Suudi Arabistan, bölge halklarının barış ve kalkınmaya dayalı bir geleceğe sahip olma haklarının altını çizdi

Ortaklıkları ve merkezi konumu çerçevesinde güvenliği sağlamak için çabalarını sürdürme kararlılığını yineledi

Suudi Arabistan, barışa giden gerçek yolun bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla başlayacağını vurguladı. (SPA)
Suudi Arabistan, barışa giden gerçek yolun bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla başlayacağını vurguladı. (SPA)
TT

Suudi Arabistan, bölge halklarının barış ve kalkınmaya dayalı bir geleceğe sahip olma haklarının altını çizdi

Suudi Arabistan, barışa giden gerçek yolun bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla başlayacağını vurguladı. (SPA)
Suudi Arabistan, barışa giden gerçek yolun bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla başlayacağını vurguladı. (SPA)

Suudi Arabistan, 2026 Oslo Forumu’nun ana oturumunda yaptığı açıklamada, savaşlar, işgaller ve ülkelerin iç işlerine yönelik müdahalelerin yol açtığı ağır insani bedelin artık kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, bunun Gazze Şeridi, Lübnan ve bölgedeki diğer ülkeler için de geçerli olduğunu belirtti. Açıklamada, bölge halklarının sürekli çatışmalar ve tekrarlanan şiddet döngüleri yerine barış, kalkınma ve iş birliğine dayalı bir geleceği hak ettiği ifade edildi.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı’ndan Dr. Menal Rıdvan, ülkesini temsilen ‘Çalkantılı Bir Ortadoğu’da Arabuluculuk’ başlıklı ana oturumda yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan’ın kardeş ve dost ülkelerle yürüttüğü stratejik ortaklıklar ile bölgesel ve uluslararası düzeydeki merkezi konumu çerçevesinde güvenlik ve kalıcı barışın sağlanması için hiçbir çabadan kaçınmayacağını söyledi.

Rıdvan, Suudi Arabistan’ın arabuluculuk ve kalıcı barışın tesisine yönelik tarihî rolünü ve bölgedeki temel meselelerde sürdürdüğü desteği hatırlatarak, Riyad’ın barış inşasına yönelik yaklaşımının haklara saygı, insan onurunun korunması ve istisnasız herkes için güvenliğin sağlanması ilkelerine dayandığını belirtti.

Suudi yetkili, bölgede onlarca yıldır görülen hegemonya girişimlerinin başarısızlığını kanıtladığını, bu girişimlerin bölge halkları üzerinde insani, siyasi ve ekonomik açıdan son derece ağır maliyetler doğurduğunu ifade etti.

Kalıcı istikrarın güç üstünlüğü veya dayatılmış fiilî durumlar üzerine kurulamayacağını kaydeden Rıdvan, bunun ancak ortaklık ve iş birliğine dayalı bir kolektif güvenlik sistemiyle mümkün olacağını söyledi. Bu sistemin devletlerin egemenliğine ve ulusal kurumlarına saygı gösterilmesini, güç kullanımının devlet tekelinde tutulmasını, meşru kurumlar dışındaki silahlı yapıların faaliyetleriyle mücadele edilmesini ve her tür işgalin sona erdirilmesini gerektirdiğini belirtti. Rıdvan ayrıca, gerçek anlamda bir barış sürecinin başarısının bağımsız Filistin devletinin hayata geçirilmesi ve Filistin halkının meşru haklarını elde etmesiyle başlayacağını vurgulayarak, bunun daha istikrarlı, açık ve bütünleşmiş bir bölgesel ortamın oluşturulması için temel şart olduğunu ifade etti.

Bu çerçevede konuşan Rıdvan, Suudi Arabistan’ın iki devletli çözümün hayata geçirilmesine yönelik New York Bildirgesi kapsamında yürüttüğü girişimlere dikkat çekerek, söz konusu mekanizmanın barışçıl çözüm sürecini ilerletmeye yönelik pratik bir çerçeve ve kapsamlı bir yol haritası niteliği taşıdığını belirtti. Rıdvan, Riyad’ın Gazze’de savaşın sona erdirilmesine yönelik çabaları, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararının uygulanmasını ve 20 maddelik kapsamlı barış planını desteklediğini vurgulayarak, güvenlik ve istikrarın halkların egemenliği veya meşru hakları pahasına sağlanamayacağını ifade etti.

