Amerikan desteğiyle Irak-Suriye ittifakı

El-Zeydi'nin Washington ziyaretinde Bağdat ve Şam'ın belgeyi imzalaması bekleniyor

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dün Şam havaalanına gelişinde Dışişleri Bakanı Esad al-Şeybani tarafından karşılandı (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dün Şam havaalanına gelişinde Dışişleri Bakanı Esad al-Şeybani tarafından karşılandı (AFP)
TT

Amerikan desteğiyle Irak-Suriye ittifakı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dün Şam havaalanına gelişinde Dışişleri Bakanı Esad al-Şeybani tarafından karşılandı (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron dün Şam havaalanına gelişinde Dışişleri Bakanı Esad al-Şeybani tarafından karşılandı (AFP)

Dün edinilen bilgilere göre Bağdat ve Şam, ABD’nin himayesinde bir ekonomik iş birliği anlaşması imzalamaya hazırlanıyor. Anlaşmanın, Irak Başbakanı Ali El-Zeydi’nin temmuz ayı ortasında Washington’a gerçekleştireceği ziyaretin hemen ardından imzalanması bekleniyor. Bu hamlenin, bölgede "ABD karşıtı kamptan uzaklaşan" yeni bir Levant ittifakının önünü açabileceği değerlendiriliyor.

Konuyla ilgili Şarku'l Avsat'a konuşan Suriyeli bir kaynak, Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani'nin temmuz ortasında Washington'a gideceğini ve burada Başbakan el-Zeydi veya kendisine eşlik eden Iraklı yetkililerle bir araya geleceğini doğruladı.

Söz konusu kaynağa göre, Bağdat ile Şam arasındaki anlaşmaya ABD Özel Temsilcisi Tom Brack öncülük edecek. Anlaşmaya ilerleyen süreçte diğer Arap ülkelerinin de dahil olma ihtimali bulunuyor.

Eski hükümette görev yapan bir siyasi danışman, "El-Zeydi ekibinin, Suriye'yi de kapsayan bölgesel bir ekonomik anlaşma imzalamak için özel hazırlıklar yürüttüğünü" belirtti.

Başbakan el-Zeydi’nin Washington ziyareti, Irak’ın bölgesel konumunu yeniden belirlemesi açısından bir geçiş noktası olabilir. Bu durum, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara’nın Kasım 2025’te Beyaz Saray’a gerçekleştirdiği ve Suriye’nin Batı kampına geçişinde dönüm noktası olarak kabul edilen ziyaretin bir benzeri niteliğinde görülüyor.



Misrata'daki askeri ve güvenlik oluşumları Libya'da “iktidar tekeline” karşı çıktı

Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid ed-Dibeybe, askeri ve güvenlik yetkilileriyle yaptığı bir önceki toplantıda (Dibeybe’nin Ofisi)
Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid ed-Dibeybe, askeri ve güvenlik yetkilileriyle yaptığı bir önceki toplantıda (Dibeybe’nin Ofisi)
TT

Misrata'daki askeri ve güvenlik oluşumları Libya'da “iktidar tekeline” karşı çıktı

Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid ed-Dibeybe, askeri ve güvenlik yetkilileriyle yaptığı bir önceki toplantıda (Dibeybe’nin Ofisi)
Ulusal Birlik Hükümeti Başkanı Abdulhamid ed-Dibeybe, askeri ve güvenlik yetkilileriyle yaptığı bir önceki toplantıda (Dibeybe’nin Ofisi)

Libya'nın batısındaki Misrata şehrinde askeri ve güvenlik oluşumları ‘iktidar tekeli’ olarak nitelendirdikleri durumu reddederek -ABD planı dahil- tüm uluslararası girişimleri takip etmek ve ‘ülkenin yüksek ulusal çıkarlarını koruyacak’ biçimde bunlarla iletişim kurmak amacıyla bir komite oluşturduklarını açıkladı.

Dört askeri ve güvenlik oluşumunun temsilcileri ve Misrata'dan etkili isimler pazar akşamı, ‘24. Piyade Taburu’ karargâhında bir araya geldi. Toplantıda ‘siyasi gelişmeler ile istikrarın desteklenmesi ve ülke birliğinin korunmasının yolları’ ele alındı.

EFRJHY6
Saddam Haftar, Washington'da Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile bir araya geldi (Genel Komutanlık)

Bu toplantı, Misrata’daki askeri ve güvenlik güçleri arasında ABD Başkanı Donald Trump'ın kıdemli danışmanı Massad Boulos'un orta koyduğu ‘ABD girişimine’ karşı biriken öfke ve reddin bir yansıması niteliğindeydi.

Misrata Askeri Konseyi, geçtiğimiz cuma günü yayımladığı bildiride girişimi ‘Libyalı halkın uzun onlarca yıldır acısını çektiği askeri yönetimin yeniden üretilmesi’ olarak nitelendirmiş, ayrıca ‘geçiş dönemlerinin uzatılması ve ülkedeki siyasi kaosun devamı’ olarak değerlendirmişti.

