Somali’de “Cumhurbaşkanlığı Diyaloğu” girişiminin çıkmaza girmesiyle ortaya çıkan karmaşık senaryolar

Şeyh Mahmud, muhalefetten ‘kaos yerine siyasi bir vizyon’ ortaya koymasını istedi

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud (SONNA)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud (SONNA)
TT

Somali’de “Cumhurbaşkanlığı Diyaloğu” girişiminin çıkmaza girmesiyle ortaya çıkan karmaşık senaryolar

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud (SONNA)
Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud (SONNA)

Somali'nin siyasi tablosu, Cumhurbaşkanlığı Diyaloğu çağrılarının sonuçsuz kalması ve muhalif hareketlerin Mogadişu'daki protesto gösterileriyle giderek daha karmaşık bir hal alıyor. Tüm bunlar, hükümetin ısrarla savunduğu, ancak muhalefetin kesinlikle reddettiği doğrudan seçim yöntemiyle bazı ilçelerde gerçekleştirilen yerel seçimlerle eş zamanlı yaşanıyor.

Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, muhalefet hareketlerine halka hitap ederek karşılık verdi. Şeyh Mahmud, ‘iktidar hevesindeki kesimleri’ ülkeyi kaosa sürüklemek yerine siyasi bir vizyon ortaya koymaya çağırdı. Somali ve Afrika uzmanları bu tabloyu, en iyi ihtimalle uzlaşı ve siyasi çözüme, en kötü ihtimalle ise çatışmaya ve güvenlik istikrarsızlığına kapı aralayan karmaşık senaryolara zemin hazırlayan bir süreç olarak değerlendiriyor.

Pazar günü 13 ilçenin sandığa giderek yerel yönetimleri, ilçe meclislerini ve eyalet temsilcilerini seçtiğini belirten Şeyh Mahmud, yaşlılar, engelliler ve gençler dahil olmak üzere tüm vatandaşların oy kullanmak için uzun kuyruklar oluşturduğuna da dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı, pazar günü yaptığı konuşmada ‘bazı siyasetçilerin gösteriler aracılığıyla vatandaşları kargaşaya sürüklemeye çalıştığını’ vurguladı. Şarku’l Avsat’ın Somali resmi haber ajansı SONNA'dan aktardığına göre Şeyh Mahmud, ‘ülkenin bazı bölgelerinde doğrudan seçimlerin yapıldığı ve federal hükümetin diyalog ile istişare için hazırlık toplantısına davet çıkardığı, bu kritik dönemde söz konusu gösterinin neden bu zamana denk getirildiğini’ sorguladı.

Şeyh Mahmud, 3 Mayıs'ta muhalefetteki ‘Müstakbel Konseyi’ni 10 Mayıs'ta resmi olarak düzenlenecek diyaloga davet ederek ‘ülkenin kaderini belirleyen meseleleri olumlu bir ruhla, şeffaflık ve sorumluluk anlayışıyla müzakereye’ çağırmıştı.

Mogadişu’daki yetkililer, söz konusu diyaloğun neden gerçekleşmediğini açıklamadı, ancak yerel basın muhalefetin katılmayı reddettiğini belirtti.

Protesto gösterilerinin ‘iyi niyetle düzenlenmediğini, aksine Somali'yi felce uğratmayı hedeflediğini’ söyleyen Somali Cumhurbaşkanı, ülkeyi yönetmek isteyen siyasetçileri, halkın kabul göreceği vizyonlar ortaya koymaya davet ederek ‘vatandaşlar arasında hassasiyetleri ve duyguları kaşımaktan’ kaçınmaları uyarısında bulundu.

“Beka sınavı”

Somali ve Afrika uzmanı Ali Mahmud Kilni, Somali'deki siyasi arenaya dair değerlendirmesinde, ‘federal hükümet ile muhalefet güçleri arasındaki anlaşmazlığın giderek derinleşmesi, siyasi diyalog turlarının geçiş döneminin geleceği, seçimlerin şekli ve tartışmalı anayasa değişiklikleri konularında somut bir mutabakata ulaşamaması nedeniyle ülkenin yıllardır en hassas dönemlerinden birini yaşadığı’ değerlendirmesinde bulundu.

