İsrail’in Gazze Şeridi’nde bulunan ‘sarı hat’ boyunca gerçekleştirdiği eylemler, Mladenov planının gidişatını tehdit ediyor

Hamas’ın ‘silahsızlanma çerçevesine’ vereceği yanıt merakla bekleniyor

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc’te İsrail ordusu tarafından çizilen sarı hattı temsil eden beton blok (AFP)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc’te İsrail ordusu tarafından çizilen sarı hattı temsil eden beton blok (AFP)
TT

İsrail’in Gazze Şeridi’nde bulunan ‘sarı hat’ boyunca gerçekleştirdiği eylemler, Mladenov planının gidişatını tehdit ediyor

Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc’te İsrail ordusu tarafından çizilen sarı hattı temsil eden beton blok (AFP)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc’te İsrail ordusu tarafından çizilen sarı hattı temsil eden beton blok (AFP)

İsrail, Gazze Şeridi’nde ‘sarı hat’ olarak bilinen ayrım hattındaki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Bu durum, Gazze Barış Konseyi Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov tarafından önerilen ve İsrail’in kademeli çekilmesini ve Gazze Şeridi’ndeki grupların silahsızlandırılmasını öngören planla çelişiyor.

Uzmanlara göre, sarı hat üzerindeki bu adımlar, Mladenov planının uygulanma sürecini ve arabulucuların Hamas ile silahsızlanma konusunda uzlaşma sağlama çabalarını tehlikeye atıyor. Aynı zamanda Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının hayata geçirilmesini de zorlaştırıyor. Uzmanlar, özellikle İran savaşının devam ettiği mevcut koşullarda İsrail’in bu politikadan geri adım atmasının beklenmediğini belirtiyor.

Sarı hat, Gazze Şeridi içinde yer alan varsayımsal bir çizgi olarak tanımlanıyor. İsrail ordusu, ateşkes anlaşması kapsamında bu hatta geçici olarak çekilmiş, ilerleyen aşamalarda yeni çekilmeler yapmayı taahhüt etmişti. Hat, İsrail ordusunun kontrolündeki bölgeler ile Filistinlilerin bulunmasına izin verilen alanlar arasında bir sınır oluşturuyor.

Uluslararası Filistin Halkının Haklarını Destekleme Kurumu tarafından dün yayımlanan açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’nde sahadaki adımlarını hızlandırarak sarı hattı fiili ve kalıcı bir sınır haline getirmeye çalıştığı ifade edildi. Açıklamada, bu süreçte Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısının fiilen ilhak edilmesinin hedeflendiği ve uluslararası toplumun ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın sonuçlarına odaklanmasından yararlanılarak yeni coğrafi ve siyasi gerçeklikler dayatıldığı vurgulandı.

Kuruma göre sahadaki gelişmeler, İsrail güçlerinin bu hattı kalıcı bir sınıra dönüştürmek için sistematik şekilde hareket ettiğini gösteriyor. Bu kapsamda 32 askeri nokta ve konuşlanma alanı kurulduğu, toprak setler ve askeri mühendislik yapıları inşa edildiği belirtiliyor. Bu adımların, uzun vadeli kontrolü pekiştirme ve Gazze Şeridi içindeki coğrafyayı yeniden şekillendirme yönünde açık bir eğilime işaret ettiği ifade ediliyor.

İsrail gazetesi Haaretz de cuma günü yayımladığı haberde, Tel Aviv yönetiminin sarı hattı sahada kalıcı bir ayrım hattına dönüştürdüğünü aktardı. Gazete, yaklaşık 17 kilometre uzunluğunda kara bariyeri inşa edildiğini ve 32 askeri noktanın kurulduğunu belirterek, bunun Gazze Şeridi’ndeki İsrail askeri varlığının temel eksenlerinden biri haline geldiğini yazdı.

Eski Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Heridi ise mevcut durumda ateşkes anlaşmasını ‘dondurulmuş’ olarak nitelendirdi. Heridi, İsrail’in Gazze Şeridi’nde istediği gibi hareket ettiğini ve sarı hattı kalıcı bir ayrım hattına dönüştürmeye çalıştığını ifade etti. Ayrıca İran savaşının sona ermesinin ardından Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da ateşkes anlaşması ile Mladenov ve Trump planlarının açık ihlali niteliğinde yeni durumlarla karşılaşılabileceği uyarısında bulundu.

vfb
Yerinden edilmiş iki Filistinli çocuk, Han Yunus’ta şiddetli yağmurların ardından ailelerinin çadırının önündeki su birikintilerini temizliyor. (AFP)

