Uluslararası Denizcilik Örgütü: Körfez'den binlerce denizcinin tahliyesi hâlâ risk içeriyor

İranlılar dün Hürmüz Boğazı kıyısındaki Bender Abbas'taki Suru sahilinde oturuyor (ISNA- AFP)
İranlılar dün Hürmüz Boğazı kıyısındaki Bender Abbas'taki Suru sahilinde oturuyor (ISNA- AFP)
TT

Uluslararası Denizcilik Örgütü: Körfez'den binlerce denizcinin tahliyesi hâlâ risk içeriyor

İranlılar dün Hürmüz Boğazı kıyısındaki Bender Abbas'taki Suru sahilinde oturuyor (ISNA- AFP)
İranlılar dün Hürmüz Boğazı kıyısındaki Bender Abbas'taki Suru sahilinde oturuyor (ISNA- AFP)

Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün (IMO) Genel Sekreteri Arsenio Dominguez, ABD ile İran arasında yürürlükte olan ateşkese rağmen Körfez'de mahsur kalan binlerce denizcinin tahliye edilmesinin hâlâ ciddi riskler taşıdığını söyledi.

Dominguez, iki yılda bir düzenlenen ve bir hafta süren Posidonia Denizcilik Fuarı'nın açılışı öncesinde pazar günü Reuters'a yaptığı açıklamada, “Temel sorunlar çözülmeden, nihai bir anlaşmaya varılmadan, tam bir ateşkes sağlanmadan veya çatışmanın taraflar arasında kapsamlı mutabakat oluşmadan kimseyi tahliye etmemiz mümkün olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Körfez'de mahsur kalan gemilerde yaklaşık 20 bin denizcinin bulunduğu tahmin ediliyor. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlere yönelik uyguladığı kısıtlamalar nedeniyle bölgedeki deniz trafiği önemli ölçüde etkileniyor.

Dominguez, “Mevcut koşullar altında denizcilerin güvenliğine ilişkin herhangi bir garanti bulunmadığından, tahliye yönünde adım atmak son derece riskli olacaktır” dedi.

Şarku’l Avsat’ın Örgüt verilerinden edindiği bilgiye göre, 28 Şubat'ta başlayan ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın ardından Körfez bölgesinde 11 denizci hayatını kaybetti.

Dominguez, gemilerin bölgeden ayrılabilmesi için güvenli bir deniz koridoru oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek, son haftalarda Umman'da İran'la bağlantılı taraflarla görüşmeler yapıldığını belirtti.

“Bize Hürmüz Boğazı'nın açık olduğuna dair bildirimler geliyor, ancak birkaç saat sonra yeniden kapatıldığı bilgisi ulaşıyor. Daha güvenli koşullar sağlanmadan risk alamayız” diyen Dominguez, boğazdaki belirsizliğin sürdüğüne dikkat çekti.

Savaş öncesinde dünya günlük ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatının yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki trafik önemli ölçüde azaldı. Günümüzde boğazdan yalnızca sınırlı sayıda tanker geçiş yapabiliyor.

Gemi işletmecileri ise boğazdaki hareketliliğin durmasının üzerinden üç ay geçmesine rağmen, gemi mürettebatlarının güvenli şekilde tahliyesine yönelik bir çözüm üzerinde henüz anlaşmaya varılamadığını belirtiyor.



Washington, Berri’nin ‘tavsiyeyi’ reddetmesi nedeniyle hayal kırıklığına uğradı

İsrail’in Güney Lübnan’daki Arnun kasabasına düzenlediği saldırının ardından yükselen duman bulutu (DPA)
İsrail’in Güney Lübnan’daki Arnun kasabasına düzenlediği saldırının ardından yükselen duman bulutu (DPA)
TT

Washington, Berri’nin ‘tavsiyeyi’ reddetmesi nedeniyle hayal kırıklığına uğradı

İsrail’in Güney Lübnan’daki Arnun kasabasına düzenlediği saldırının ardından yükselen duman bulutu (DPA)
İsrail’in Güney Lübnan’daki Arnun kasabasına düzenlediği saldırının ardından yükselen duman bulutu (DPA)

ABD himayesinde Lübnan ile İsrail arasında salı ve çarşamba günleri gerçekleştirilecek dördüncü müzakere turu öncesinde, Başkan Donald Trump yönetimi, Hizbullah’ın askeri ve güvenlik yapılanmalarının dağıtılması ve örgütün silahsızlandırılması gerekliliği konusunda daha sert bir tutum benimsedi. Bu gelişme, İsrail’in Lübnan topraklarına yönelik geniş çaplı kara harekâtı ve İran destekli örgütün ilerleyen İsrail güçlerine ve İsrail içindeki hedeflere yönelik saldırılarını sürdürmesi nedeniyle ateşkesin ciddi şekilde sarsıldığı bir dönemde yaşanıyor.

