Maymun Punch'ın yanına gitmek isteyen ABD'liler gözaltına alındıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5274652-maymun-punch%C4%B1n-yan%C4%B1na-gitmek-isteyen-abdliler-g%C3%B6zalt%C4%B1na-al%C4%B1nd%C4%B1
Maymun Punch'ın yanına gitmek isteyen ABD'liler gözaltına alındı
7 aylık, Punch adlı erkek Japon makak maymunu, doğumundan kısa süre sonra annesi tarafından terk edilmişti (AFP)
İnternette büyük yankı uyandıran bir maymunun Japonya'daki hayvanat bahçesinde yer alan yaşam alanına emoji kostümlü bir adamın tırmanarak girmesinin ardından iki Amerikalı gözaltına alındı
Bebek makak Punch, doğumdan sonra annesi tarafından terk edilince kendisine verilen orangutan peluşuna sarıldığı görüntüler sayesinde bu yılın başlarında viral olmuştu. Punch’ın popülaritesi, Tokyo dışındaki Ichikawa Şehir Hayvanat Bahçesi’ne gelen ziyaretçi sayısında ani bir artışa yol açtı. Ancak aşırı hevesli bir ziyaretçinin karıştığı olayın ardından pazar günü polis çağrılmak zorunda kaldı.
Sabah saat 11 civarında, çizgi filmlerdekine benzeyen mavi bir kostüm ve büyük boy sarı emoji kafası giymiş bir adam, belli ki gösteri yapmak amacıyla Punch'ın kafesinin 1,5 metrelik çitini tırmandı.
İzinsiz giren kişi, kostümünün kafasının düşmemesi için uğraşırken, kostümüne benzeyen bir oyuncak da taşıyarak ziyaretçilerin gözü önünde hayvanın bulunduğu alana girerken görüldü.
İddiaya göre, ikinci bir kişi bu tuhaf olayı gerçekleşirken kameraya kaydetti ve çekilen görüntüler sosyal medyada paylaşıldı.
Polis sözcüsü AFP'ye, iki bireyin de hayvanlara yaklaşmadığını ve kısa süre sonra hayvanat bahçesi görevlileri tarafından alıkonduğunu söyledi. O sırada yaşam alanında Punch da dahil yaklaşık 60 maymun vardı.
Ichikawa Emniyet Müdürlüğü, şüphelilerin 24 yaşındaki Amerikalı öğrenci Reid Jahnai Dayson'la şarkıcı olduğunu belirten 27 yaşındaki Neal Jabahri Duan olduğunu açıkladı.
Bir emniyet yetkilisi, kamu görevini engelleme suçlamasıyla karşı karşıya olan iki kişinin suçlamaları reddettiğini söyledi. The Independent, konuyla ilgili yorum almak üzere ABD Büyükelçiliği'yle temasa geçti.
Japonya'nın Tokyo kentindeki Ichikawa Hayvanat Bahçesi'nde maymunların yaşam alanına giren maskeli davetsiz misafir, görevli tarafından dışarı çıkarılıyor (X)
Hayvanat bahçesi, X'te yayımladığı açıklamada, "Dün maymunların yaşam alanına yapılan izinsiz giriş nedeniyle yaşanan endişe için özür dileriz" dedi.
Hayvanlarda herhangi bir anormallik gözlemlenmedi. Dün gece Ichikawa Karakolu'na ihbarda bulunduk. Yarın itibarıyla, hayvanların güvenliğiyle sağlığını öncelikli tutmaya devam edecek ve uygun önlemleri alırken, kurallara aykırı davranışlara karşı da sıkı bir tutum sergileyeceğiz.
Adını ünlü manga sanatçısı ve Lupin III’ün yaratıcısı Monkey Punch’tan alan yavru makak, diğer maymunlar onu dışlarken annesinin yerine verilen orangutan oyuncağına sarılırken görüntülenmesinin ardından internette büyük bir hayran kitlesi edinmişti.
Punch, oyuncakla olan etkileşimlerinin görüntüleri ve fotoğrafları sosyal medyada paylaşıldıktan sonra o kadar popüler hale geldi ki, hayvanat bahçesi ziyaretçi sayısındaki artışla başa çıkmak için kurallar koymak zorunda kaldı.