Hükümet, değiştirilmiş anayasayı ve doğrudan seçimleri hayata geçirme yolunda kararlı bir tutum sergilerken, Kilni’ye göre muhalefet, ‘iktidarın, ülkeyi açık uçlu bir anayasal ve güvenlik krizine sürükleyebilecek siyasi bir oldu-bitti dayatmaya yöneldiği’ görüşünde.

Kilni, anlaşmazlıkların Somali devletini önümüzdeki yıllarda siyasi sistemin şeklini ve istikrarın geleceğini belirleyecek varoluşsal bir sınavla karşı karşıya bıraktığını vurguladı.

Kilni'ye göre mevcut krizin özü yalnızca seçimler üzerindeki anlaşmazlıkla sınırlı değil, siyasi sistemin niteliği, merkezi hükümetin yetki sınırları ve ülkedeki federalizmin geleceğiyle de doğrudan bağlantılı. ‘Geçiş yılı’ olarak bilinen düzenleme kapsamında cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği görev sürelerini beş yıla uzatan son anayasa değişikliklerinin muhalefet güçleri ve bazı bölgesel eyaletler arasında geniş çaplı itirazlara yol açtığına dikkati çeken Kilni, bu adımın ulusal uzlaşının çiğnenmesi ve iktidarın merkezi hükümette yeniden yoğunlaştırılmaya çalışılması olarak değerlendirildiğini belirtti.

Hükümet ise değişikliklerin kabile paylaşım sistemini sona erdirmeyi ve doğrudan seçimlere geçişi hedefleyen siyasi reform sürecinin bir parçası olduğunu savunuyor. Mevcut aşamanın yeni sistemin hayata geçirilmesi için geçiş düzenlemeleri gerektirdiğini öne sürüyor. Kilni, muhalefetin iktidarın ‘demokratik dönüşüm’ söylemini, uzlaşı olmaksızın siyasi süreci uzatmanın meşrulaştırılması için araçsallaştırdığına inandığını vurguladı.

rvervf
Somali Cumhurbaşkanı, Müstakbel Konseyi yetkilileriyle bir araya geldi (SONNA)

Gerilimin nedenine gelince Kilni’ye göre muhalefet, ‘hükümetin diyaloğu iç ve dış baskıları savmak için zaman kazanma aracı olarak kullandığına ikna olduğunu’ düşünüyor. Hükümet ise rakiplerini doğrudan seçimler projesini engellemeye ve geleneksel kabile paylaşım düzenini korumaya çalışmakla suçluyor.

Anayasa değişikliği

Yeni değiştirilmiş Somali anayasası, cumhurbaşkanlığı ve parlamento görev sürelerini bir yıl daha uzatan bir "geçiş yılı" öngörüyor. Muhalefet ise Şeyh Mahmud'un görev süresinin bu ayın ortasında sona ereceğine ilişkin önceki takvimin aşılmasına izin vermeyeceği tehdidini sürdürüyor.

Temsilciler Meclisi Başkanı Adem Muhammed Nur Madubi, tüm anayasal kurumların Cumhurbaşkanı tarafından imzalanan ve cumhurbaşkanlığı ile parlamento görev sürelerini dört yıl yerine beş yıla çıkaran değiştirilmiş anayasaya göre çalışmaya devam edeceğini teyit etti. Söz konusu görev sürelerinin bu ayın ortasından önce sona ermesi öngörülmüştü.

Geçtiğimiz mart ayında anayasa değişikliğinin kabul edilmesinin ardından ‘Müstakbel Konseyi’ olarak bilinen muhalefet koalisyonu bir açıklama yayımladı. Açıklamada 2012 geçici anayasasına göre federal parlamentonun görev süresinin 14 Nisan 2026 yılında, cumhurbaşkanlığı görev süresinin ise 15 Mayıs 2026'da sona erdiği vurgulandı. Koalisyon, 2012 geçici anayasasında belirlenen tarihlerin ötesinde herhangi bir görev süresi uzatma girişimini açık ve kesin bir dille reddettiğini de belirtti.

