Skor tabelasının ötesinde: İzlenmesi gereken 6 spor dizisi

43 yaşındaki Alison Brie, GLOW'da güreş dünyasına adım atan ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan hırslı aktris Ruth Wilder rolündeydi (Netflix)
43 yaşındaki Alison Brie, GLOW'da güreş dünyasına adım atan ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan hırslı aktris Ruth Wilder rolündeydi (Netflix)
TT

Skor tabelasının ötesinde: İzlenmesi gereken 6 spor dizisi

43 yaşındaki Alison Brie, GLOW'da güreş dünyasına adım atan ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan hırslı aktris Ruth Wilder rolündeydi (Netflix)
43 yaşındaki Alison Brie, GLOW'da güreş dünyasına adım atan ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan hırslı aktris Ruth Wilder rolündeydi (Netflix)

Spor dizileri sadece maçlardan, kupalardan ya da son saniye galibiyetlerinden ibaret değil. Kimi zaman küçük bir kasabanın umutlarını sırtlanan bir lise takımını, kimi zaman bir dojo üzerinden yıllar geçse de dinmeyen rekabetleri, kimi zamansa ekran arkasındaki kaotik dostlukları anlatıyorlar. 

Son dönemde bu türün en güncel örneklerinden biri olan Running Point de  bu yaklaşımın güncel örneklerinden biri. Oscar adayı Kate Hudson'ın başrolünde yer aldığı dizi, ikinci sezonuyla ekranlara geri döndü. Los Angeles Lakers'ın sahibi Jeanie Buss'ın hayatından esinlenen dizi, dönüşüyle iki sezonunu birden izlenme listelerine taşıdı.

Uçarı Isla Gordon'ın, ailesinin profesyonel basketbol takımı Los Angeles Waves'in başına geçmesini konu alan Running Point, profesyonel spor dünyasının perde arkasını; karmaşık aile ilişkileri ve kadın girişimciliği gibi konularla mizahı harmanlayarak işliyor.

Biz de buradan hareketle en başarılı spor dizilerini masaya yatıralım istedik. Haliyle ortaya, her biri farklı yönüyle öne çıkan güçlü bir liste çıktı.    

Ted Lasso iyiliğin ve umudun sahada da işe yarayabileceğini gösterirken, Friday Night Lights sporun nasıl bir kasabanın ruhuna dönüştüğünü anlatıyor. GLOW, kadın güreşçiler üzerinden dostluk ve hayata tutunma hikayesi kurarken, Sports Night spor medyasının temposunu zekice diyaloglarla ekrana taşıyor. Nostalji yüklü Cobra Kai toz tutmuş rekabetleri modern bir gençlik hikayesine dönüştürürken, The League ise spor tutkusunun arkadaşlıkları nasıl tatlı bir kaosa sürüklediğini gösteriyor. 

Eğer sporun sadece skor tabelasından ibaret olmadığını düşünüyorsanız, bu listedeki diziler sizi kolayca içine çekecek. Çünkü iyi yazılmış bir spor hikayesi, aslında hayatın kendisini anlatmanın en etkili yollarından biri. Hazırsanız, ilk düdükle başlıyoruz listemize...

Ted Lasso (2020 - )

Ted Lasso, spor dizilerinin rekabet ve kazanma hırsı üzerine kurulu dünyasına umut dolu bir alternatif sunuyor. 

Apple TV'nin amiral gemisi, Jason Sudeikis'in canlandırdığı Amerikan futbolu antrenörü Ted'in, kurallarını hiç bilmemesine rağmen Britanya'daki bir futbol takımının başına geçmesiyle başlayan sıradışı hikayeyi anlatıyor. 

