Trump, Çin'den ziyaretini “bir ay kadar” ertelemesini istedi

Trump, İran'a yönelik savaşa odaklanmak için Çin'den ziyaretini ertelemesini istedi

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore'de daha önce gerçekleşen bir görüşme sırasında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore'de daha önce gerçekleşen bir görüşme sırasında (Reuters)
TT

Trump, Çin'den ziyaretini “bir ay kadar” ertelemesini istedi

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore'de daha önce gerçekleşen bir görüşme sırasında (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Güney Kore'de daha önce gerçekleşen bir görüşme sırasında (Reuters)

Fransız Haber Ajansı AFP, ABD Başkanı Donald Trump’ın dün, 31 Mart'tan 2 Nisan'a kadar sürmesi planlanan Çin’e yapılacak resmi ziyaretini ‘yaklaşık bir ay’ ertelenmesini talep ettiğini bildirdi.

Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, “Ortadoğu'daki savaş nedeniyle burada olmak istiyorum” dedi. Ziyaretinin yaklaşık bir ay ertelenmesini talep ettiğini açıklayan ABD Başkanı, Pekin ile ilişkilerin ‘çok iyi’ olduğunu vurguladı.

Aylar önce başlayan ve Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında bir görüşmeyi de içeren bu ziyaretin hazırlıkları, iki dev arasındaki ticaret savaşının gerginliğini azaltabilir.

Ancak 18’inci gününe giren Ortadoğu'daki savaş, iki güç arasındaki ilişkileri aksattığı kadar ziyaretin gündemini de aksatıyor.

ABD-İsrail ortak savaşını ‘tüm dünyanın gelecekteki güvenliğinin garantisi’ olarak niteleyen Trump, İran petrolünün başlıca alıcısı olan Çin'in bu saldırı için ‘kendilerine teşekkür etmesi gerektiğini’ söyledi.

ABD Başkanı, İran'ın neredeyse tamamen durdurduğu Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin güvenliğini sağlamaya katkıda bulunmaları için müttefiklerine ve Çin'e baskı yapıyor.

Trump, geçtiğimiz pazar günü Financial Times gazetesine verdiği röportajda, ziyaretinin ertelenmesini Çin'in yardım talebine yanıt vermesiyle ilişkilendirdi.

İran petrolü

Çin'in deniz yoluyla Ortadoğu'dan gelen ham petrol ithalatının yarısından fazlası Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Enerji analiz şirketi Kpler’e göre savaş öncesinde İran'ın petrol ihracatının yüzde 80'inden fazlası Çin'e yapılıyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, pazartesi günü ziyaretin ertelenebileceğine işaret etmişti. Bessent, CNBC'ye yaptığı açıklamada, bunun ‘lojistik’ nedenlerden kaynaklandığını ve Pekin'e baskı yapmak amacıyla yapılmadığını vurguladı.

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian ise, “Çin ve ABD, Başkan Trump'ın ziyareti konusunda iletişimi sürdürüyor” dedi. Sözcü, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda Çin'in yardım etme olasılığına ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.

Çin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına öfkesini dile getirmiş, ancak İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını da eleştirmişti.

Sözcü Lin Jian dün yaptığı açıklamada, Çin'in ‘tüm tarafların askeri operasyonları derhal durdurması’ yönündeki çağrısını yineledi.

Uzmanlar, petrol rezervleri sayesinde krize diğerlerinden daha iyi hazırlıklı olan dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin, bu krize daha iyi hazırlıklı olduğunu düşünüyor.

Ancak Çin, Ortadoğu'daki durumun ticarete olası etkileri konusunda endişeli. 2026 yılının ilk iki ayına ait ekonomik göstergeler, uluslararası ticaretin Çin için ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

“Korumacılık eğilimi”

Trump'ın Çin ziyareti, Cumhuriyetçi milyarderin Beyaz Saray'a dönüşünün ardından 2025 yılını damgalayan gerilimleri gidermek için önemli bir fırsat olarak sunuluyor.

Geçtiğimiz yıl, gümrük vergileri ve çeşitli kısıtlamalar konusunda şiddetli bir mücadele yaşandı; ta ki Ekim ayında Güney Kore'de Xi ile Trump arasında yapılan görüşmenin ardından bir ateşkes ilan edilene kadar.

ABD ve Çin'den üst düzey ekonomi yetkilileri hafta sonu Paris'te görüşmeler yapmak üzere bir araya geldi.