Bu tehditlerin en sonuncusu, federal hükümetle anlaşmazlık içindeki Puntland Cumhurbaşkanı Said Abdullahi Deni'den geldi. Deni, geçtiğimiz nisan ayı sonlarında ‘cumhurbaşkanlığı görev süresi bitmeden kapsamlı bir çözüme ulaşılmazsa siyasi anlaşmazlıkların devletin varlığını tehdit edebileceği’ uyarısında bulundu.

Olası senaryolar

Kilni’ye göre mevcut tablo, birkaç olası senaryoya kapıyı araladı. Birinci senaryoda iç ve uluslararası arabuluculuk girişimleri, ‘gerginliği yatıştıracak ve patlama noktasını erteleyecek’ geçici bir siyasi uzlaşıyı dayatmayı başarıyor. İkinci senaryoda ise karşılıklı çıkmaz ve gerilim süreci devlet kurumlarını felç eden uzun soluklu bir anayasal krize dönüşüyor.

Kilni, en tehlikeli senaryoya göre siyasi anlaşmazlığın güvenlik çatışmalarına ya da hükümet ile bazı yerel ve bölgesel güçler arasında doğrudan yüzleşmeye dönüşmesinin ülkeyi yeniden kaos ve istikrarsızlık sarmalına sürükleyebileceğini belirtti.

Kilni, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

“Mevcut koşullar çerçevesinde Somali krizi, geçici bir seçim anlaşmazlığının çok ötesine geçerek, devletin şekli ve siyasi sistemin geleceği üzerinde bir iktidar mücadelesine dönüşmüş gibi görünüyor. Oysa ülke, şu an her zamankinden çok geniş tabanlı bir ulusal uzlaşıya ihtiyaç duyuyor.”

Kilni, sözlerini şöyle tamamladı:

“Herhangi bir çatışma senaryosunun önüne geçmek için başta Birleşmiş Milletler (BM), Afrika Birliği (AfB)ve Batılı ülkeler olmak üzere uluslararası ortaklar, ülkenin açık uçlu bir siyasi yüzleşmeye sürüklenmesini önleyecek kapsamlı bir diyaloğu hayata geçirme yönünde baskı uygulamaya çalışacaktır.”



Dev Trump mağazası kapanıyor

Tennessee'nin Knoxville kenti yakınlarındaki Interstate 40 otoyolu üzerindeki Donald Trump süpermarketi. Mağaza sahibi William Hays, mağazanın müşteri azlığı nedeniyle kapandığını söyledi (Google Haritalar)
Tennessee'nin Knoxville kenti yakınlarındaki Interstate 40 otoyolu üzerindeki Donald Trump süpermarketi. Mağaza sahibi William Hays, mağazanın müşteri azlığı nedeniyle kapandığını söyledi (Google Haritalar)
TT

Dev Trump mağazası kapanıyor

Tennessee'nin Knoxville kenti yakınlarındaki Interstate 40 otoyolu üzerindeki Donald Trump süpermarketi. Mağaza sahibi William Hays, mağazanın müşteri azlığı nedeniyle kapandığını söyledi (Google Haritalar)
Tennessee'nin Knoxville kenti yakınlarındaki Interstate 40 otoyolu üzerindeki Donald Trump süpermarketi. Mağaza sahibi William Hays, mağazanın müşteri azlığı nedeniyle kapandığını söyledi (Google Haritalar)

ABD'nin Tennessee eyaletinde sadece Başkan Donald Trump temalı ürünler satan büyük bir mağaza, müşteri kıtlığı nedeniyle kapanıyor.

Tennessee'nin Knoxville kenti yakınlarındaki Interstate 40 otoyolu üzerinde bulunan mağazanın önünde devasa bir Trump reklam panosu, afişler ve "Demokrat Süper Mağazası" yazılı tuğladan bir tuvalet var. Bunlar da mağazanın ne tür ürünler sattığını açıkça gösteriyor.

Ancak Slate'in haberine göre mağaza artık kalan stoklarını yüzde 50 indirimle satıyor. İşletme kapanıyor ve sahibi William "Bill" Hays, kapanışın müşteri kıtlığından kaynaklandığını itiraf etti.

Hays, Knox News'da yayımlanan ve emekli olup güneye taşındığı için işletmeyi kapattığı iddiasını çürütmeye çalışırken bu itirafı Slate'e yaptı.

