İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, bugün yaptığı açıklamada, İran ile ABD'nin nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasını kapsayan nihai bir anlaşmaya ulaşmak amacıyla cuma günü İsviçre’de yeni bir müzakere turuna başlayacağını söyledi. Açıklama, taraflar arasında imzalanan geçici mutabakatın resmen yürürlüğe girmesinin ardından geldi.
Arakçi’nin açıklamaları, İran Dışişleri Bakanlığı’nda yabancı ülkelerin büyükelçileri, maslahatgüzarları ve uluslararası kuruluşların temsilcilik başkanlarıyla gerçekleştirilen toplantı sırasında yapıldı. Toplantıya bakan yardımcıları ve bakanlığın üst düzey yetkilileri de katıldı.
İran’ın resmi haber ajansı İSNA’ya göre görüşmede, İran dış politikasındaki gelişmeler, bölgesel durum ve Tahran ile Washington arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik imzalanan mutabakat ele alındı.
Arakçi, İran ile ABD arasında savaşı sona erdirmeyi amaçlayan mutabakatın cuma günü resmen imzalanacağını belirterek, aynı gün taraflar arasında nihai anlaşmaya ulaşılması için yeni bir müzakere sürecinin başlayacağını ifade etti.
Müzakerelerin mutabakatın imzalanmasının ardından 60 gün boyunca devam edeceğini kaydeden Arakçi, nihai anlaşmanın nükleer konular ve yaptırımların kaldırılmasına odaklanacağını söyledi.
Üç ay süren görüşmelerin ardından savaşın sona erdirilmesine yönelik ilk aşamanın tamamlandığını belirten Arakçi, sürecin artık yeni bir evreye geçtiğini ifade etti.
İranlı Bakan, savaşın sona erdiğinin Tahran saatiyle pazartesi sabahı tüm cephelerde resmen ilan edildiğini, ancak mutabakatın fiilen cuma günü yürürlüğe gireceğini söyledi. Mutabakatın en önemli unsurunun, Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın derhal ve kalıcı biçimde sona erdirilmesi olduğunu vurguladı.
Arakçi, İran’ın savaşın başından bu yana Lübnan’daki çatışmaların sona ermesini, İran ile yaşanan savaşın sona ermesinin ayrılmaz bir parçası olarak gördüğünü belirtti. Lübnan’daki savaş ile İsrail’in Güney Lübnan’daki operasyonları ve İran’a yönelik saldırılar arasında doğrudan bağlantı bulunduğunu savundu.
“Bizim açımızdan bu mutabakatın tarafları bir tarafta ABD ve İsrail, diğer tarafta ise İran ve Hizbullah’tır” diyen Arakçi, Lübnan’daki savaşın sona erdirilmesinin çatışmaların tamamen sonlandırılmasının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.
İsrail’in Lübnan’daki askeri varlığının sürmesini mutabakatın ihlali olarak değerlendiren Arakçi, “İsrail’in Lübnan’dan çekilmemesi halinde savaşın sona erdiğinden söz edilemez” ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Tahran'da akredite edilmiş uluslararası kuruluşların büyükelçileri, diplomatik temsilcilikleri ve ofislerinin başkanları bugün Arakçi ile bir araya geldi.
Arakçi ayrıca, “Bundan sonra İsrail’in Lübnan’a yönelik herhangi bir askeri saldırısı ya da Lübnan topraklarındaki varlığını sürdürmesi, bizim açımızdan mutabakatın ihlali olarak değerlendirilecektir” dedi.
Arakçi’nin açıklamaları, İsrail’in Lübnan, Suriye ve Gazze’deki “güvenlik bölgelerinde” gerekli gördüğü sürece askeri varlığını sürdüreceğini açıklamasının ardından geldi. İsrail ayrıca, Güney Lübnan’da birliklerine yaklaşan silahlı kişileri hedef aldığını duyurdu.
Lübnan’daki Hizbullah ise İsrail saldırılarına karşılık olarak İsrail güçlerine yönelik roket ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlediğini açıkladı.
İran ile ABD arasında varılan mutabakatın açıklanmasının ardından İsrail, Lübnan’daki askeri varlığını sürdüreceğini yineledi. İsrail’de çok sayıda siyasi ve güvenlik yetkilisi söz konusu anlaşmayı eleştirdi.
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre savaş, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başladı, daha sonra Körfez bölgesi, Lübnan, Irak ve Suriye’yi kapsayan geniş çaplı bir bölgesel bir çatışmaya dönüştü.
Çatışmalar sırasında İran, İsrail ve bazı komşu ülkelere füze ve İHA saldırıları düzenlerken, Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmış; bu durum küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara ve bazı petrol ile petrokimya ürünlerinde arz sıkıntılarına yol açmıştı.
Savaşta İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in yanı sıra rejimin önde gelen komutan ve yetkililerinin öldüğü, İran ve Lübnan’da büyük çaplı yıkım meydana geldiği bildirildi.
Öte yandan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi, İran Meclis Başkanı ve ABD ile yürütülen müzakerelerin başındaki isim olan Muhammed Bakır Kalibaf’ın, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile birlikte İsviçre’de düzenlenecek imza törenine katılacağını açıkladı.
Arakçi, Tahran'daki büyükelçilere ve yabancı diplomatik misyon başkanlarına Washington ile varılan mutabakat zaptının ana hatları hakkında bilgi verdi (İran Dışişleri Bakanlığı)
İran devlet televizyonuna konuşan Revançi, mutabakatın İsviçre’de imzalanacağını ancak kesin yerin henüz belirlenmediğini söyledi. Yeni müzakere turunun da imza töreninin hemen ardından başlayacağını belirtti.
Revançi, görüşmelerin imzadan sonra nükleer programın ayrıntılarına odaklanacağını; uranyum zenginleştirme faaliyetleri, nükleer stoklar ve İran’ın nükleer ihtiyaçları gibi konuların ele alınacağını ifade etti. Tarafların henüz bu ayrıntıları müzakere etmediğini söyledi.
ABD Başkan Yardımcısı’nın “bir buçuk sayfalık belge” olarak nitelendirdiği mutabakatın birkaç gün önce elektronik ortamda imzalandığını ve tüm cephelerdeki savaşı sona erdirdiğini kaydeden Revançi, resmi imzanın ardından Hürmüz Boğazı’nın derhal yeniden açılacağını ve ABD’nin İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılacağını belirtti.
Bunun ardından, özellikle İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stoku ve diğer nükleer faaliyetleri başta olmak üzere ihtilaflı konuların çözümü için 60 günlük müzakere süreci başlayacak.
Revançi, mutabakatın maddelerinden birinin Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesini öngördüğünü, ABD’nin de bu konuda taahhütte bulunduğunu söyledi.
Mutabakatın herhangi bir şekilde ihlal edilmesi halinde ise önceden belirlenmiş mekanizmaların devreye sokulacağını ifade etti.
İran ile ABD arasında imzalanacak mutabakatın cuma günü İsviçre’de resmiyet kazanması ve ardından iki ülke arasında yeni müzakere sürecinin başlaması bekleniyor.