Filistinli siyaset analisti Nizar Nazzal, Washington’un Gazze anlaşmasına verdiği desteğin, Tel Aviv’in imajını iyileştirmek, rehinelerin teslim alınmasını sağlamak ve süreci yalnızca insani ve güvenlik boyutuna indirgemek amacı taşıdığının her geçen gün daha net ortaya çıktığını belirtti. Nazzal, İsrail’in sarı hatta attığı adımların kendi çıkarlarını pekiştirmeye ve kontrol alanını genişletmeye yönelik olduğunu, bu nedenle herhangi bir anlaşmaya aldırış etmediğini ifade etti. Bu çerçevede İsrail’in, özellikle uluslararası toplumun İran savaşıyla meşgul olduğu bir dönemde, ne Trump planı ne de Mladenov planı kapsamında dayatılabilecek bir çekilmeyi kabul etmeyeceğini vurguladı.

Öte yandan, Hamas’ın silahsızlandırılması, Mladenov’un geçen hafta Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nde açıkladığı planın temel maddelerinden biri olarak öne çıkıyor. Reuters tarafından aktarılan belgeye göre plan, Hamas’ın Gazze Şeridi altındaki tünel ağını imha etmesini ve sekiz ay içinde aşamalı olarak silah bırakmasını öngörüyor. Buna karşılık, ‘Gazze Şeridi’nin tamamen silahsız olduğunun nihai olarak doğrulanması’ sonrasında İsrail güçlerinin tamamen çekilmesi planlanıyor.

Ancak Uluslararası Filistin Halkının Haklarını Destekleme Kurumu, söz konusu önerinin Filistin tarafında geniş çaplı bir reddiyeyle karşılandığını bildirdi. Kurum, planın ateşkes anlaşmasının içeriğini çarpıttığını, silahsızlanmayı ön koşul olarak dayatırken İsrail’in yükümlülüklerinin göz ardı edildiğini savundu.

Reuters’a konuşan ve müzakerelere yakın bir Filistinli yetkili, Hamas’ın plan üzerinde değişiklik ve iyileştirme talep etmesinin beklendiğini söyledi. Aynı yetkili, planın İsrail’in yükümlülüklerini yerine getireceğine dair yeterli garanti sunmadığını, ayrıca yeniden inşa ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi gibi konuları silahsızlanma gibi siyasi meselelerle ilişkilendirerek savaşın yeniden başlaması riskini artırdığını dile getirdi.

Hüseyin Heridi ise sorunun Hamas’tan ziyade Tel Aviv ve Washington’dan kaynaklandığını belirtti. Heridi, bu iki tarafın Hamas’ın gücünü abartarak Gazze Şeridi’nden kalıcı çekilme yükümlülüğünden kaçınmaya çalıştığını ifade etti. Mevcut durumda Hamas’ın elindeki silahların, iki yılı aşkın süren savaşın ardından büyük ölçüde hafif silahlarla sınırlı olduğunu ve tehdidin kasıtlı olarak büyütüldüğünü söyledi.

Nazzal ise Filistin’de yalnızca Hamas’ın değil, tüm direniş gruplarının, silahlarını tamamen teslim etseler dahi İsrail’in çekilmeyeceğinin farkında olduğunu belirtti. Ekim ayında varılan Gazze anlaşmasının, İsrail’in ihlallerini ve Filistin halkına yönelik saldırılarını durdurmadığını hatırlattı.

Nazzal, Mladenov planının başarısızlığa uğrayacağını ve bunun sorumlusunun Hamas ya da diğer Filistinli gruplar değil, İsrail olacağını savundu. Filistinli tarafların İsrail’in çekilmesine yönelik güvence talep edeceğini ancak bu güvencelerin sağlanmayacağını ifade eden Nazzal, İran savaşının ardından birçok konunun daha netlik kazanacağını sözlerine ekledi.



Dev Trump mağazası kapanıyor

Tennessee'nin Knoxville kenti yakınlarındaki Interstate 40 otoyolu üzerindeki Donald Trump süpermarketi. Mağaza sahibi William Hays, mağazanın müşteri azlığı nedeniyle kapandığını söyledi (Google Haritalar)
Tennessee'nin Knoxville kenti yakınlarındaki Interstate 40 otoyolu üzerindeki Donald Trump süpermarketi. Mağaza sahibi William Hays, mağazanın müşteri azlığı nedeniyle kapandığını söyledi (Google Haritalar)
TT

Dev Trump mağazası kapanıyor

Tennessee'nin Knoxville kenti yakınlarındaki Interstate 40 otoyolu üzerindeki Donald Trump süpermarketi. Mağaza sahibi William Hays, mağazanın müşteri azlığı nedeniyle kapandığını söyledi (Google Haritalar)
Tennessee'nin Knoxville kenti yakınlarındaki Interstate 40 otoyolu üzerindeki Donald Trump süpermarketi. Mağaza sahibi William Hays, mağazanın müşteri azlığı nedeniyle kapandığını söyledi (Google Haritalar)

ABD'nin Tennessee eyaletinde sadece Başkan Donald Trump temalı ürünler satan büyük bir mağaza, müşteri kıtlığı nedeniyle kapanıyor.