Ziyaretçilere, Punch ve kafeste bulunan diğer onlarca maymunun stresini azaltmak için sessiz olmaları ve izleme süresini 10 dakikayla sınırlandırmaları istendi.
Punch, Japonya’daki Ichikawa Şehir Hayvanat Bahçesi'nde doğduktan kısa süre sonra annesi tarafından terk edilmişti (AFP)
Hayvanat bahçesi görevlileri Punch'ı büyüttü ve ona tutunmayı öğretmek için bu oyuncağı verdi; bu, yeni doğan makakların hayatta kalabilmesi için gerekli bir beceri.
Ancak başlangıçta her gece oyuncakla uyuyan Punch, olaydan bu yana geçen aylarda yetişkin maymunlarla kaynaşarak oyuncağı artık geride bırakmaya başladı.
24 yaşındaki hayvanat bahçesi bakıcısı Kosuke Kano, "Punch'ın maymun toplumunun kurallarını öğrenmesine ve üye olarak kabul edilmesine yardımcı olmak en önemli görevimiz" diye konuştu.
Putin ve Şi zirvesi, Moskova-Pekin-Washington ekonomik denge üçgenini yeniden şekillendiriyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5275026-putin-ve-%C5%9Fi-zirvesi-moskova-pekin-washington-ekonomik-denge-%C3%BC%C3%A7genini-yeniden
Putin ve Şi zirvesi, Moskova-Pekin-Washington ekonomik denge üçgenini yeniden şekillendiriyor
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çinli mevkidaşı Şi Cinping (Reuters)
Gözler, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında Pekin’de yapılması beklenen zirveye çevrildi. Zirve, yalnızca siyasi ve jeopolitik boyutları nedeniyle değil; aynı zamanda Çin, Rusya ve ABD arasındaki küresel dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde verdiği derin ekonomik mesajlar nedeniyle de önem taşıyor.
Putin’in Çin ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyaretinin sona ermesinden bir haftadan kısa süre sonra gerçekleşiyor. Bu durum, Çin’in Moskova ile stratejik ortaklığını korurken Washington ile hassas ekonomik ilişkilerini sürdürmeye çalıştığını gösteren dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
Kremlin’e göre Putin ve Şi görüşmelerinde ekonomik iş birliği, enerji ve ticaret dosyalarının yanı sıra büyük uluslararası ve bölgesel meseleler ele alınacak. Ziyaret aynı zamanda 2001 yılında imzalanan Çin-Rusya Dostluk Anlaşması’nın 25’inci yılına denk geliyor.
Putin, ziyaret öncesinde yaptığı açıklamada iki ülke arasındaki ilişkilerin “benzeri görülmemiş bir seviyeye” ulaştığını belirterek, Moskova ile Pekin arasındaki iş birliğinin küresel sistem için “denge ve istikrar unsuru” oluşturduğunu söyledi.
Çin, Rus ekonomisinin can damarı
2022’de Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Çin, Batı yaptırımları nedeniyle Avrupa ve ABD ile ticari ve mali ilişkilerinin önemli bölümünü kaybeden Rusya için fiilen en önemli ekonomik çıkış kapısı hâline geldi.
Pekin, Rusya’nın en büyük ticaret ortağı ve Rus petrolü ile doğal gazının en büyük alıcısı konumuna yükselirken, iki ülke arasındaki ticaret hacmi son iki yılda rekor seviyelere ulaştı.
Rusya'nın başkenti Moskova'da bir hediyelik eşya dükkanında Çin ve Rusya başkanlarını temsil eden tahta kuklalar sergileniyor (AFP)
Rus resmi verilerine göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında 320 milyar doların üzerine çıktı. Bu rakam, savaş öncesi 2021’de yaklaşık 147 milyar dolar seviyesindeydi.
Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuri Uşakov, 2026’nın ilk çeyreğinde Rus petrol ihracatının Çin’e yüzde 35 arttığını, Moskova’nın Pekin’in en büyük doğal gaz tedarikçilerinden biri hâline geldiğini söyledi.
Bu rakamlar, Orta Doğu’daki savaşın sürmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimlerin devam etmesi nedeniyle ayrıca önem kazanıyor. Çin, jeopolitik risklere daha az açık ve daha istikrarlı gördüğü Rus enerji kaynaklarına bağımlılığını artırıyor.
