Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 2026 sezonu başlıyor

2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)
2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)
TT

Motor sesleri geri dönüyor: Formula 1 2026 sezonu başlıyor

2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)
2016'dan beri ilk kez pistte 11 takım izleyeceğiz (Reuters)

Adrenalin'den herkese merhaba, bu hafta Formula 1 2026 sezonu başlıyor ve biz de ilk yarış öncesinde takımların son durumunu inceliyoruz.

Formula 1'de yeni sezon başladı ve bu yıl pistlerde sadece rekabet değil, aynı zamanda köklü bir dönüşüm de göreceğiz.

2026 sezonu, motor teknolojisinden aerodinamik kurallara kadar birçok alanda yapılan değişikliklerle sporun yakın tarihindeki en büyük yenilenmelerden birini temsil ediyor.

Yeni teknik düzenlemeler, farklı güç dengeleri ve güncellenen pilot kadrolarıyla birlikte bu sezon, hem taraftarlar hem de takımlar için yeni bir başlangıç.

Uluslararası Otomobil Federasyonu’nun (FIA) hazırladığı yeni teknik paket, Formula 1’in daha sürdürülebilir ve rekabetçi bir geleceğe yönelmesini amaçlıyor. 

Motorların elektrik gücü önemli ölçüde artırılıyor ve yakıtlar tamamen sürdürülebilir kaynaklardan elde ediliyor. 

Bu değişiklikler yalnızca çevresel hedeflere hizmet etmiyor, aynı zamanda üretici markaların spora olan ilgisini de artırıyor. 

Audi’nin spora resmen giriş yapması ve bazı üreticilerin motor projelerini büyütmesi, Formula 1’in yeni teknolojinin vitrini olma özelliğini koruduğunu gösteriyor.

Aerodinamik kurallar da ciddi biçimde değişiyor. Daha hafif araçlar, aktif aerodinamik parçalar ve sürtünmeyi azaltan tasarımlar sayesinde araçların düzlüklerde daha hızlı, virajlardaysa daha dengeli olması hedefleniyor. 

Bu düzenlemeler, özellikle geçişlerin daha sık yaşandığı bir yarış ortamı yaratmayı amaçlıyor. Son yıllarda zaman zaman eleştirilen "takip edememe" sorununun bu yeni araçlarla önemli ölçüde azalması bekleniyor.
 

hy
 (F1)

Son yılların en baskın takımlarından Red Bull, yeni döneme de favorilerden biri olarak giriyor. Max Verstappen hâlâ pistlerin en dominant pilotlarından biri ve takımın teknik istikrarı büyük avantaj sağlıyor. 

Ancak yeni motor kuralları, Red Bull’un üstünlüğünü sınayabilir. Takım bu sezon kendi güç ünitesi projesini geliştirmeye devam ederken, rekabetin daha sıkı olması bekleniyor.

Red Bull’un en büyük avantajı, teknik ekibin uzun süredir birlikte çalışıyor olması. Aerodinamik departmanın yaratıcılığı ve Verstappen’in yarış zekası birleştiğinde takım hâlâ şampiyonluk denkleminde güçlü bir konumda duruyor.

Red Bull'daki en büyük beklenti, ikinci pilot Isack Hadjar'ın geçmiş yıllarda yaşananların aksine Max Verstappen'in hızını yakalayıp takıma daha fazla puan kazandırması. 

Ferrari cephesinde beklentiler yine yüksek. Charles Leclerc ve Lewis Hamilton, Maranello’nun yeni teknik paketiyle şampiyonluk yarışına geri dönmesini hedefliyor. 

Ferrari son yıllarda hız açısından rekabetçi olsa da stratejik hatalar ve tutarsız performanslar nedeniyle aradığı istikrarı bulmakta zorlanıyor.

2026 kuralları, Ferrari için yeni bir başlangıç fırsatı sunuyor. Takımın motor geliştirme konusundaki tarihi gücü düşünüldüğünde, hibrit güç ünitesindeki değişikliklerin Ferrari’ye avantaj sağlayabileceği konuşuluyor. 

