Suveyda krizi çıkmazda: Şam ile Dürziler arasında temas yok

Cebel Başan İdari Konseyi, bazı Dürzilerin kurula katılmayı reddetmesi nedeniyle hâlâ oluşturulamadı

Suveyda yazılı tabelanın yanından geçen Suriye güvenlik güçleri (Reuters)
Suveyda yazılı tabelanın yanından geçen Suriye güvenlik güçleri (Reuters)
TT

Suveyda krizi çıkmazda: Şam ile Dürziler arasında temas yok

Suveyda yazılı tabelanın yanından geçen Suriye güvenlik güçleri (Reuters)
Suveyda yazılı tabelanın yanından geçen Suriye güvenlik güçleri (Reuters)

Suriye’nin Suveyda vilayetindeki kriz, hem Şam yönetimi ile fiili otorite konumundaki Dürzi lider Hikmet el-Hicri ve ona bağlı gruplar arasındaki ilişkiler açısından hem de vilayetin iç yönetimi bakımından çıkmazını sürdürüyor. Yerel kaynaklar, mevcut dönemi yönetmek amacıyla kurulacağı duyurulan Cebel Başan İdari Konseyi’nin, kararın üzerinden yaklaşık altı hafta geçmesine rağmen hâlâ oluşturulamadığını belirtti.

rfbfrbv
Suveyda’da Şeyh Hikmet el-Hicri’ye bağlı Ulusal Muhafızlar (Arşiv – Suveyda 24)

Suveydalı Dürzi kaynaklar, “Konsey şimdiye kadar kurulmadı” ifadesini kullanarak, buna gerekçe olarak idari ve siyasi deneyime sahip isimlerin konseye katılmayı reddetmesini gösterdi. Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, söz konusu kişilerin ‘karar verici değil, yalnızca araç olacaklarını’ düşündüklerini ifade etti. Kaynaklara göre asıl karar mekanizması, Hikmet el-Hicri ile oğlu Selman’a bağlı silahlı grupların elinde bulunuyor; bu yapılar da dışarıdan gelen talimatları uyguluyor.

İsimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklar ayrıca, feshedilen Yüksek Hukuk Komitesi Başkanı Yargıç Muhanned Ebu Faur’un, vilayetin önceki dönemdeki yönetim başarısızlığından sorumlu tutulmasının da konseye katılım konusundaki isteksizliğin nedenlerinden biri olduğunu kaydetti.

Suveyda’daki yerel Dürzi kaynaklar, geçtiğimiz ağustos ayında el-Hicri tarafından, Şam yönetiminden bağımsız şekilde vilayetin güvenlik ve hizmet işlerini yürütmek amacıyla kurulan Hukuk Komitesi’nin halka herhangi bir fayda sağlamadığını belirtti. Kaynaklar, komitenin kurulmasının ardından yaşam koşulları, ekonomi ve güvenlik başta olmak üzere birçok alanda durumun daha da kötüleştiğini ifade etti. Açıklamalarda, el-Hicri ile ona bağlı olduğu belirtilen Ulusal Muhafızlar yapılanmasının, Dürzi nüfusun yoğunlukta olduğu bölgelerde karar alma süreçleri üzerinde hakimiyet kurduğu öne sürüldü. El-Hicri, 7 Nisan’da Hukuk Komitesi’nin feshedildiğini açıklamış ve Yargıç Şadi Fayez Marşed’i Cebel Başan İdari Konseyi olarak adlandırılan yapıyı oluşturmakla görevlendirmişti.

evfrvf
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, geçtiğimiz eylül ayında Şam’da düzenlenen ortak basın toplantısında (EPA)

Yurt dışından bir çözüm mü?