İsa’nın tavsiyesi

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, görüşmelerin ABD Dışişleri Bakanlığı’nda başlaması öncesinde Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Meclis Başkanı Nebih Berri ve Başbakan Nevvaf Selam başta olmak üzere üst düzey Lübnanlı yetkililer, ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa aracılığıyla Washington’daki üst düzey yetkililerden telefon aldı. Temaslarda, İsrail’in tırmandırdığı askeri operasyonlar nedeniyle bazı çevrelerin müzakerelerin faydasını sorgulamasına rağmen, İsrail ile görüşmelerin sürdürülmesi yönünde ‘tavsiyede’ bulunuldu. İsa ayrıca, İsrailli yetkililerle Lübnan topraklarındaki askeri ilerleyişin durdurulması için girişimde bulunulması karşılığında, Hizbullah’ın herhangi bir yerdeki İsrail hedeflerine yönelik tüm saldırılarını en az 48 saat süreyle durdurması için çalışılmasını talep etti.

Edinilen bilgilere göre özellikle Berri, söz konusu öneriyi ‘gerçekçi olmadığı ve Hizbullah’tan teslim olmasının istenmesi anlamına geldiği’ gerekçesiyle reddetti.

Washington’daki görüşmelere İsa ile birlikte ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin de katılması bekleniyor. Lübnan heyetinde eski Büyükelçi Simon Karam, Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad, Büyükelçi Yardımcısı Visam Boutros ve Lübnan’ın Washington Askerî Ataşesi Tuğgeneral Oliver Hakmeh’nin yer alacağı belirtiliyor. İsrail tarafını ise Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Yossi Draznin, Başbakanlık Ofisi yetkilisi Uri Reznik ve Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter’in temsil etmesi bekleniyor.

thyjuk
(Soldan sağa) ABD Başkanı’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Michael Needham, ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD’nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa, Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad ve İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter, Washington’da düzenlenen Lübnan-İsrail görüşmelerinin ilk oturumu öncesinde (Arşiv – Reuters)

Ateşkesin çöküşüyle eş zamanlı olarak bir ABD’li yetkili, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun pazar gecesi Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaptığını açıkladı. Yetkili, görüşmelerin ‘İsrail ile Lübnan arasında devam eden diplomatik müzakereler çerçevesinde’ gerçekleştiğini belirtti. Rubio’nun önerisinin ‘açık bir yol haritası’ içerdiğini ifade eden yetkili, buna göre Hizbullah’ın İsrail’e yönelik tüm saldırılarını durdurması gerektiğini, bunun karşılığında ise İsrail’in Beyrut’taki askeri tırmanışı artırmaktan kaçınacağını söyledi. Yetkili, söz konusu adımın ‘gerilimin kademeli olarak düşürülmesine ve çatışmaların fiilen sona erdirilmesine zemin hazırlayacağını’ dile getirdi.

Berri’nin yanıtı hayal kırıklığı yarattı

Adının açıklanmasını istemeyen ABD’li yetkili, Avn’ın söz konusu önerinin kabul edilmesi ve bir anlaşmaya varılması için çaba gösterdiğini, ancak Berri’nin verdiği yanıtın ‘oyalayıcı ve hayal kırıklığı yaratan’ nitelikte olduğunu söyledi. Yetkili, Berri’nin Hizbullah’ın ateşkese uyacağını ‘garanti ettiğini’ öne sürdüğünü, ancak buna karşılık İsrail’in önce ateşkesi ilan etmesini talep ettiğini belirtti. Yetkili, “Oysa Hizbullah bu çatışma turunu 2 Mart’ta başlattı; tıpkı 2023’teki önceki savaşı başlattığı gibi” ifadesini kullandı.

Hizbullah’ın ‘Tahran’ın çizgisini izlediği’ uyarısında bulunan yetkili, İran’ın ‘krizi kurtaran taraf olarak öne çıkabilmek için Lübnan’daki çatışmaların uzamasını istediğini’ savundu. Yetkili ayrıca, ABD’nin İsrail’den ‘süregelen saldırılara katlanmasını beklemediğini’ vurguladı.

Öte yandan Lübnan ve İsrail orduları, siyasi müzakerelere paralel yürütülen güvenlik diyaloğu kapsamında cuma günü ABD Savunma Bakanlığı’nda (Pentagon) daha önce benzeri görülmemiş doğrudan görüşmeler gerçekleştirdi.

Söz konusu ‘güvenlik kanalının’ devreye girmesi, ABD ile İran’ın başta Lübnan olmak üzere tüm cephelerde çatışmaların sona erdirilmesini de kapsayan bir ‘mutabakat zaptına’ yaklaşmakta olduğuna dair haberlerin yoğunlaştığı bir döneme denk geldi. Bu gelişmeler, ABD himayesinde güvenlik düzenlemelerini içeren bir çerçeve anlaşmada somut ilerleme sağlanmasını hedefleyen Lübnan-İsrail görüşmelerinin atmosferine de yansıdı.


