Yemenliler, bölgedeki istikrarsızlığın gıda, enerji ve taşımacılık maliyetleri üzerindeki baskıyı sürdürmesi nedeniyle yeni bir hayat pahalılığı dalgasına ilişkin uyarıların gölgesinde, ağır yaşam koşullarıyla mücadele etmeye devam ediyor.
Bu gelişme, uluslararası bir endeksin Yemen’i yaşam maliyeti bakımından Arap dünyasının en pahalı ülkeleri arasında göstermesiyle aynı döneme denk geldi. Ekonomik reformlara yönelik olumlu değerlendirmelere rağmen ülkede gelir düzeyi ve satın alma gücü düşük seviyelerde kalmayı sürdürüyor.
Uyarılar, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’ndan (UNCTAD) geldi. Kuruluş, Ortadoğu’daki askeri krizin, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin sona ermesinin ardından dahi bölgesel istikrarsızlığın etkilerinin ortadan kalkmayacağını belirtti. UNCTAD, küresel tedarik zincirlerinde 100 günü aşkın süredir yaşanan geniş çaplı aksaklıklar nedeniyle gıda fiyatları ve ulaştırma sektöründeki olumsuz etkilerin uzun süre devam edeceği uyarısında bulundu.
UNCTAD raporuna göre, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve deniz taşımacılığının normale dönmesi küresel enerji piyasalarındaki baskıyı hafifletebilir. Ancak yaşanan aksaklıkların etkilerinin daha uzun süre hissedilmeye devam edeceği, bunun da başta Yemen olmak üzere kırılgan ekonomilerde yakıt ve tahıl fiyatlarında yeni dalgalanmalara, taşımacılık maliyetlerinin artmasına yol açabileceği belirtildi. Raporda, bu gelişmelerin temel tüketim maddelerinin fiyatlarını yükselterek yoksulluk ve yetersiz beslenme oranlarını artırabileceği ifade edildi.
Söz konusu uyarılar, kullanıcı verilerine dayalı olarak dünyanın şehir ve ülkelerinde yaşam maliyeti ile yaşam kalitesini karşılaştıran en büyük küresel veri platformlarından Numbeo’nun yayımladığı 2026 Yaşam Maliyeti Endeksi ile aynı dönemde geldi. Endekse göre Yemen, yaşam maliyeti açısından dünyada 46’ncı, Arap ülkeleri arasında ise ikinci sırada yer aldı.
Sıralama, ülkede temel mal ve hizmet fiyatlarının yüksek seyretmeye devam ettiğini, buna karşın ücretler, gelir düzeyi ve satın alma gücünde benzer bir iyileşmenin yaşanmadığını ortaya koyarken, yaşam maliyetinin halk üzerindeki yükünün giderek ağırlaştığına işaret etti.
Sürekli yüksek fiyatlar
Yemen’de ortaya çıkan tablo dikkat çekici bir çelişkiye işaret ediyor. Endeks, tüketim malları ve hizmetlerinin fiyatlarını referans şehir olarak kabul edilen ABD’nin New York kentiyle karşılaştırıyor. Yemen'in yaşam maliyeti endeksi bu yıl, geçen yıl kaydedilen 48,4 puanın üzerine çıkarak fiyat seviyelerinde artış yaşandığını gösterirken, ülkenin küresel sıralamadaki yeri ise geriledi.

Endeks yalnızca tüketim malları ve hizmetlerinin fiyatlarını ölçüyor. Gıda ürünleri, restoranlar, ulaşım ve temel hizmetlerin fiyatlarını kapsayan endeks; ücretler, hizmet kalitesi ve satın alma gücünü dikkate almıyor. Konut kiraları ise ayrı bir endeks kapsamında değerlendiriliyor.
Yemen'in geçici başkenti Aden'de yaşayanlar, son dönemde bazı ürünlerde görülen yeni fiyat artışlarından şikâyet ediyor. Zamların şimdilik sınırlı sayıdaki ürünle sınırlı kalmasına rağmen, halk arasında bunun yeni bir hayat pahalılığı dalgasının habercisi olabileceği yönündeki endişeleri artırdığı belirtiliyor.