Yerel kaynaklar, Şam yönetimi ile Dürzi lider el-Hicri arasında mevcut herhangi bir temasın bulunmadığını savunarak, tarafların ‘paralel iki hat gibi ilerlediğini ve kesişmediğini’ ifade etti. Söz konusu kaynaklar, el-Hicri’nin İsrail’le ilişkileri ve karar alma süreçlerindeki bağımsızlığı nedeniyle ‘Şam’ın onu çözüm sürecinin dışında tutmaya çalıştığını’ öne sürdü. Ayrıca, geçmişteki anlaşmalara uyulmaması nedeniyle Şam yönetiminin el-Hicri’ye güveninin kalmadığı iddia edildi.

Bununla birlikte aynı kaynaklar, krizin çözümü için dış aktörler üzerinden bir zemin hazırlanabileceğini, özellikle Ürdün’ün yürüttüğü girişimlerin süreci yumuşatabilecek bir başlangıç oluşturabileceğini belirtti.

csdcsdc
Şeyh Hikmet el-Hicri’ye bağlı Dürzi milisler, Suveyda’da devriye gezerken (Arşiv – AFP)

Hatırlatmak gerekirse, Temmuz 2025’te kanlı çatışmalara sahne olan Suveyda krizinin ilk günlerinde İsrail, Dürzileri koruma bahanesiyle müdahale ederek Suveyda, Dera ve Kuneytra’nın kırsal kesimlerindeki Suriye ordusu mevzilerini ve konvoylarını bombalamış, başkent Şam’ın kalbindeki hayati öneme sahip tesisleri hedef almıştı. Geçtiğimiz eylül ayında ise ABD ve Ürdün’ün desteğiyle Suveyda krizini çözmek için bir ‘yol haritası’ açıklanmıştı.

Ancak el-Hicri bu ‘yol haritasını’ reddetmiş, açıklamalarında Suveyda halkı için ‘kendi kaderini tayin hakkı’ talebini vurgulayarak bölgenin Suriye devletinden ayrılması ve ‘Başan Devleti’ olarak adlandırdığı bir yapının kurulmasını savunmayı sürdürmüştü.

Facebook’ta bir devlet

Suriye Ulusal Diyalog Konferansı Üyesi Ziyad Ebu Hamdan, Suveyda kökenli bir isim olarak, Dürzi lider Hikmet el-Hicri hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ebu Hamdan, el-Hicri’nin ‘Facebook üzerinde bir devlet kurduğunu, ancak sahada bunun karşılığının bulunmadığını’ savunarak mevcut yapıyı ‘tamamen bir yanılsama’ olarak nitelendirdi.

Suveyda’daki krizin çözümünde yaşanan tıkanıklığın, bölgedeki çözüm dinamiklerinin artık Şam ya da Suveyda’nın elinde olmamasından kaynaklandığını belirten Ebu Hamdan, sürecin uluslararası aktörlerin kontrolüne geçtiğini ve müdahil taraf sayısının arttığını ifade etti. Bu duruma örnek olarak, Suriye, Ürdün ve ABD arasında yapılan anlaşmayı gösteren Ebu Hamdan, Suveyda halkının bu sürecin dışında bırakıldığını vurguladı.

bfrbfr
Lise mezunu öğrencilerin, diplomalarının tanınması için düzenlediği oturma eyleminden, Suveyda, 23 Nisan 2026 (Sosyal medya)

Ebu Hamdan, açıklamalarına devam ederek, “Bizler kendi kararını veremeyen halklar olarak biliyoruz ki büyük devletler kendi çıkarları için müdahil olur, krizleri kökten çözmek için değil. Bunun en açık örneği Filistin meselesidir” ifadelerini kullandı. Ebu Hamdan, Suriye’nin güneyindeki sorunun İsrail kaynaklı baskılara maruz kaldığını, aynı zamanda Şam ile Tel Aviv arasındaki müzakerelerde ve ayrıca ABD ile yürütülen diplomatik süreçlerde bir pazarlık unsuru haline getirildiğini söyledi. Bölgesel başkentlerin de dosya üzerinde etkili olduğunu belirtti.

