Ukrayna karşı saldırıya geçti: Rusya savaşı başka bölgelere yayabilir

Ukrayna, geçen hafta Moskova'daki petrol rafinerisini vurmuştu (AFP)
Ukrayna, geçen hafta Moskova'daki petrol rafinerisini vurmuştu (AFP)
TT

Ukrayna karşı saldırıya geçti: Rusya savaşı başka bölgelere yayabilir

Ukrayna, geçen hafta Moskova'daki petrol rafinerisini vurmuştu (AFP)
Ukrayna, geçen hafta Moskova'daki petrol rafinerisini vurmuştu (AFP)

Ukrayna ordusunun genişleyen drone filosu Rus hava savunma sistemlerini zorlarken, Kremlin'in Baltık ülkelerinde "provokasyona" hazırlandığı savunuluyor.

Ukrayna, uzun menzilli insansız hava araçları (İHA) ve seyir füzeleriyle Rusya'nın iç bölgelerine yönelik saldırılarını son dönemde artırdı. Özellikle Kremlin'in 2014'te ilhak ettiği Kırım başta olmak üzere çeşitli bölgelerdeki petrol rafinerileri, askeri sanayi tesisleri ve hava savunma sistemleri hedef alınıyor.

Wall Street Journal'ın aktardığına göre marttan bu yana Rus petrol rafineri kapasitesinin yaklaşık yüzde 20'si saldırılar nedeniyle devre dışı kaldı. Elektrik kesintilerinin yaşandığı Kırım'da akaryakıt satışlarına kısıtlamalar getirilirken ülke genelinde benzin fiyatları yükseldi.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Uluslararası Barış Vakfı'ndan askeri analist Michael Kofman, Ukrayna'nın hem teknoloji hem de üretim kapasitesini geliştirdiğini söylüyor:

Teknoloji geliştiği için saldırılar daha etkili hale geldi, artık Ukrayna eskisine kıyasla daha büyük çaplı saldırılar düzenleme kapasitesine sahip.

Rusya Savunma Bakanlığı'na göre mayısta Ukrayna'ya ait 8 bin 849 drone düşürüldü. Bu sayı ocak ayında 3 bin 676, geçen yıl mayısta ise 2 bin 504'tü.

Savunma istihbarat şirketi Janes'in verileri de Ukrayna'nın bu yıl başarılı olduğu doğrulanan, Rusya topraklarına yönelik saldırılarının neredeyse yüzde 35'inin haziranda gerçekleştiğini gösteriyor.

Kremlin'in hava savunma sistemlerini Moskova, Kırım Köprüsü ve Putin'in Valday'daki konutunu korumak için konuşlandırdığı, bunun da diğer bölgeleri daha savunmasız bıraktığı öne sürülüyor.

Putin, Kırım'daki krize doğrudan değinmese de salı günkü açıklamasında, Ukrayna'nın sivil altyapıya yönelik İHA saldırılarını Rus toplumunu "sarsmak" amacıyla kullandığını söylemişti.

Ukrayna lideri Volodimir Zelenski ise dünkü açıklamasında Rusya'yı savaşı sonlandırmaya zorlamayı hedefleyen 40 günlük saldırı planını onayladığını duyurdu. Planda ne tür askeri harekatların düzenleneceğine dair bilgi paylaşılmadı.

Diğer yandan Ukrayna'nın saldırıları artırdığı bu dönemde Rusya'nın da NATO'nun doğu kanadına "provokasyon hazırlığı" yaptığı iddia ediliyor.

Letonya istihbaratından pazartesi yapılan açıklamada, Rusya'nın Baltık ülkeleri ya da Polonya'ya karşı "askeri provokasyon" hazırlığında olduğu savunulmuştu. Putin'in özellikle ABD'nin Estonya, Letonya ve Litvanya gibi küçük NATO üyelerine yönelik savunma desteğini sınamak isteyebileceği ifade edilmişti.