Aden’de halkın en çok tükettiği balık türlerinden biri olan ton balığının fiyatlarında artış yaşanırken, kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı temel ilaçların fiyatlarının da yükseldiği ve eczanelerde bulunabilirliğinin azaldığı bildirildi.
Balıkçılar ve balık satıcıları, kuzeyden esen rüzgârların avcılık faaliyetlerini olumsuz etkilediğini, bunun da avlanan ve pazarlara ulaştırılan balık miktarında azalmaya yol açtığını belirtiyor. Sürekli yüksek talebin de etkisiyle balık fiyatlarının yükseldiği ifade ediliyor.
Fiyat artışlarının geçici olacağı yönünde beklentiler bulunsa da bazı temel gıda ürünlerindeki zamlar, halkın yeni bir zam dalgasına ilişkin kaygılarını daha da artırmış durumda.
Gerekli reformlar
Bu gelişmeler ışığında, hasta ve yaşlı bireylerin aileleri özellikle tansiyon ve diyabet ilaçlarında yaşanan yeni fiyat artışlarından şikâyet ediyor. Mühendis Abdulkerim Ganim, aynı zamanda şeker ve tansiyon hastası olduğunu belirterek Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, doktorların önerdiği ilaçların fiyatlarındaki artış nedeniyle yaklaşık iki hafta önce alternatif ilaçlar almak zorunda kaldığını söyledi. Ganim, kısa süre sonra bu alternatif ilaçların da fiyatlarının yükseldiğini ve diğer ilaçların ise eczanelerde büyük ölçüde bulunamaz hale geldiğini ifade etti.
Yaklaşık iki ay önce Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Yemen hükümetiyle 10 yılı aşkın bir aradan sonra gerçekleştirdiği 4. Madde istişareleri ise daha iyimser sinyaller vermişti. IMF, kurumsal kapasitenin güçlenmesini övdü ve ekonominin yıllar süren durgunluğun ardından kademeli bir toparlanma sürecine girdiğini, daralmanın hızının azaldığını ve mali ile parasal reform çabalarının sürdüğünü değerlendirdi.
Bununla birlikte IMF, bu toparlanmayı bazı koşullara bağladı. Mali reformların sürdürülmesi, yönetişimin iyileştirilmesi, daha esnek para politikalarının benimsenmesi ve dış desteğin devam etmesi gerektiğini vurgulayan IMF, aynı zamanda bölgesel gerilimler ve insani krizin ekonomik iyileşmenin önündeki en önemli riskler olmaya devam ettiği uyarısında bulundu.

Yemenli ekonomi araştırmacısı Fuad el-Mukatri, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Yemenlilerin satın alma gücündeki sürekli düşüşün temel nedenlerinin başında petrol ihracatının durması olduğunu belirtti. Mukatri, petrolün ülkenin ana döviz kaynağı olduğunu, bunun yanı sıra bütçe açığının genişlemesi, dış rezervlerin azalması, Aden ve Sana arasındaki parasal bölünme ve açıkların daha fazla para basılarak finanse edilmesinin de ekonomik krizi derinleştirdiğini ifade etti.
Mukatri, sürdürülebilir bir ekonomik toparlanma için dış gelir kaynaklarının yeniden devreye sokulması, para politikasının birleştirilmesi ve mali istikrarın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Hayat pahalılığıyla mücadelenin yalnızca ücret artışlarıyla sınırlı kalamayacağını belirten Mukatri, piyasa denetiminin güçlendirilmesi ve yerel üretimin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi. Ekonomik yükün hafifletilmesi, devlet gelirlerinin artırılması ve yerel para biriminin yabancı para karşısında değerinin iyileştirilmesi için ekonomik performansın siyasi kararlarla uyumlu şekilde yürütülmesinin önemine dikkat çekti.