Taraftarların beklentisi ise her zamanki gibi net: Şampiyonluk.

Mercedes, uzun süre dominasyon kurduğu yılların ardından son sezonlarda yeniden yapılanma sürecine girdi. Ancak takımın mühendislik kapasitesi hâlâ organizasyonun en güçlülerinden biri olarak kabul ediliyor. 2026 düzenlemeleri, özellikle motor teknolojisindeki değişiklikler nedeniyle Mercedes’e yeniden zirveye oynama fırsatı sunabilir.

Takımın stratejik yaklaşımı son yıllarda daha sabırlı bir yapıya evrildi. Mercedes yönetimi, yeni kurallarla birlikte sporun güç dengesinin yeniden şekillenebileceğine inanıyor.

Son yıllarda istikrarlı biçimde gelişen, bunu takım ve pilotlar şampiyonluğuyla taçlandıran McLaren, artık orta sıraların değil üst grubun kalıcı takımlarından biri olarak görülüyor. 

Son şampiyon Lando Norris ve Oscar Piastri'den oluşan genç ve hızlı pilot kadrosu, aerodinamik anlamda güçlü araçlarıyla birleşince birincilik mücadelesi verebiliyor.

Aston Martin ise yatırım gücüyle dikkat çeken takımlar arasında olsa da 2026 sezonu öncesinde tam bir kabus yaşıyor. Tasarım dehası Adrian Newey'nin bu üretici için tasarladığı ilk araba ve Honda'nın motoru, sezonun ilk yarışını büyük ihtimalle tamamlayamayacak. 

Fernando Alonso ve Lance Stroll'la mücadele eden takım, yeni sezon öncesinde büyük umutlara sahipti ancak artık hatalarını kabullenmiş durumda ve istedikleri hıza en kısa sürede ulaşmanın yollarını arıyor.

2026 sezonunun en dikkat çekici gelişmelerinden biri Audi’nin Formula 1’e resmen katılması. 

Alman üretici, sporun hibrit ve sürdürülebilir teknoloji yönelimini fırsat olarak görüyor. Audi’nin gelişi yalnızca yeni bir takımın katılması anlamına gelmiyor; aynı zamanda üretici rekabetini de ciddi biçimde artırıyor.

Motor teknolojisi konusunda güçlü bir geçmişe sahip olan Audi’nin kısa sürede rekabetçi hale gelip gelemeyeceğiyse sezonun en büyük merak konularından biri.

Orta sıralardaki mücadele her zaman Formula 1’in en hareketli alanlarından biri oluyor. Alpine, Mercedes motoruyla yeniden yükselme hedefinde. 

Pierre Gasly ve Franco Colapinto'yla yarışan Alpine, son sezonlardaki kötü performanslarını geçmişte bırakıp artık toparlanmak istiyor. 

Alexander Albon ve Carlos Sainz Jr.'lı Williams ise son yıllarda yaptığı teknik yatırımlarla yavaş yavaş rekabetçi bir yapıya kavuşuyor. 

Geçen sezonu 5. bitirerek büyük bir sürprize imza atan köklü takım, bu sene de aynı başarıyı tekrarlamak ve hatta geliştirme peşinde. 

Start gridinin alt sıralarındaysa finansal ve teknik kaynaklar büyük önem taşıyor. Haas, mali açıdan dengeli bir yapı kurmaya çalışırken aynı zamanda performansını artırmanın yollarını arıyor.

Esteban Ocon ve Oliver Bearman'a güvenen Amerikan takımı, bu sezon yukarı sıralara tırmanma peşinde. Ferrari motoru kullanan ekibin sezonu güçlü başlaması bekleniyor.

Racing Bulls ise Red Bull ailesinin genç pilot yetiştirme projesi olarak varlığını sürdürüyor. Takım zaman zaman sürpriz sonuçlar alabilse de genellikle orta grubun gerisinde mücadele ediyor. 

