Mısır’ın Suriye’nin yeni büyükelçisine yönelik çekinceleri diplomatik misyonun düzenlenmesini geciktiriyor

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, Mayıs ayı başında Kahire’de Suriyeli mevkidaşını kabul ederken. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, Mayıs ayı başında Kahire’de Suriyeli mevkidaşını kabul ederken. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır’ın Suriye’nin yeni büyükelçisine yönelik çekinceleri diplomatik misyonun düzenlenmesini geciktiriyor

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, Mayıs ayı başında Kahire’de Suriyeli mevkidaşını kabul ederken. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati, Mayıs ayı başında Kahire’de Suriyeli mevkidaşını kabul ederken. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Kaynakların Şarku’l Avsat’a verdiği bilgilere göre Kahire’nin Suriye diplomatik misyonunun bazı üyelerini kabul etmemesi nedeniyle yaşanan “Mısır çekinceleri”, iki ülke arasındaki diplomatik temsil sürecini sekteye uğratıyor. Bu çekinceler arasında, Suriye’nin Kahire’ye yeni büyükelçi olarak aday gösterdiği ismin kabul edilmemesi de bulunuyor.

İki ülke arasındaki ilişkiler dosyasına yakın kaynaklar, geçen yılın ortalarında Suriye’de göreli siyasi istikrarın sağlanmasının ardından Şam yönetiminin önemli ülkelerdeki diplomatik temsil meselesini gündemine aldığını, bu kapsamda Mısır’a büyükelçi olarak Muhammed Taha el-Ahmed’i aday gösterdiğini söyledi.

Kaynağa göre, El-Ahmed’in Kahire Üniversitesi’nde eğitim görmüş olması nedeniyle kendisini Mısır büyükelçiliği için Suriye Dışişleri Bakanı’na önerdiği belirtiliyor. Ancak Mısır yönetimi, Şam’a resmî olarak ret yanıtı vermemekle birlikte, gayri resmî kanallar üzerinden El-Ahmed’i siyasi geçmişi nedeniyle “uygun bir isim” olarak görmediği mesajını iletti. Buna rağmen Suriye tarafının bu adaylıkta ısrar etmesi, Kahire’deki diplomatik misyonun yapılandırılmasıyla ilgili birçok süreci durma noktasına getirdi.

Esad Şeybani, Mısır’a gerçekleştirdiği ilk ziyaret sırasında; solunda ise Muhammed Taha el-Ahmed görülüyor. (Suriye Dışişleri Bakanlığı)

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’nin geçen mayıs ayında Mısır’a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında El-Ahmed de heyette yer aldı ve görüşülecek dosyaların sorumluluğunu üstlendi. Kaynak, bunun “sanki büyükelçilik görevi fiilen kesinleşmiş gibi bir görüntü oluşturduğunu ve durumu daha da karmaşık hale getirdiğini” ifade etti.

Kaynak ayrıca, diplomatik misyon üyeleri ve maslahatgüzarların atanmasının ev sahibi ülkenin onayını gerektirmediğini, ancak büyükelçiler için durumun farklı olduğunu belirtti. Buna rağmen Mısır’ın, herhangi bir gerekçe açıklamaksızın Suriyeli diplomatik heyetin büyük bölümüne henüz vize vermediği kaydedildi.

Şarku’l Avsat, konuya ilişkin hem Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan hem de Suriye Dışişleri Bakanlığı’ndan görüş almaya çalıştı ancak yanıt alamadı.

Muhammed Taha el-Ahmed kimdir?

Muhammed Taha el-Ahmed, hâlen Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı’nda Arap İşleri Dairesi Başkanı olarak görev yapıyor. 2007 yılında Halep Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan El-Ahmed, 2012’de Kahire Üniversitesi’nde tarımsal projelerin mali ve ekonomik değerlendirilmesi alanında yüksek lisansını tamamladı. 2020 yılında ise İdlib Üniversitesi’nden tarımsal kalkınma alanında doktora derecesi aldı.

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’nin Mısır ziyareti kapsamında, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine yönelik Mısırlı mevkidaşıyla kapsamlı görüşmeler gerçekleştirildi. (Suriye Dışişleri Bakanlığı)

Kurtuluş Hükümeti’nde çeşitli bakanlık görevlerinde bulunan El-Ahmed, Mayıs 2025’te Dışişleri Bakanlığı’ndaki mevcut görevine getirildi. Bir ay sonra da Halk Meclisi seçim komitesinin başkanlığına atandı.

İlişkilerde temkinli yakınlaşma

Beşşar Esed’in iktidardan düşmesinden sonra Mısır-Suriye ilişkileri, Kahire’nin silahlı gruplar dosyasına ilişkin endişeleri nedeniyle temkinli bir seyir izledi. Ancak zamanla iki ülke arasındaki ekonomik iş birliği alanında daha somut adımlar atılmaya başlandı.

