İsrail saldırıları Gazze Şeridi’ndeki ‘ortak güce’ odaklanıyor

Hamas, yardımlar konusunda Mladenov’un ‘yanıltıcı açıklamalarından’ şikayetçi

 Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze töreninde göz yaşı döken iki Filistinli, 11 Nisan 2026 (DPA)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze töreninde göz yaşı döken iki Filistinli, 11 Nisan 2026 (DPA)
TT

İsrail saldırıları Gazze Şeridi’ndeki ‘ortak güce’ odaklanıyor

 Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze töreninde göz yaşı döken iki Filistinli, 11 Nisan 2026 (DPA)
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze töreninde göz yaşı döken iki Filistinli, 11 Nisan 2026 (DPA)

İsrail’in son dönemde Gazze Şeridi içinde yoğunlaştırdığı saldırılar, özellikle Filistinli gruplara bağlı ve ‘ortak güç’ olarak bilinen yapı içinde faaliyet gösteren unsurları hedef alıyor. Söz konusu unsurların, ‘sarı hat’ olarak adlandırılan bölgenin yüzlerce metre gerisindeki hassas noktalarda konuşlanarak İsrail özel kuvvetlerinin ya da silahlı çete unsurlarının sızmasını engellemeyi amaçladığı belirtiliyor.

İsrail güçleri ve onlara bağlı silahlı gruplar, ateşkes anlaşması kapsamında ilk geri çekilme hattı olarak tanımlanan ‘sarı hat’ içinde yer alan bölgelerde konuşlanmış durumda. 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına göre bu alan, Gazze Şeridi’nin yaklaşık yüzde 52’sine karşılık geliyor. Buna karşılık Hamas ve diğer Filistinli gruplar ise bölgenin batısında konuşlanarak söz konusu güçlerin kontrol alanlarına sızmasını engellemeye çalışıyor. Bu çabaların, sahada ‘kaos’ yaratma girişimlerini, suikast ve kaçırma eylemlerini önlemeyi hedeflediği ifade ediliyor.

Kassam Tugayları mensupları öldürüldü

İsrail’e ait bir insansız hava aracı (İHA) dün gece yarısı, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları mensubu 6 kişiyi, el-Bureyc Mülteci Kampı’nda konuşlandıkları sırada hedef aldı. Saldırı sonucu hayatını kaybedenlerin cenazeleri parçalanmış halde Deyr el-Balah’teki Aksa Şehitleri Hastanesi’ne ulaştırıldı. İki füze ile gerçekleştirilen saldırıda çok sayıda silahlı kişi ve sivil de yaralanırken, bazı yaralıların durumunun ağır olduğu bildirildi.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan bir mülteci kampı (AFP)Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan bir mülteci kampı (AFP)

Yüzlerce Filistinli bugün öğle saatlerinde, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki el-Bureyc Mülteci Kampı’nda bulunan büyük camiden altı kişinin cenazesini uğurladı.

Sahadaki bir kaynak, Kassam Tugayları içinde bir bölük komutanı ile yardımcısının da hayatını kaybedenler arasında bulunduğunu belirtti. Kaynak, söz konusu kişilerin, yalnızca bir gün önce aynı bölgede Enis Stadyumu çevresine sızan silahlı bir grubun ardından bölgeye konuşlandırılan unsurları denetlemek üzere olay yerine geldiklerini aktardı. Bu konuşlanmanın amacının, sarı hattın batısında yer alan bölgede olası yeni sızma girişimlerini engellemek olduğu ifade edildi.

Öte yandan bugün öğleden sonra Deyr el-Balah’taki el-Meşaile bölgesinde bir çadıra düzenlenen İsrail saldırısında bir Filistinli hayatını kaybetti. Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya kasabasında üç kişiyi hedef alan bir başka saldırıda ise en az bir kişinin yaşamını yitirdiği, sağlık ekiplerinin diğer iki kişiye ulaşamadığı bildirildi.