Suudi Arabistan’ın, Körfez İşbirliği Konseyi’nin (KİK) bölgesel güvenlik vizyonunun şekillendirilmesine katkı sunduğunu hatırlatan Rıdvan, Krallığın uluslararası ortakların, bölge ülkelerinin öncülüğünde geliştirilen bölgesel yaklaşımları desteklemesinin önemine inandığını söyledi. Bu yaklaşımların kapsayıcılık, iş birliği, uluslararası hukuka ve devletler arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallara saygı esasına dayanması gerektiğini belirten Rıdvan, dışlayıcı ve kutuplaştırıcı politikalardan uzak durulması çağrısında bulundu.

Rıdvan ayrıca, İran ile yakınlaşma sürecine verdikleri destek nedeniyle Çin, Umman ve Irak’ın oynadığı rolü takdirle karşıladıklarını ifade ederek, bu çabaların bölgesel güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesinde önemli bir dayanak oluşturduğunu, aynı zamanda diyalog ve gerilimin azaltılmasına daha elverişli bir ortamın oluşmasına katkı sağladığını söyledi.

Rıdvan, bazı bölgesel aktörlerin iş birliğine dayalı bölgesel güvenlik yaklaşımlarına uyum sağlama ve diyalog ile ortak çalışma mekanizmalarına katılma konusunda artan bir kapasite ortaya koyduğunu belirtirken, İsrail’in ise güvenliği askerî üstünlük, güç kullanımı ve sahada fiilî durum yaratma politikaları üzerinden yönetmeye devam ettiğini dile getirdi.

İşgalin sürmesi ile ilhak ve yerleşim politikalarının kalıcı bir bölgesel güvenlik sisteminin kurulması ihtimalini zayıflattığını kaydeden Rıdvan, bunun eşitlik, haklara saygı, egemenlik ve uluslararası hukuk temelinde gerçek bir bölgesel entegrasyonun önünde engel teşkil ettiğini ifade etti.

Norveç Dışişleri Bakanlığı’nın himayesinde düzenlenen forumun ana oturumuna, Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, Çin’in Ortadoğu Özel Temsilcisi Zhai Jun ve Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dr. Macid el-Ensari de katıldı.



Kral Selman’dan vatandaşların yükünü hafifletmeye yönelik destek paketi talimatı

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
TT

Kral Selman’dan vatandaşların yükünü hafifletmeye yönelik destek paketi talimatı

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın sunduğu öneri doğrultusunda, vatandaşları desteklemek ve üzerlerindeki mali yükü hafifletmek amacıyla bir dizi tedbir alınması talimatı verdi. Karar, Suudi Elektrik Şirketi ile Ulusal Su Şirketi’nin elektrik ve su tüketim tarifelerinde 1 Ocak 2027’den itibaren geçerli olacak değişiklikleri duyurmasıyla eş zamanlı olarak açıklandı.

Tedbirler kapsamında, kamu hizmeti maaş skalalarına tabi sivil ve askerî personel ile işletme programları kapsamında çalışanlara, emeklilere ve sosyal sigorta sistemine tabi sigortalıların veya emeklilerin vefat etmesi durumunda ailelerine aylık 500 riyal (133 dolar) tutarında ek ödeme yapılacak.

Ayrıca, sosyal güvenlik yardımından yararlanan ailelere de ilgili düzenleme ve koşullar çerçevesinde aylık 500 riyal destek sağlanacak. Bu uygulamanın, elektrik ve su tarifelerindeki değişikliklerin doğuracağı mali etkileri hafifletmeyi amaçladığı belirtildi.

Özel sektörde çalışan Suudi vatandaşlarına yönelik tedbirler kapsamında ise Nitaqat adlı yerelleştirme programı çerçevesinde, bir Suudi çalışanının tam çalışan olarak sayılması için gereken asgari ücret 5 bin riyale (bin 330 dolar) yükseltilecek. Karar, düzenlemenin yürürlüğe girmesinden altı ay sonra uygulanmaya başlanacak. İlk artışın uygulanmaya başlamasından 12 ay sonra ise asgari ücret eşiği 6 bin riyale (bin 598 dolar) çıkarılacak.

