönündeki suçlamaları reddediyor.


Güney Kore’den Ukrayna’ya ‘Gizlilik ihlali’ tepkisi: Resmî özür talep edildi

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından paylaşılan, Ukrayna askerlerince esir alınan bir Kuzey Kore askerine ait fotoğraf (Zelenskiy'nin X hesabı)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından paylaşılan, Ukrayna askerlerince esir alınan bir Kuzey Kore askerine ait fotoğraf (Zelenskiy'nin X hesabı)
TT

Güney Kore’den Ukrayna’ya ‘Gizlilik ihlali’ tepkisi: Resmî özür talep edildi

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından paylaşılan, Ukrayna askerlerince esir alınan bir Kuzey Kore askerine ait fotoğraf (Zelenskiy'nin X hesabı)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından paylaşılan, Ukrayna askerlerince esir alınan bir Kuzey Kore askerine ait fotoğraf (Zelenskiy'nin X hesabı)

Güney Kore, Rus saflarında savaşırken esir alınan iki Kuzey Koreli askerin nakline ilişkin gizlilik anlaşmasını ihlâl eden Ukrayna’dan resmî özür talep etti.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmada ülkesinin iki Kuzey Koreli askeri Güney Kore’ye naklettiğini açıklayarak "Onları canlı ele geçirmek kolay olmadı" ifadelerini kullandı.

Zelenskiy’nin bu açıklamasına X platformu üzerinden yanıt veren Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, "Ukrayna tarafının anlaşmayı ihlal ederek bu durumu neden kamuoyuna açıkladığını anlamıyorum" diyerek yaşanan hayal kırıklığını dile getirdi.

Zelenskiy’nin danışmanlarından Dmytro Lytvyn ise Ukrayna’nın "açık bir devlet" olduğunu belirterek, askerlerin gizlice teslim edilmesine şaşırdıklarını ifade etti. Lytvyn gazetecilere yaptığı açıklamada, "Hikâye uzun ve ayrıntılı olsa da biz sadece Kore Cumhuriyeti’ne gönderildikleri gerçeğini açıkladık" dedi.

Ancak Güney Kore Cumhurbaşkanlığı Basın Başsekreteri Song Ki-hong yaptığı açıklamada, "Ukrayna tarafının iki ülke arasındaki gizlilik anlaşmasını ihlal ederek bilgileri tek taraflı olarak ifşa etmesi son derece ciddi bir durumdur" değerlendirmesinde bulundu.

Song, "Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisinin gizlilik anlaşması olmadığına dair asılsız iddiası, iki ülke hükümetleri arasındaki güveni ciddi şekilde sarsmakta ve dostane ilişkilere büyük zarar vermektedir" diyerek, Seul’ün "resmî bir açıklama ve özür" talep ettiğini duyurdu. Song ayrıca Seul yönetiminin konuya ilişkin "gerekli görülebilecek ilave tedbirleri" değerlendirdiğini belirtti.

Ukrayna, geçen yılın başlarında Pyongyang’ın Rus güçlerini desteklemek üzere sahaya sürdüğü birlikler arasında yer alan iki Kuzey Kore askerini esir almıştı. Güney Koreli bir milletvekili daha önce yaptığı açıklamada, söz konusu iki askerin Güney Kore’de "normal bir yaşam" sürdürme isteklerini dile getirdiklerini belirtti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Güney Kore Anayasası uyarınca, Kuzey Kore sakinleri de dâhil olmak üzere bütün Koreliler Güney Kore vatandaşı kabul ediliyor.