Son günlerde İsrail güçleri ve onlara bağlı silahlı grupların saldırılarını Gazze Şeridi’nin orta kesiminde yoğunlaştırdığı gözlemlenirken, hayatını kaybedenlerin çoğunluğunu Kassam Tugayları mensuplarının oluşturduğu, bazı kayıpların ise Gazze Şeridi’nin kuzeyinden göç eden siviller olduğu ifade edildi.

Bu güçlerin son günlerde el-Meğazi Mülteci Kampı çevresinde düzenlediği bir güvenlik operasyonunda, iki Kassam Tugayları üyesini kaçırma girişiminin ardından en az 7’si Kassam Tugayları mensubu olmak üzere toplam 10 Filistinlinin hayatını kaybettiği aktarıldı.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının 749’u aştığı, 7 Ekim 2023’ten bu yana toplam can kaybının ise 72 bin 328’e yükseldiği bildirildi.

Kınama ve siyasi çaba

Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, yaptığı açıklamada, el-Bureyc Mülteci Kampı’nda yaşananlar ve İsrail’in günlük ihlallerinin, ‘soykırım savaşı’ olarak nitelendirdiği sürecin devamı olduğunu söyledi. Kasım, ateşkesin sürdüğüne dair söylemleri ‘yanıltıcı’ olarak nitelendirirken, yaşananların Filistinli grupların, ikinci aşamaya geçilmeden önce ateşkes anlaşmasının ilk aşamasının ve ihlallerin durdurulmasının sağlanması yönündeki taleplerini haklı çıkardığını ifade etti.

Hamas’ın, geçen hafta Kahire’de gerçekleştirilen görüşmelerde arabuluculara ve Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’a, ilk aşamanın eksiksiz uygulanması ve günlük ihlallerin durdurulması sağlanmadan ikinci aşamaya geçilmesini istemediklerini ilettiği belirtildi.

 Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze namazını kılan Filistinliler, 11 Nisan 2026 (DPA)Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ta İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybedenlerin cenaze namazını kılan Filistinliler, 11 Nisan 2026 (DPA)

Kahire, Filistinli gruplar arası görüşmelere ve arabulucular ile Mladenov’un katılımıyla yürütülen temaslara ev sahipliği yapıyor. Görüşmelerde, Filistinli grupların silahsızlandırılmasına yönelik plana verilecek nihai yanıtın ele alındığı ifade ediliyor.

Mladenov’a yönelik eleştiriler

Bu görüşmeler, Hamas’ın Mladenov’a yönelik açık eleştirilerinin gölgesinde gerçekleşiyor. Mladenov’un, Gazze Şeridi’ne 602 yardım tırının giriş yaptığını belirten açıklaması, Gazze’deki hükümet medya ofisi ile Hamas ve diğer bazı taraflarca yalanlandı.

Mladenov perşembe günü X hesabından yaptığı paylaşımda, “Bugün Gazze Şeridi’ne uzun süredir bekleyen aileler için temel ihtiyaç malzemeleri taşıyan 602 tır giriş yaptı. Yardımların genişletilmiş erişimi bu şekilde olmalı ve bu durum istisna değil günlük standart haline gelmeli” ifadelerini kullandı. Bu gelişmenin, kendi ekibi, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi ve Barış Kurulu ekiplerinin yoğun çabalarıyla sağlandığını belirten Mladenov, tüm tarafların ateşkes taahhütlerine tam olarak bağlı kalmasının önemine dikkat çekti.

Mladenov’un açıklamaları, Reuters tarafından yayımlanan ve Barış Kurulu’nun finansman kaynaklarına ilişkin zorluklar yaşadığına dair haberiyle aynı döneme denk geldi. Söz konusu haberde, bu durumun Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin görevlerini yerine getirmesini etkilediği ve yeniden inşa sürecini geciktirdiği öne sürülürken, Barış Kurulu bu iddiaları yalanladı.

Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan bir mülteci kampında su kaplarını doldurmak için bekleyen Filistinliler, 10 Nisan 2026 (AFP)Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan bir mülteci kampında su kaplarını doldurmak için bekleyen Filistinliler, 10 Nisan 2026 (AFP)

Hamas Siyasi Büro Üyesi Basim Naim yaptığı açıklamada, Mladenov’un sözlerini ‘yanıltma politikası’ kapsamında değerlendirdi. Naim, açıklanan rakamların doğru olmadığını belirterek, perşembe günü Gazze Şeridi’ne giren tır sayısının 602 değil, yalnızca 207 olduğunu, bunların 79’unun insani yardım taşıdığını ifade etti. İsrail’in yardım girişine ilişkin taahhütlerini yüzde 38’in üzerinde yerine getirmediğini savunan Naim, “Bu tür yanıltıcı açıklamalar, derinleşen insani krizi gizleyemez. Uluslararası toplum sorumluluk almalı ve Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ilk aşamasının tüm maddeleri uygulanmalıdır” dedi.

Gazze Şeridi’ndeki hükümet medya ofisi de Naim’in verdiği rakamları doğrulayarak, giriş yapan 207 tırdan 79’unun yardım, geri kalanının ise özel sektör malları olduğunu bildirdi. Açıklamada, mevcut giriş seviyesinin insani ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğu ve Mladenov’un iddia ettiği gibi genişletilmiş bir yardım akışını yansıtmadığı vurgulandı.

Öte yandan Gazze Ticaret Odası, günlük ortalama tır girişinin 113’ü geçmediğini, bunun da asgari ihtiyaçların yaklaşık yüzde 19’una karşılık geldiğini açıkladı. İthalatın yüzde 86’sının gıda ürünlerinden oluştuğu, üretim girdilerinin ise neredeyse hiç bulunmadığı belirtilirken, bu durumun ekonomik faaliyetlerde ciddi bir durgunluğa yol açtığı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, piyasalarda dengesizliklerin arttığı, malların sınırlı sayıda tüccarın elinde toplanmasının fiyatları yükselttiği ve rekabeti zorlaştırdığı kaydedildi.



İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında Suriyeli bir adam eşini ve dört çocuğunu kaybetti

Hamad el-Galib, Deyrizor’da eşi ve çocuklarının cenaze töreninde taziyeleri kabul etti. (AP)
Hamad el-Galib, Deyrizor’da eşi ve çocuklarının cenaze töreninde taziyeleri kabul etti. (AP)
TT

İsrail’in Beyrut’a düzenlediği hava saldırılarında Suriyeli bir adam eşini ve dört çocuğunu kaybetti

Hamad el-Galib, Deyrizor’da eşi ve çocuklarının cenaze töreninde taziyeleri kabul etti. (AP)
Hamad el-Galib, Deyrizor’da eşi ve çocuklarının cenaze töreninde taziyeleri kabul etti. (AP)

Suriyeli bir adam dün, çarşamba günü Beyrut’u hedef alan yoğun İsrail hava saldırılarında hayatını kaybeden eşi ile beş çocuğundan dördünü, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Deyrizor vilayetinde toprağa verdi.

Aile, altı yıl önce Lübnan’a sığındığında ülkelerine dönüşün bu şekilde olacağını öngörmemişti.

Cenazeler, altı aylık hamile olan kadının naaşıyla birlikte, Lübnan’dan gelen bir otobüsle taşınan ahşap tabutlar içinde getirildi. Tabutların yan taraflarına isimlerin elle yazıldığı görüldü. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre, erkekler defin öncesinde Sur kasabasında otobüsün yanında gözyaşı dökerken, taziye için toplanan kalabalık da aileye destek verdi.

Ailenin kızlarından birinin naaşına ise henüz ulaşılamadı. Üç gün süren arama çalışmalarının bugün sona erdiği, kayıp kızın enkaz altında olduğunun değerlendirildiği belirtildi.