Suveyda krizinin, temmuz ayında yaşanan olayların ardından daha da derinleştiği, bazı iç aktörlerin süreci uluslararasılaştırma yönünde adımlar attığı ifade edildi. Bu grupların İsrail ile iş birliğini açıkça reddetmediği, zaman zaman bağımsızlık talep ettiği, zaman zaman da Başan Devleti adıyla bir ayrılık projesini gündeme getirdiği öne sürüldü. Söz konusu iddialarda, İsrail’de yaşayan bazı Dürzi çevrelerin ve ABD’de bulunduğu belirtilen bazı kişilerin bu söylemlere destek verdiği, hatta ABD Başkanı Donald Trump ve Kongre üyeleriyle ilişki iddiaları üzerinden etki kurduklarını öne sürdükleri aktarıldı.

fvfdev
Suriye Ulusal Diyalog Konferansı Üyesi Ziyad Ebu Hamdan

Ebu Hamdan’a göre bu krizin çözümü, dış müdahalelerin tamamen sona erdirilmesine bağlı. Ebu Hamdan, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack tarafından dile getirildiği öne sürülen ‘Suriye’de istikrar’ yaklaşımı gerçekten benimseniyorsa, bunun somut olarak Amman anlaşmasının hem güvenlik hem diplomatik boyutlarıyla uygulanması gerektiğini ifade etti.

Ebu Hamdan ayrıca, hükümetin Suveyda’daki sivil toplum ve siyasi aktivistlere tam destek vermesi gerektiğini savundu. Ona göre, farklı kesimlerin katılımıyla ‘yeni bir devlet modeli’ tartışılmalı; tüm vatandaşları kapsayan, tek renkli değil katılımcı bir yönetim anlayışı inşa edilmeli. Bu sürecin, Dürzi toplumu, Bedevi gruplar ve diğer yerel unsurların ‘akil temsilcilerinin’ katılacağı gerçek bir diyalogla yürütülmesi gerektiğini belirten Ebu Hamdan, sürecin uluslararası ve bölgesel garantörler eşliğinde kalıcı anlaşmalara bağlanması gerektiğini söyledi. Bu garantörler arasında özellikle Suudi Arabistan’ın öne çıkabileceğini dile getirdi. Suveyda’nın ise Suriye’nin coğrafyası ve tarihi içinde kalmaya devam edeceğini vurguladı.

Öte yandan Ebu Hamdan, yönetim konseyinin hâlâ oluşturulamamasını, el-Hicri’nin siyasi etkisinin zayıflamasına bağladı. El-Hicri’nin İsrail’le ilişkilerine dair açık iddialar sonrası destek kaybı yaşadığını ve kendisine yakın çevrelerde ‘gerçekleşmeyen vaatler’ nedeniyle bir hayal kırıklığı ve gerilim oluştuğunu ileri sürdü. Bu vaatler arasında insani koridor, İsrail desteğiyle ayrılık ve Şam yönetiminin kısa sürede çökmesi gibi beklentilerin yer aldığı iddia edildi.

fgngrty
Hikmet el-Hicri’ye bağlı Ulusal Muhafızlar’ın askeri geçit töreninden, Suveyda, 26 Eylül 2025 (Sosyal medya)

Ebu Hamdan, bölgede güvenlik boşluğunun sürdüğünü, uyuşturucu ve silah ticaretine dair bulguların ortaya çıktığını, ayrıca Ulusal Muhafızlar olarak bilinen yapının bazı liderlerinin insani yardım, un ve yakıt gibi kaynaklar üzerinden ticari kazanç sağladığına yönelik iddialar bulunduğunu söyledi. Yerel kaynaklara göre, vilayet kaynaklarının bir bölümünün kişisel çıkarlar için kullanıldığı ve temel sorunların çözümünün geri plana itildiği öne sürüldü. Bu sorunlar arasında yerinden edilen sivillerin köylerine güvenli dönüşü, zararların karşılanması, öğrencilerin okul ve üniversitelere dönüşü ile lise sınavlarına ilişkin problemlerin çözümü gibi başlıklar yer aldı. Bu nedenle mevcut durumda Suriye devletinin yasaları dışında herhangi bir adım atılmasının giderek daha zor hale geldiği ifade edildi.