Uşakov, Moskova’nın Çin’i “sorumlu bir enerji tüketicisi” olarak gördüğünü belirtirken, Pekin’in de Rusya’yı küresel petrol piyasalarındaki dalgalanmalar karşısında güvenilir bir tedarikçi olarak değerlendirdiğini ifade etti.
Petrol ve doğal gaz zirvenin merkezinde
Putin ile Şi görüşmesinde enerji dosyasının en önemli ekonomik başlık olması bekleniyor. Özellikle petrol, doğal gaz ve gelecekteki tedarik hatlarına ilişkin kapsamlı anlaşmaların tamamlanmasına yaklaşıldığı belirtiliyor.
Putin kısa süre önce yaptığı açıklamada, Moskova ile Pekin’in petrol ve doğal gaz sektörlerinde “çok büyük ilerleme” kaydettiğini ve “neredeyse tüm temel meselelerde anlaşmaya varıldığını” söyledi.
İki ülke arasındaki en önemli enerji projelerinden biri ise “Sibirya’nın Gücü 2” doğal gaz boru hattı projesi olarak öne çıkıyor. Söz konusu proje, Rus gaz ihracatının Avrupa’dan Asya’ya yönlendirilmesinde stratejik bir adım olarak görülüyor.
Projenin, Batı Sibirya’daki sahalardan Çin’e Moğolistan üzerinden yılda yaklaşık 50 milyar metreküp doğal gaz taşıması hedefleniyor. Bu miktar, Rusya’nın Ukrayna savaşı öncesinde Avrupa’ya gönderdiği gaz hacmine yakın seviyede bulunuyor.
Henüz nihai onayı verilmeyen proje konusunda Putin, enerji müzakerelerinde tarafların “önemli ilerleme” kaydettiğini söyledi. Moskova, Avrupa pazarındaki kayıplarını telafi etmek için projeyi hızlandırmak isterken, Pekin ise Rusya’nın Çin pazarına artan ihtiyacını kullanarak daha uygun fiyat ve koşullar elde etmeye çalışıyor.
Uzmanlara göre Rusya bu projelerle Avrupa pazarındaki kayıplarını telafi etmeyi hedeflerken, Çin de Körfez ve Güney Çin Denizi gibi gerilimli bölgelerden geçen deniz taşımacılığına bağımlılığını azaltarak enerji kaynaklarını çeşitlendirmeye çalışıyor.
Çin'in Şanghay kentindeki bir hediyelik eşya dükkanında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın portreleri (EPA)
Görüşmelerde ayrıca ikili ticarette yerel para birimlerinin kullanımının artırılması da gündeme gelecek. İki ülke, ABD dolarına bağımlılığı azaltmak amacıyla yuan ve ruble kullanımını son yıllarda önemli ölçüde artırırken, Batı merkezli finans sistemine alternatif ödeme mekanizmalarını da genişletti.
Çin’in denge politikası
Çin, Rusya ile iş birliğini derinleştirirken aynı zamanda ABD ile açık bir ekonomik çatışmadan kaçınmaya özen gösteriyor. Bu yaklaşım, Trump ile Şi arasında Pekin’de gerçekleştirilen son zirvede de açık şekilde görüldü.
Trump’ın ziyareti sırasında Şi, Çin-ABD ilişkilerini “dünyanın en önemli ilişkisi” olarak tanımlarken, taraflar “istikrarlı ve yapıcı” bir ilişki çerçevesi oluşturulması konusunda mutabakata vardı.
Analistler, Pekin yönetiminin bir yandan Moskova ile stratejik ortaklığını sürdürmeye çalışırken diğer yandan Batı pazarlarına büyük ölçüde bağlı olan Çin ekonomisi nedeniyle Washington ile ekonomik istikrarı korumayı hedeflediğini belirtiyor.
Pekin merkezli Çin ve Küreselleşme Merkezi Genel Sekreter Yardımcısı Wang Zichen, “Trump’ın ziyareti dünyanın en önemli ikili ilişkisini istikrara kavuşturmayı amaçlarken, Putin’in ziyareti uzun vadeli stratejik bir ortağa güvence verme amacı taşıyor” dedi. Wang, Çin’in iki yaklaşım arasında çelişki görmediğini ifade etti.