Söz konusu saldırı, İsrail’in çarşamba günü önceden uyarı yapmaksızın düzenlediği yaklaşık 100 hava saldırısından biri olarak kayda geçti. İsrail ordusu, saldırıların Beyrut ve Lübnan’ın diğer bölgelerinde Hizbullah ile bağlantılı olduğunu öne sürdüğü hedeflere yönelik olduğunu açıkladı. Aynı gün 350’den fazla kişi hayatını kaybetti; ölenlerin üçte birinin kadın ve çocuklardan oluştuğu bildirildi. Bu bilanço, yaklaşık altı haftadır süren savaşın en kanlı günü olarak değerlendirildi.

d fd
Deyrizor’da toprağa verilmeden önce el-Galib ailesinden iki kişinin tabutları (AP)

Çok sayıda saldırının, Beyrut’un merkezindeki caddeleri ve çatışma bölgelerinden uzak, yoğun nüfuslu mahalleleri hedef aldığı bildirildi.

Baba Hamad el-Galib, apartmanda bekçi olarak çalıştığı sırada tüp almak için ev dışında bulunduğu için saldırıdan kurtuldu. Yaşadığı Ayn Mureyse mahallesine hava saldırısı düzenlendiğini öğrenince hızla geri dönen el-Galib, genellikle yürüyüş ve spor yapan insanlarla dolu olan ünlü Beyrut sahil şeridi yakınındaki bir caminin arkasındaki binadan yükselen yoğun dumanla karşılaştı.

El-Galib, “İsrail saldırısı kızlarımı öldürdü. Onlar masumdu, sadece evde oturuyorlardı. Öğle yemeği yiyorlardı” dedi.

Kurtarma ekiplerinin, ailesinin cenazelerini enkaz altından çıkarmasının üç gün sürdüğünü belirten el-Galib, “Kızım Fatıma hâlâ kayıp” ifadesini kullandı. Kayıp olduğu belirtilen Fatıma’nın 10 yaşında olduğu, 12 yaşındaki diğer kızının bulunduğu; erkek çocuklarının ise 17, 14 ve 13 yaşlarında olduğu aktarıldı.

Aynı saldırıda, ailenin üç akrabasının daha hayatını kaybettiği bildirildi. Söz konusu kişilerin, Deyrizor’un eş-Şuhayl beldesinde dün toprağa verildiği kaydedildi.

dsvdv
Beyrut’a yönelik İsrail saldırısında hayatını kaybeden el-Galib ailesinin üyeleri için cenaze namazı kılan Suriyeliler (AP)

Hamad el-Galib, ailesinin 2020 yılında, aşiret grupları ile Kürtlerin öncülüğündeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki yerel gerilimlerin artması üzerine yaşadıkları bölgeden göç ederek Lübnan’a sığındığını belirtti.

Ölenler ve yaralananlar arasında Suriyeli mülteciler de bulunuyor

Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre, çarşamba günü düzenlenen İsrail hava saldırılarının ve ülke genelindeki diğer saldırıların yol açtığı can kayıpları, İsrail ile Hizbullah arasında bir aydan uzun süredir devam eden savaşta toplam vefat sayısını bin 950’nin üzerine, yaralı sayısını ise 6 bin 300’ün üstüne çıkardı. Hayatını kaybedenler ve yaralılar arasında en az 315 Suriyelinin de bulunduğu bildirildi.

Çarşamba günkü saldırılarda hayatını kaybedenler arasında Lübnan vatandaşı olmayanların sayısı ise netlik kazanmadı. Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın verileri milliyetlere göre ayrıntı içermiyor.