Ebu Hamdan ayrıca, Suveyda halkının büyük çoğunluğunun çözümden yana olduğunu, yüzde 90’dan fazlasının Şam ile yeniden entegrasyonu ve 12 Mart 2025’te hükümetle imzalanan güvenlik ve hizmet mutabakatının uygulanmasını desteklediğini belirtti.



Türkiye'den Irak'a Suriye üzerinden ilk transit konvoy

Geçtiğimiz nisan ayında Suriye Limanlar ve Gümrükler Genel Müdürlüğü'nden bir heyetin Irak ile olan el-Yarubiye sınır kapısına yaptığı inceleme gezisi (Yetkili Kurum)
Geçtiğimiz nisan ayında Suriye Limanlar ve Gümrükler Genel Müdürlüğü'nden bir heyetin Irak ile olan el-Yarubiye sınır kapısına yaptığı inceleme gezisi (Yetkili Kurum)
TT

Türkiye'den Irak'a Suriye üzerinden ilk transit konvoy

Geçtiğimiz nisan ayında Suriye Limanlar ve Gümrükler Genel Müdürlüğü'nden bir heyetin Irak ile olan el-Yarubiye sınır kapısına yaptığı inceleme gezisi (Yetkili Kurum)
Geçtiğimiz nisan ayında Suriye Limanlar ve Gümrükler Genel Müdürlüğü'nden bir heyetin Irak ile olan el-Yarubiye sınır kapısına yaptığı inceleme gezisi (Yetkili Kurum)

Tel Abyad Sınır Kapısı, dün Türkiye'den gelip Suriye topraklarını geçerek El-Yarubiye Sınır Kapısı üzerinden Irak'a doğru giden ilk transit ticaret konvoyunun geçişine sahne oldu. Bu adım, Suriye toprakları üzerinden bölgesel nakliye ve ticari değişim hareketliliğinin yeniden canlandığını gösterirken, Suriye'nin bölgedeki merkezi bir lojistik koridor olma konumunu pekiştiriyor.

Suriye Sınır Kapıları ve Gümrük Genel Heyeti Halkla İlişkiler Müdürü Mazen Alluş, dün SANA’ya yaptığı açıklamada, türünün ilk örneği olan bu geçişin, Suriye'nin bölge ülkelerinin pazarlarını birbirine bağlayan bir lojistik merkez olma rolünü güçlendirdiğini vurguladı. Alluş, konvoyun geçişinin, Sınır Kapıları ve Gümrük Genel Heyeti'nin uluslararası transit koridorlarını, bölgesel nakliye ve ticari değişim hareketliliğini yeniden canlandırmak amacıyla yürüttüğü kesintisiz çalışmaların devamı olduğunu; bunun da ticarete, nakliye ve tedarik zincirlerine olumlu yansıyacağını belirtti.

Suriye'nin Rakka kenti ile Türkiye arasındaki Tel Abyad sınır kapısı (Suriye Limanlar ve Gümrük Genel Müdürlüğü)Suriye'nin Rakka kenti ile Türkiye arasındaki Tel Abyad sınır kapısı (Suriye Limanlar ve Gümrük Genel Müdürlüğü)

Bu esnada Sınır Kapıları ve Gümrük Genel Heyeti; kamyon ve malların akıcılığını garanti altına almak, nakliye ve ticaret sektörüne sunulan hizmetlerin ve performansın verimliliğini artırmak amacıyla sınır kapılarındaki geçiş ve gümrükleme işlemlerini kolaylaştırma, operasyonel ve lojistik hazırlığı en üst seviyeye çıkarma çalışmalarını sürdürüyor.