Nisan ayı sonunda Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, Kıbrıs’ta düzenlenen Arap-Avrupa İstişare Zirvesi kapsamında bir araya geldi. Kahire ve Şam’daki medya organları, iki lider arasında bölgesel gelişmeler ve ikili iş birliğinin güçlendirilmesine ilişkin “samimi bir görüşme” yapıldığını aktardı.

“Kriz değil, egemenlik meselesi”

Kahire’deki siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler uzmanı Tarık Fehmi, büyükelçilerin kabul edilmesi ve diplomatik misyonların onaylanmasının ev sahibi devletin egemenlik yetkisi kapsamında olduğunu belirterek, aday gösterilen isimlerin kabul edilmeden önce kapsamlı inceleme süreçlerinden geçtiğini söyledi.

Fehmi, Mısır ile Suriye arasındaki ilişkilerin kriz aşamasında olmadığını, aksine giderek güçlendiğini ifade etti. Ancak ekonomik boyutun siyasi ve diplomatik boyutun önünde ilerlediğini vurgulayarak, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik heyet ziyaretlerinin yoğunluğu ile imzalanan anlaşmaların bunun açık göstergesi olduğunu dile getirdi.

Fehmi’ye göre, Şam yönetiminin Mısır’ın çekince duyduğu büyükelçi adayını değiştirmesi durumunda mevcut siyasi pürüzler aşılabilir. Ayrıca Mısır’ın, Suriye ile güçlü ilişkilerin yeniden tesis edilmesini arzuladığı ve Şam’ın reform çabalarına önem verdiği ifade edildi.

Ekonomik açılım sürüyor

2026 yılının başında bir Mısır ticaret heyetinin Şam’a yaptığı ziyaret, gözlemciler tarafından iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir başlangıç olarak değerlendirildi.

Mısır’daki Suriyeli Mülteciler Kurulu Başkanı Teysir en-Neccar da Şeybani’nin geniş bir ekonomik heyetle gerçekleştirdiği Mısır ziyaretinin ardından Suriye-Mısır İş İnsanları Konseyi’nin ilan edilmesinin ilişkilerin geleceğine dair iyimserlik yarattığını söyledi.

Ancak Neccar, son gelişmelerin Mısır yönetiminin bazı konulardan memnun olmadığını gösterdiğini belirtti. Ayrıca Mısır makamlarının, ülkede yaşayan Suriyelilerin ikamet koşullarına uygunluğunu denetlemek amacıyla hukuki durumlarını gözden geçirdiğini ifade etti.



Lübnan'ın güneyinde patlama: Bir Asker hayatını kaybetti, 2 asker yaralı

Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit köyünde meydana gelen patlama bölgesinden duman yükseliyor (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit köyünde meydana gelen patlama bölgesinden duman yükseliyor (AFP)
TT

Lübnan'ın güneyinde patlama: Bir Asker hayatını kaybetti, 2 asker yaralı

Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit köyünde meydana gelen patlama bölgesinden duman yükseliyor (AFP)
Lübnan'ın güneyindeki Kfar Tebnit köyünde meydana gelen patlama bölgesinden duman yükseliyor (AFP)

Lübnan'ın güneyinde şüpheli bir cismin patlaması sonucu bir Lübnan askeri hayatını kaybetti, iki asker yaralandı. Alman Haber Ajansı'nın (DPA) aktardığına göre olay, bölgedeki güvenlik endişelerini yeniden gündeme getirdi.

Lübnan Ordusu tarafından bugün yapılan basın açıklamasında, Sur kentine bağlı Mansuri kasabasında orduya ait bir aracın geçişi sırasında şüpheli bir cismin infilak ettiği belirtildi. Açıklamada, bir askerin şehit olduğu, bir subay ile bir askerin ise yaralandığı kaydedildi. Ordunun olayın detaylarını aydınlatmak için soruşturma başlattığı bildirildi.

Cumhurbaşkanı Avn’dan kritik Washington ziyareti

Bu gelişmelerin gölgesinde, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD Başkanı Donald Trump'ın daveti üzerine bu sabah Washington'a hareket etti. Lübnan Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Avn’a, eşi Nimet Avn eşlik ediyor.

Beyaz Saray'da Trump ile "Lübnan-ABD Zirvesi" gerçekleştirecek olan Avn'ın, üst düzey ABD'li yetkililerle bir dizi görüşme yapması bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ziyaretin ana gündem maddeleri arasında; Lübnan'daki durumun değerlendirilmesi, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, ülke genelinde, özellikle de güneyde güvenlik ve istikrarın yeniden tesisi, İsrail'in işgal altında tuttuğu Lübnan topraklarından çekilmesi ve devlet otoritesinin bütün bölgelerde tam olarak hâkim kılınması yer alıyor.