Girişim, Libya Ulusal Ordusu (LUO) Başkomutan Yardımcısı Saddam Hafter'in Muhammed el-Menfi'nin yerine Başkanlık Konseyi başkanlığını üstlenmesini ve Geçici Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid ed-Dibeybe'nin birleşik bir hükümetin başında kalmayı sürdürmesini öngörüyor. Ancak bu yaklaşım, herhangi bir uzlaşının doğrudan genel seçimlere gidilmesini sağlaması gerektiğini savunan taraflarda ciddi itirazlara yol açtı.

CDFBNY
Cuma günü Libya'nın batısında Misrata Askeri Konseyi üyelerinden bir grubun düzenlediği protesto eylemi (Video kaydından alınan bir kare)

24. Piyade Taburu karargâhındaki toplantıya 63. Tugay, Ortak Operasyonlar Gücü, Terörle Mücadele Gücü ve Ulusal Destek Kuvvetleri Teşkilatı katıldı. Toplantıda 2017'den bu yana hazır bekleyen anayasa taslağının halk oylamasına sunulması meselesi yeniden gündeme geldi.

Libya'nın siyasi tablosu artık resmi kurumların ya da uluslararası gözetimde yapılan siyasi anlaşmalardan doğan yapıların değil, başta Misrata olmak üzere belirli şehirlerin belirlediği bir görünüm sergiliyor. Bu şehirler, askeri ağırlıkları ve silahları ile nüfuzlu isimlerinin devletin kilit noktalarına sızmasıyla beslenen ezici bir etkiye sahip. Bu da onları gerçek karar alıcı konumuna taşıyor. Bu nedenle Misrata'daki pek çok silahlı oluşum, Libya'nın gelecekteki iktidar haritasına ilişkin yeni düzenlemelere karşı çekincelerini açıkça dile getiriyor.

Bu doğrultuda toplantıya katılanlar, "iktidarın hangi biçimde olursa olsun pekiştirilmesi ya da tekelleştirilmesine yönelik her türlü girişimi" kesinlikle reddettiklerini vurguladı. Demokratik mekanizmalar aracılığıyla barışçıl iktidar devrinin Libya'nın istikrarının gerçek güvencesi olduğunu belirterek halk iradesine dayanmayan her türlü yönetim biçiminin Libyalıların özlemleriyle bağdaşmadığını ilan etti.

Toplantıya katılanlar, "Libya devletinin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve ulusal karar bağımsızlığının dokunulamaz sabiteler olduğunu; her girişimin ve siyasi sürecin Libyalıların iradesine saygı göstermesi ve ulusal irade dışından dayatılan düzenleme ya da çözümlere yol açmaması gerektiğini" vurguladı.

Misrata'nın Amerikan girişimine karşı çıkışı, Nisan 2019'da LNA kuvvetlerinin Trablus'a girme girişimine dayanan Mareşal Halife Hafter'e yönelik köklü bir düşmanlığa dayanıyor.

Misrata, Dibeybe'nin memleketi olup Libya'nın nüfus yoğunluğu bakımından üçüncü büyük şehri. Aynı zamanda 2011'de merhum Cumhurbaşkanı Muammer Kaddafi'nin iktidarını deviren 17 Şubat olaylarının ardından siyasi haritayı şekillendiren en etkili taraflardan biri konumunda. Misrata çatışmalarda belirleyici bir rol oynadı; Kaddafi'nin cenazesi de ona komşu çöldeki "gizli bir mezara" defnedildi. Şehir bugün gücünü toplumsal yapısının sağlamlığından, Misrata Serbest Bölgesi, deniz limanı ve havalimanı gibi kritik kapılar üzerindeki denetiminden alıyor.

Libya'daki donmuş siyasi süreci canlandırmaya yönelik BM çabaları sürerken Misrata'daki silahlı oluşum temsilcilerinin toplantısı, "ülkenin içinde bulunduğu durumdan en iyi çıkış yolunun, anayasa taslağını halk oylamasına sunmak suretiyle anayasal yükümlülüklerin bir an önce tamamlanması" olduğu sonucuyla kapandı. Toplantıya katılanlar bu adımı "özgür ve adil cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasının, iktidarın barışçıl yolla devredilmesinin ve geçiş dönemlerinin sona erdirilmesinin hukuki zeminini oluşturan temel" olarak değerlendirdi.

Zaman zaman siyasi isimler ya da silahlı güçler, seçimle oluşturulan bir kurul tarafından daha önce hazırlanan anayasa taslağının halk oylamasına sunulması zorunluluğunu gündeme taşıyor. Gözlemciler bunu, BM misyonunun üzerinde çalıştığı süreci "sekteye uğratma" girişimi ve her türlü çözüm girişiminin önüne engel koyma olarak değerlendiriyor.

GTHY56J
Dibeybe’nın “2024 Libya Anayasa Kurucu Meclisi” (“Birlik” Hükümeti) üyeleriyle yaptığı görüşmeden bir kare

Anayasa taslağı, seçimle oluşturulan bir kurul tarafından 29 Temmuz 2017'de oylanmasının ardından bugüne dek çekmecede bekliyor. 2014'te kurulan ve Libya'nın üç bölgesini eşit temsille oluşturulan 60 üyeli bu kurul, hiçbir otoriteye bağlı olmaksızın çalışması gerekiyor. Taslağı tamamlayan kurul, halk oylamasına sunulmak üzere onu siyasi otoriteye iletti; ancak bu adım bugüne dek atılmadı.