Guardian'ın aktardığı istihbarat değerlendirmelerine göre Moskova tam ölçekli bir saldırı düzenlemek yerine NATO'nun birlik ve caydırıcılığını test etmeyi amaçlıyor. Füze ve drone operasyonlarına ek olarak siber saldırılar da düzenlenebilir.

Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'tan Keir Giles, Moskova'nın mevcut gidişatı değiştirmek için çatışmayı başka bölgelere yayabilecek adımlar atabileceğine dikkat çekiyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Guardian



İran müzakereleri, Vance-Rubio çekişmesini ortaya çıkardı

Beyaz Saray'a göre Trump'ın koltuğuna aday olabilecek Vance ve Rubio arasında görüş ayrılığı yok (Reuters)
Beyaz Saray'a göre Trump'ın koltuğuna aday olabilecek Vance ve Rubio arasında görüş ayrılığı yok (Reuters)
TT

İran müzakereleri, Vance-Rubio çekişmesini ortaya çıkardı

Beyaz Saray'a göre Trump'ın koltuğuna aday olabilecek Vance ve Rubio arasında görüş ayrılığı yok (Reuters)
Beyaz Saray'a göre Trump'ın koltuğuna aday olabilecek Vance ve Rubio arasında görüş ayrılığı yok (Reuters)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'le Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Washington-Tahran mutabakatı hakkındaki açıklamaları, Ortadoğu'daki gelişmelere dair Beyaz Saray içindeki ihtilafı ortaya koydu.

Rubio ve Vance, 2028'de başkanlığa aday olabilecek isimler arasında gösteriliyor. Bu yüzden iki siyasetçinin özellikle İsrail-Lübnan çatışması ve müzakerelerin gidişatı hakkındaki açıklamaları yakından takip ediliyor.

JD Vance, Tahran'a fazla taviz verildiği gerekçesiyle özellikle şahin Cumhuriyetçiler tarafından eleştirilen mutabakatı sıkı sıkıya savunuyor.

İran, ABD'yle anlaşma için İsrail'in Lübnan'a saldırıları durdurmasını istemiş, mutabakatta da bununla ilgili uzlaşıya varıldığı bildirilmişti. Ancak İsrail lideri Binyamin Netanyahu, anlaşmaya taraf olmadıklarını ve Lübnan'daki harekatı sürdüreceklerini açıklamıştı.

Vance, Tel Aviv yönetimine sert çıkışarak İsrail'in de anlaşmaya uymasını beklediklerini belirtmiş, "Ben İsrail kabinesinde olsaydım, tüm dünyada geriye kalan tek güçlü müttefikime saldırmazdım" demişti. İsrail'in Lübnan'a saldırılarının ve Tahran destekli Hizbullah'ın İsrail hedeflerini vurmasının ABD-İran anlaşmasını zayıflattığını vurgulamıştı.

Rubio ise bu haftaki Körfez turunda İsrail'in Lübnan'daki operasyonlarını savunarak bunların Hizbullah saldırılarına karşı meşru bir yanıt olduğunu öne sürdü.

Vance, İranlı heyetle İsviçre'deki görüşmelerinin ardından müzakereler hakkında iyimser mesajlar verirken, Körfez ülkelerinin İran'ın yeniden inşasını finanse edebileceğini dile getirdi.

Ancak Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn'e ziyarete gitmeden önce yaptığı açıklamada Rubio, Körfez'deki müttefiklerden böyle bir talepte bulunmayacaklarını söyleyerek, "Elbette bir anlaşma istiyoruz ama bunu ne pahasına olursa olsun yapma gibi bir niyetimiz yok" dedi.

Donald Trump yönetimiyse süreçte herhangi bir görüş ayrılığının yaşanmadığını savunuyor.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, "Tek bir kamp var; o da Başkan Trump'ın kampı" derken, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott da tüm yönetimin Trump'ın arkasında "yüzde 100 uyum içinde" hareket ettiğini belirtti.