Tennessee'nin Knoxville kenti yakınlarındaki Interstate 40 otoyolu üzerinde bulunan mağazanın önünde devasa bir Trump reklam panosu, afişler ve "Demokrat Süper Mağazası" yazılı tuğladan bir tuvalet var. Bunlar da mağazanın ne tür ürünler sattığını açıkça gösteriyor.

Ancak Slate'in haberine göre mağaza artık kalan stoklarını yüzde 50 indirimle satıyor. İşletme kapanıyor ve sahibi William "Bill" Hays, kapanışın müşteri kıtlığından kaynaklandığını itiraf etti.

Hays, Knox News'da yayımlanan ve emekli olup güneye taşındığı için işletmeyi kapattığı iddiasını çürütmeye çalışırken bu itirafı Slate'e yaptı.

Hays'in şöyle dediği aktarıldı:

Bu haberi yapan kız ne dediğini bilmiyordu. Emekli olmuyorum, güneye taşınmıyorum ama Naples'te iki dairemiz var... Evet, yaşlıyım ve 80 yaşındayım, dairelerim ve başka işletmelerim var. Her neyse, neden 80 yaşında olduğumu belirtme gereği duyduğunu anlamıyorum.

Hays, muhabirin "işlerin azlığından dolayı kapanıyoruz demek istemediğini ancak bu yüzden kapandıklarını" öne sürdü.

Mağazada çalışan ve Slate'e kendisini Dan olarak tanıtan bir çalışan da Hays'in anlattıklarını doğruladı.

"Artık eskisi kadar yoğun değiliz" dedi.

Mağazanın eskiden popüler olduğunu ve en yoğun gününde 86 kişinin geldiğini belirtti. Dan, muhafazakar podcast yayıncısı Charlie Kirk'ün vurularak öldürüldüğü günün ve Trump'ın İran'a savaş ilan ettiği günün ardından işlerin iyi gittiğini söyledi.

Hays, Temmuz 2024'te Trump'a yapılan suikast girişiminden sonraki günleri hatırlayarak, bunun işleri açısından "muazzam" bir dönem olduğunu söyledi.

"İnsanlar kapıda sıra olmuştu. Herkes 'Çuf çuf Trump treni' diye bağırıyordu ve içeride çok canlı bir atmosfer vardı" dedi.

Yani, gerçekten inanılmazdı.

Dan'in alışveriş yapanların neden gelmeyi bıraktığına dair düşüncelerini açıkça dile getirdiği bildirildi. Trump'ın popülaritesinin "azaldığını" kabul etti, Trump'ın uyguladığı gümrük vergileri ve İran'la savaşının yol açtığı yüksek benzin fiyatları yüzünden birçok kişinin mali sıkıntı çektiğini belirtti.

"İnsanlar gerçekten de 'Bu ay market alışverişimin tamamını mı yapacağım yoksa elektrik faturamı kredi kartıyla mı ödeyeceğim bilmiyorum' diyorlar" dedi.

Trump ürünleri, başkan ve destekçileri için devasa bir iş kolu. Trump'ın mitingleri, ürün satan kişilerle dolu ve kendi mağazasında yüzlerce ürün bulunuyor. Daha önce Trump'ın internet mağazasının 2024'te 8 milyon dolar gelir elde ettiği bildirilmişti.

Washington'daki Sorumluluk ve Etik için Yurttaşlar, nisanda yaptığı açıklamada, Trump'ın ikinci döneminin ilk 14 ayında mağazanın en az 600 yeni ürün satışa sunduğunu ve bu ürünlerin toplam maliyetinin yaklaşık 43 bin dolara ulaştığını bildirdi.

Etik grubu, "Bu, Trump'ın ilk dönemindeki ölçütlere göre bile, başkanlık makamının benzeri görülmemiş bir düzeyde ticari amaçlarla kullanılması" dedi.