Suriye ile Irak arasındaki el-Yarubiye – Rebia Sınır Kapısı, 24 Nisan'da (geçtiğimiz ay) Suriye tarafını temsilen Sınır Kapıları ve Gümrük Genel Heyeti Başkanı Kuteybe Bedevi ve SDG ile varılan 29 Ocak anlaşmasının uygulanmasından sorumlu Başkanlık Sözcüsü Ziyad el-Ayiş; Irak tarafını temsilen ise Musul (Ninova) Valisi Abdülkadir ed-Dahil ve Sınır Kapıları Heyeti Başkanı Ömer el-Veyli'nin katılımıyla resmen açıldı.


Suriye Savunma Bakanlığı: Şam’da bomba yüklü araç patlamasında bir asker öldü

Şam'daki patlama bölgesinde yanan bir aracı izleyen siviller  (AFP)
Şam'daki patlama bölgesinde yanan bir aracı izleyen siviller (AFP)
TT

Suriye Savunma Bakanlığı: Şam’da bomba yüklü araç patlamasında bir asker öldü

Şam'daki patlama bölgesinde yanan bir aracı izleyen siviller  (AFP)
Şam'daki patlama bölgesinde yanan bir aracı izleyen siviller (AFP)

Suriye Savunma Bakanlığı, Salı günü yaptığı açıklamada, başkent Şam’da Savunma Bakanlığı’na bağlı Silahlanma İdaresi Merkezi’ne düzenlenen saldırıda bir askerin hayatını kaybettiğini bildirdi.

Bakanlığın Enformasyon ve İletişim Dairesi, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Suriye Arap Ordusu’na bağlı birimler, Şam’ın Bab Şarki bölgesinde Savunma Bakanlığı’na ait bir binanın yakınında patlamaya hazır bir el yapımı patlayıcı tespit etti.  Patlayıcı maddeye derhal müdahale edilerek imha edilmeye çalışıldı, ancak aynı bölgede bomba yüklü bir aracın patlaması sonucu bir asker şehit oldu, bazı askerler ise çeşitli derecelerde yaralandı.”

Suriye Sağlık Bakanlığı’na bağlı Acil Durum ve Ambulans Müdürü Dr. Naci en-Na‘san, SANA’ya yaptığı açıklamada, patlamada 12 kişinin yaralandığını ve yaralıların hastanelere sevk edildiğini aktardı.

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde ise patlama noktasından yoğun duman yükseldiği, silah sesleri duyulduğu ve bölgeye çok sayıda ambulansın sevk edildiği görüldü.


Kassam Tugayları’nın yeni Lideri Muhammed Avde hakkında ne biliyoruz?

Sağdan: Kassam Tugayları'nın mevcut komutanı Muhammed Avde  ve yanında İsrail'in ayrı ayrı saldırılarında suikasta kurban giden Tugayların 3 lideri: Rafa Salame, Ebu Ubeyde ve Muhammed Dayf (İsrail ordusu tarafından yayınlanan fotoğraf).
Sağdan: Kassam Tugayları'nın mevcut komutanı Muhammed Avde  ve yanında İsrail'in ayrı ayrı saldırılarında suikasta kurban giden Tugayların 3 lideri: Rafa Salame, Ebu Ubeyde ve Muhammed Dayf (İsrail ordusu tarafından yayınlanan fotoğraf).
TT

Kassam Tugayları’nın yeni Lideri Muhammed Avde hakkında ne biliyoruz?

Sağdan: Kassam Tugayları'nın mevcut komutanı Muhammed Avde  ve yanında İsrail'in ayrı ayrı saldırılarında suikasta kurban giden Tugayların 3 lideri: Rafa Salame, Ebu Ubeyde ve Muhammed Dayf (İsrail ordusu tarafından yayınlanan fotoğraf).
Sağdan: Kassam Tugayları'nın mevcut komutanı Muhammed Avde  ve yanında İsrail'in ayrı ayrı saldırılarında suikasta kurban giden Tugayların 3 lideri: Rafa Salame, Ebu Ubeyde ve Muhammed Dayf (İsrail ordusu tarafından yayınlanan fotoğraf).