Yetkililer, en az 39 Suriyelinin hayatını kaybedenler arasında yer aldığını açıkladı.

sdcd
Deyrizor’da toprağa verilmeden önce el-Galib ailesinden iki kişinin tabutları (AP)

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Sözcüsü Dalal Harb, Ayn Mureyse’de hayatını kaybeden ailenin kuruma kayıtlı olmadığını belirtti. Lübnan’da yaklaşık 530 bin Suriyeli mültecinin kayıtlı olduğu, ancak yüz binlercesinin kayıt dışı bulunduğunun tahmin edildiği ifade edildi.

Eski Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in Aralık 2024’te devrilmesinin ardından yüz binlerce Suriyelinin Lübnan’dan geri döndüğü, ancak iş imkânlarının yetersizliği ve süregelen şiddet olayları nedeniyle çok sayıda kişinin dönüş konusunda tereddüt yaşadığı aktarıldı.

Hamad el-Galib’in kardeşi Cuma el-Galib, patlamanın meydana geldiği sırada binadan yaklaşık 150 metre uzaklıkta bulunduğunu söyledi. “Koştuk, koştuk, ardından ikinci patlama oldu” dedi.

Binaya ulaştığında yapının çökmeye başladığını belirten el-Galib, “Artık binadakileri kurtarmak için çok geçti. Onlara seslendik ama kimse yanıt vermedi” ifadelerini kullandı.

Ambulansların daha sonra cenazeleri enkazdan çıkardığını belirten el-Galib, naaşları hastanede teşhis ettiğini söyledi.


Savaşın başlangıcından bu yana İsrail'in Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarında 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti

İsrail'e ait bir helikopter Lübnan üzerinde füze ateşledi (Reuters)
İsrail'e ait bir helikopter Lübnan üzerinde füze ateşledi (Reuters)
TT

Savaşın başlangıcından bu yana İsrail'in Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarında 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti

İsrail'e ait bir helikopter Lübnan üzerinde füze ateşledi (Reuters)
İsrail'e ait bir helikopter Lübnan üzerinde füze ateşledi (Reuters)

Sağlık Bakanlığı'nın bildirdiğine göre, Hizbullah ile savaşın 2 Mart'ta başlamasından bu yana İsrail'in Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarında ölü sayısı 2 bini aştı.

Bakanlık dün yaptığı açıklamada, 11 Nisan itibarıyla ölü sayısının 85'i paramedik ve sağlık çalışanı, 165'i çocuk olmak üzere 2 bin 20 kişiye, yaralı sayısının ise 6 bin 436 kişiye ulaştığını belirtti.

İsrail ordusu dün, İsrail ile Lübnan arasında Washington'da yapılması planlanan görüşmelerden günler önce, Lübnanlı militan grup Hizbullah'a ait 200'den fazla hedefi vurduğunu açıkladı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre İsrail ordusunun açıklamasında, "Son 24 saat içinde ordu, Lübnan'da 200'den fazla Hizbullah hedefini vurdu" denildi.

Şöyle devam etti: "Hava Kuvvetleri, terör örgütü Hizbullah'ın altyapısını hedef almaya ve Güney Lübnan'da faaliyet gösteren kara kuvvetlerinin çalışmalarına hava desteği sağlamaya devam ediyor."

Nabatiye ve Sayda'ya düzenlenen baskınlarda 12 kişi öldü

Sağlık Bakanlığı Acil Durum Operasyon Merkezi yaptığı açıklamada, "Nabatiye bölgesindeki Kfarsir kasabasına düzenlenen İsrail düşman baskınında, Sağlık Otoritesinden bir sağlık görevlisi de dahil olmak üzere 4 kişi öldü ve 4 kişi yaralandı" denildi. "Nabatiye bölgesindeki Toul kasabasına düzenlenen İsrail düşman baskınında ise Sağlık Otoritesinden bir sağlık görevlisi de dahil olmak üzere 3 kişi öldü ve bir sağlık görevlisi de dahil olmak üzere 3 kişi yaralandı" bilgisi paylaşıldı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'den aktardığına göre İsrail'in Nabatiye bölgesindeki Zifta kasabasına düzenlediği hava saldırısında, Lübnan Sivil Savunma mensubu da dahil olmak üzere 3 kişi hayatını kaybetti, iki kişi ise yaralandı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in dün güney Lübnan'daki bir kasabaya düzenlediği saldırılarda 8 kişinin öldüğünü ve bazılarının durumu kritik, birçok kişinin de yaralandığını açıkladı.

