ABD'ye güvenin azaldığı, Çin'in ise nüfuzunu artırdığı bir dönemde Japonya lideri Sanae Takaiçi istikrar vurgusu yapıyor.
Takaiçi, yakın zamanda Vietnam ve Avustralya'ya düzenlediği resmi ziyaretlerde hem kritik anlaşmalar imzaladı hem de çalkantılı bir dönemde Japonya'nın istikrarlı bir imaj çizme hedefinde olduğu mesajını verdi.
Japonya lideri Takaiçi ve Vietnam Başbakanı Le Minh Hung'un görüşmesinin ardından ekonomik güvenlik alanında işbirliğinin güçlendirileceği, ikili ticaret hacminin 2030'a kadar 60 milyar dolara çıkarılacağı açıklandı. Liderler görüşmelerin ardından 6 işbirliği anlaşmasına imza attı.
Kyodo haber ajansının aktardığına göre Takaiçi, Vietnam Ulusal Üniversitesi'ndeki konuşmasında "özgür ve açık Hint-Pasifik" vurgusu yaparak Tokyo'nun daha aktif bir rol oynayacağını söyledi:
Japonya özgürlük, açıklık, çeşitlilik, kapsayıcılık ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir uluslararası düzenin inşasında her zamankinden daha aktif bir rol oynayacaktır.
Takaiçi ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese'nin görüşmesinde de enerji, savunma ve kritik minerallerle ilgili 4 anlaşma imzalandı.
Bu kapsamda taraflar jeopolitik gerilimler, ekonomik baskılar ve piyasalardaki aksaklıklarda acil bilgi paylaşımında bulunacak. Ayrıca güvenliklerinin tehdit edilmesi halinde "ortak karşı tedbirleri" değerlendirecekler.
New York Times'ın analizinde, Çin'in son dönemde Hint-Pasifik'te nüfuzunu artırdığına dikkat çekiliyor. ABD'nin ise İran savaşı nedeniyle bölgedeki donanma gemilerini Ortadoğu'ya sevk ederek Asyalı müttefiklerini endişelendirdiği belirtiliyor.
Takaiçi'nin böyle bir dönemde Japonya'yı "istikrar ve güç kaynağı olarak" göstermek istediği belirtiliyor. Tokyo yönetimi, İran savaşının etkilerine karşı Güneydoğu Asya'daki komşularının ham petrol tedarikini güvence altına alması için 10 milyar dolarlık yardım sözü de vermişti.
Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu'ndan Huong Le Thu şunları söylüyor:
Birçok Asya ülkesi için Japonya artık eskiden ABD'den bekledikleri istikrar ve sürekliliği temsil ediyor. Japonya liderlik boşluğunu doldurmak için öne çıkıyor. Yumuşak güç alanında önemli bir rol oynamak istiyor ancak aynı zamanda sert güç alanında da giderek daha fazla söz sahibi olmayı hedefliyor.
Sanae Takaiçi hükümetinin ölümcül silah ve savunma ekipmanlarının yabancı ülkelere satışı üzerindeki kısıtlamaları 21 Nisan'da gevşetmesi de gündem olmuştu.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, Japonya'nın II. Dünya Savaşı sonrasında oluşturduğu barışçıl anayasayı terk etmeye başlayarak "somut adımlarla yeniden silahlanma sürecini hızlandırdığını" söylemişti.
Japonya'da da değişikliğe karşı protestolar düzenlenmişti.
Öte yandan Tokyo yönetimi, Avustralya'ya savaş gemisi satmak üzere 7 milyar ABD doları değerinde anlaşmayı geçen ay imzalamıştı.
Japonya, kullanılmış muhrip gemilerinin Pekin'le toprak anlaşmazlığı yaşayan Filipinler'e ihraç edilmesi için bir çerçeve oluşturulması konusunda da salı günü Manila yönetimiyle anlaşmaya vardı.
Independent Türkçe, New York Times, Kyodo, Global Times