Gazze Şeridi'ndeki çeşitli Hamas kaynakları, hareketin askeri kanadı olan «Kassam Tugayları»nın liderliğini, onlarca yıllık takibin ardından geçtiğimiz cuma günü İsrail tarafından suikastla öldürülen İzzeddin el-Haddad’ın yerine Muhammed Avde’nin üstlendiği konusunda hemfikir.

Gazze Şeridi’ndeki üç Hamas kaynağının «Şarku'l Avsat»a verdiği bilgilere göre Avde, Kassam’ın komutanı olarak resmen seçildi. Kaynaklar, Avde’nin el-Haddad’a çok yakın bir isim olduğunu ve özellikle Kassam’ın önceki liderleri Muhammed ed-Dayf ve Muhammed Sinvar’ın sırasıyla suikasta uğramasının ardından el-Haddad’ın üzerinde çalıştığı "örgütsel yapıyı yeniden yapılandırma" planları konusunda kendisiyle sürekli temas halinde olduğunu belirtti.

dsvde
Hamas liderleri İsmail Heniye, Yahya Sinvar, Muhammed Dayf ve Muhammed Sinvar, (El-Kassam Tugayları tarafından yayınlanan bir videodan alındı)

İsrail, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yürüttüğü iki yıllık şiddetli savaş boyunca, Kassam liderlerini ve Hamas’ın Gazze sınırındaki yerleşim yerlerine düzenlediği saldırının planlanması ile yönetiminde rol oynayan birçok ana beyni suikastlarla ortadan kaldırdı.

Kaynaklardan birinin aktardığına göre, 7 Ekim saldırısı sırasında Kassam’ın Askeri İstihbarat Şefi olan Avde’ye, Muhammed Sinvar’ın suikasta uğramasının ardından (Mayıs 2025) Kassam’ın liderliğini devralması teklif edildi, ancak kendisi bunu reddetti. Bunun üzerine sorumluluk el-Haddad’a geçti. Diğer iki kaynak ise bu spesifik bilgiye dair ellerinde kesin veri olmadığını belirtti.

Şu an için Avde’nin bu pozisyonda fiili bir rakibi bulunmuyor; zira kendisi Askeri Konsey’in çekirdek kadrosunun temel üyelerinden biri. Orijinal konseyden geriye sadece İç Cephe Komutanı İmad Akil kaldı. Ancak Hamas kaynakları, Akil’in 7 Ekim saldırısının planlanmasında veya denetlenmesinde, "detaylardan ya da sıfır saatinden haberdar edilmeyen diğer bazı liderler gibi" aktif bir rolü olmadığını vurguluyor.

Stratejik Hazine'nin keşfi

Avde, Gazze Şeridi'ndeki askeri istihbarat birimini yönetiyordu. Bu birim, İsrail ordusunun Gazze sınırındaki bazı üsleri hakkında istihbarat toplamakla görevliydi. Ayrıca Avde, Kasım 2018'de Gazze içerisine sızan ve uzun süre orada kalan bir İsrail özel kuvvetler biriminin deşifre edilmesiyle ele geçirilen casusluk cihazlarının incelenmesine bizzat yatırım yaptı. O dönem bu cihazlardan elde edilen bilgilerin bir "istihbarat hazinesi" olduğu değerlendirilmişti.

vfefev
Hamas'ın askeri medyası tarafından yayınlanan bir videodan alınan karede, 7 Ekim 2023 saldırısı sırasında Kassam Tugayları'ndan bir savaşçı (Reuters).

Avde’nin yönettiği askeri istihbarat, belirli noktalara saldırılar düzenlemek amacıyla İsrail ordusunun Gazze Tümeni’nin zayıf noktalarını incelemeye odaklandı ve elde edilen bilgiler sürekli olarak Askeri Konsey liderliğine sunuldu.

