ABD baskısı altındaki Küba'dan "acil değişim" açıklaması

Küba devriminin önderi Fidel Castro, 2016'da ölse de izleri silinmedi (AP)
Küba devriminin önderi Fidel Castro, 2016'da ölse de izleri silinmedi (AP)
TT

ABD baskısı altındaki Küba'dan "acil değişim" açıklaması

Küba devriminin önderi Fidel Castro, 2016'da ölse de izleri silinmedi (AP)
Küba devriminin önderi Fidel Castro, 2016'da ölse de izleri silinmedi (AP)

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel pazartesi yaptığı açıklamada ülkenin ekonomik modelinde "acil" değişim çağrısında bulundu.

Ülkenin devlet medyasının aktardığına göre 65 yaşındaki lider, Bakanlar Kurulu'na yaptığı konuşmada belediyelere ve özel sektöre daha fazla özerklik verilmesinin gerekli olduğunu savundu. 

"Makroekonomik istikrar" için belediyelerin özel sektörle ortaklıklarını artırması ve dış yatırım çekmesinden yana olduğunu açıkladı:

Belediyeler doğrudan yabancı yatırımı, dövize dair kendi kapalı devre sistemlerini, devletle devlet dışı aktörler arasındaki ekonomik ortaklıkları yönetmeli. Yerel üretim sistemlerini tasarlamalı ve önermeliler. Yurtdışındaki Kübalıların yatırımlarını idare etmeliler.

Diaz-Canel, "devlet aygıtının yeniden boyutlandırılması" ve enerji sektörüne daha fazla dış yatırımın önemine dikkat çekti.  

2019'dan beri görevini sürdüren siyasetçi, "Ekonomik ve sosyal modelimize yönelik en acil ve gerekli değişiklikleri uygulamaya derhal odaklanmalıyız" dedi. 

Küba devlet medyası, Başbakan Manuel Marrero Cruz'un gıda üretiminin artırılması ve elektrik şebekesinin yenilenmesinin önemine dikkat çektiğini aktardı.

Çok enerji tüketen kuruluşların, bunun yarısını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlaması gerekliliği de Bakanlar Kurulu toplantısında dile getirildi.

Küba, 2021'den beri özel sektörün kuvvetlenmesine daha çok izin veriyor. 

Ancak New York Times'ın konuştuğu uzmanlar, devlet ekonomiden ellerini daha fazla çekmeden ve daha net planlar sunmadan gerekli değişimlerin gerçekleşemeyeceğini savunuyor. 

Küba, Donald Trump yönetiminin hamleleri nedeniyle enerji kıtlığı ve elektrik kesintileriyle boğuşuyor.

Trump geçen hafta yaptığı açıklamada "Küba büyük bir sıkıntı içinde. Bizimle görüşüyorlar ve belki de dostane şekilde yönetimi devralma gerçekleşir" ifadelerini kullanmıştı.

Birleşmiş Milletler, enerji ihtiyacının karşılanmaması durumunda ülkede insani kriz ilan edilebileceğini vurguluyor.

Onlarca yıldır ABD ambargosu altındaki Küba'da yaşam, Donald Trump'ın Venezuela petrolüne el koymasıyla iyice zorlaştı.

Bölgeden gelen haberlere göre yakıt kıtlığı nedeniyle çöp kamyonlarının çalışamadığı başkent Havana'da sokaklar atıkla doldu.

Küba yönetimi azalan yakıt kaynaklarını karneye bağladı, toplu taşımayı kısıtladı ve işçileri izne çıkardı. 

Halkın temel gıda malzemelerine erişiminin iyice zorlaştığı, bazı bölgelerdeki okullarda eğitim saatlerinin de azaltıldığı ifade ediliyor. 

Amerikan özel harekat ekipleri, aylar süren askeri yığınağın ardından 3 Ocak'ta Venezuela'ya operasyon düzenlemiş, başkent Karakas'ı bombalarken Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i de gece baskınıyla kaçırmıştı.

Trump, 29 Ocak'ta imzaladığı kararnameyle Küba'yı "ulusal güvenliğe olağanüstü tehdit" diye niteleyerek, adaya petrol tedarik eden ülkelere yeni gümrük vergileri uygulanacağı tehdidini savurmuştu.

Havana yönetiminin geriye kalan tek büyük petrol tedarikçisi Meksika'ydı. Ancak petrol sevkıyatlarının insani yardım olduğunu belirterek tedarike devam edeceklerini söyleyen Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, Washington'ın baskısı karşısında geri adım atmak zorunda kaldı.