Independent Türkçe, Reuters, CNN


Güney Kore 500 bin “drone savaşçısı” yetiştirecek

Ortadoğu ve Avrupa'daki savaşlarda İHA'ların sıkça kullanılması, Kore Yarımadası'ndaki silahlanma yarışına da yansıdı (AFP)
Ortadoğu ve Avrupa'daki savaşlarda İHA'ların sıkça kullanılması, Kore Yarımadası'ndaki silahlanma yarışına da yansıdı (AFP)
TT

Güney Kore 500 bin “drone savaşçısı” yetiştirecek

Ortadoğu ve Avrupa'daki savaşlarda İHA'ların sıkça kullanılması, Kore Yarımadası'ndaki silahlanma yarışına da yansıdı (AFP)
Ortadoğu ve Avrupa'daki savaşlarda İHA'ların sıkça kullanılması, Kore Yarımadası'ndaki silahlanma yarışına da yansıdı (AFP)

Güney Kore ordusu, Kuzey Kore'ye karşı koymak amacıyla 500 bin insansız hava aracı (İHA) operatörü yetiştirecek.

Güney Kore Savunma Bakanlığı'ndan bugün yapılan açıklamada ordunun kara, deniz ve hava birimlerinde kullanıma sunulmak üzere 2029'a kadar 60 bin İHA üretilmesinin planlandığı bildirdi.

Bu yıl 11 bine yakın drone'un kullanıma hazır olacağı belirtildi.

Savunma Bakanı Ahn Gyu-back, "drone savaşçılarının" bu İHA'ların cephede kullanımı için özel olarak eğitileceğini belirtti.

"İHA'lar artık sınırlı sayıda birim tarafından kullanılan ekipmanlar değil, evrensel bir savaş aracı olmalıdır" diyen bakan, drone'ların askerler tarafından ikinci bir kişisel silah olarak kullanılması gerektiğini vurguladı.

Ayrıca drone üretiminde Çin menşeli parçaların yer almayacağını, tamamen yerli üretime geçileceğini ifade etti.

Kuzey Kore'nin de drone filosunu geliştirdiğine işaret ederek savunma kapasitelerini artırmak istediklerini ekledi.

Adının paylaşılmaması şartıyla Reuters'a konuşan Güney Kore Savunma Bakanlığı'ndan bir yetkili, ordunun 20 bin adet düşük maliyetli, tek kullanımlık drone tedarik edeceğini, bunların yapay zekalı sistemlere entegre şekilde kullanılacağını söyledi. Ayrıca lazer tabanlı drone önleme sistemlerinin kapasitesinin geliştirileceğini belirtti.

Analizde, Seul ve Pyongyang'ın hem Ukrayna hem de İran'daki savaşı yakından takip ederek drone sistemlerine ağırlık vermeye başladığına dikkat çekiliyor.

Kuzey Kore, Ukrayna cephesine binlerce asker göndererek Rusya'yla ortaklığını güçlendirdi. Guardian'ın analizinde, Kremlin'in drone teknolojisine dair veri ve stratejileri Pyongyang'la paylaştığı ifade ediliyor.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ABD ve müttefiklerinden gelen tehditleri gerekçe göstererek nükleer kapasiteyi artıracaklarını da bu hafta duyurmuştu.

Ardından 5 bin tonluk Choe Hyon muhribinin göreve alınması için düzenlenen törende, 10 bin tonluk savaş gemisi Kang Hon'un üretiminin de yakın zamanda tamamlanacağını açıklamıştı.

Güney Kore'deki Kyungnam Üniversitesi'nden Kuzey Kore uzmanı Lim Eul-chul, bu adımların Seul'un baş müttefiki Washington'a mesaj niteliğinde olduğunu söylüyor:

Kuzey Kore, taktiksel nükleer savaş başlıklarıyla donatılmış, seyir füzesi ateşleyebilen gemiler konuşlandırırsa bu durum, Güney Kore ve ABD orduları üzerindeki yükü önemli ölçüde artırır, savunma maliyetlerini de yükseltir.

