ESCWA: Savaş Arap bölgesinde 150 milyar dolarlık kayba neden olabilir

Rarity adlı petrol tankeri, Maskat’taki Sultan Kabus Limanı’na demirliyor (Reuters)
Rarity adlı petrol tankeri, Maskat’taki Sultan Kabus Limanı’na demirliyor (Reuters)
TT

ESCWA: Savaş Arap bölgesinde 150 milyar dolarlık kayba neden olabilir

Rarity adlı petrol tankeri, Maskat’taki Sultan Kabus Limanı’na demirliyor (Reuters)
Rarity adlı petrol tankeri, Maskat’taki Sultan Kabus Limanı’na demirliyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu (ESCWA), Arap bölgesinde benzeri görülmemiş ekonomik kayıplara dikkat çeken ciddi bir uyarı yayınladı. Komisyona göre sadece iki haftalık sürede bölge gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) yaklaşık 63 milyar doları (Yüzde 1,6) buharlaştı. Bu kayıp, enerji piyasalarında yaşanan sarsıntılar ve uluslararası ticaret ile havayolu ulaşımındaki aksaklıklarla bağlantılı olup, ESCWA üyesi 21 ülkeyi modern tarihinin en ciddi ekonomik testlerinden biriyle karşı karşıya bırakıyor.

ESCWA’nın “Çatışma ve Sonuçları: Arap Bölgesinde Krizin Şiddetinin Artışı” başlıklı raporu, olası senaryoları detaylı bir şekilde analiz ediyor. Rapor, ABD-İsrail’in İran’a yönelik savaşı sadece bir ay sürerse, bölgesel kayıpların 150 milyar dolara kadar çıkabileceğini ve bu miktarın bölge GSYH’sının Yüzde 3,7’sine denk geldiğini öngörüyor. Böyle bir durumda kısa süreli şoklar, kronik yapısal krizlere dönüşebilir.

fvdf
Hürmüz Boğazı’nı gösteren harita (Reuters)

ESCWA’nın 21 üyesi Arap ülkeleri şunlar: Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Tunus, Cezayir, Cibuti, Suudi Arabistan, Sudan, Suriye, Somali, Irak, Umman, Filistin, Katar, Kuveyt, Lübnan, Libya, Mısır, Fas, Moritanya ve Yemen.

Körfez ülkeleri krizin merkezinde

Rapor, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin doğrudan finansal kayıpların en büyük kısmını üstlendiğini vurguluyor. Bu ekonomiler yapısal olarak sağlam olsa da, çatışma nedeniyle yerel borsaların piyasa değeri düşerken, devlet tahvili getiri farkları genişledi. Bu durum, jeopolitik risklerin arttığını ve devlet borç sigorta maliyetlerinin yükseldiğini gösteriyor.

gffrg
Patapsco Nehri’nde bir yük gemisinin üzerinde konteynerler (AP)

Enerji sektöründe ESCWA, etkilenen ülkelerde petrol üretiminde ilk iki haftada günlük 20 milyon varil azalma yaşanacağını varsaydı. Bu azalma, ihracat yollarındaki lojistik aksaklıklardan kaynaklanıyor. Sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tedarikinde özellikle Katar’ın rolü öne çıkıyor; Katar dünya ihtiyacının Yüzde 19’unu sağlıyor. Nakliye ve ihracat sorunları Avrupa’da gaz fiyatlarını Yüzde 80 oranında yükseltti ve uzun süreli tedarik kesintisi endişelerini artırdı.

Hürmüz Boğazı… Küresel ticarette felç

ESCWA, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin tarihsel bir düşüşle Yüzde 97 oranında azaldığını belgeledi. Bölge limanlarına günlük gelen gemi sayısı 137’den yalnızca 5’e düştü. Bu stratejik aksaklık, günlük yaklaşık 2,4 milyar dolar değerinde mal akışının durmasına ve savaş riskine karşı sigorta primlerinin astronomik şekilde yükselmesine neden oldu. Sadece ilk iki haftada birikmiş ticari kayıplar yaklaşık 30 milyar dolara ulaştı; çatışma bir ay sürerse bu kaybın 60 milyar dolara çıkması bekleniyor.

Havacılık ve turizm sektörü

Rapora göre havacılık ve turizm, “operasyonel şoklardan” en çok etkilenen sektörler arasında. Sadece 12 gün içinde 9 bölgesel ana havaalanında 18.400’den fazla uçuş iptal edildi. ESCWA, havayolu şirketlerinin ilk kayıplarını 1,9 milyar dolar olarak tahmin ederken, savaş bir ay sürerse bu rakam 3,6 milyar dolara ulaşabilir. Büyük havayolu şirketleri güzergâh değişikliğine gitmek zorunda kaldı; bu durum yakıt tüketimini artırıp uçuş sürelerini uzattı ve ciddi operasyonel kayıplara yol açtı. Turist sayısındaki azalma ülkelere göre Yüzde 10 ile Yüzde 95 arasında değişiyor.

Bölgesel etki haritası

Savaşın etkileri yalnızca çatışma bölgeleriyle sınırlı kalmadı; ekonomik ve sosyal derinlikleri de etkiledi. Lübnan: Doğrudan şoklardan en çok etkilenen ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. 816 binden fazla kişi insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Lübnan ekonomisi 2019’dan bu yana Yüzde 40 küçüldü; altyapı ve temel hizmetler ciddi baskı altında.

dfvf
Denver Uluslararası Havalimanı’nda United Airlines gişesinde self servis check-in kioskları önünde yolcular (AP)

Mısır ve Tunus: Enerji ithalatçısı bu ekonomiler ciddi mali baskılar ve devam eden enflasyonla karşı karşıya. ESCWA, yakıt ithalat faturalarının yıllık yaklaşık 6,8 milyar dolar artabileceğini belirtiyor; bu, ulusal bütçelere büyük yük bindiriyor ve yaşam standardını tehdit ediyor.

Filistin, Sudan, Yemen, Somali: Halihazırda süregelen çatışmalar ve yapısal zayıflıklarla mücadele eden ülkeler, yüksek yoksulluk ve işsizlik oranlarıyla karşı karşıya.

Rapor, insani yardıma ihtiyaç duyan kişi sayısının 82 milyon, çatışmalardan etkilenen nüfusun ise 210 milyon olduğunu belirtiyor. Bu durum, ülkelerin yeni ekonomik şoklarla başa çıkma kapasitesini büyük ölçüde sınırlıyor.

Aylık krizden stratejik felçe

ESCWA iki temel senaryo öngörüyor:

30 Günlük Savaş Senaryosu: Enflasyon artışı ve Körfez’de petrol dışı sektörlerde yavaşlama.

Bölgesel Şok Senaryosu (1 Yıl): Küresel enerji tedarik zincirlerinin kesintiye uğraması, sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin aksaması. Bu senaryo bölgeyi yoksulluk ve eğitim açısından on yıllar geriye götürebilir.

fvrb
Katar’ın Ras Laffan Endüstri Şehri’ndeki sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tesisleri (AP)

ESCWA, bu senaryoların gerçekleşme olasılığı düşük görünse de, etkilerinin yönetimi için yüksek düzeyde bölgesel hazırlık ve acil uluslararası koordinasyon gerektiğini vurguluyor. Bu “stratejik felç”, küresel sistemin istikrarını da tehdit ediyor.



Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
TT

Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir mali performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artışla 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyali (17,3 milyar dolar) aştı. Yönetilen varlıklarının toplamı değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

Fon, yerel yatırımlarını da genişletmeye devam etti. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif toplamı 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımları yüzde 12 oranında büyüdü. Fon ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını da güçlendirdi.


Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
TT

Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)

ABD, İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırırken küresel petrol piyasalarının savaşa ne kadar dayanabileceği merak ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında İran'a uygulanan deniz ablukasının süresiz devam edebileceğini duyurdu.

Reuters'ın analizine göre 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta şimdiye dek küresel piyasada 2,6 milyar varil petrol kaybedildi.  

Saudi Aramco'ya göre günlük kayıp Körfez'de 11 milyon varile ulaşırken, çoğu analist küresel arz açığının günde yaklaşık 5 milyon varile ulaştığını söylüyor.

Ukrayna, Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'na günde 1,8 milyon varil petrol taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) temmuz sonunda drone saldırısı düzenlemişti. Bunun açığı daha da artırmış olabileceği belirtiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol piyasasında istikrar için Kiev'den saldırıları durdurmasını istemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamasına göre, ülkelerin elindeki ticari ve kamu petrol stoklarının toplamı yaklaşık 1,5 milyar varil. Ancak bunun tamamı acil durumda piyasaya sürülebilecek rezervlerden oluşmuyor.

Devletlerin doğrudan kontrolünde olan ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri yaklaşık 900 milyon varil. Analize göre günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde kritik eşik olarak belirlenen süre 180 güne denk geliyor. Yani mevcut arz açığı sözkonusu rezervlerden 180 gün daha kapatılabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi, arzın toparlanması ve üretimin başka bölgelerde artmasıysa bu süreyi değiştirebilir.

Diğer yandan ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de 1983'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki sorunlar petrolün piyasaya ulaştırılması sürecinde sorun yaratabilir.

Uzmanlar özellikle dizel ve jet yakıtı stoklarının 5 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ediyor. İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının rafinerilere zarar vermesi bu ürünlerdeki sıkışıklığı daha da artırdı.

Öte yandan analize göre Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı günlük yaklaşık 5,5 milyon varillik ithalatı neredeyse bir yıl sürdürebilir. Pekin elindeki miktarı açıklamasa Asya devinin 1 ila 1,7 milyar varillik stoku olduğu tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Financial Times


OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
TT

OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dün yaptığı açıklamada, 2027 yılında küresel petrol talebindeki büyüme beklentisini günlük yaklaşık 2,2 milyon varile yükseltti. OPEC, bir önceki tahmininde büyümenin günlük 1,9 milyon varil olacağını öngörmüştü.

OPEC, 2026'nın son çeyreğinde küresel petrol talebine ilişkin tahminini biraz aşağı çekerek günlük 107,66 milyon varile indirdi. Geçen ayki tahmin günlük 107,72 milyon varil düzeyindeydi. Buna karşın örgüt, 2026 yılı toplam küresel petrol talebi tahminini günlük 105,16 milyon varilden 105,74 milyon varile yükseltti.

2027 yılı için OPEC, küresel petrol talebinin günlük 107,90 milyon varile ulaşmasını bekliyor. Bu rakam, temmuz ayında açıklanan günlük 107,88 milyon varillik tahminle büyük ölçüde aynı seviyede bulunuyor.

Öte yandan OPEC, OPEC+ ittifakı dışındaki üreticilerin petrol arzındaki büyüme tahminini 2026 için günlük 640 bin varilde sabit tuttu. Bu rakam, temmuz ayındaki tahminle aynı. Örgüt, 2027 yılında OPEC+ dışı üreticilerin arzının günlük 620 bin varil artacağı yönündeki öngörüsünü de değiştirmedi.