Nicolas Cage, True Detective'in yeni sezonunda rol alacak mı?

Joel Schumacher'in 1999 yapımı gerilimi 8 Milimetre'de (8mm) Nicolas Cage (sağda), zengin bir dulun talebi üzerine bir "snuff" filminin peşine düşen özel dedektif Tom Welles rolünde (Sony Pictures Releasing)
Joel Schumacher'in 1999 yapımı gerilimi 8 Milimetre'de (8mm) Nicolas Cage (sağda), zengin bir dulun talebi üzerine bir "snuff" filminin peşine düşen özel dedektif Tom Welles rolünde (Sony Pictures Releasing)
TT

Nicolas Cage, True Detective'in yeni sezonunda rol alacak mı?

Joel Schumacher'in 1999 yapımı gerilimi 8 Milimetre'de (8mm) Nicolas Cage (sağda), zengin bir dulun talebi üzerine bir "snuff" filminin peşine düşen özel dedektif Tom Welles rolünde (Sony Pictures Releasing)
Joel Schumacher'in 1999 yapımı gerilimi 8 Milimetre'de (8mm) Nicolas Cage (sağda), zengin bir dulun talebi üzerine bir "snuff" filminin peşine düşen özel dedektif Tom Welles rolünde (Sony Pictures Releasing)

Oscar ödüllü Nicolas Cage, HBO'nun sevilen polisiye dizisi True Detective'in 5. sezonunda başrol oynayacağına dair aylardır süren söylentiler hakkında konuştu.

Variety'ye konuşan Cage, projeyle ilgili görüşmelerin sürdüğünü ancak henüz resmi bir anlaşma imzalamadığını belirtti.

"Görüşüyoruz ama somut bir şey yok"

Diziyle ilgili çıkan haberleri değerlendiren Cage, "Projenin ne aşamada olduğunu bilmiyorum. Senaryo üzerinde çalıştıklarını düşünüyorum ancak bir süredir onlardan haber almadım. Herhangi bir sözleşme imzalamadım, şu an için sadece görüşme aşamasındayız" ifadelerini kullandı. 

Dizi sorumlusu Issa López'le çalışmaya son derece istekli olduğunu belirten Cage, ayrıca bir itirafta bulunarak dizinin ikonik ilk sezonunu henüz izlemediğini ancak hakkında harika şeyler duyduğunu söyledi.

Night Country adlı 4. sezon, eleştirmenlerin beğenisini toplamış ve Rotten Tomatoes'ta yüzde 93 gibi yüksek bir puan elde etmişti. 

Antoloji dizisinin 5. sezonu, López'in liderliğinde hazırlanmaya devam ediyor. Yeni sezonun, New York'un Jamaica Bay bölgesinde geçeceği bilinse de hikayenin hangi dönemde kurgulanacağı veya prodüksiyonun tam olarak ne zaman başlayacağı henüz belirsizliğini koruyor. 

HBO'nun 2027'de ekranlara döndürmeyi planladığı dizinin, yeni sezon hazırlıkları büyük bir gizlilikle yürütülüyor.

Cage'in televizyon kariyeri

Başarılı oyuncu, True Detective tartışmalarını geride bırakırken kariyerinin ilk büyük televizyon projesi olan Spider-Noir'la kariyerinde yeni bir sayfa açıyor.

27 Mayıs'ta Amazon Prime Video'da izleyiciyle buluşan dizi, 1930'ların karanlık ve yozlaşmış New York'unda geçiyor. Cage, geçmişiyle yüzleşmek zorunda olan bıkkın, yaşlı özel dedektif Ben Reilly ve Örümcek Adam rolünde.

True Detective ise prömiyerini yaptığı günden bu yana kazandığı 6 Emmy ödülü ve 41 adaylığıyla, televizyon tarihinin en prestijli polisiye yapımlarından biri olmaya devam ediyor.

Cage'in True Detective macerasının resmiyet kazanıp kazanmayacağı ise gelecek aylarda netleşecek gibi görünüyor.