Independent Türkçe, Reuters, Guardian, Channel News Asia 


Katz, uzaydan saldırı yetenekleri geliştirme planını açıkladı

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz (DPA)
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz (DPA)
TT

Katz, uzaydan saldırı yetenekleri geliştirme planını açıkladı

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz (DPA)
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz (DPA)

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, hükümetinin uzayda askeri yetenekler geliştirmeyi hedeflediğini açıkladı. Katz, İsrail'i dünyada uzay savaşı yürütebilecek ilk ülke konumuna getirmek amacıyla, bu yeteneklerin "sistemleri çökertme/kesintiye uğratma" ve uzaydan yeryüzüne "kinetik saldırı" gerçekleştirmeyi içerdiğini belirtti.

İsrail Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Katz'ın bu ifadeleri, Perşembe akşamı bakanlık bünyesindeki "Terörle Ekonomik Mücadele Ulusal Karargahı" tarafından düzenlenen "Ekonomik Savaş" konferansının açılışında geldi. Konferansa Şin Bet (İç İstihbarat) Başkanı David Zini, Mossad (Dış İstihbarat) Başkanı Roman Gofman ve İsrail güvenlik teşkilatından üst düzey yetkililer katıldı.

Katz, güvenlik teşkilatının uzaydaki yeteneklerini güçlendirmek için büyük çaba sarf ettiğini söyledi. Bakan Katz, "Başbakan Binyamin Netanyahu, önümüzdeki on yıl içinde savunma bütçesine (normal savunma bütçesinin üzerine) 350 milyar şekel eklenmesine karar verdi. Buradaki amaç, tüm düşmanlara karşı İsrail lehine farklı bir korku dengesi yaratacak devasa bir askeri güç inşa etmektir. Bu sadece liderlik düzeyinde alınmış operasyonel bir karar değil, aynı zamanda inşa edilen ekonomiye ve (uçaklar hariç) güvenlik ihtiyaçlarının çoğunu İsrail içinde üretme kapasitesine duyulan güvenin bir ifadesidir" dedi. Başbakan ile kendisinin belirlediği ve İsrail Savunma Kuvvetleri'ne (IDF) bu doğrultuda talimat verdiği öncelikli hedeflerden birinin "uzay" olduğunu da sözlerine ekledi.

dbfdrbfr
Lübnan-İsrail sınırı yakınlarında hareket halindeki İsrail Merkava tankları (Arşiv - AFP)

Katz açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Uzay; aşağıda kontrol ettiğiniz alanın büyüklüğünün, nüfus yoğunluğunun ve diğer pek çok konunun önemini yitirdiği bir yerdir. İsrail'in hedefi sadece 'uzayda var olmak' ya da 'oraya yerleştirdiklerimizi koruyup başkalarının hamlelerini boşa çıkarmak' ile sınırlı değil; aynı zamanda 'oradan aşağıya doğru (yeryüzüne) operasyon yapabilmeyi' de kapsıyor."

"Dünyada uzaydan saldırı yeteneğine sahip hiçbir ülke yok"

Bunun saldırı yetenekleri geliştirmeyi içerdiğini açıklayan Katz, kendi ifadeleriyle "Sistemleri çökertmek —ki bu oldukça erken bir aşamada gerçekleşecek— ve kinetik saldırı" unsurlarına değindi. İsrail'in şu anda bu alandaki "en parlak beyinleri" bünyesine kattığını belirten Katz, "Bugün dünyada hiçbir ülkenin uzaydan saldırı yeteneği bulunmuyor. Bu nedenle İsrail, bu kabiliyette dünyada lider ülke olmalıdır" şeklinde konuştu.

Katz, İsrail'in bu güce sahip olması durumunda, bunun "büyük kaynaklara sahip düşmanlar karşısında caydırıcılıkta, saldırı ve imha kapasitesinde üstünlük sağlayacağını" iddia etti.