Çin'in Baş Ticaret Müzakerecisi Li Chenggang, görüşmelerin ‘derin ve samimi’ geçtiğini söylerken ABD Hazine Bakanı Bessent, görüşmelerin ‘yapıcı olduğunu ve ilişkinin istikrarını gösterdiğini’ vurguladı.

Ancak Çin Ticaret Bakanlığı daha önce, görüşmelerin başlamasından kısa bir süre önce duyurulan ABD ticaret soruşturmalarına itiraz etmişti.

Bu soruşturmalar, Çin’in yanı sıra onlarca başka ülkeyi de hedef alıyor. ABD yönetimine göre bu soruşturmalar, zorla çalıştırma ile mücadelede olası eksiklikleri araştırmayı amaçlıyor. Bu soruşturmalar, yeni gümrük vergilerinin uygulanmasına yol açabilir.

Çin Ticaret Bakanlığı, soruşturmaları ‘tek taraflı, keyfi ve son derece ayrımcı’ olarak nitelendirerek, bunların ‘korumacılık eğiliminin bir örneği’ olduğunu belirtti.



Rusya-Ukrayna savaşının süresi I. Dünya Savaşı'nı geçti

ABD'nin tüm çabalarına rağmen Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmaları durduracak bir anlaşmaya henüz varılamadı (Reuters)
ABD'nin tüm çabalarına rağmen Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmaları durduracak bir anlaşmaya henüz varılamadı (Reuters)
TT

Rusya-Ukrayna savaşının süresi I. Dünya Savaşı'nı geçti

ABD'nin tüm çabalarına rağmen Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmaları durduracak bir anlaşmaya henüz varılamadı (Reuters)
ABD'nin tüm çabalarına rağmen Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmaları durduracak bir anlaşmaya henüz varılamadı (Reuters)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in talimatıyla 24 Şubat 2022'de başlayan Ukrayna savaşında çatışmalar hâlâ sürüyor.

New York Times'ın analizinde, perşembe itibarıyla 1569. gününe girilen çatışmaların, 28 Temmuz 1914'ten 11 Kasım 1918'e kadar devam eden I. Dünya Savaşı'ndan daha uzun sürdüğüne dikkat çekiliyor.

Adının paylaşılmasını istemeyen bir Ukraynalı asker, "Bu belki iki ya da üç yıl sürer, sonra politikacılar bir şekilde uzlaşmaya varırlar diye düşünmüştüm" diyor.

Ancak barış görüşmelerinin tıkanmasıyla Rusya-Ukrayna cephesindeki çatışmalar devam ediyor.

Putin ve ABD Başkanı Donald Trump, geçen yıl ağustosta Alaska'daki Anchorage kentinde bir araya gelmişti. Kremlin, savaşın sonlanması için Ukrayna'dan ciddi toprak tavizleri istediğini yinelemiş, Trump yönetimi de Kiev'i şartları kabul etmeye zorlamıştı.

Ancak Ukrayna lideri Volodimir Zelenski yönetimi ABD ve Rusya'nın baskılarına direniyor. Ukrayna liderinin geçen hafta Putin'e hitaben yayımladığı açık mektupta, ABD'nin arabuluculuğu için teşekkür edilirken, Ukrayna hakkındaki meselelerin "Anchorage'da karara bağlanmayacağı" vurgulanmıştı.

Putin ise Zelenski'nin mektupta dile getirdiği yüz yüze görüşme talebini reddetmişti.

Uzmanlara göre Ukrayna cephesindeki savaş, tıpkı I. Dünya Savaşı gibi modern Avrupa tarihinin en belirleyici çatışmaları arasında yer alacak. Her iki savaş da askeri ittifakları yeniden şekillendiriyor ve savunma harcamalarının onlarca yıldır görülmemiş seviyelere çıkmasına yol açıyor.

Askeri analistler ayrıca, her iki çatışmanın da yeni teknolojilerin devreye girmesiyle savaşın doğasını değiştirdiğine dikkat çekiyor. Bir asır önceki çatışmalarda bunu uçaklar ve tanklar yapmıştı, mevcut savaştaysa deniz ve karada kullanılabilen drone'lar askeri stratejileri temelden değiştirdi.

Ukraynalı tarihçi Yaroslav Hritsak, "Bu drone'ların kullanıldığı bir I. Dünya Savaşı" diyor.

Emekli Fransız albay ve askeri tarihçi Michel Goya, Rusya-Ukrayna cephesinde özellikle savaşın başında kazılan hendekleri ve karşılıklı yoğun top atışlarını hatırlatarak şunları söylüyor:

Birçok açıdan Ukrayna'daki çatışmalar en çok I. Dünya Savaşı'na benziyor.