Independent Türkçe


Trump, memnuniyetle karşıladığı Mekke Anlaşması’nı “büyük ve cesur bir adım” olarak nitelendirdi

Trump, memnuniyetle karşıladığı Mekke Anlaşması’nı “büyük ve cesur bir adım” olarak nitelendirdi
TT

Trump, memnuniyetle karşıladığı Mekke Anlaşması’nı “büyük ve cesur bir adım” olarak nitelendirdi

Trump, memnuniyetle karşıladığı Mekke Anlaşması’nı “büyük ve cesur bir adım” olarak nitelendirdi

Fransız haber ajansı AFP, ABD Başkanı Donald Trump’ın dün, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın imzalanmasından ‘büyük mutluluk’ duyduğunu belirterek, anlaşmayı ‘büyük, cesur ve önemli bir adım’ olarak nitelendirdiğini aktardı.

Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, "Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın geçtiğimiz günlerde Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamasından büyük memnuniyet duyuyorum" ifadelerini kullanarak, bu gelişmenin ‘Ortadoğu ülkeleri arasındaki yakınlaşmayı’ gösterdiğini ve böylece bu ülkelerin kendilerini çok daha etkili bir şekilde savunabileceklerini sözlerine ekledi.

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, bölgenin ve dünyanın güvenlik ile istikrarını desteklemeye katkı sağlayacak şekilde, üç ülke arasında caydırıcılık, koordinasyon ve savunma entegrasyonu prensibine dayanan uzun vadeli bir ortaklık yolunda dönüm noktası niteliğindeki Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı 7 Ağustos'ta Mekke-i Mükerreme'de imzaladı.

Güvenli ve müreffeh bir gelecek arayışıyla ortak güvenliklerini pekiştirme ve bölgesel ile uluslararası güvenlik, barış ve istikrarı sağlama konusundaki kararlılıkları doğrultusunda söz konusu anlaşma, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından ‘Mekke Ortak Savunma Zirvesi’ sırasında imzalandı.

Anlaşma herhangi bir saldırıya karşı ortak caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlıyor ve üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı bir saldırının tümüne yapılmış sayılacağını öngörürken, aralarındaki savunma iş birliğinin tüm yönleriyle geliştirilmesini kapsıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anlaşma güvenlik ve savunma iş birliğimizin güçlenmesine katkı sağlayacaktır" diyerek, anlaşmanın ‘bölgede barış, refah ve istikrarı sağlamayı amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açık’ olduğunu vurguladı.

Pakistan Başbakanı Şerif ise, bu anlaşmanın üç kardeş ülke arasındaki iş birliği sürecinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

Öte yandan Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman anlaşmanın caydırıcılığı, koordinasyonu ve entegrasyonu güçlendiren; bölgenin ve dünyanın güvenlik ile istikrarını desteklemeye katkı sağlayan uzun vadeli bir savunma ortaklığının çerçevesini sağlamlaştırdığını açıkladı.

Başka bir Suudi yetkili ise anlaşmanın ‘askeri bir eksen veya mezhepsel bir blok kurma yönünde herhangi bir eğilimi temsil etmediğini, nükleer çabalarla veya silahlanma yarışıyla bağlantılı olmadığını, bilakis sürdürülebilir öz kapasiteler inşa etmeyle ilgili olduğunu’ belirtti. Yetkili ayrıca anlaşmanın; ‘Suudi Arabistan'ın Körfez, Arap ve uluslararası arenadaki stratejik ve güçlü ilişkileri pahasına hayata geçirilmediğini, bölgedeki herhangi bir ülkenin güvenliğine yönelik bir tehdit oluşturmadığını ve herhangi iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırma amacı taşımadığını’ kaydetti.


Moskova ile Kiev arasında karşılıklı kanlı saldırılar

Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)
Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)
TT

Moskova ile Kiev arasında karşılıklı kanlı saldırılar

Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)
Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)

Yüzlerce insansız hava aracı (İHA) Moskova ve Rusya’nın farklı bölgelerini hedef alırken, saldırılarda 6 kişi hayatını kaybetti. Rusya’nın düzenlediği füze saldırılarında ise Kiev ve diğer Ukrayna kentlerinde 20’den fazla kişi öldü veya yaralandı. İki ülkenin yetkilileri saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, başkentin cumartesiyi pazara bağlayan gece boyunca yoğun bir İHA saldırısına maruz kaldığını ve hava savunma sistemlerinin 600’den fazla İHA’yı etkisiz hale getirdiğini açıkladı. Moskova bölgesi Valisi Andrey Vorobyov ise saldırıyı “yakın tarihin en büyük İHA saldırılarından biri” olarak nitelendirdi.

Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, ülkesinin müttefiklerinden hava savunma füzeleri sağlamalarını bir kez daha istedi.

Zelenskiy, “Kuzey Kore füzeleri burada, Avrupa’da altyapıyı yok ediyor ve can alıyorsa, Avrupa’nın hava savunma füzelerinin depolarda beklemesine izin veremeyiz” ifadelerini kullandı.