Bakanlık yaptığı açıklamasında, " Sayda (Sidon) bölgesindeki Tuffah kasabasına İsrail düşman güçlerinin düzenlediği baskınlarda ilk belirlemelere göre 8 şehit ve 5'inin durumu kritik 9 yaralı” olduğunu belirtti.

fvfvf
İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırısından yükselen dumanlar (Reuters)

Sağlık Bakanlığı, sağlık çalışanlarının tekrar tekrar hedef alınmasını ve "uluslararası insani hukukun açık ihlalini" kınadığını yineleyerek, "İsrail düşmanının, sağlık çalışanlarını askeri hedef haline getirmeye dayalı sistematik bir yaklaşım benimsediği açıkça ortaya çıkmıştır; zira onlar gerçekleştirdikleri her kurtarma operasyonunda şehit edilmektedirler ve bu durum uluslararası insani hukukun ciddi bir ihlalini oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı.

Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Lübnan'ı Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh Moawad'ın, İsrail'i ise Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter'in temsil ettiği ve ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michael Issa'nın da katıldığı cuma akşamı gerçekleşen bir telefon görüşmesini duyurdu.

Açıklamada, görüşme sırasında, ateşkes ilan edilmesi ve ABD'nin himayesinde Lübnan ile İsrail arasında müzakerelerin başlama tarihinin belirlenmesi konularını görüşmek üzere önümüzdeki salı günü ABD Dışişleri Bakanlığı'nda ilk toplantının yapılması konusunda anlaşmaya varıldığı belirtildi.


Hizbullah, sokak protestolarını hükümete karşı kullanmada başarısız oldu

Hizbullah destekçileri Beyrut'ta Lübnan hükümetine karşı düzenlenen protestolarda (AFP)
Hizbullah destekçileri Beyrut'ta Lübnan hükümetine karşı düzenlenen protestolarda (AFP)
TT

Hizbullah, sokak protestolarını hükümete karşı kullanmada başarısız oldu

Hizbullah destekçileri Beyrut'ta Lübnan hükümetine karşı düzenlenen protestolarda (AFP)
Hizbullah destekçileri Beyrut'ta Lübnan hükümetine karşı düzenlenen protestolarda (AFP)

Hizbullah, Lübnan hükümetine karşı sokakları kullanma girişiminde başarısız oldu; zira ordu başkentte geniş çaplı bir konuşlanma gerçekleştirdi ve «iç istikrarı ve toplumsal barışı tehlikeye atabilecek veya kamu ve özel mülkiyete saldırıya yol açabilecek her türlü harekete» karşı uyarıda bulundu. Ordu, «iç istikrara yönelik her türlü tehdidi önlemek için kararlılıkla müdahale edeceğini» açıkladı.

Yüzlerce “Hizbullah” destekçisi, hükümetin İsrail ile doğrudan müzakereler başlatma ve silahların sadece Beyrut'ta bulunmasına izin verme kararını protesto etmek amacıyla, hükümet binası çevresinde düzenlenen sokak eylemlerine katıldı. Başbakan Nevvaf Salam, protestolar nedeniyle ABD'ye yapacağı seyahati erteledi.

Meclis Başkanı Nebih Berri bu girişimlerden uzak durduğunu ifade etti. Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, Berri’nin liderliğini yaptığı “Emal” hareketinin sokak gücüne başvurmayı tercih etmediğini ve Berri’nin ağzından, Beyrut’ta ve dolayısıyla mültecileri barındıran Lübnan bölgelerinde istikrarın korunması çağrısında bulunduğunu belirtti.