Söz konusu tedbirlerle ücret seviyelerinin yükseltilmesi, Suudi vatandaşlarının özel sektörde istihdamının sürdürülebilirliğinin desteklenmesi ve elektrik ile su tarifelerindeki değişikliklerden kaynaklanacak mali yüklerin hafifletilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, belirlenen koşulları karşılayan kesimlere doğrudan destek sağlanacak.


Koalisyon Husilere ait füze ve İHA’ları imha etti... Riyad Havalimanı operasyonlarına yeniden başladı

Suudi Arabistan Sivil Savunma ekipleri, Husilerin fırlattığı iki balistik füzenin önlenmesi sonucu füze parçalarının düşmesi üzerine pazar günü olay yerine müdahale etti (SPA)
Suudi Arabistan Sivil Savunma ekipleri, Husilerin fırlattığı iki balistik füzenin önlenmesi sonucu füze parçalarının düşmesi üzerine pazar günü olay yerine müdahale etti (SPA)
TT

Koalisyon Husilere ait füze ve İHA’ları imha etti... Riyad Havalimanı operasyonlarına yeniden başladı

Suudi Arabistan Sivil Savunma ekipleri, Husilerin fırlattığı iki balistik füzenin önlenmesi sonucu füze parçalarının düşmesi üzerine pazar günü olay yerine müdahale etti (SPA)
Suudi Arabistan Sivil Savunma ekipleri, Husilerin fırlattığı iki balistik füzenin önlenmesi sonucu füze parçalarının düşmesi üzerine pazar günü olay yerine müdahale etti (SPA)

Yemen’de Meşru Yönetimi Destekleme Koalisyonu güçleri, 12 saatten kısa bir süre içinde Suudi Arabistan’ın güney bölgesi ile Hamis Muşayt yönüne fırlatılan çok sayıda balistik füze ve iki insansız hava aracını (İHA) önleyerek imha etti. Riyad bölgesinde de bir balistik füze ve iki İHA’nın etkisiz hale getirildiği bildirildi.

Koalisyon Güçleri Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, pazar günü yaptığı açıklamada, hava savunma sistemlerinin terör örgütü Husiler tarafından Suudi Arabistan’ın güney bölgesine fırlatılan 10 balistik füze ile Hamis Muşayt yönüne gönderilen bir seyir füzesini önleyerek imha ettiğini belirtti. El-Maliki, Riyad bölgesinde de bir balistik füze ve iki İHA’nın etkisiz hale getirildiğini kaydetti.

Önlenen füzelerin parçalarının düşmesi sonucu Asya uyruklu bir kişi ile bir Suudi vatandaşının yaralandığını, Hamis Muşayt ve Ahad Rufeyde vilayetlerinde konutlarda ve araçlarda maddi hasar meydana geldiğini bildiren el-Maliki, koalisyonun kesin ve sıkı operasyonel tedbirler uyguladığını vurguladı. El-Maliki, Husilerin saldırı kapasitesinin etkisiz hale getirileceğini ve imha edileceğini belirterek sivillerin korunacağını ifade etti.

cdfgbh
Füze parçalarının düşmesi sonucu bir Suudi vatandaşı ile Asya uyruklu bir kişi yaralandı; 3 konut binası ve 7 araçta maddi hasar meydana geldi (SPA)

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, Husilerin fırlattığı iki balistik füzenin önlenerek imha edilmesinin ardından Hamis Muşayt ve Ahad Rufeyde vilayetlerinde füze parçalarının düşmesiyle meydana gelen olaylara müdahale etti. Müdürlük, olaylarda bir Suudi vatandaşı ile Asya uyruklu bir kişinin yaralandığını, üç konut binası ve yedi araçta maddi hasar oluştuğunu açıkladı. Ayrıca bu tür olaylarda uygulanan prosedürlerin tamamlandığını bildirdi.