Miguel Diaz-Canel, 6 Şubat'taki açıklamasında, aralık ayından beri dışarıdan yakıt alamadıklarına dikkat çekerek, "Bu, bizi tamamen boğmak anlamına geliyor. Direnmezsek ne yapacağız, teslim mi olacağız?" demişti.

ABD Hazine Bakanlığı geçen hafta kısıtlamaları hafifletse de adadaki ekonomik kriz ve enerji sorunlarının sürmesi bekleniyor.

Independent Türkçe, New York Times, Washington Post, Granma



İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor
TT

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İran savaşı ‘yeni bir aşamaya’ giriyor... Uzmanlar Meclisi Hamaney’in halefini seçiyor

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, savaşın yeni bir aşamaya girdiğini duyurdu. Zamir, “Sürpriz saldırı aşamasını başarıyla tamamladık. Bu süreçte hava üstünlüğünü sağladık ve balistik füze ağını etkisiz hale getirdik. Şimdi operasyonun yeni aşamasına geçiyoruz” ifadelerini kullandı.

İran devlet televizyonunun bugün aktardığı bilgilere göre söz konusu açıklama, ülkedeki Liderlik Konseyi’nin yeni Dini Lider’in seçimini yapacak Uzmanlar Meclisi toplantısının nasıl gerçekleştirileceğini tartışmak üzere bir araya geldiğini bildirmesiyle aynı zamana denk geldi. Liderlik Konseyi tarafından yapılan açıklamada, Dini Lider seçim takvimi veya Uzmanlar Meclisi’nin oylamayı yüz yüze mi yoksa uzaktan mı yapacağına dair bir bilgi verilmedi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump dün akşam telefonla katıldığı NBC News mülakatında, İran’a kara kuvveti gönderilmesini ‘zaman kaybı’ olarak nitelendirdi. Trump, “Her şeyi kaybettiler. Deniz filolarını kaybettiler. Kaybedebilecekleri her şeyi kaybettiler” şeklinde konuştu.


İran savaşının dumanı Gazze Şeridi’nin yolunu kaplıyor

İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
TT

İran savaşının dumanı Gazze Şeridi’nin yolunu kaplıyor

İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)
İran’dan fırlatılan bir füze, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nın üzerinden geçerken görüldü. (AFP)

ABD-İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaş gündemdeyken, Gazze Şeridi karmaşık bir süreçle karşı karşıya. Ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasının uygulanmasına yönelik siyasi adımlar şu ana kadar duraklamış durumda.

Hamas ve diğer Filistinli gruplar, Donald Trump’ın planının ikinci aşamasına daha hızlı geçmeyi hedefliyordu. Ancak İran’a yönelik savaş, bu süreci belirsizliğe sürükledi.

Ateşkes anlaşmasının ardından İsrail, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin bölgeye girerek hükümet görevlerini devralmasını engelledi. Ayrıca, grupların silahsızlandırılmasına yönelik baskıyı sürdürdü. İran’a karşı yürütülen savaş, tüm bu sürecin daha da aksamasına yol açtı.

Arabulucularla sınırlı iletişim

Hamas’ın yetkililerine dayandırılan haberlere göre, Gazze Şeridi’ndeki durumla ilgili arabulucularla sınırlı ve kısmi bir iletişim sürüyor. Yetkililerden biri, özellikle Katar ve Türkiye’nin savaş krizine yoğunlaştığını ve bu nedenle sürece daha fazla dahil olduklarını, Mısır aracılığıyla iletişimin ise hâlâ takip edildiğini, ancak Mısır’ın da bölgesel durumla ilgilenmekte olduğunu belirtti.

sxcdfgt
Gazze şehrinde yerinden edilmiş Filistinlilerin çadırları (Reuters)

Hamas kaynakları, İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana hareketin liderliği ile ABD yönetimi arasında doğrudan veya arabulucular üzerinden herhangi bir yeni iletişim kurulmadığını ifade etti. Ayrıca, silah meselesiyle ilgili olarak da harekete resmi bir öneri sunulmadığı vurgulandı.

Kaynaklar, mevcut savaşın Gazze Şeridi’ndeki durumu etkileyebileceğine dair endişelerini gizlemiyor. İsrail, arabulucuların müdahalesiyle ABD talebi üzerine yeniden açılan sınır kapılarını kapatarak durumu kendi lehine kullanmaya çalıştı. Uzun sürecek bir savaşın Gazze dosyasını daha da olumsuz etkileyebileceği, özellikle de İran’la yapılacak müzakereler sırasında Filistin meselesinin daha uzun süre göz ardı edilebileceği kaydedildi.