Hays'in şöyle dediği aktarıldı:

Bu haberi yapan kız ne dediğini bilmiyordu. Emekli olmuyorum, güneye taşınmıyorum ama Naples'te iki dairemiz var... Evet, yaşlıyım ve 80 yaşındayım, dairelerim ve başka işletmelerim var. Her neyse, neden 80 yaşında olduğumu belirtme gereği duyduğunu anlamıyorum.

Hays, muhabirin "işlerin azlığından dolayı kapanıyoruz demek istemediğini ancak bu yüzden kapandıklarını" öne sürdü.

Mağazada çalışan ve Slate'e kendisini Dan olarak tanıtan bir çalışan da Hays'in anlattıklarını doğruladı.

"Artık eskisi kadar yoğun değiliz" dedi.

Mağazanın eskiden popüler olduğunu ve en yoğun gününde 86 kişinin geldiğini belirtti. Dan, muhafazakar podcast yayıncısı Charlie Kirk'ün vurularak öldürüldüğü günün ve Trump'ın İran'a savaş ilan ettiği günün ardından işlerin iyi gittiğini söyledi.

Hays, Temmuz 2024'te Trump'a yapılan suikast girişiminden sonraki günleri hatırlayarak, bunun işleri açısından "muazzam" bir dönem olduğunu söyledi.

"İnsanlar kapıda sıra olmuştu. Herkes 'Çuf çuf Trump treni' diye bağırıyordu ve içeride çok canlı bir atmosfer vardı" dedi.

Yani, gerçekten inanılmazdı.

Dan'in alışveriş yapanların neden gelmeyi bıraktığına dair düşüncelerini açıkça dile getirdiği bildirildi. Trump'ın popülaritesinin "azaldığını" kabul etti, Trump'ın uyguladığı gümrük vergileri ve İran'la savaşının yol açtığı yüksek benzin fiyatları yüzünden birçok kişinin mali sıkıntı çektiğini belirtti.

"İnsanlar gerçekten de 'Bu ay market alışverişimin tamamını mı yapacağım yoksa elektrik faturamı kredi kartıyla mı ödeyeceğim bilmiyorum' diyorlar" dedi.

Trump ürünleri, başkan ve destekçileri için devasa bir iş kolu. Trump'ın mitingleri, ürün satan kişilerle dolu ve kendi mağazasında yüzlerce ürün bulunuyor. Daha önce Trump'ın internet mağazasının 2024'te 8 milyon dolar gelir elde ettiği bildirilmişti.

Washington'daki Sorumluluk ve Etik için Yurttaşlar, nisanda yaptığı açıklamada, Trump'ın ikinci döneminin ilk 14 ayında mağazanın en az 600 yeni ürün satışa sunduğunu ve bu ürünlerin toplam maliyetinin yaklaşık 43 bin dolara ulaştığını bildirdi.

Etik grubu, "Bu, Trump'ın ilk dönemindeki ölçütlere göre bile, başkanlık makamının benzeri görülmemiş bir düzeyde ticari amaçlarla kullanılması" dedi.

Independent Türkçe


Trump, memnuniyetle karşıladığı Mekke Anlaşması’nı “büyük ve cesur bir adım” olarak nitelendirdi

Trump, memnuniyetle karşıladığı Mekke Anlaşması’nı “büyük ve cesur bir adım” olarak nitelendirdi
TT

Trump, memnuniyetle karşıladığı Mekke Anlaşması’nı “büyük ve cesur bir adım” olarak nitelendirdi

Trump, memnuniyetle karşıladığı Mekke Anlaşması’nı “büyük ve cesur bir adım” olarak nitelendirdi

Fransız haber ajansı AFP, ABD Başkanı Donald Trump’ın dün, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında ‘Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın imzalanmasından ‘büyük mutluluk’ duyduğunu belirterek, anlaşmayı ‘büyük, cesur ve önemli bir adım’ olarak nitelendirdiğini aktardı.

Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, "Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın geçtiğimiz günlerde Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzalamasından büyük memnuniyet duyuyorum" ifadelerini kullanarak, bu gelişmenin ‘Ortadoğu ülkeleri arasındaki yakınlaşmayı’ gösterdiğini ve böylece bu ülkelerin kendilerini çok daha etkili bir şekilde savunabileceklerini sözlerine ekledi.