Riyad’da ise Sivil Savunma Müdürlüğü, acil durumlar için erken uyarı alarmının verilmesinden kısa süre sonra şehirdeki tehlikenin ortadan kalktığını duyurdu. Açıklamada, söz konusu uyarının halkı olası tehlikelere karşı bilgilendirmek amacıyla uygulanan tedbirler kapsamında verildiği belirtildi.

Öte yandan Kral Halid Uluslararası Havalimanı, dün (pazar) itibarıyla operasyonlarını kısmen yeniden başlattığını açıkladı. Bu kapsamda, birinci yolcu terminali iç hat uçuşlarına, ikinci terminal ise Suudi Arabistan merkezli hava yolu şirketlerinin uluslararası uçuşlarına tahsis edildi.

Husilerin hedef aldığı havalimanına yönelik saldırıda 13 kişinin hayatını kaybettiği, 400’den fazla kişinin yaralandığı belirtildi.

dvf
Suudi Arabistan Sivil Savunma ekipleri, Husilerin fırlattığı iki balistik füzenin önlenmesi sonucu füze parçalarının düşmesi üzerine pazar günü meydana gelen olaya müdahale etti (SPA)

Şarku’l Avsat gazetesinin pazar sabahı Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nda gerçekleştirdiği saha incelemesi, havalimanındaki hareketliliğin kademeli olarak normale dönmeye başladığını ortaya koydu. Cidde ve Abha’ya yapılacak uçuşlara hazırlanan çok sayıda yolcu, kalkış kapılarında toplandı. Havalimanının olağan operasyonel kapasitesine tamamen dönmesi için çalışmaların yoğun şekilde sürdürüldüğü gözlendi.


Koalisyon Husilere ait füze ve İHA’ları imha etti... Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’nin hedef alınmasına geniş çaplı tepki

Koalisyon Husilere ait füze ve İHA’ları imha etti... Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’nin hedef alınmasına geniş çaplı tepki
TT

Koalisyon Husilere ait füze ve İHA’ları imha etti... Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’nin hedef alınmasına geniş çaplı tepki

Koalisyon Husilere ait füze ve İHA’ları imha etti... Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevî’nin hedef alınmasına geniş çaplı tepki

Yemen’de Meşru Yönetimi Destekleme Koalisyonu, pazar günü yaptığı açıklamada, terör örgütü Husilerin Suudi Arabistan’ın güney bölgesine fırlattığı 10 balistik füzenin önlenerek imha edildiğini bildirdi. Açıklamada, Hamis Muşayt yönüne fırlatılan bir seyir füzesinin yanı sıra Riyad bölgesinde bir balistik füze ve iki insansız hava aracının (İHA) da önlenerek imha edildiği belirtildi.

Husilerin Mekke ve Medine’yi hedef almasına yönelik Körfez ülkeleri ve İslam dünyasından kınama mesajları art arda geldi. Açıklamalarda, İslam’ın kutsal mekânlarına yönelik saldırıların bu mekânların dokunulmazlığını ihlal ettiği ve sivillerin güvenliğini tehdit ettiği vurgulandı. Söz konusu saldırıların durdurulması için uluslararası toplumun kararlı bir tutum sergilemesi çağrısında bulunuldu.

Cumartesi günü iki balistik füzenin önlenmesi sırasında füze parçalarının Mekke bölgesindeki Vadi el-Mağmes’e düştüğü bildirilmişti. Önleme operasyonları sırasında ortaya çıkan şarapnel parçalarının ise Cidde, Taif ve Rabığ vilayetlerindeki bazı noktalara düştüğü kaydedilmişti.

Öte yandan, Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, cumartesi günü yaptığı açıklamada, pazar gününden itibaren operasyonlarını kısmen yeniden başlatacağını duyurdu. Bu kapsamda, 1 numaralı terminalin iç hat uçuşlarına, 2 numaralı terminalin ise Suudi Arabistan merkezli hava yolu şirketlerinin uluslararası uçuşlarına tahsis edildiği belirtildi.

Riyad Havalimanı’ndaki uçuşlar, son dönemde çevresini hedef alan Husilere ait terör saldırılarının ardından tesislerin güvenliğinin doğrulanması ve gerekli kontrollerin tamamlanması amacıyla askıya alınmıştı.