Tek taraflı kınama

İran’a yönelik savaşın başlamasından bu yana, Hamas ve diğer Filistinli gruplar, Tahran’a düzenlenen saldırıları ve Ali Hamaney suikastını kınadı. Ancak Körfez ülkelerine yönelik saldırılar konusunda hareket, ne resmi açıklama ne de bireysel yorumlar aracılığıyla bir tutum sergilemedi.

Hamas liderlerinin, bazı gazetecilerin bu saldırılara ilişkin sorularına yanıt vermekten kaçındığı gözlendi.

Hamas kaynakları, hem Gazze içinden hem de dışından, hareketin şu anda ‘yaşananlara karşı sessiz kalmayı’ tercih ettiğini belirtiyor. Liderler, herhangi bir pozisyon almanın ileride kendileri aleyhine yorumlanabileceğini düşündükleri için, yalnızca İran’a yönelik saldırıları kınamayı uygun gördü.

Bir kaynak, Hamas liderliğinin Körfez ülkelerine karşı İran’ın saldırılarını kınayamayacağını kabul ediyor. Bunun nedeni, İran’ın bu saldırıların yalnızca bölgedeki ABD üslerini hedef aldığını öne sürmesi ve Körfez ülkelerinin de bu saldırıları kendi güvenlikleri açısından değerlendirmesi.

Kaynak, Hamas’ın ‘tüm taraflarla ilişkilerini korumaya önem verdiğini’ ve bölgedeki devam eden askeri savaş ortamında kendini siyasi çatışmaların içine çekmek istemediğini belirtti.

Bu tutum, Hamas içinde sahadaki ve tabandaki kesimlerde farklı yansımalar oluşturdu; saldırılara ilişkin görüşler bölünmüş durumda.

Ancak Filistinli grupların medya alanında, ‘yönlendirmeler sürekli olarak İran’ın savaş anlatısına güçlü destek verilmesini’ öngörüyor.

Hamas’ın çeşitli platformlarında, merhum Yahya Sinvar’ın konuşmaları düzenli olarak paylaşılıyor. Sinvar, 7 Ekim 2023 öncesi yaptığı bir konuşmada ‘bölgesel bir savaşın olacağını’ belirtmişti.

Gazze Şeridi’nde Hamas ve diğer Filistinli grupların kontrolünde bulunan bölgelerdeki camilerde, İran’a destek için duaların yoğunlaştığı gözlemleniyor.

Hamas liderliğinin, bölgedeki saldırılar nedeniyle güvenlik önlemlerini sıkılaştırdığı öğrenildi. İsrail’in liderliğe yönelik ani bir saldırı yapabileceği korkusu hâkim. Bu endişe, dün sabah, Lübnan’daki Kassam Tugayları üyelerinden biri olan Vesim el-Ali’nin el-Bedavi Mülteci Kampı’ndaki bir konut saldırısında öldürülmesiyle pekişti. El-Ali’nin kardeşi de yaklaşık bir yıl önce benzer bir saldırıda hayatını kaybetmişti.


Trump: İran'la "koşulsuz teslimiyet" dışında hiçbir anlaşma yok

Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)
TT

Trump: İran'la "koşulsuz teslimiyet" dışında hiçbir anlaşma yok

Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)
Tahran'ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Pasteur bölgesine düzenlenen hava saldırılarının ardından duman yükseliyor (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile herhangi bir anlaşmanın ancak "koşulsuz teslimiyetinden" sonra mümkün olacağını söyledi.

Savaş yedinci gününe girerken, bugün Tahran'daki altyapıya yönelik yaygın saldırılar başladı; İran ise Tel Aviv'in kalbini füzelerle hedef aldığını açıkladı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, bir sonraki aşamanın İran için "harika ve kabul edilebilir" bir liderlik seçmeyi içereceğini belirterek, Amerika Birleşik Devletleri'nin müttefikleri ve ortaklarıyla birlikte İran'ı yıkımın eşiğinden kurtarmak ve ekonomisini her zamankinden daha büyük, daha iyi ve daha güçlü hale getirmek için çalışacağını kaydetti.

Trump, "İran'ı Yeniden Büyük Yapalım" sloganını kullanarak, "İran'ın parlak bir geleceği olacak" ifadelerini kullandı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Trump ajansa verdiği bir röportajda, Yüksek Lider Ali Hamaney'in oğlu ve babasının en muhtemel halefi olarak görülen sertlik yanlısı Mücteba Hamaney'in beklenmedik bir seçim olduğunu söyledi. Telefonla yaptığı görüşmede, "İran'ı geleceğe taşıyacak kişiyi seçme sürecine dahil olmak istiyoruz" dedi. "Her beş yılda bir bunu tekrarlamak zorunda değiliz... Halk ve ülke için iyi olan birini istiyoruz" şeklinde konuştu.