Başlangıçta takımın başarısız olması için kasten işe alınsa da Ted'in sarsılmaz iyimserliği ve bitmek bilmeyen nezaketi, kısa sürede hem kulüp sahibi Rebecca'yı hem de tüm şehri dize getirmeyi başarıyor. 

sager
Patrondan Kurtulma Sanatı'yla (Horrible Bosses) da tanınan komedyen Jason Sudeikis, Ted Lasso'nun başrolünde (Apple TV)

Dizi, sahadaki taktiklerden ziyade umut, dürüstlük, özgüven sorunları, yalnızlık, başarısızlık korkusu ve kişisel gelişim gibi temalara odaklanarak izleyiciye son yılların en samimi ve iç ısıtan yolculuğunu sunuyor. Hannah Waddingham ve Brett Goldstein'ın dikkat çekici performansları, hikayeye duygusal derinlik kazandırırken dizinin mizah damarını da kuvvetlendiriyor. 

İlk sezonunda aldığı 20 Emmy adaylığıyla dikkat çeken yapım, üst üste kazandığı ödüller ve neredeyse kusursuz Rotten Tomatoes puanıyla başarısını çoktan kanıtlamış durumda. 

Ted Lasso sadece bir spor komedisi değil, nezaketin bir zayıflık olmadığını, hem sahada hem de hayatta nasıl büyük bir zafer kazanabileceğini gösteren, koca yürekli bir başyapıt.

IMDb: 8,7
Nereden izlenir: Apple TV

Friday Night Lights (2006–2011)

Peter Berg'ün 2004 tarihli aynı isimli filmini izleyip beğenmiş miydiniz? Büyük konuşalım, o zaman bu 5 sezonluk diziye bayılacaksınız! 

Filmden iki yıl sonra yayına giren Friday Night Lights, lise futbolunu merkezine alsa da aslında küçük bir kasabanın hayalleri, düş kırıklıkları ve birbirine tutunma çabası üzerine kurulu etkileyici insan hikayeleri anlatıyor. 

Kyle Chandler ve Connie Britton'ın canlandırdığı Eric ve Tami Taylor çifti, dizinin duygusal omurgasını oluştururken hem aile hayatını hem de gençlerin üzerindeki başarı baskısını son derece sahici biçimde yansıtıyor. 

aseferv
Friday Night Lights, tüm sosyal hayatın cuma geceleri oynanan futbol maçları etrafında şekillendiği küçük bir kasabanın dinamiklerini işliyor (NBC)

Dizinin en büyük başarısıysa Amerikan futbolunu yalnızca bir spor olarak değil, kasabanın kimliğini şekillendiren bir unsur gibi ele alması. Ergenlik sancıları, gelecek kaygısı, dostluklar ve kırılgan aile ilişkileri hikayeye doğal biçimde dağıldığı için karakterler hiçbir zaman yapay gelmiyor. 

Belgesel estetiğini andıran kamera kullanımı ve sade anlatımı sayesinde dizi, zamanla bir spor hikayesinden çok güçlü bir gençlik dramasına dönüşüyor. 

Sahadaki rekabetle duygusal kırılganlığı aynı anda taşıyabilen Friday Night Lights, spor temalı diziler arasında hâlâ en samimi ve en etkileyici işlerden biri.

IMDb: 8,7
Nereden izlenir: Apple T
V

Cobra Kai (2018–2025)

Bir dönemin çocuklarını televizyon karşısında "Cilala, parlat" diyerek karate öğrenme hayalleri kurmaya iten Karate Kid efsanesi, Cobra Kai'yle yıllar sonra geri döndü. Üstelik bunu yalnızca eski günlerin hatırına değil; geçmişin rekabetlerini bugünün hikayeleriyle buluşturan enerjik ve sürükleyici bir devam dizisiyle yaptı. 1980'lerin kült serisinin nostaljisini bugüne taşıdı ama bunu yaparken sadece eskiye yaslanmakla yetinmedi.

William Zabka'nın canlandırdığı Johnny Lawrence'ın, hayatını düzene sokmak için yeniden dojo açmasıyla başlayan hikaye, eski rekabetleri yeni kuşağın sorunlarıyla birleştirerek şaşırtıcı derecede duygusal bir anlatıya dönüşüyor. Dizi, karate sahnelerindeki tempoyu korurken ergenlik, özgüven, aile baskısı ve ikinci şanslar gibi temaları da samimi biçimde işlemeyi ihmal etmiyor. 

ssdgre
Cobra Kai, 1984 yapımı klasik Karate Kid'in 30 yıl sonrasında geçerken Johnny Lawrence ve Daniel LaRusso'nun ebedi rekabetini günümüze taşıyor (Netflix)

Özellikle Johnny karakterinin yıllar içinde geçirdiği dönüşüm, Cobra Kai'yi sıradan bir nostalji projesi olmaktan çıkarıp güçlü bir karakter hikayesine dönüştürüyor. 

Mizahı, bol enerjili dövüş koreografileri ve eski filmlere yaptığı akıllı göndermeler sayesinde hem Karate Kid hayranlarını hem de seriyi yeni keşfeden izleyicileri kolayca içine çekiyor. Sporun fiziksel bir mücadeleden öte, bir olgunlaşma ve kendini bulma yolculuğu fikrine yakınsanız, Cobra Kai'nin samimi ve sürükleyici dünyası sizi bağrına basmaya hazır.

IMDb: 8,4
Nereden izlenir: Netflix

Sports Night (1998–2000)

The West Wing'in yaratıcısı Aaron Sorkin'in kaleminden çıkan Sports Night, izleyiciyi spor ekranının perde arkasındaki baş döndürücü tempoya şahit olmaya davet ediyor. Dizide, her gece canlı yayına yetişmeye çalışan iki sunucunun ve işine tutkuyla bağlı yapım ekibinin hem profesyonel mücadelesine hem de birbirine sıkı sıkıya bağlı dostluklarına tanık oluyoruz. 

Sorkin'in imzası haline gelen hızlı diyaloglar ve mizah, Sports Night'ı sıradan bir durum komedisi olmaktan çıkarıp sürükleyici bir dramediye dönüştürüyor. 

c c vcd
Kurgusal bir spor programının perde arkasını konu alan Sports Night'ta Six Feet Under'la tanınan Peter Krause başrolde (ABC)

Josh Charles ve Peter Krause'un canlandırdığı Dan ve Casey arasındaki doğal kimya, dizinin ritmini daha da keyifli hale getiriyor. Sporun kendisinden çok televizyonculuk dünyasının stresine, canlı yayın kaosuna ve başarı baskısına odaklanan dizi, bu yönüyle türünün en özgün işlerinden biri sayılıyor. 

1990'ların klasik sitcom yapısından sıyrılan Sports Night, mizahı yanlış anlaşılmalardan değil, işini gerçekten iyi yapmaya çalışan insanların üzerindeki baskıdan çıkarıyor. Sadece iki sezon sürmesine rağmen bugün hâlâ hem spor temalı dizilere hem de modern televizyon anlatısına ilham veren önemli yapımlardan biri olarak görülüyor. 

Spor yayıncılığının mutfağını merak ediyor ve zekice senaryolardan hoşlanıyorsanız, bu kısa ama öz yolculuk sizin için keyifli bir keşif olabilir.

IMDb: 8,3
Nereden izlenir: Türkiye'deki abonelik tabanlı yayın platformlarında yer almıyor

The League (2009–2015)

Amerikan futbolundan besleniyor gibi görünse de The League, aslında sporun kendisinden çok, arkadaşlar arasındaki bitmek bilmeyen rekabeti anlatıyor.

7 sezon boyunca giderek daha çılgın bir hal alan dizi, doğaçlamaya dayalı yapısıyla izleyiciye modern yetişkinliğin en tuhaf ve komik yanlarını samimi bir dille ekrana taşıyor.

The League, alışılagelmiş spor dizilerinin aksine sahaya veya soyunma odasına odaklanmıyor; onun yerine Şikago'da yaşayan bir grup arkadaşın takıntılı olduğu fantezi futbol dünyasını merkezine alıyor.

fdb fdb
Kara mizah dozu yüksek The League, Amerikan fantezi futbol ligine takıntılı bir grup yakın arkadaşın çekişmeli dostluğunu merkezine alıyor (FX)

   İlk sezonlarda daha ayakları yere basan bir mizah tonuna sahip dizi, ilerleyen bölümlerde giderek absürtleşip kaotik enerjisini zirveye taşıyor.

Nick Kroll, Mark Duplass, Paul Scheer ve Katie Aselton gibi isimlerin doğal kimyası sayesinde, karakterlerde kendi arkadaş grubunuzdan birilerini bulmanız çok mümkün. NFL yıldızlarından, Seth Rogen ve Will Forte gibi sürpriz konuk oyunculara uzanan geniş kadro da dizinin enerjisini sürekli canlı tutuyor. 

Friends'in çok daha sert, kaba ve rekabetçi bir versiyonu diye tanımlayabileceğimiz dizi, dostlukla ezeli rekabet arasındaki o ince çizgide ustalıkla yürüyor. Spor temalı diziler arasında The League'i özel yapan şeyse, Amerikan futbolunu yalnızca bir arka plan olarak kullanıp yetişkinlik, arkadaşlık ve rekabet üzerine son derece eğlenceli bir hikaye kurabilmesi.

IMDb: 8,2
Nereden izlenir: Türkiye'deki abonelik tabanlı yayın platformlarında yer almıyor

GLOW (2017–2019)

1980'lerin Los Angeles atmosferinde geçen GLOW, profesyonel kadın güreşinin renkli ve bir o kadar da zorlu dünyasına kapı aralıyor. İş bulmakta zorlanan oyuncu Ruth'la arasının pek iyi olmadığı eski dostu Debbie'nin ringe uzanan yolculuğu, dizinin merkezindeki dramatik çatışmayı başarıyla örüyor. Alaycı, huysuz ve karizmatik yönetmen Sam Sylvia'nın liderliğindeki bu renkli topluluk, Alison Brie, Betty Gilpin ve Marc Maron'un başını çektiği geniş oyuncu kadrosunun sergilediği samimi performanslarla kısa sürede dev bir ekip ruhuna bürünüyor. 

vfdv fd
Komedi ve dram unsurlarını harmanlayan GLOW, bir grup uyumsuz kadının oluşturduğu güreş şovunu ve arka plandaki dostluklarını konu alıyordu (Netflix)

Yapım, sadece bir spor hikayesi anlatmakla kalmıyor; ırk, cinsiyet ve sahne arkasındaki sert gerçekler gibi derin meselelere 1980'lerin ışıltılı estetiğiyle dokunuyor. Gösterişli kostümler ve nostaljik atmosferinin altında kadınlığın farklı yüzlerini, düşüp yeniden kalkma azmini ve dostluğun iyileştirici gücünü büyük bir içtenlikle işleyerek izleyiciyi kendisine bağlıyor GLOW. Ve bunu yaparken kadınlık deneyiminin karmaşasını çok az işin yapabildiği kadar iyi anlıyor, derinlikle kavrıyor. Bazen işler sarpa sarıyor ve her şey karmakarışık bir hal alıyor. GLOW'un asıl olayı da bu zaten. Buradaki kadınlar deniyor, yanılıyor, düşüyor, kalkıyor ve sonra sil baştan bir daha deniyorlar. Üzüntüye ve kaosa göğüs geriyor, denemekten asla vazgeçmiyorlar. 

Pandemiye kurban verdiğimiz en iyi işlerden biri olan GLOW, mevcut üç sezonuyla güreş dünyasını kalbe dokunan hikayelerle birleştiren eşsiz bir seyir zevki sunuyor.

IMDb: 8
Nereden izlenir: Netflix



City'de büyük ayrılık: Guardiola sezon sonu bırakıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

City'de büyük ayrılık: Guardiola sezon sonu bırakıyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Pep Guardiola, sezon sonunda Manchester City'den ayrılacak ve bu büyük gelişme Premier Lig'de köklü bir değişime yol açacak.

İspanyol menajerin ayrılışı, pazar günü Aston Villa'yla oynanacak son Premier Lig maçından sonra gerçekleşecek ve Etihad Stadyumu'nda 10 yıllık hakimiyetin ardından İngiliz futbol tarihinin en çok kupa kazanılan dönemlerinden birine son verecek.

Şimdilik Manchester City, Guardiola'nın gelecek sezon için sözleşmesi bulunduğunu ve menajerliği sürdürmesini umduğunu belirtiyor.

55 yaşındaki teknik direktör, 2016'da göreve geldiğinden beri 17'si büyük olmak üzere toplamda 20 kupa kazandı. Bunlar arasında 6 Premier Lig şampiyonluğu da bulunuyor ve Arsenal'la girdikleri çetin şampiyonluk mücadelesinde galip gelmeleri halinde bu sayı 7'ye çıkabilir.

Ayrıca City'nin Avrupa'daki çıkışını da yöneten Guardiola, 2023'te İstanbul'da Inter Milan'ı mağlup ederek kulübe ilk Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu kazandırdı. Böylece Barcelona'nın başında geçirdiği efsanevi dönemdeki iki zaferin ardından teknik direktör olarak üçüncü Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

En son kupasıysa geçen hafta sonu geldi; Antoine Semenyo'nun şık vuruşuyla City, FA Cup finalinde Chelsea'yi 1-0 yendi ve bu, Guardiola'nın Etihad'daki 19. kupası ve üçüncü FA Cup zaferi oldu.

Saha dışındaysa Guardiola'nın dönemi, 2009-2018'deki 9 yıllık dönemi kapsayan 100'den fazla Premier Lig mali kural ihlali iddiasıyla 2023'te City'ye dava açılmasının ardından son yıllarda gölgelendi. Bağımsız komisyon tarafından yürütülen bir duruşma Aralık 2024'te sonuçlandı ve sonucun bu yıl içinde açıklanması bekleniyor.

Eğer gerçekten ayrılırsa, Guardiola'nın futboldan bir süreliğine uzaklaşması muhtemel. Bu, 2012-2013'te Camp Nou ve Bayern Münih'teki dönemleri arasındaki ara dönemine benzer.

İngiltere'deki dönemi büyük ölçüde Liverpool ve özellikle Jürgen Klopp'la rekabetiyle tanımlandı. Bu rekabetin en bilinen örneklerinden biri, Kırmızılar 97 puan almasına rağmen 2019'da bir puan farkla elde edilen şampiyonluktu.

Guardiola ayrıca 2018 sezonunda 100 puan barajını aşarak yeni bir Premier Lig rekoru kırdı ve İngiliz futbol tarihinde üst üste 4 kez en üst lig şampiyonluğunu kazanan ilk teknik direktör oldu.

FA Cup finali öncesinde, City'deki görev süresinin mükemmelliğin tanımı olup olmadığı sorulduğunda İspanyol teknik adam şunları söyledi:

Evet, elbette, 10 yılda 19 kupa fena değil. Ayrılmamı beklemelerine gerek olmadığını biliyorlar, eğlenceli olduğumu biliyorlar. Yani 19 kupa, 10 yılda 20. şampiyonluk için mücadele etmek, dürüst olmak gerekirse fena değil.

Onun ayrılacağı haberiyle birlikte City'nin yerini doldurması gereken büyük bir boşluk doğuyor. City'nin, Chelsea'yi Konferans Ligi ve Kulüpler Dünya Kupası şampiyonluklarına taşımasına rağmen Mavilerle sezon ortasında olaylı bir şekilde ayrılan eski yardımcı antrenör Enzo Maresca da dahil birçok adayı değerlendirmesi muhtemel.

Çok sayıda kişi bu görevi Maresca'nın üstlenmesini beklese de Guardiola döneminde City efsanesi olan Bayern Münih teknik direktörü Vincent Kompany de düşünülebilir.

Independent Türkçe


Ancelotti'nin 50 yıllık futbol serüveni Oscarlı yönetmene emanet

Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)
Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)
TT

Ancelotti'nin 50 yıllık futbol serüveni Oscarlı yönetmene emanet

Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)
Futbol tarihinin en büyük teknik direktörlerinden biri kabul edilen 66 yaşındaki Carlo Ancelotti, Avrupa'nın 5 büyük liginde de şampiyonluk yaşayan tek hoca (Reuters)

Oscar ödüllü yönetmen Paolo Sorrentino, efsanevi İtalyan teknik direktör Carlo Ancelotti'nin 50 yıllık kariyerinin bilinmeyen yönlerine odaklanan samimi bir belgesel üzerinde çalışıyor. 

Proje, tecrübeli teknik adamın bu yaz Brezilya Milli Takımı'nın başında çıkacağı 2026 Dünya Kupası yolculuğuyla doruğa ulaşacak.

Henüz adı açıklanmayan belgesele dair söylentiler, projenin resmen duyurulmasıyla doğrulanmış oldu.

Sorrentino'nun futbol tutkusu

Carlo Ancelotti belgeseli, Sorrentino'nun sinemasına da sızan futbol tutkusunu bir kez daha gözler önüne seriyor. 

Ünlü yönetmen bu tutkusunu daha önce, Napoli'deki gençlik yıllarını, Diego Maradona'nın şehre gelişini ve yaşadığı bir aile trajedisini futbolun merceğinden aktardığı, 2021 yapımı Oscar adayı yarı otobiyografik filmi The Hand of God'la (È stata la mano di Dio) beyazperdeye taşımıştı.

Bu proje; Oscar ödüllü Muhteşem Güzellik (La Grande Bellezza), büyük ses getiren The Young Pope ve son olarak geçen yıl Venedik Film Festivali'nin açılışını yapan La Grazia gibi yapımlara imza atan Sorrentino'nun 30 yıllık kariyerindeki ilk belgesel. 

Reggio Emilia'da çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Ancelotti, futbol kariyerine Parma'da orta saha oyuncusu olarak başladı; ardından Roma ve AC Milan formalarını giydi. 1990'ların başında teknik direktörlüğe adım atan tecrübeli futbol adamı, o günden bu yana Chelsea, Paris Saint-Germain, Bayern Münih ve Real Madrid de dahil olmak üzere 11 farklı dev kulübü çalıştırdı; kariyerine 26 kupa ve tam 5 Şampiyonlar Ligi zaferi sığdırdı.

Belgesel, efsane ismin hayatından özel arşiv görüntüleriyle İtalya, İspanya ve Brezilya'nın yanı sıra gelecek Dünya Kupası sırasında ABD'de çekilecek güncel sahneleri bir araya getirecek.

"Büyük bir onur"

Proje hakkında hislerini paylaşan Ancelotti, "Hikayemi büyük usta Paolo Sorrentino'yla birlikte anlatmak benim için büyük bir onur. Onun başyapıtlarına ve sanatsal hikaye anlatımına olan bağlılığına her zaman hayran kalmışımdır" ifadelerini kullandı.

Independent Türkçe, Deadline, Screen Daily


Conor McGregor'ın UFC'ye dönüşü kesinleşti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Conor McGregor'ın UFC'ye dönüşü kesinleşti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Conor McGregor'ın UFC'ye dönüşü nihayet resmileşti. Eski şampiyon, UFC 329'da Max Holloway'le karşılaşmaya hazırlanıyor.

11 Temmuz'da McGregor, 38 yaşına girmesinden üç gün önce ve Hawaiili rakibiyle ilk karşılaşmasından 13 yıl sonra, Las Vegas'taki T-Mobile Arena'da ana maçta Holloway'le karşı karşıya gelecek.

Bu karşılaşma, McGregor'ın 5 yıl sonraki ilk maçı ve Michael Chandler'a karşı planlanan geri dönüşünün, müsabakaya iki hafta kala ayak parmağını kırmasıyla engellenmesinden iki yıl sonra gerçekleşiyor.

Ancak bu sakatlık, son maçında yaşadığı kadar ciddi değildi; McGregor, 2021'de Dustin Poirier'e yenildiği karşılaşmada bacağını kırmıştı ve o zamandan beri dövüşmedi.

Ancak bu durum 11 Temmuz'da değişecek; İrlandalı (22-6), Holloway'le (27-9) yarı ortasıklet kategorisinde karşılaşacak. Hafifsıklet kategorisindeki yan ana maçta Liverpoollu Paddy "The Baddy" Pimblett ve Fransız Benoit Saint-Denis karşı karşıya gelecek.

34 yaşındaki Hawaiili Holloway, eski bir tüysıklet şampiyonu ve martta Charles Oliveira karşısında ağır bir yenilgi alana kadar "En Belalı Dövüşçü" unvanını da elinde tutuyordu. Hafifsıklette aldığı bu ağır yenilgiye rağmen Holloway, UFC'nin büyük isimlerinden biri olarak görülüyor, bir UFC efsanesi olarak görülüyor ve aralarında kariyerlerinin başlarında Oliveira, Dustin Poirier, Justin Gaethje, Anthony Pettis, Frankie Edgar ve Jose Aldo'nun da bulunduğu birçok yıldız ve şampiyonu yenmiş durumda; özellikle Jose Aldo'yu iki kez nakavt etti.

Ancak Holloway, ikisi de UFC kariyerlerinin başlarındayken, 2013'te McGregor tarafından puanla mağlup edilmişti.

McGregor'ın kendisi de organizasyon tarihinde ilk kez iki farklı sıklette UFC şampiyonu olmuş bir isim. En parlak döneminde Aldo'yu 13 saniyede nakavt etti, UFC'nin Madison Square Garden'daki ilk etkinliğinde Eddie Alvarez'i durdurdu ve Nate Diaz'la karşılıklı galibiyetler elde etti.

Daha sonra karma dövüş sanatlarına (MMA) ara verdi ve 2017'de Amerikalı boksör Floyd Mayweather'la dövüşüp nakavtla kaybetti. 2018'de UFC'ye döndüğünde ezeli rakibi Khabib Nurmagomedov'a pes ederek yenildi ve McGregor o zamandan beri sadece üç kez dövüştü.

2020'de Donald Cerrone'u 40 saniyede durdurdu, ardından 2021'de Poirier'le iki kez dövüştü. Bu maçların ilkinde MMA'deki ilk nakavt yenilgisini aldı ve ikincisinde bacağı kırıldı.

McGregor, son yıllarda birçok yasal sorunla mücadele etti; bunlardan biri de 2024'te Dublin'de 2018'de gerçekleşen cinsel saldırıdan dolayı bir hukuk mahkemesi jürisi tarafından suçlu bulunmasıydı. McGregor, bu davayla ilgili tüm iddiaları reddetmeyi sürdürüyor.

McGregor'ın dönüşü, UFC'nin Beyaz Saray'da eşi benzeri görülmemiş bir dövüş etkinliğine ev sahipliği yapmasından bir ay sonra gerçekleşecek. Bu etkinlik, ABD Başkanı Donald Trump'ın 80. doğum günü olan 14 Haziran'da, Birleşik Devletler'in 250. yılını kutlamak amacıyla düzenlenecek.

Independent Türkçe