İsrail hükümetinin, son aylarda İran, Hizbullah ve hatta Gazze Şeridi'ndeki Hamas ile olan savaşları kesin bir askeri zaferle sonuçlandıramadığı yönünde ülke içinde ve dışındaki eleştirilere yanıt olarak sık sık yeni savaş planları açıkladığı biliniyor.

sdbtryj
Savunma Bakanı Israel Katz (ortada), 2025 yılı savunma ihracatı raporunu teslim alıyor (İsrail Savunma Bakanlığı)

Katz'ın uzay yarışı ve uçuşlarından bahsettiği bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD desteği olmasaydı İsrail 15 dakika içinde yok olurdu yönündeki açıklamalarının yankıları sürüyor. Netanyahu da bizzat İsrail'in 7 Ekim'de yok olmanın eşiğine geldiğini ifade etmişti.

Hoşen planı: Ordunun yeniden inşası

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırısında başarısızlığa uğrayan orduyu yeniden yapılandırmak amacıyla Ocak ayında yeni bir plan ortaya koymuştu. 2026 ile 2030 yılları arasındaki 4 yıllık dönemi kapsayan bu plan, Hamas saldırısı ve ardından gelen savaşa ilişkin soruşturmaların sonuçlarına dayanarak hazırlandı. Tevrat'tan esinlenerek "Hoşen" adı verilen plan iki temel hat üzerine kuruldu: Yoğun operasyonel faaliyetlerin sürdürülmesi ve askeri gücün yeniden inşası.

İsrail’in Kanal 13 televizyonuna göre plan; Gazze, Lübnan ve İran'daki savaşlardan çıkarılan dersler ışığında, askeri teşkilatın durum değerlendirmesi ve siyasi kanadın yönlendirmesiyle oluşturuldu. Plan; İnsan, Savaşa Hazırlık, Yeteneklerin Geri Kazanılması ve Rehabilitasyon, Sınırlar, Hava Savunma ve Yere Yakın Tehditler gibi 12 ana başlığı içeriyor.

fdefbr
8 Aralık 2025'te Gazze Şeridi'nin Refah kentinde bir tünel girişinde bekleyen İsrail askerleri (AP)

İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth (Yedioth Ahronoth / Israel Hayom) gazetesine göre plan, aynı zamanda ordunun saldırı amaçlı manevra yeteneklerini geliştirmeyi, birliklerin yoğun ve hassas ateş altında çalışmaya devam edebilmesini güvence altına almayı, istihbarat kapasitesini artırmayı, robotik ve otonom sistem projelerini desteklemeyi, uzay alanındaki yetenekleri genişletmeyi ve bu alandaki askeri operasyonlara hazırlık amacıyla kapsamlı kurumsal değişiklikler yapmayı hedefliyor.

Mali boyut

Kanal 13'ün haberine göre, Hoşen planı mali açıdan, on yıllık bir süre zarfında yaklaşık 350 milyar şekel (yaklaşık 111 milyar dolar) tutarında uzun vadeli bir askeri güçlendirme programına dayanıyor. Bu devasa bütçe, İsrail Parlamentosu'nun (Knesset) 24 Mart 2026'da askeri kurumlar için kabul ettiği 143 milyar şekellik (yaklaşık 38,6 milyar dolar) bütçeye ek olarak geliyor. Bu miktara ayrıca ABD'den sağlanan yaklaşık 22 milyar şekellik (yaklaşık 5,9 milyar dolar) askeri yardım da dahil ediliyor.

Boğazda yeni bir güzergah

Uzmanlar, mutabakat zaptında da belirtildiği üzere bu durumun, İran ve Umman arasında su yolunun gelecekteki yönetimine ilişkin görüşmelerle aynı döneme denk geldiğine dikkat çekiyor. Görüşmelerde hizmetlerin "maliyeti" (harç/ücret) fikri ortaya atılırken, ABD herhangi bir harç ya bir vergi uygulanmasına şiddetle karşı çıkıyor.