Independent Türkçe, Variety, TV Insider, ComingSoon.net



Nolan kariyer rekoruna koşuyor: The Odyssey eleştirmenleri büyüledi

50 yaşındaki Charlize Theron, The Odyssey'de İthaka Kralı Odisseus'u adasında tutsak eden deniz perisi Calypso rolünde (Universal)
50 yaşındaki Charlize Theron, The Odyssey'de İthaka Kralı Odisseus'u adasında tutsak eden deniz perisi Calypso rolünde (Universal)
TT

Nolan kariyer rekoruna koşuyor: The Odyssey eleştirmenleri büyüledi

50 yaşındaki Charlize Theron, The Odyssey'de İthaka Kralı Odisseus'u adasında tutsak eden deniz perisi Calypso rolünde (Universal)
50 yaşındaki Charlize Theron, The Odyssey'de İthaka Kralı Odisseus'u adasında tutsak eden deniz perisi Calypso rolünde (Universal)

Christopher Nolan'ın merakla beklenen yeni filmi The Odyssey, yarın (17 Temmuz) sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. 

İlk eleştirmen yorumlarının yayımlanmasıyla birlikte film, şimdiden sinema dünyasının en çok konuşulan yapımlarından biri haline geldi.

Nolan kariyer rekoruna koşuyor

The Odyssey, Rotten Tomatoes'da yüzde 96 gibi neredeyse kusursuz bir eleştirmen skoru elde etti. Puanını koruması halinde, Nolan'ın 2008 yapımı süper kahraman başyapıtı Kara Şövalye (The Dark Knight) ve 2000 yapımı kült gerilimi Akıl Defteri'yle (Memento) paylaştığı kariyer rekorunu kırarak yönetmenin en yüksek puanlı filmi olacak.

Film, gişede de tarihi bir açılış yapmaya hazırlanıyor. Tahminler, yapımın ABD içinde 85 ila 100 milyon dolar, uluslararası pazarda ise 110 milyon dolar hasılata ulaşacağını gösteriyor. 

Bu beklentiler gerçekleşirse film, 2023 yapımı Oppenheimer'ın 181,1 milyon dolarlık açılış performansını geride bırakarak Nolan'ın Batman üçlemesi dışındaki en büyük gişe başlangıcı olacak.

2023'te Oppenheimer'la En İyi Yönetmen ve En İyi Film dahil pek çok Oscar kazanan Nolan, bu kez rotasını Homeros'un ölümsüz antik Yunan destanına çeviriyor. 

The Odyssey, Truva Savaşı'nın ardından İthaka'daki evine, eşi Penelope (Anne Hathaway) ve oğlu Telemakhos'un (Tom Holland) yanına dönmeye çalışan Kral Odysseus'un (Matt Damon) yıllar süren çetin yolculuğunu anlatıyor. 

250 milyon dolarlık dev bütçeli yapım, aynı zamanda tamamı IMAX kameralarıyla çekilen ilk uzun metrajlı sinema filmi olarak tarihe geçiyor.

Yıldızlar geçidi oyuncu kadrosunda Matt Damon, Anne Hathaway ve Tom Holland'ın yanı sıra Robert Pattinson, Zendaya, Lupita Nyong'o, Charlize Theron, Elliot Page, Jon Bernthal, Travis Scott ve Mia Goth gibi isimler yer alıyor. 

Nolan, vizyon öncesi sosyal medyada filme yönelik eleştirileri "yersiz ve anlamsız" diye nitelendirip, henüz filmi görmeyenlerin yorumlarını ciddiye almadığını belirtmişti.

Prestijli yayınlardan ilk eleştiriler

Hollywood Reporter'dan David Rooney, "Film yer yer dengesiz olsa ve Oppenheimer'ın entelektüel derinliğine erişemese de muhteşem oyuncu kadrosunun karizmasıyla devleşiyor" ifadesini kullanarak ekliyor:

Matt Damon, kariyerinde daha önce hiç görmediğimiz kadar karanlık bir performans sergiliyor. Görüntü yönetmeni Van Hoytema, dev kadrajları dünyanın dört bir yanından büyüleyici manzaralarla doldurmuş. Ancak yönetmen, Odysseus'la oğlu Telemakhos'un paralel hikayeleri arasındaki dengeyi tam kuramamış ve bu da kurgusal bir hantallık yaratmış. Ayrıca Tom Holland, ne kadar sempatik bir oyuncu olsa da bu role yakışmamış, tunik giymiş bir Peter Parker gibi duruyor.