Liam Lawson ve Formula 1'de ilk sezonuna başlayacak Arvid Lindblad, bu sezon Racing Bulls adına yarışıyor.

Cadillac da 2026 sezonunda piste ilk kez çıkacak takımlardan. Valtteri Bottas ve Sergio Perez'le anlaşan Amerikan ekibi, bu sezonu tamamen öğrenmeye ayıracak. 

Puan mücadelesine girmesi ise onlar için son derece mutluluk verici bir sürpriz olur.

BeIN Sports’ta yayımlanacak 2026 Formula 1 Avustralya Grand Prix'sinde yarış programı şöyle: 

Sıralama turları: 7 Mart 08.00

Yarış: 8 Mart 07.00

Kaynaklar: The Guardian, BBC, NBC



Osimhen, Nijerya'nın Madagaskar ve Gine Bissau maçlarında forma giyemeyecek

Victor Osimhen (DPA)
Victor Osimhen (DPA)
TT

Osimhen, Nijerya'nın Madagaskar ve Gine Bissau maçlarında forma giyemeyecek

Victor Osimhen (DPA)
Victor Osimhen (DPA)

Nijerya Futbol Federasyonu, milli takımın forveti Victor Osimhen'in, 2027 Afrika Uluslar Kupası Elemeleri'nde Madagaskar ve Gine Bissau ile oynayacağı iki maçta forma giyemeyeceğini bugün (pazar) açıkladı. Galatasaray forması giyen Osimhen'in kas sakatlığının ardından tedavi ve rehabilitasyon sürecini sürdürdüğü belirtildi.

Osimhen, yaşadığı kas sakatlığı nedeniyle tedavi ve rehabilitasyon çalışmalarına devam ediyor. Nijeryalı golcü bu nedenle milli takımın önümüzdeki iki eleme maçında forma giyemeyecek.

Nijerya Futbol Federasyonu tarafından yapılan açıklamada, “Victor Osimhen, kas sakatlığının ardından iyileşme sürecini sürdürürken Nijerya'nın 2027 Afrika Uluslar Kupası Elemeleri'nde Madagaskar ve Gine Bissau'ya karşı oynayacağı iki maçta forma giyemeyecek. Victor'a acil şifalar diliyoruz” ifadelerine yer verildi.

Nijerya Milli Takımı'nın en önemli oyuncularından biri olan Osimhen, takımının Afrika Uluslar Kupası'nın bir sonraki edisyonuna katılmak için başlayacağı eleme sürecinde forma giyemeyecek.


Joshua Van, Pantoja'yı bu kez net mağlup ederek UFC kemerini korudu

Joshua Van (AFP)
Joshua Van (AFP)
TT

Joshua Van, Pantoja'yı bu kez net mağlup ederek UFC kemerini korudu

Joshua Van (AFP)
Joshua Van (AFP)

Joshua Van, UFC 331'de Alexandre Pantoja'yı oybirliğiyle alınan hakem kararıyla mağlup ederek UFC sinek sıklet şampiyonluk kemerini korudu.

Los Angeles'ta düzenlenen organizasyonda 24 yaşındaki Myanmar doğumlu Van, Brezilyalı eski şampiyon Pantoja ile ikinci kez karşı karşıya geldi. Van, iki dövüşçünün Aralık 2025'teki ilk karşılaşmasında Pantoja'nın maçın başlamasından yalnızca 26 saniye sonra dirseğinin çıkması üzerine galip gelmişti.

2000'li yıllarda doğan ilk UFC şampiyonu olan Van, mayıs ayında Tatsuro Taira karşısında da kemerini korumuştu. Pantoja karşısındaki ikinci zaferiyle şampiyonluğunu bir kez daha koruyan Van, profesyonel MMA kariyerindeki galibiyet sayısını 18'e yükseltti. Myanmar doğumlu dövüşçünün kariyerinde 2 mağlubiyet bulunuyor.