Teknoloji, yaptırımlar ve çok kutuplu dünya
Zirvenin arka planında teknoloji alanındaki iş birliği de Batı’nın en büyük endişe kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor.
Pekin yönetimi Ukrayna savaşında tarafsız olduğunu savunsa da Washington ve müttefikleri, Çin’i Rusya’nın yaptırımları aşmasına yardımcı olan bileşen ve teknolojileri sağlamakla suçluyor. Çin ayrıca, Rus savunma sanayisinde kullanılan bazı elektronik parçaların ve ileri teknolojilerin ihracatını durdurması yönündeki Batılı talepleri de görmezden geldi.
Buna karşılık Çinli şirketler, savaşın başlamasından bu yana çok sayıda Batılı şirketin çekildiği Rus pazarında önemli fırsatlar elde etti.
Zirve aynı zamanda küresel ekonomik sistemin yeniden şekillenmesine ilişkin daha geniş bir boyut da taşıyor. Moskova ve Pekin, Batı’ya ve geleneksel finans kurumlarına daha az bağımlı yeni bir küresel düzen oluşturulmasını savunurken, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi oluşumların rolünü genişletmeye çalışıyor.
İki ülke ayrıca alternatif ödeme sistemlerini güçlendirmek ve yuan-ruble ticaretini artırmak için çalışmalar yürütüyor. Böylece ABD yaptırımlarının etkisini azaltmayı hedefliyorlar.
Çin'in Şanghay kentindeki bir nehir kıyısı boyunca geleneksel Rus süs bebekleri sergileniyor (Reuters)
Gözlemcilere göre Putin-Şi zirvesi, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün açık bir göstergesi niteliğinde. Çin, tüm taraflarla ilişki kurabilen küresel bir güç olarak konumunu sağlamlaştırmaya çalışırken, Rusya ise Batı’daki kayıplarını telafi etmek için giderek daha fazla Doğu’ya yöneliyor.
Ukrayna savaşının sürmesi, Orta Doğu’daki gerilimler ve ABD-Çin rekabetinin derinleştiği bir dönemde, Putin ile Şi arasındaki zirve yalnızca ikili bir görüşme değil; aynı zamanda küresel ekonomi ve siyasette güç dengelerinin yeniden çizildiği sürecin yeni bir aşaması olarak değerlendiriliyor.
İki devden yapay zeka bulut şirketi atılımıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5274914-i%CC%87ki-devden-yapay-zeka-bulut-%C5%9Firketi-at%C4%B1l%C4%B1m%C4%B1
Alphabet çatısı altındaki Google yapay zeka çağını ıskalamamak istiyor (AP)
Dünyanın en büyük alternatif varlık yöneticisi Blackstone ve en popüler arama motoru Google güçlerini birleştiriyor. İki dev, yeni bir yapay zeka bulut şirketi kuracaklarını duyurdu.
Yapay zeka asistanlarının giderek daha fazla ihtiyaç duyduğu hesaplama gücüne yönelik talebi karşılamayı hedefleyen girişim, 2027'de 500 megavatlık veri merkezi kapasitesini çevrimiçi ortama sunmayı planlıyor.
Orta ölçekteki bir şehrin elektrik ihtiyacına yetebilen bu rakamın sonrasında daha da artması hedefleniyor.
Çoğunluk hissesine sahip olacak Blackstone'un ilk etapta 5 milyar dolarlık bir özsermaye yatırımı yapacağı ABD merkezli girişimde Google'ın geliştirdiği TPU çipleri kullanılacak.
Yapay zeka bağlantılı altyapılara yönelik yatırımlarını artıran Blackstone, uzun süredir Google'da yöneticilik yapan Benjamin Sloss'u adı açıklanmayan yeni girişimin CEO'su yaptı.
Wall Street Journal, Google'ın kendi çiplerini diğer şirketlerin kullanımına sunarak sektör lideri Nvidia'yla rekabeti kızıştırdığını bildiriyor.
Halihazırda çoğu yapay zeka şirketi, Nvidia'nın çiplerini kullanan CoreWeave'in hesaplama gücü altyapısından istifade ediyor.
Google da son dönemde TPU'ların satışı için WhatsApp, Facebook ve Instagram'ın sahibi Meta ve Claude'un sahibi Anthropic'le önemli anlaşmalar imzaladı.