Diğer yandan I. Dünya Savaşı'nda haritada Ukrayna diye bir ülke yoktu. Bazı tarihçiler, iki savaş arasındaki karşılaştırmanın sınırları olduğuna dikkat çekiyor. Pek çok cephenin açıldığı ve farklı ülkelerin katıldığı küresel çaptaki bir savaşla iki ülke arasındaki çatışmaların, kayıplar ve ateş gücü bakımından karşılaştırma yapmayı zorlaştırdığını vurguluyorlar.

Independent Türkçe, New York Times, BBC


Trump: İran anlaşması hafta başında Avrupa'da imzalanacak, Hürmüz açılacak... Hark operasyonu artık gündemde değil

Trump: İran anlaşması hafta başında Avrupa'da imzalanacak, Hürmüz açılacak... Hark operasyonu artık gündemde değil
TT

Trump: İran anlaşması hafta başında Avrupa'da imzalanacak, Hürmüz açılacak... Hark operasyonu artık gündemde değil

Trump: İran anlaşması hafta başında Avrupa'da imzalanacak, Hürmüz açılacak... Hark operasyonu artık gündemde değil

ABD ile İran arasındaki gerilim, Perşembe günü hızlı ve dramatik bir dönüşüm yaşadı. ABD Başkanı Donald Trump, gece saatlerinde planlanan askeri saldırıları iptal ettiğini açıklarken, “Hark Adası operasyonunun artık gündemde olmadığını” söyledi.

Trump, “harika bir uzlaşmaya” varıldığını ve anlaşmanın hafta başında Avrupa'da, Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in de katılımıyla imzalanabileceğini duyurdu. Trump, “Anlaşma imzalanır imzalanmaz Hürmüz Boğazı açılacak” dedi.

Anlaşmanın olgunlaştığını düşündüğünü belirten Trump, “İran liderinin anlaşmayı onayladığına inanıyorum. İran'da herkes anlaşmayı kabul etti” ifadelerini kullandı. Bu açıklamalar, saatler önce İran'ın petrol tesislerini hedef alma tehdidinde bulunmasının ardından geldi. Ancak Tahran temkinli tutumunu koruyarak müzakere metni üzerinde nihai bir mutabakata varıldığı yönündeki iddiaları reddetti.

Öte yandan İran Silahlı Kuvvetleri, yeni bir Amerikan saldırısının daha geniş ve daha tehlikeli bir savaşa yol açacağı uyarısında bulundu. İran Dışişleri Bakanlığı ise ABD'nin son hava saldırıları nedeniyle iki aydır devam eden gerilim azaltma sürecinin artık pratik bir anlam taşımadığını savundu.

Tahran ayrıca Kuveyt, Bahreyn ve Ürdün'deki askeri üsleri hedef aldığını, Hürmüz Boğazı'nı deniz trafiğine kapattığını ve bölgeden geçen gemileri tehdit ettiğini açıkladı. Bu gelişmeler, Trump'ın İran yönetiminin en üst kademelerine ulaştığını ve geniş bölgesel destek gördüğünü söylediği müzakere sürecini duyurmasından önce uluslararası arabuluculuk girişimlerini ciddi baskı altına aldı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise İran'a yönelik son saldırı dalgasının, süregelen saldırganlığa karşılık olarak ülke içindeki askeri gözetleme kapasitesi, iletişim sistemleri ve hava savunma mevzilerini hedef aldığını bildirdi.

Savaş ihtimali ile diplomatik çözüm umutları arasında yaşanan bu keskin dalgalanma, Hürmüz krizini diplomasinin son sınavlarından biri haline getirdi. Trump, nihai anlaşma imzalanıncaya kadar İran'a yönelik deniz ablukasının en güçlü baskı aracı olarak sürdürüleceğini vurgulayarak, müzakere sürecinin son derece karmaşık ve belirsiz bir aşamadan geçtiğini ortaya koydu.

Siyasi gelişmelerle eş zamanlı olarak Washington, 13 Nisan'dan bu yana uygulanan abluka kapsamında deniz operasyonlarını yoğunlaştırmayı sürdürdü. CENTCOM, Umman Körfezi'nde Gine-Bissau bayrağı taşıyan Galver adlı petrol tankerinin talimatlara uymayı reddetmesi üzerine, geminin makine dairesini iki Hellfire füzesiyle vurduğunu ve tankeri etkisiz hale getirdiğini açıkladı.

Galver, bu hafta devre dışı bırakılan üçüncü, ablukanın başlangıcından bu yana ise dokuzuncu gemi oldu. Bu durum, Hürmüz Boğazı çevresindeki deniz yollarının küresel ticaret ve enerji arzını tehdit eden açık bir çatışma alanına dönüşebileceği yönündeki uluslararası endişeleri artırdı.


Arnavutluk’ta Trump’ın damadına soğuk duş: Ülkemiz satılık değil

Tiran'daki protestoya binlerce kişi katıldı (Reuters)
Tiran'daki protestoya binlerce kişi katıldı (Reuters)
TT

Arnavutluk’ta Trump’ın damadına soğuk duş: Ülkemiz satılık değil

Tiran'daki protestoya binlerce kişi katıldı (Reuters)
Tiran'daki protestoya binlerce kişi katıldı (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'ın Arnavutluk’taki 4 milyar euroluk turizm projesi ülkede siyasi kriz yarattı.

Arnavutluk'un başkenti Tiran'da projeye karşı yapılan gösteriler 11. gününde de devam ediyor. Başbakan Edi Rama’nın ofisi önünde toplanan kalabalık "Arnavutluk satılık değildir" sloganları attı.

Avlonya (Vlora) kentindeki Zvernec bölgesinde planlanan proje, flamingo, fok ve deniz kaplumbağalarının yuvalama alanlarının bulunduğu koruma altındaki bölgenin yakınında olduğundan tepki çekiyor.

"Yeni Arnavutluk" mottosuyla Rama yönetiminin istifasını isteyen hükümet karşıtı hareket "flamingo devrimi" diye de niteleniyor.

Bunun yanı sıra projenin şeffaf olmadığına dair eleştiriler de yapılıyor. Reuters’ın iletişime geçtiği protestoculardan Leand Lakrori şunları söylüyor:

Zvernec’teki proje şeffaflıktan yoksun. Bu, Arnavutluk'ta son 35 yılda yaşananların vardığı son noktadır. Bu yüzden bugün, ‘Artık yeter’ diyoruz.

Analize göre protestolar, 2013'ten beri iktidardaki Rama için son sınav niteliğinde. Arnavutluk lideri, ülkedeki yolsuzluk sorununu çözemediği ve sağlık gibi temel hizmetlerde vaat ettiği iyileştirmeleri yapmadığı için eleştiri alıyor.  

Rama, bu haftaki açıklamasında lüks otel projesinin ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağını belirterek, inşaatın "sorumlu şekilde tamamlanacağını" savundu.  

Projeyi yöneten Kushner’ın ortaklarından Asher Abehsera, Wall Street Journal’a (WSJ) açıklamasında, protestolara "saygı duyduğunu" söylerken, süreci diyalogla yürüteceklerini öne sürdü.

Projenin detayları henüz belli değil. Ancak WSJ’nin aktardığına göre Zvernec’te otel, villa ve benzeri yapıların inşa edilmesi planlanıyor.

Buna ek olarak Zvernec’in karşısındaki Sazan adasında da ultra lüks bir tatil köyü kurulması öngörülüyor.

Diğer yandan Arnavutluk Özel Savcılık Ofisi’nin (SPAK) turizm projesiyle ilgili haziran başında açtığı soruşturma sürüyor.

Abehsera, arazinin aylar önce müteahhitler tarafından "net şekilde satın alındığını" söylüyor. Müteahhitler de SPAK’ın kendileriyle iletişime geçmediğini belirtiyor.

Ülkedeki kriz, Tiran yönetiminin Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik sürecini de olumsuz etkileyebilir. Avrupa Komisyonu’ndan bir yetkili, Politico’ya açıklamasında projeyle ilgili endişelerin Arnavutluk yönetimine iletildiğini bildirmişti.

Kushner’ın Sırbistan’daki projesi de protestolarla karşılanmıştı. Belgrad'ın merkezindeki otel ve apartman kompleksi projesinin, 1999'daki Kosova Savaşı sırasında NATO'nun bombaladığı bir bölgede yapılması öngörülüyordu.

Belgrad yönetimi, bölgenin kültürel koruma statüsünü kaldırmış ve Kushner’ın firmasıyla anlaşma imzalamıştı. Ancak hukuki işlemler ve protestoların ardından Trump’ın damadı projeyi iptal etmişti.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters, Politico