ABD ve İran Arasında 60 Günlük Ateşkes Mutabakatı İddiası: Metin Hazır, Trump’ın Onayı Bekleniyor
Amerikalı kaynaklar, Amerika Birleşik Devletleri ile İran’ın, ateşkesin 60 gün süreyle uzatılmasını öngören bir mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya vardığını bildirdi. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın metni henüz onaylamadığı, İranlı müzakere ekibine yakın kaynakların ise metnin kesinleştiğini reddettiği aktarıldı.
Reuters’ın Axios internet sitesine dayandırdığı habere göre söz konusu mutabakat zaptı, İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokuna nasıl yaklaşılacağını netleştirecek. Habere göre bu konu, 60 günlük sürenin ilk günlerinde ele alınacak ana gündem maddelerinden biri olacak. Beyaz Saray ise konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.
Amerikalı kaynaklar, Washington ve Tahran'ın, ateşkesin 60 gün uzatılmasını ve İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin başlamasını içeren taslak çerçeve için Trump'ın onayını beklediğini doğruladı. Sürece aşina Amerikalı bir yetkili, her iki tarafın nükleer görüşmeleri başlatma ve ateşkesi uzatma konusunda ön anlaşmaya vardığını, ancak İran'ın bunu henüz resmi olarak teyit etmediğini, Trump'ın da imzayı henüz atmadığını belirtti. Bir diğer yetkili ise anlaşmanın ana hatlarının tamamlandığını vurgulayarak, "Trump onaylamadığı sürece bir anlaşmadan söz edilemez" dedi ve ABD Başkanı'nın teklifi kabul edip etmeyeceğine dair soru işaretlerinin sürdüğünü ifade etti.
CNN’e konuşan ABD’li yetkililer de ön anlaşmanın hem Trump’ın hem de İran dini liderinin onayına bağlı olduğunu, İran tarafında bu onay sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığının henüz netleşmediğini kaydetti. Aktarılana göre Trump, danışmanlarıyla istişarelerde bulunarak bu anlaşmayı iç kamuoyuna, kendisinin çekildiği 2015 nükleer anlaşmasından "daha güçlü bir anlaşma" olarak sunmanın yollarını arıyor. Bu süreç, Cumhuriyetçi Parti içindeki şahin kanadın ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Tahran üzerindeki baskıyı hafifletecek bir anlaşmaya varılmaması yönündeki baskılarının gölgesinde ilerliyor.
Sonuca ilişkin çelişkili açıklamalar
Batılı kaynakların "anlaşma tamam" yönündeki iddialarına karşılık, İran Devrim Muhafızları Ordusu'na yakınlığıyla bilinen Tesnim Haber Ajansı, müzakere ekibine yakın bir kaynağa dayandırdığı haberinde, iki ülke arasındaki olası mutabakat zaptı metninin henüz "nihai veya kesin" bir durumda olmadığını duyurdu.
Kaynak, Tahran'ın arabulucu rolündeki Pakistan'a metnin kesinleştiğine dair bir bildirimde bulunmadığını, nihai metne ulaşılması halinde bunun hem Pakistan'a hem de kamuoyuna resmi olarak duyurulacağını belirtti. Ayrıca, İran’dan resmi bir açıklama gelene kadar Batılı kaynakların iddialarına itibar edilmemesi gerektiği vurgulandı.
Buna karşın NBC News’e konuşan ve Washington-Tahran arasındaki arabuluculuk sürecine doğrudan katılan üst düzey bir Arap yetkili, müzakerecilerin üç gün önce Doha’da ateşkes şartları üzerinde uzlaştığını, ancak tarafların bunu ilan etmeyi geciktirdiğini öne sürdü. Gecikmeyi “hayal kırıklığı” yaratıcı olarak nitelendiren yetkili, tarafların “tavuk-yumurta oyunu oynadığını” taktiksel adımlarla birbirini beklediğini, İranlı müzakerecilerin onay alarak liderliğe döndüğünü, ABD tarafının da şu an aynısını yaparak Trump’tan nihai onayı beklediğini ifade etti.