Lübnan, son savaşın ardından İsrail'in işgal ettiği güney bölgelerinden çekilmesine odaklanan müzakereleri sürdürüyor. Cumhurbaşkanı Avn'ın bu ziyareti, 2009 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Mişel Süleyman'ın Barack Obama ile görüşmek üzere gerçekleştirdiği ziyaretten sonra bir Lübnan Cumhurbaşkanı tarafından ABD'ye yapılan ilk ziyaret olma özelliği taşıyor.


Libya Ulusal Birlik Hükümeti Savunma Bakan Yardımcısı ile Mısır İstihbarat Başkanı arasındaki görüşmenin anlamı ne?

Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Reşad, Kahire’de Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Savunma Bakan Vekili Abdusselam ez-Zubi’yi kabul etti. (UBH)
Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Reşad, Kahire’de Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Savunma Bakan Vekili Abdusselam ez-Zubi’yi kabul etti. (UBH)
TT

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Savunma Bakan Yardımcısı ile Mısır İstihbarat Başkanı arasındaki görüşmenin anlamı ne?

Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Reşad, Kahire’de Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Savunma Bakan Vekili Abdusselam ez-Zubi’yi kabul etti. (UBH)
Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Reşad, Kahire’de Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Savunma Bakan Vekili Abdusselam ez-Zubi’yi kabul etti. (UBH)

Trablus ile Kahire, Libya’nın son dönemde karşı karşıya bulunduğu siyasi ve güvenlik sorunlarına ilişkin istişare ve görüşmelerini genişletti. Görüşmelerde özellikle, yaklaşık 12 yıldır süren bölünmüşlüğü sona erdirecek birleşik bir hükümetin kurulmasını hedefleyen ABD girişiminin hayata geçirilmesi ele alındı.

Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Reşad, perşembe günü el-Alameyn kentinde, Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Savunma Bakan Vekili Abdusselam ez-Zubi ile bir araya geldi. Zubi’nin Mısır’a gerçekleştirdiği ilk resmî ziyaret kapsamında yapılan görüşmede, ABD Başkanı Donald Trump’ın kıdemli danışmanı Massad Boulos’un himayesindeki girişime ilişkin tutum değerlendirildi.

Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Trablus’ta Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Reşad’ı ağırladı. (Dibeybe’nin ofisi)Libya Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, Trablus’ta Mısır Genel İstihbarat Servisi Başkanı Hasan Reşad’ı ağırladı. (Dibeybe’nin ofisi)

Mısır, Libya krizinin çözümüne yönelik yaklaşımında, ülkenin birliği ve toprak bütünlüğünün korunması, ulusal kurumların birleştirilmesi ve tamamen Libyalılar arasında yürütülecek siyasi süreçle kapsamlı bir çözüme ulaşılması gerektiği görüşünü sürdürüyor. Kahire, bu sürecin cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin önünü açmasını hedefliyor.

Süreci yakından izleyen çevreler, Mısır’ın Libya’daki bölünmüşlüğü derinleştirebilecek ve ülke kurumlarının istikrarlı temeller üzerinde birleştirilmesini zorlaştırabilecek plansız adımlardan endişe duyduğunu belirtiyor. Aynı çevreler, UBH’nin ABD girişimine ilişkin henüz net bir tutum açıklamadığını, bu konunun Kahire ile yürütülen görüşmelerde ele alınan başlıklardan biri olduğunu ifade ediyor.

Kahire yönetimi, Reşad ile Zubi arasındaki görüşmenin ayrıntılarını açıklamazken, Trablus merkezli UBH, toplantının Libya’daki son gelişmeler hakkında iki taraf arasında sürdürülen istişareler ile iki ülkenin güvenlik ve istikrarına hizmet edecek ortak koordinasyonun güçlendirilmesi kapsamında gerçekleştirildiğini bildirdi.

UBH açıklamasında, görüşmede Libya’daki siyasi gelişmeler, ulusal kurumların birleştirilmesine yönelik çabaların desteklenmesi ile güvenlik ve askerî iş birliğinin güçlendirilmesi gibi ortak öneme sahip konuların ele alındığı, bunun da istikrarın pekiştirilmesine ve siyasi sürecin ilerlemesi için uygun ortamın hazırlanmasına katkı sağlayacağı belirtildi.