Abiy Ahmed, Etiyopya'da "dönüştürücü bir dönem" sözü verdi

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed dün oyunu kullanırken (Etiyopya Haber Ajansı)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed dün oyunu kullanırken (Etiyopya Haber Ajansı)
TT

Abiy Ahmed, Etiyopya'da "dönüştürücü bir dönem" sözü verdi

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed dün oyunu kullanırken (Etiyopya Haber Ajansı)
Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed dün oyunu kullanırken (Etiyopya Haber Ajansı)

Etiyopya'da dün ülke tarihindeki yedinci genel seçimler düzenlenirken, iktidardaki Refah Partisi'nin (Prosperity Party) bir kez daha seçimlerden galip çıkması bekleniyor. Başbakan Abiy Ahmed ise ülkeyi önümüzdeki dönemde kalkınmayı güçlendirecek “dönüştürücü bir döneme” taşıma sözü verdi.

Oyunu kullandıktan sonra açıklamalarda bulunan Abiy Ahmed, seçim merkezleri önünde oluşan uzun kuyrukların, “Etiyopya halkının kendi kaderini belirlemek ve demokratik sistemini inşa etmek için dış yönlendirmeye ihtiyaç duymadığının kanıtı” olduğunu söyledi.

Abiy Ahmed ayrıca seçim sonuçlarını “olgunluk ve hoşgörüyle kabul etmeye hazır olduğunu” ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre seçimler ülke genelinde düzenlenmekle birlikte, kuzeydeki Tigray bölgesi federal hükümet ile bölgesel yönetim arasındaki gerginliğin sürmesi nedeniyle seçim sürecinin dışında bırakıldı.

Yaklaşık 20 milyon nüfusa sahip Amhara bölgesinde ise etnik milliyetçi Fano milisleri seçimleri engelleme tehdidinde bulundu. Buna karşın, Etiyopya Ulusal Seçim Kurulu bölgede bulunan 137 seçim çevresinden yalnızca 8'inde oylamayı iptal etti.


İsrail tehdidi nedeniyle bir Alman bakan ve Norveçli mevkidaşı Beyrut ziyaretini iptal etti

Almanya Kalkınma Bakanı Reem Alabali-Radovan (DPA)
Almanya Kalkınma Bakanı Reem Alabali-Radovan (DPA)
TT

İsrail tehdidi nedeniyle bir Alman bakan ve Norveçli mevkidaşı Beyrut ziyaretini iptal etti

Almanya Kalkınma Bakanı Reem Alabali-Radovan (DPA)
Almanya Kalkınma Bakanı Reem Alabali-Radovan (DPA)

İsrail'in Beyrut'un güney banliyösünü hedef alma tehdidinin ardından, Lübnan'a dayanışma ziyareti gerçekleştirmek üzere yolda olan Almanya ve Norveçli iki bakanın uçağı dün geri döndü. Konuya ilişkin bilgi resmi kaynaklar tarafından doğrulandı.

Almanya Kalkınma Bakanı Reem Alabali-Radovan ile Norveçli mevkidaşı Åsmund Aukrust'u taşıyan uçak, Beyrut'a yaklaşırken geri dönüş kararı aldı. Alman Bakanlık sözcüsü, kararın “askeri ve hızla kötüleşen güvenlik durumu nedeniyle” alındığını açıkladı. Oslo'da da Norveç hükümeti sözcüsü ziyaretin iptal edildiğini doğruladı.

Norveç'in VG gazetesi, Alman Hava Kuvvetleri'ne ait olan uçağın önce Kıbrıs'a indiğini, ardından Berlin'e dönüş yoluna geçtiğini yazdı. Gelişme, İsrail'in dün Hizbullah'ın ateşkesi ihlal ettiğini öne sürerek Beyrut Uluslararası Havalimanı'nın bitişiğindeki güney banliyölere yönelik saldırılarını yeniden başlatma tehdidinde bulunmasının ardından yaşandı.

Norveçli Bakan Aukrust, bir yerel gazeteye yaptığı açıklamada, “Mart ayından bu yana Lübnan'da 3 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Yaşananlar, dayanışmamızı göstermeyi şimdi daha da önemli hale getiriyor” ifadelerini kullandı.

Aukrust ayrıca, Lübnan halkının “Norveç'in kendileri ve uluslararası insancıl hukuk adına mücadele etmeyi sürdüreceğini bilmesi gerektiğini” ifade etti.

Almanya Kalkınma Bakanı Reem Alabali-Radovan ise tüm taraflara gerilimi düşürme çağrısında bulundu.