Mutabakat zaptının detayları
Axios’un aktardığı detaylara göre mutabakat zaptı, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin "kısıtlamasız" olmasını öngörüyor. Amerikalı bir yetkili, bunun gemilere yönelik herhangi bir vergi, harç veya taciz uygulanmaması anlamına geldiğini ve İran’ın 30 gün içinde boğazdaki tüm mayınları temizlemesi gerektiğini belirtti. Aynı yetkili, ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının da ticari taşımacılığın yeniden başlama oranına paralel olarak kademeli olarak kaldırılacağını söyledi.
Kaynaklara göre mutabakat, İran’ın nükleer silah edinme arayışında olmayacağına dair taahhüdünü de içerecek. 60 günlük süreçte müzakere edilecek ilk başlıklar ise İran’ın elindeki yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun tasfiyesi ve genel zenginleştirme faaliyetlerinin geleceği olacak. ABD ise bu görüşmeler kapsamında yaptırımların hafifletilmesini, İran’ın dondurulmuş fonlarının serbest bırakılmasını ve insani yardım ile ticari malların İran’a ulaşmasını sağlayacak bir mekanizmayı müzakere etmeyi taahhüt edecek. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre anlaşma, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari geçişlerin açılması karşılığında Tahran’ın, ABD yaptırımlarının askıya alınması yoluyla petrol satmasına izin verecek.
Trump üzerindeki siyasi baskı
Trump yönetimi daha önce çatışmaları sona erdirecek bir anlaşmanın an meselesi olduğunu defalarca dile getirse de İran bu iddiaları yalanlamış veya hafife almıştı. Trump başlangıçta savaşın 4 ila 6 hafta süreceğini öngörmüştü, ancak çatışmalar şu an üçüncü ayına girmiş durumda.
Geçtiğimiz hafta sonu Trump’ın Washington’daki hafta sonu programını iptal etmesi ve oğlunun düğününe "hükümet işleri" gerekçesiyle katılmaması, anlaşmaya varılacağı yönündeki beklentileri zirveye çıkardı. Pazar günü üst düzey bir yönetim yetkilisi acil bir anlaşma ihtimalini düşük görse de ana hatlar üzerinde ön uzlaşı olduğunu kabul etti.
Trump, kendi partisindeki İran karşıtı şahinlerin, nükleer programı tamamen bitirmeyen hiçbir anlaşmaya imza atılmaması yönündeki baskısıyla karşı karşıya. Öte yandan, yükselen akaryakıt ve genel fiyatlar nedeniyle seçmen tabanında artan huzursuzluk, Temsilciler Meclisi ve Senato kontrolünü kaybetme riskiyle karşı karşıya olan Cumhuriyetçi Parti üzerindeki siyasi baskıyı artırıyor. Trump ise bu savaştaki temel amacının, İran’ın nükleer silah geliştirmesini engellemek olduğunu yineliyor; Tahran, bu tür planları olduğunu kesin bir dille reddediyor.
İranlılar, Tahran'ın merkezindeki Filistin Meydanı'nda, Farsça olarak "İsrail önümüzdeki 15 yılı göremeyecek" yazan İsrail karşıtı bir reklam panosunun önünden geçiyor - 28 Mayıs 2026, (AFP)
Karmaşık şartlar ve ihlaller
Anlaşma iddiaları, ABD ile İran arasındaki kırılgan ateşkesin ciddi şekilde sallandığı bir dönemde geldi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Kuveyt’in İran’dan fırlatılan füzeleri önlediğini; Washington ise Hürmüz Boğazı yakınlarında İran İHA'larını düşürdüğünü ve Bender Abbas'ta yeni bir İHA fırlatmaya hazırlanan yer kontrol istasyonunu vurduğunu açıkladı. İki taraf da topyekûn savaşa dönmeden birbirini ateşkesi ihlal etmekle suçluyor.
Bu süreçte Trump, küresel petrol ve doğalgaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nı yeniden trafiğe açmayı ve İran’ı uranyum stokundan vazgeçirmeyi hedeflerken; Tahran, ağır darbe alan ekonomisini rahatlatmak için yaptırımların kaldırılmasını, dondurulan varlıklarının serbest bırakılmasını ve herhangi bir anlaşmanın, İsrail'in Lübnan'da Hizbullah'a yönelik askeri operasyonlarını sonlandırmasını içermesini şart koşuyor.