Van, karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada, ilk galibiyetinin şans eseri olduğunu söyleyenlere gönderme yaptı.

“Birçok kişi bunun kazara gelen bir galibiyet olduğunu söyledi. Şimdi benden şüphe edin” diyen Van, rövanşta Pantoja'ya karşı üstün bir performans sergiledi.

Karşılaşmaya hızlı başlayan Pantoja, ilk rauntta Van'ı yere indirerek sert yumruk ve diz darbeleriyle etkili oldu. Van ise sert geçen karşılaşmada rakibine güçlü bir dirsek darbesiyle karşılık verdi.

12 yaşında ABD'ye taşınan Van, ikinci rauntta sol yumruğuyla art arda isabetli vuruşlar yaparak Pantoja'yı zorladı. Üçüncü rauntta ise etkili yumruk kombinasyonlarıyla Brezilyalı rakibini sarstı.

Pantoja, dördüncü rauntta yeniden kontrolü ele geçirerek Van'ı yere indirdi. Ancak 36 yaşındaki dövüşçü, rakibini pes ettirmeyi başaramadı.

Son rauntta Van, Pantoja'nın üzerine giderek baskısını artırdı. Sağ eliyle indirdiği sert yumrukla rakibini yere düşüren Van, karşılaşmayı hakemlerin oybirliğiyle verdiği kararla kazanarak kemerini korudu.

Gecenin diğer karşılaşmalarından birinde İskoç dövüşçü Casey O'Neill, Eduarda Moura'yı kol kilidiyle pes ettirerek galibiyete ulaştı.


Türk basını Muhammed Salah’ı Galatasaray karşısındaki hat-trick’i sonrası göklere çıkardı

Muhammed Salah (Reuters)
Muhammed Salah (Reuters)
TT

Türk basını Muhammed Salah’ı Galatasaray karşısındaki hat-trick’i sonrası göklere çıkardı

Muhammed Salah (Reuters)
Muhammed Salah (Reuters)

Mısırlı yıldız Muhammed Salah, dün (cumartesi) Türkiye Süper Ligi’nin 6. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 4-0 mağlup ettiği karşılaşmada sergilediği etkileyici performansın ardından Türk medyası tarafından göklere çıkarıldı.  Maçta  üç gol atarak hat-trick yapan Salah takımının dördüncü golünün asistini gerçekleştirdi.

Eski Türk milli takım yıldızı ve spor yorumcusu Nihat Kahveci, Arjantinli Lionel Messi’ye atıfla Salah’ı “Leo Salah” olarak nitelendirdi. Kahveci, karşılaşmanın ardından YouTube’daki Kontra Spor kanalında yaptığı değerlendirmede “Salah hakkında söylenecek bir şey olduğunu düşünmüyorum. Leo Salah... Anlayan anlar. Topu orta sahadan alıyor, rakiplerini geçiyor ve ‘Golü atacak’ diyorsunuz. Sonra da atıyor” ifadelerini kullandı.

Kahveci, “4-0’lık galibiyette yıldızlar ve iyi oyuncular var ancak dünya yıldızları da var. Salah bugün ‘Ben bir dünya yıldızıyım’ dedi. Alkışı hak ediyor. O büyük bir oyuncu” dedi.

Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan da Salah’ın sergilediği üstün performansın ardından Mısırlı yıldızı övdü. Doğan, “Salah bir dünya yıldızı. Aynı zamanda yıldız karakterine de sahip. Karakteri harika, son derece mütevazı bir insan. Salah genç oyuncularımızın gelişimi açısından son derece önemli bir rol model. Salah sadece bir transfer değil, aynı zamanda şehrin vizyonuna katkı ve Trabzonspor’un gençlerine verilmiş bir mesaj. Geldiği günden bu yana kendisinden bekleneni yerine getiriyor. Bunun için kendisine teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Doğan, Salah’ın saha dışındaki etkisine de değinerek “Şu anda tek amacı şehre uyum sağlamak. Neyse ki o da şehri başkalarına tanıtıyor. Saygılı ve çok iyi bir insan” dedi.