Reşad ile Zubi arasındaki görüşmede ayrıca, bölgesel güvenlik tehditlerine karşı koordinasyon ve istişare mekanizmalarının güçlendirilmesi ele alındı. Taraflar, bölgenin güvenlik ve istikrarını destekleyecek ve iki ülkenin ortak çıkarlarını koruyacak iş birliğinin sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Görüşme, Libya’da yeni bir hükümetin belirlenmesine yönelik Cenevre’de yürütüldüğü öne sürülen gayriresmi müzakerelerin gündemde olduğu bir dönemde yapıldı. Batı Libya’dan üst düzey bir hükümet yetkilisi ise söz konusu iddiaları ne doğruladı ne de yalanladı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanı Massad Boulos, yazılı olmayan bir girişimin hayata geçirilmesi için temaslarını sürdürürken, girişime karşı çıkan bazı kesimler bunun Libya’yı Dibeybe ve Hafter aileleri arasında bölmeyi amaçladığını öne sürüyor. Boulos ise bu iddiaları reddederek girişimin askerî, güvenlik ve ekonomik bölünmüşlüğü sona erdirmeyi hedeflediğini söyledi.

Boulos son günlerde Kahire, Misrata ve Trablus arasında yoğun diplomatik temaslarda bulunurken, Reşad da üst düzey bir heyetle Libya’yı ziyaret etti. Reşad’ın UBH Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile yaptığı görüşmede Libya krizindeki son gelişmeler ele alınırken, Dibeybe görüşmenin iki ülkenin ortak çıkarlarını ve kalkınma çabalarını destekleyecek iş birliğinin geliştirilmesine odaklandığını söylemekle yetindi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter, Washington’da daha önce gerçekleşen bir görüşmede (LUO Genel Komutanlığı)ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter, Washington’da daha önce gerçekleşen bir görüşmede (LUO Genel Komutanlığı)

Kaynaklara göre ABD girişimi, yeni Başkanlık Konseyi’nin başına Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutan Yardımcısı Saddam Hafter’in getirilmesini, buna karşılık Dibeybe’nin ise kurulması için çalışmaların sürdüğü birleşik hükümetin başbakanı olarak görevini sürdürmesini öngörüyor.

Misrata’daki askerî liderler, kanaat önderleri, aşiret temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları ise Boulos’a girişime neden karşı çıktıklarını iletti. Söz konusu çevreler, ‘Libya’nın askerileştirilmesine’ ve uluslararası raporlarda yolsuzluk ile insan hakları ihlalleriyle ilişkilendirilen isimlerin yönetime taşınmasına karşı olduklarını vurguladı.

Öte yandan, Siyasi Diyalog Forumu olarak adlandırılan oluşum, dün Cenevre’de düzenlediği bağımsız toplantının ardından sürpriz bir kararla Libyalı Mustafa el-Meczub’u Libya’nın başbakanı olarak seçtiğini duyurdu. Ancak Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL) Sözcüsü Muhammed el-Esadi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Bu girişimle hiçbir bağlantımız yok” dedi.

Libyalı taraflar arasında nihai anlaşmanın imzalanmasının ertelenmesi ise yeni bir müzakere turunun önünü açtı. Geçtiğimiz salı günü Tunus’ta düzenlenen BM toplantısı, Yüksek Seçim Komisyonu Başkanlığı ve seçim sürecinin hukuki çerçevesine ilişkin anlaşmazlıkların giderilememesi nedeniyle sonuçsuz sona ermişti.


Gazze'de İsrail ateşiyle üç Filistinli hayatını kaybetti

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında Filistinli çocuklar (AP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında Filistinli çocuklar (AP)
TT

Gazze'de İsrail ateşiyle üç Filistinli hayatını kaybetti

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında Filistinli çocuklar (AP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampında Filistinli çocuklar (AP)

Gazze şehrinin doğusuna düzenlenen İsrail saldırısında 3 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.

Filistin Medya Merkezi’nin aktardığına göre İsrail güçleri Gazze şehrinin doğusundaki Zeytun Mahallesi'nde bulunan "Devlet Kavşağı" (Mefrak ed-Devle) bölgesinde sivilleri hedef aldı. Saldırı sonucunda 3 kişinin şehit olduğu bildirildi.

Öte yandan, aynı bölgedeki Şucaiyye Mahallesi'nde bulunan el-Zehra Okulu kampına bir İsrail İHA'sı tarafından ateş açıldı; saldırıda en az bir kişinin yaralandığı bildirildi. Ayrıca, Deyr el-Belah şehrinin doğusunda "Sarı Hat" olarak bilinen bölge yakınındaki ilaç fabrikasının çevresinde konuşlanan İsrail askeri araçlarının da bölgeye yönelik ateş açtığı rapor edildi.

Şarku’l Avsat’ın DPA’dan aktardığına göre bu saldırılar, dün Gazze şehrinin çeşitli bölgelerinde düzenlenen ve aralarında bir kız çocuğunun da bulunduğu 12 Filistinlinin hayatını kaybettiği bir dizi hava saldırısının ardından geldi.