Guardian eleştirmeni Peter Bradshaw, The Odyssey'le ilgili şöyle yazıyor: 

Karşımızda muazzam bir hırs, cesaret, ciddiyet ve zarafet barındıran bir film var. Görüntü yönetmeni Hoyte van Hoytema, denizin geleneksel görsel klişelerinden kaçınarak IMAX boyutunda, nefes kesen yalnızlık manzaraları sunmuş. Savaş ve dövüş sahnelerindeki o gümbür gümbür davul ritimleri sinema salonunu adeta titretiyor.

IGN yazarı Scott Collura ise incelemesinde filmin "mutlaka sinemada izlenmesi gereken epik bir deneyim" olduğuna dikkat çekiyor:

Homeros'un uçarı konseptlerini varoluşsal bir korku ve kaygı, hatta yer yer mizah sosuyla harmanlayan yeni bir bakış açısı. Matt Damon iyi iş çıkarmış ama asıl yan kadro ve Nolan'ın hikayeye yaptığı özgün dokunuşlar filmi yukarı taşımış. Kusursuz olmasa da harika bir sinema tecrübesi.

Empire yazarı John Nugent, "Filmin büyüklüğü ve kapsamı tam anlamıyla dudak uçuklatıcı" diyerek Samantha Morton'ın performansına işaret ediyor: 

Büyücü Tanrıça Kirke rolünde yer aldığı sekans, Nolan'ın korku sinemasına en çok yaklaştığı, insanın içindeki ilkel kötülüğün yarattığı öfke ve hüznü yansıtan olağanüstü bir an. Nolan, mitolojik bir evrende geçse de yine bildiğimiz insanlığın aptallığına karşı öfkesini devasa bir IMAX perdesinde haykırıyor. Bu işi ondan daha iyi yapan yok.

Telegraph'tan Robbie Collin ise 5 yıldız verdiği incelemesinde "Nolan ve ekibi sıradışı, ürkütücü ve çığır açan bir sinema deneyimi inşa etmiş" diye yazıyor: 

Yılın açık ara en iyi filmi. Zamanla oynamayı seven yönetmen, edebiyat tarihinin en eski hikayelerinden birini sinema salonlarının geleceğine olan inancı yeniden güçlendirerek belki de kariyerinin en büyük zaman illüzyonunu gerçekleştiriyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, GamesRadar


Batman hayranlarına kötü haber: Yine ertelendi

Gotham'ın elitlerini hedef alan sadist seri katil Riddler'ı yakalamaya çalışan Batman'in hikayesini anlatan The Batman üç dalda Oscar'a aday gösterilmişti (Warner Bros.)
Gotham'ın elitlerini hedef alan sadist seri katil Riddler'ı yakalamaya çalışan Batman'in hikayesini anlatan The Batman üç dalda Oscar'a aday gösterilmişti (Warner Bros.)
TT

Batman hayranlarına kötü haber: Yine ertelendi

Gotham'ın elitlerini hedef alan sadist seri katil Riddler'ı yakalamaya çalışan Batman'in hikayesini anlatan The Batman üç dalda Oscar'a aday gösterilmişti (Warner Bros.)
Gotham'ın elitlerini hedef alan sadist seri katil Riddler'ı yakalamaya çalışan Batman'in hikayesini anlatan The Batman üç dalda Oscar'a aday gösterilmişti (Warner Bros.)

Warner Bros., The Batman Part II'nin vizyon tarihini bir kez daha erteleyerek filmi 18 Şubat 2028'e çekti.

Böylece ilk filmin Mart 2022'deki gösterimiyle devam halkası arasında yaklaşık 6 yıllık bir boşluk oluşacak. 

Matt Reeves, erteleme haberini Robert Pattinson'ın Kara Şövalye kostümüyle yer aldığı ilk kamera testi görüntülerini Vimeo'da paylaşarak duyurdu.

Gecikmenin sebebi

İlk olarak 2 Ekim 2026'da vizyona girmesi planlanan, ardından 1 Ekim 2027'ye ertelenen filmin 2028 yılına kaydırılması, Reeves'e post prodüksiyon çalışmalarını tamamlaması için daha fazla zaman tanıyacak. 

Hollywood grevleri nedeniyle çekimlerin yaklaşık 5 ay gecikmesi de bu ertelemenin önemli nedenlerinden biri oldu.

DC Stüdyoları'nın eş başkanı James Gunn, Threads üzerinden yaptığı açıklamada büyük bütçeli devam filmleri için bu tarz uzun araların sinema tarihinde oldukça yaygın olduğunu belirterek projeyi savunmuştu:

Dürüst olmak gerekirse, devam filmleri arasında 5 yıl veya daha fazla süre olması son derece normal bir durum. Örneğin Yaratık'la (Alien) Yaratık 2 (Aliens) arasında 7, İnanılmaz Aile (The Incredibles) filmleri arasında 14, ilk iki Terminatör (The Terminator) arasında 7, Avatar serisinde 13, Top Gun filmleri arasında ise tam 36 yıl vardı. Keza Galaksinin Koruyucuları 2'yle (Guardians of the Galaxy Vol 2) 3 arasında da 6 yıl bekledik.

Kadroya yeni yıldızlar katılıyor

Rolünü yeniden canlandıracak Robert Pattinson, Andy Serkis ve Colin Farrell'ın yanı sıra devam filminin kadrosuna Scarlett Johansson, Sebastian Stan, Game of Thrones'la tanınan Charles Dance, Brian Tyree Henry ve Sebastian Koch gibi önemli isimler katılıyor. 

Reeves'in senaryosunu Mattson Tomlin'le birlikte kaleme aldığı yapımın konusu ve yeni oyuncuların hangi karakterleri canlandıracağı ise hâlâ gizliliğini koruyor.

Warner Bros.'tan diğer vizyon değişiklikleri

Stüdyo, Batman'in erteleme kararıyla birlikte vizyon takvimindeki diğer iddialı projelerin tarihlerini de güncelledi.

J.J. Abrams'ın yöneteceği, başrollerini Glen Powell ve Jenna Ortega'nın paylaştığı gizemli proje The Great Beyond, The Batman Part II'den boşalan 1 Ekim 2027'ye kaydırıldı. Filmin eski tarihiyse 13 Kasım 2026'ydı. Filmin müziklerini de bizzat Abrams besteleyecek.

Sam Esmail'ın yönettiği ve Julia Roberts'ın başrolde yer aldığı Panic Carefully, kısa bir gecikmeyle 9 Nisan 2027'ye ertelendi. Daha önce filmin 26 Şubat 2027'de vizyona gireceği duyurulmuştu.

Boşalan 26 Şubat 2027'yi dolduracak yeni yapım ise Santiago Menghini imzalı korku filmi Revenge of La Llorona oldu.

Warner Bros. böylece devam projesini de dünya genelinde 770,3 milyon dolar hasılat elde eden ilk film gibi kış-bahar dönemine yerleştirmiş oldu.

Yeni vizyon tarihi, filme ABD'de resmi tatile denk gelen dört günlük uzun hafta sonundan da yararlanma fırsatı sunacak.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


Uzmanlar uyardı: Sosyal medya yasağı gençlerde "istenmeyen zarara" yol açabilir

TikTok, bir kişinin sitedeki faaliyetlerini inceleyerek yaşını tahmin eden "yaş çıkarımı" yöntemini kullanıyor (AFP)
TikTok, bir kişinin sitedeki faaliyetlerini inceleyerek yaşını tahmin eden "yaş çıkarımı" yöntemini kullanıyor (AFP)
TT

Uzmanlar uyardı: Sosyal medya yasağı gençlerde "istenmeyen zarara" yol açabilir

TikTok, bir kişinin sitedeki faaliyetlerini inceleyerek yaşını tahmin eden "yaş çıkarımı" yöntemini kullanıyor (AFP)
TikTok, bir kişinin sitedeki faaliyetlerini inceleyerek yaşını tahmin eden "yaş çıkarımı" yöntemini kullanıyor (AFP)

Bilim insanları, Avustralya'da uygulanan ve birçok ülkede gündemde olan sosyal medya kısıtlamalarının, sorunun temel nedenlerini değiştirmeden çocuklarda istenmeyen sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Araştırmacılar, sosyal medyanın ergenleri, aileleri, okulları ve hükümetleri içeren daha geniş bir sistem içinde işlediğini ve sorunlu kullanımın tekil politikalarla çözülemeyeceğini savunuyor.

Sosyal medya platformlarının tamamen yasaklanmasının, ergenleri daha gizli veya denetlenmesi daha zor alanlara itebileceği uyarısını yapıyorlar.

British Medical Journal'da yayımlanan makalede araştırmacılar, sosyal medyaya yönelik kapsamlı yasakların, tütün ve alkol endüstrileri gibi büyük teknoloji şirketlerini de düzenlemelere siyasi, bilimsel, teknolojik ve ekonomik açılardan uyum sağlamaya itebileceğini yazıyor.

Şirketler, yeni düzenlemelerin kapsamı dışında kalması için "sosyal medya" kavramını yeniden tanımlamaya çalışabilir.

Bilim insanları, şirketlerin daha az düzenlenen alanlara yönelebileceği, lobi faaliyetleri ve kamuoyuna yönelik mesajlar yoluyla politikaları şekillendirebileceği uyarısını paylaşıyor.

Ayrıca sosyal medya kullanım kısıtlamaları tüm gençleri aynı şekilde etkilemeyebilir.

Bilim insanları bu hamlenin, destekleyici ailelere, yüksek kaliteli eğitim kaynakları ve fırsatlarına erişimi olanlara, izolasyonla karşı karşıya kalan, güvensiz ortamlarda yaşayan veya sınırlı destek alan gençlere kıyasla daha fazla fayda sağlayabileceğini savunuyor.

Ergen bir yazar, sosyal medya platformlarının "arkadaşlıkların kurulduğu, insanların topluluklar bulabildiği, kendilerini ifade edebildiği, yeni şeyler öğrenebildiği ve bazen de zor durumlardan kaçabileceği bir yer" olduğunu söylüyor.

Yazar, "Aileleriyle konuşmaktan çekindikleri konular hakkında sosyal medyadan bana ulaşan arkadaşlarım oldu ve ben de aynısını yaptım. Sosyal medya olmasaydı ne yapacaktık?" diye soruyor.

Bazı platformlar yasaklansa veya kısıtlansa bile, çoğu genç sosyal medyayı tamamen bırakmaz; gençler çevrimiçi ortama hızla uyum sağlayabildiğinden başka uygulamalara geçeriz. Bu bizi ne korkutur ne de başka bir alternatif bulmaktan alıkoyar.

scdfvgthyj
Fotoğraf: Reuters

Bilim insanları kapsamlı yasaklar yerine, bu etkileri öngörebilecek sistemler tasarlanmasını ve daha dengeli, kanıta dayalı yaklaşımlar geliştirilmesini talep ediyor.

Araştırmacılar sosyal medyanın etkilerine ilişkin değerlendirmelerin, ekran süresi veya ruh sağlığındaki kısa vadeli değişiklikler gibi tek başına ele alınan ölçütlerin ötesine geçerek okulla etkileşim, sosyal bağlar, sektör ve platformların tepkileri gibi daha geniş çaplı faktörleri ve uzun vadeli etkileri de kapsaması gerektiğini belirtiyor.

Böyle geniş bir bakış açısının "politikaların dengeli, esnek ve kanıta dayalı olmasını sağlamaya ve zamanla iyileştirilmesine katkı sunacağını" savunuyorlar.

Araştırmacılar, "Bu geniş bakış açısı olmadan hükümetler, istenmeyen zararlara yol açabilecek ve yeterince anlaşılmayan, temel nedenleri değiştirmeyen ve son derece görünür politikaları uygulamaya koyma riskiyle karşı karşıya kalır" diye yazıyor.

Avrupa Birliği, 27 üyeli birlik genelinde küçük çocukların sosyal medyaya erişimini sınırlamak için harekete geçeceğini açıkladı; bu, çevrimiçi tehlikelere karşı koruma sağlama amacıyla bugüne kadar atılan en büyük adım olabilir.

Avustralya, Britanya, Çin, Hindistan ve ABD halihazırda sosyal medya yasağı getirdi ya da getirmeyi değerlendiriyor. Bu yasaklar esasen TikTok, Alphabet'in YouTube'u, Meta'nın Instagram ve Facebook'unu hedef alıyor.

Independent Türkçe