Blackstone'un CoreWeave, Anthropic ve OpenAI'a da önemli yatırımları var.
Şirketin veri merkezlerine yaptığı yatırımın miktarı 150 milyar doları geçiyor. Yeni projelere de 160 milyar dolar civarında yatırım yapılması planlanıyor.
ABD merkezli bilgi teknolojisi endüstrisinde önde gelen 5 büyük şirketin (Alphabet, Amazon, Meta, Apple, Microsoft) 2026'da yapay zeka altyapısına yapacakları harcamanın 700 milyar doları geçmesi bekleniyor.
Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters
Trump yönetimi, Güney Afrika'dan 10 bin beyaz mülteci daha istiyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5274912-trump-y%C3%B6netimi-g%C3%BCney-afrikadan-10-bin-beyaz-m%C3%BClteci-daha-istiyor
Trump yönetimi, Güney Afrika'dan 10 bin beyaz mülteci daha istiyor
21 Mayıs 2025'teki Beyaz Saray ziyareti sırasında Cyril Ramaphosa'ya "soykırım" kanıtı olduğu iddia edilen haberler ve videolar gösterilmişti (AP)
Donald Trump yönetimi, gelecek aylarda 10 bin beyaz Güney Afrikalının daha ABD'ye taşınması için harekete geçti.
ABD Dışişleri Bakanlığı pazartesi günü ABD Kongresi'ne gönderdiği bildirimde eylülle birlikte bitecek mali yılın sonuna kadar 17 bin 500 beyaz Güney Afrikalının mülteci olarak alınacağını belirtti.
Trump, ABD'nin 2026 mali yılı boyunca tüm dünyadan yalnızca 7 bin 500 mülteciyi kabul edeceğini söylemişti. Bunların çoğunun beyaz Güney Afrikalı olacağı da ifade ediliyordu.
1980'de başlatılan mülteci programındaki en düşük sayı, 7 bin 500 olmuştu. Diğer yandan Joe Biden yönetimi, 2024'te 125 bin kişilik bir sınır belirlemişti.
ABD Dışişleri Bakanlığı, son açıklamasında "Güney Afrika'daki beklenmedik gelişmeler acil bir mülteci durumu yarattı" diyerek yeni hamlesini gerekçelendirdi.
Trump yönetimi, Güney Afrika hükümetinin ABD'nin yeniden iskan programına yönelik eleştirileri ve beyaz Güney Afrikalılara yönelik saldırıları üzerine bu adımın atıldığını bildirdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, 10 bin mülteciyi yeniden iskan etmenin maliyetinin 100 milyon dolar civarında olacağını hesaplıyor.
Güney Afrika yönetimi, beyazların ayrımcılığa uğradığı iddialarını reddetse de Washington bu konuda ısrarcı.
"Beyaz çiftçilere soykırım uygulandığı" iddialarını geçen sene Oval Ofis'te ağırladığı Güney Afrika Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa'nın yüzüne karşı dile getiren Trump, sonrasında Johannesburg'da yapılan G20 zirvesini de boykot etmişti.
ABD'nin Mayıs 2025'te başlattığı yeniden iskan programından 31 Ocak itibarıyla yalnızca 2 bin beyaz Güney Afrikalı faydalandı.
ABD'deki Güney Afrika Ticaret Odası, 67 bini aşkın kişinin ülke değiştirmeye sıcak baktığını geçen sene bildirmişti.
Güney Afrika'nın "2024 tarihli Toprak Kamulaştırma Yasası", İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) açtığı "soykırım" davası ve "İran'la yakın ilişkilerini" gerekçe gösteren Donald Trump yönetimi, geçen sene bu ülkeye yönelik yardımları durdurma kararı almıştı.
"2024 tarihli Toprak Kamulaştırma Yasası" hükümete tarım arazilerinin kamulaştırması için geniş yetkiler tanıyor.
Güney Afrika'da 2025 itibarıyla yaklaşık 44 bin beyaz çiftçinin, ülkenin 100 milyon hektarlık tarım arazilerinin yüzde 61'ine sahip olduğu ifade ediliyor.
Pretorya yönetimi, 2030'a kadar siyah çiftçilere 8 milyon hektar tarım arazisi dağıtılarak ırksal eşitsizliğin azaltılmasını hedefliyor.
Independent Türkçe, New York Times, AP
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة