İran savaşı, küresel tahvillerde 2,5 trilyon dolarlık bir kayba yol açtı

Tokyo Borsası’nın hisse senedi endeks panosunun önünden geçen insanlar (EPA)
Tokyo Borsası’nın hisse senedi endeks panosunun önünden geçen insanlar (EPA)
TT

İran savaşı, küresel tahvillerde 2,5 trilyon dolarlık bir kayba yol açtı

Tokyo Borsası’nın hisse senedi endeks panosunun önünden geçen insanlar (EPA)
Tokyo Borsası’nın hisse senedi endeks panosunun önünden geçen insanlar (EPA)

Ortadoğu’daki savaşın etkileriyle ortaya çıkan stagflasyon korkusu, mart ayında küresel tahvillerin değerinde 2,5 trilyon dolardan fazla kayba yol açtı. Bu durum, piyasaların son üç yılın en büyük aylık kaybını yaşamasına neden oldu.

Tahvil piyasasındaki bu çöküş, petrol fiyatlarındaki keskin artıştan kaynaklandı. Artan enerji maliyetleri enflasyonu hızlandırırken, sabit getirili borç araçlarının değerini eritti. Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’ten aktardığına göre tahvillerdeki kayıplar, küresel hisse senetlerinde yaşanan yaklaşık 11,5 trilyon dolarlık değer kaybına kıyasla daha sınırlı görünse de beklenmedikti. Çünkü genellikle jeopolitik kriz dönemlerinde tahviller güvenli liman olarak değer kazanır, fakat mevcut kriz bunu sağlamadı.

Enflasyonist baskılar

Bu bağlamda, Bloomberg göstergelerine göre, devlet ve şirket borçlarının toplam piyasa değeri, şubat ayı sonunda yaklaşık 77 trilyon dolardan mart itibarıyla 74,4 trilyon dolara geriledi. Bu, aylık bazda yüzde 3,1’lik düşüşle Eylül 2022’den bu yana piyasanın en kötü performansını temsil ediyor. Söz konusu dönemde ABD Merkez Bankası (FED), agresif bir sıkılaştırma döngüsünün içindeydi.

Washington ve Tahran arasındaki Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehditleri, merkez bankaları -özellikle FED ve Avrupa Merkez Bankası- tarafından nisan ayında faiz artışı yapılabileceği spekülasyonlarını artırdı. Amaç, kontrolden çıkan enflasyonu dizginlemek olsa da bunun ekonomik büyüme üzerinde baskı yaratabileceği ifade ediliyor.

Küresel gelir kaybı

Kayıplar yalnızca ABD ile sınırlı kalmadı, Asya piyasalarına da yayıldı. Hindistan, Japonya ve Güney Kore’de devlet tahvillerinin getirileri yükselirken, Avustralya’nın 10 yıllık tahvilleri 2011’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Strateji uzmanlarına göre, savaşın sürmesi ve enerji fiyatlarının artışı, merkez bankalarının piyasaları kurtarma kapasitesini sınırlayacak. Bu durum, düşük büyüme ortamında faiz artışına zorlanmalarına yol açabilir; ekonomik literatürde buna stagflasyon deniyor ve küresel finansal sistemin istikrarı açısından ciddi bir tehdit oluşturuyor.



Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
TT

Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir mali performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artışla 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyali (17,3 milyar dolar) aştı. Yönetilen varlıklarının toplamı değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

Fon, yerel yatırımlarını da genişletmeye devam etti. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif toplamı 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımları yüzde 12 oranında büyüdü. Fon ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını da güçlendirdi.


Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
TT

Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)

ABD, İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırırken küresel petrol piyasalarının savaşa ne kadar dayanabileceği merak ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında İran'a uygulanan deniz ablukasının süresiz devam edebileceğini duyurdu.

Reuters'ın analizine göre 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta şimdiye dek küresel piyasada 2,6 milyar varil petrol kaybedildi.  

Saudi Aramco'ya göre günlük kayıp Körfez'de 11 milyon varile ulaşırken, çoğu analist küresel arz açığının günde yaklaşık 5 milyon varile ulaştığını söylüyor.

Ukrayna, Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'na günde 1,8 milyon varil petrol taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) temmuz sonunda drone saldırısı düzenlemişti. Bunun açığı daha da artırmış olabileceği belirtiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol piyasasında istikrar için Kiev'den saldırıları durdurmasını istemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamasına göre, ülkelerin elindeki ticari ve kamu petrol stoklarının toplamı yaklaşık 1,5 milyar varil. Ancak bunun tamamı acil durumda piyasaya sürülebilecek rezervlerden oluşmuyor.

Devletlerin doğrudan kontrolünde olan ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri yaklaşık 900 milyon varil. Analize göre günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde kritik eşik olarak belirlenen süre 180 güne denk geliyor. Yani mevcut arz açığı sözkonusu rezervlerden 180 gün daha kapatılabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi, arzın toparlanması ve üretimin başka bölgelerde artmasıysa bu süreyi değiştirebilir.

Diğer yandan ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de 1983'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki sorunlar petrolün piyasaya ulaştırılması sürecinde sorun yaratabilir.

Uzmanlar özellikle dizel ve jet yakıtı stoklarının 5 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ediyor. İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının rafinerilere zarar vermesi bu ürünlerdeki sıkışıklığı daha da artırdı.

Öte yandan analize göre Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı günlük yaklaşık 5,5 milyon varillik ithalatı neredeyse bir yıl sürdürebilir. Pekin elindeki miktarı açıklamasa Asya devinin 1 ila 1,7 milyar varillik stoku olduğu tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Financial Times


OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
TT

OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dün yaptığı açıklamada, 2027 yılında küresel petrol talebindeki büyüme beklentisini günlük yaklaşık 2,2 milyon varile yükseltti. OPEC, bir önceki tahmininde büyümenin günlük 1,9 milyon varil olacağını öngörmüştü.

OPEC, 2026'nın son çeyreğinde küresel petrol talebine ilişkin tahminini biraz aşağı çekerek günlük 107,66 milyon varile indirdi. Geçen ayki tahmin günlük 107,72 milyon varil düzeyindeydi. Buna karşın örgüt, 2026 yılı toplam küresel petrol talebi tahminini günlük 105,16 milyon varilden 105,74 milyon varile yükseltti.

2027 yılı için OPEC, küresel petrol talebinin günlük 107,90 milyon varile ulaşmasını bekliyor. Bu rakam, temmuz ayında açıklanan günlük 107,88 milyon varillik tahminle büyük ölçüde aynı seviyede bulunuyor.

Öte yandan OPEC, OPEC+ ittifakı dışındaki üreticilerin petrol arzındaki büyüme tahminini 2026 için günlük 640 bin varilde sabit tuttu. Bu rakam, temmuz ayındaki tahminle aynı. Örgüt, 2027 yılında OPEC+ dışı üreticilerin arzının günlük 620 bin varil artacağı yönündeki öngörüsünü de değiştirmedi.