Kaynaklara göre Avde, el-Haddad’ın Kassam Tugayları Genelkurmay Başkanlığı’nı üstlenmesinin ardından Kuzey Bölgesi’nin liderliğini ve takibini devraldı. İstihbarat biriminin ana sorumluluğunu yürütmeye devam ederken, Gazze ve Kuzey tugaylarının (Kuzey Bölgesi olarak sınıflandırılan) yeni komutanlarıyla askeri ve örgütsel yapılanmayı koordine etti.

Hamas ve Kassam ile erken dönem bağları

Kaynaklar, Avde’nin Hamas ile bağlarının 1987’de başlayan Birinci Filistin İntifadası’na kadar uzandığını belirtiyor. Avde ayrıca, Hamas’ın merhum lideri Yahya Sinvar tarafından "İsrail işbirlikçilerini ve ajanlarını takip etmek" üzere kurulan «el-Mecd» güvenlik teşkilatının faaliyetlerinde de bir süre yer aldı.

Şu an 40'lı yaşlarının sonu ile 50'li yaşlarının başında olduğu tahmin edilen Avde, 2000 yılının sonunda başlayan İkinci İntifada sırasında Kassam Tugayları'nda görev alan ilk isimlerden biri. Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye Mülteci Kampı'nın Hulefa-i Raşidin bölgesinde ikamet ediyordu.

ghyju
Hamas'ın silahlı kanadı olan Kassam Tugayları üyeleri, Gazze'nin güneyindeki Refah'ta - Şubat 2025 (Reuters)

Bu bölge, Hamas hareketinin ilk ve en önemli kalelerinden biri olarak kabul ediliyor. Avde’nin, hareketin içindeki unsurları ve Kassam üyelerini silah altına alma, hatta tugay liderlerinin seçilmesinde en etkili isim olan Nizar Reyyan gibi hareketin üst düzey liderleriyle seçkin ilişkileri bulunuyordu.

El Hulefa-i Raşidin bölgesi uzun süre Kassam’ın askeri merkezi işlevini gördü. Muhammed el-Dayf ve diğer askeri liderler burada bulunuyordu; Dayf’ın, Avde dahil birçok Kassam lideriyle olan ilişkisinin temelleri de buradaki ortak çalışmalar sırasında atıldı.

İstihbarat Çalışmalarına Odaklanma

Avde'nin askeri geçmişi daha çok güvenlik ve istihbarat faaliyetlerine dayansa da saha komutanlığında da kademeli olarak yükseldi. Uzun yıllar Cibaliye Kampı merkez taburunun komutanlığını yaptı, bir dönem askeri üretim departmanında çalıştı ve ardından 2017-2019 yılları arasında Kuzey Tugayı Komutanı oldu.

Avde, Kuzey Tugayı Komutanı olduğu dönemde Kassam’ın tüm askeri ve stratejik görevlerini yöneten saha komutanı Muhammed Sinvar’ı ağırladı. İkili, Beyt Hanun (Erez) Sınır Kapısı yakınlarındaki bir tünelin içinde araçla tur attı. Bu anlara ait video kaydı daha sonra İsrail güçleri tarafından ele geçirilerek kamuoyuyla paylaşıldı.

Hamas kaynakları, Kassam Tugayları bünyesindeki en kritik birimlerden biri haline gelen "Askeri İstihbarat Dairesi"nin geliştirilmesinde Avde’nin çok büyük bir rolü olduğunu belirtiyor. Kaynaklar, "Avde her zaman bu tarz arka plan çalışmalarını tercih ederdi, doğrudan saha operasyonlarından hoşlanmazdı. Ayrıca aşırı güvenlik hassasiyeti nedeniyle kişisel koruma veya şoför kullanmaz, görevlerini tek başına yerine getirmeyi tercih eder" değerlendirmesinde bulunuyor.

Savaş sırasında ve öncesinde birçok suikast girişimine maruz kalan Avde, hedef alınan mekanların çoğunda o esnada bulunmayarak kurtulmayı başardı. Ancak 10 Ekim 2025'teki ateşkesin ardından, Cibaliye Kampı'nda bulunan babasının evine düzenlenen bombardımanda en büyük oğlu Amr hayatını kaybetti.