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, bölgenin ve dünyanın güvenlik ile istikrarını desteklemeye katkı sağlayacak şekilde, üç ülke arasında caydırıcılık, koordinasyon ve savunma entegrasyonu prensibine dayanan uzun vadeli bir ortaklık yolunda dönüm noktası niteliğindeki Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı 7 Ağustos'ta Mekke-i Mükerreme'de imzaladı.

Güvenli ve müreffeh bir gelecek arayışıyla ortak güvenliklerini pekiştirme ve bölgesel ile uluslararası güvenlik, barış ve istikrarı sağlama konusundaki kararlılıkları doğrultusunda söz konusu anlaşma, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından ‘Mekke Ortak Savunma Zirvesi’ sırasında imzalandı.

Anlaşma herhangi bir saldırıya karşı ortak caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlıyor ve üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı bir saldırının tümüne yapılmış sayılacağını öngörürken, aralarındaki savunma iş birliğinin tüm yönleriyle geliştirilmesini kapsıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Anlaşma güvenlik ve savunma iş birliğimizin güçlenmesine katkı sağlayacaktır" diyerek, anlaşmanın ‘bölgede barış, refah ve istikrarı sağlamayı amaçlayan tüm kardeş ülkelerin katılımına açık’ olduğunu vurguladı.

Pakistan Başbakanı Şerif ise, bu anlaşmanın üç kardeş ülke arasındaki iş birliği sürecinde tarihi bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

Öte yandan Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman anlaşmanın caydırıcılığı, koordinasyonu ve entegrasyonu güçlendiren; bölgenin ve dünyanın güvenlik ile istikrarını desteklemeye katkı sağlayan uzun vadeli bir savunma ortaklığının çerçevesini sağlamlaştırdığını açıkladı.

Başka bir Suudi yetkili ise anlaşmanın ‘askeri bir eksen veya mezhepsel bir blok kurma yönünde herhangi bir eğilimi temsil etmediğini, nükleer çabalarla veya silahlanma yarışıyla bağlantılı olmadığını, bilakis sürdürülebilir öz kapasiteler inşa etmeyle ilgili olduğunu’ belirtti. Yetkili ayrıca anlaşmanın; ‘Suudi Arabistan'ın Körfez, Arap ve uluslararası arenadaki stratejik ve güçlü ilişkileri pahasına hayata geçirilmediğini, bölgedeki herhangi bir ülkenin güvenliğine yönelik bir tehdit oluşturmadığını ve herhangi iki ülke arasındaki gerilimi tırmandırma amacı taşımadığını’ kaydetti.


Moskova ile Kiev arasında karşılıklı kanlı saldırılar

Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)
Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)
TT

Moskova ile Kiev arasında karşılıklı kanlı saldırılar

Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)
Ukraynalılar, Rusların gece bombaladığı Kiev’deki kitap pazarından kalanları inceliyor (EPA)

Yüzlerce insansız hava aracı (İHA) Moskova ve Rusya’nın farklı bölgelerini hedef alırken, saldırılarda 6 kişi hayatını kaybetti. Rusya’nın düzenlediği füze saldırılarında ise Kiev ve diğer Ukrayna kentlerinde 20’den fazla kişi öldü veya yaralandı. İki ülkenin yetkilileri saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, başkentin cumartesiyi pazara bağlayan gece boyunca yoğun bir İHA saldırısına maruz kaldığını ve hava savunma sistemlerinin 600’den fazla İHA’yı etkisiz hale getirdiğini açıkladı. Moskova bölgesi Valisi Andrey Vorobyov ise saldırıyı “yakın tarihin en büyük İHA saldırılarından biri” olarak nitelendirdi.

Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, ülkesinin müttefiklerinden hava savunma füzeleri sağlamalarını bir kez daha istedi.

Zelenskiy, “Kuzey Kore füzeleri burada, Avrupa’da altyapıyı yok ediyor ve can alıyorsa, Avrupa’nın hava savunma füzelerinin depolarda beklemesine izin veremeyiz” ifadelerini kullandı.