Trabzonspor Teknik Direktörü Thomas Reis de Salah’ın performansından övgüyle söz etti. Reis, “Fabinho ve Muhammed Salah gibi deneyimli oyunculardan oluşan özel bir grubumuz var. İkisi de harika bir performans sergiledi. Kısa bir süre içinde önemli bir iş başardığımızı düşünüyorum” dedi.

Trabzonspor’un Brezilyalı orta saha oyuncusu Fabinho ise Salah’ın takımda bulunmasının önemine dikkat çekti. Fabinho, “Ondan bunu görmeye alışığım. Takıma büyük bir güven veriyor. Büyük maçlar, fark yaratabilecek Salah gibi oyunculara ihtiyaç duyar” ifadelerini kullandı.

Liverpool formasıyla yıllarca Salah’ın takım arkadaşı olan Fabinho sözlerini şöyle sürdürdü: “O çok çalışkan bir oyuncu. Sahada olduğunda takımın tehlike seviyesi artıyor. Takımımızın gücünü temsil ediyor. Onun adına çok mutluyum ve Türkiye ligindeki ilk hat-trick’i için kendisini kutluyorum.”

Türk spor gazetesi Fanatik’te değerlendirmelerde bulunan gazeteci Serkan Akcan ise “Salah, Trabzonspor’un başına gelen en büyük mucizelerden biri. Mısırlı yıldız, derbi niteliğindeki maçların tarihindeki en sıra dışı performanslardan birini sergiledi” ifadelerini kullandı. Salah, ilk yarıyı iki gol ve bir asistle tamamladı.

Akcan, “Salah ülkemize gelmiş en büyük yıldızlardan biri. 9 yıllık Liverpool kariyerinde sadece iki antrenörle (Klopp ve Slot) çalışan Salah, Trabzon’da geçirdiği 2 ayda şimdiden üçüncü teknik direktöre ulaşmış vaziyette. Salah gibi bir istikrar abidesi için bu sayı çok fazla ama görünen o ki; hocalar değişse de değişmeyen Salah’ın performansı oluyor” dedi.

Fanatik gazetesi yazarı Olcay Çakır da “Salah, yalnızca yeteneğiyle değil, enerjisi ve maçı kontrol etme isteğiyle de gecenin adamıydı” değerlendirmesinde bulundu.

Çakır, Salah’ın karşılaşmada “isminin ağırlığını taşıdığını” belirtirken yeni teknik direktör Thomas Reis’in de maçın başından itibaren etkili kararlar almayı başardığını ifade etti.

Kayserispor’un eski teknik direktörü Markus Gisdol da Trabzonspor’un Salah’ın hızından yararlanma biçimine dikkat çekti. Gisdol, takımın maçın başından itibaren Galatasaray savunmasının arkasındaki boşluklardan yararlanmaya odaklandığını belirterek “Dördüncü dakikada Mustafa Eskihellaç’ın pasının ardından Salah’ın attığı gol, maçın taktik hikâyesini daha erken aşamada ortaya koydu” dedi.

Gisdol sözlerini şöyle sürdürdü: “Asıl fark, geçiş oyunlarındaki kaliteydi. 39. dakikada Saviolo, Salah’ın pasıyla skoru 2-0 yaptı. 44. dakikada ise Mısırlı yıldız bir kez daha sahneye çıkarak üçüncü golü attı. İlk yarıyı iki gol ve bir asistle tamamladı.”

Gökhan Karaaslan ise “Trabzonspor Salah’ı buldu ve hücumlarını onun etrafında şekillendirdi. Galatasaray ise Rafael Leão’yu oyuna dahil etmeyi başaramadı” değerlendirmesinde bulundu.