Şam'da nedeni bilinmeyen patlama sesleri duyuldu

Şam'daki güvenlik personelleri (AFP)
Şam'daki güvenlik personelleri (AFP)
TT

Şam'da nedeni bilinmeyen patlama sesleri duyuldu

Şam'daki güvenlik personelleri (AFP)
Şam'daki güvenlik personelleri (AFP)

Bir Reuters muhabiri, Suriye'nin başkenti Şam'da patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. Reuters'a konuşan bir güvenlik kaynağı ise Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un konakladığı otelin yakınında çok sayıda patlayıcının infilak ettiğini açıkladı.

Macron, dün Şam'a giderek, Aralık 2024'te Beşşar Esed yönetiminin devrilmesinden bu yana Suriye'yi ziyaret eden ilk büyük Batılı ülke lideri oldu.

Fransa Cumhurbaşkanı, ziyaretinin ikinci gününde Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile resmi görüşmeler gerçekleştirecek. Görüşmelerde, uzun yıllar süren savaşın yıprattığı Suriye'nin yeniden inşası ele alınacak. Macron'un ayrıca Suriye'nin "birliği" ve "çoğulcu yapısı"na ilişkin mesajlarını yinelemesi bekleniyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Macron, bugünkü programına sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelerek başladı. Ardından Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Ahmed Şara ile resmi görüşmeler yapacak. İki liderin temaslarının ardından, Suriye'nin yeniden imarı ve stratejik ulaştırma koridorlarının ele alınacağı bir ekonomi forumu düzenlenecek.


Macron 17 yıl sonra Şam'da… Fransa'dan özgür ve çoğulcu Suriye mesajı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Paris'te gerçekleştirdiği önceki görüşmeden bir kare (Arşiv - Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Paris'te gerçekleştirdiği önceki görüşmeden bir kare (Arşiv - Reuters)
TT

Macron 17 yıl sonra Şam'da… Fransa'dan özgür ve çoğulcu Suriye mesajı

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Paris'te gerçekleştirdiği önceki görüşmeden bir kare (Arşiv - Reuters)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'nın Paris'te gerçekleştirdiği önceki görüşmeden bir kare (Arşiv - Reuters)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u taşıyan uçak, pazartesi akşamı Şam Havalimanı'na indi. Bu ziyaret, 17 yıl aradan sonra bir Avrupa liderinin Suriye'ye gerçekleştirdiği ilk ziyaret olma özelliğini taşıyor. Güvenlik gerekçeleri nedeniyle Macron'a eşlik eden bakanlar ve iş insanlarından oluşan heyetin programı ayrıntılı olarak açıklanmadı.

Ziyaretin niteliği ve Suriye'deki gelişmeler konusunda çeşitli soruları beraberinde getirmesi nedeniyle Élysée Sarayı kaynakları, ziyaretin bir mesaj taşıdığını ancak bunun “safça verilmiş bir mesaj ya da Cumhurbaşkanı'nın yeni Suriye yönetimine sunduğu açık çek olmadığını” vurguladı.

Élysée'ye göre Macron'un Şam'da vereceği mesaj, “özgür, çoğulcu, tüm bileşenlerine saygı gösteren ve bölgede hak ettiği rolü üstlenebilen bir Suriye'ye yönelik kararlı ve uzun vadeli bağlılığımızın teyidi” olacak. Fransa, Suriye'nin taraflar arasında köprü kuran, gerilimlerin azaltılmasına katkı sağlayan ve Avrupa Birliği ülkeleriyle, özellikle de Fransa ile ortaklık geliştiren bir ülke olmasını istiyor.

scdfb
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u karşılamak üzere pazartesi günü Şam Uluslararası Havalimanı'nda bekliyor (AFP)

Paris yönetimi ziyareti “önemli” olarak nitelendirirken, amacın yalnızca Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve diğer Suriyeli yetkililerle görüşmek olmadığını belirtti. Fransa, ziyaret aracılığıyla “Suriye halkının cesaretine duyduğu hayranlığı ifade etmeyi ve yeni yönetimin halkın beklentilerini karşılaması, sorumlu ve katılımcı bir yaklaşım benimsemesi yönündeki beklentilerini dile getirmeyi” hedefliyor. Paris, bunun hem Suriye'nin birliği ve refahı hem de Avrupa ve Ortadoğu ülkeleriyle ilişkiler açısından önemli olduğunu düşünüyor.

Fransa, Suriye'deki durumun hâlâ “karmaşık” ve “kırılgan” olduğunu kabul etmekle birlikte, olumlu gelişmelerin mümkün olduğunu savunuyor. Paris'e göre bu ziyaret aynı zamanda “cesur bir ziyaret” niteliği taşıyor. Çünkü Macron'un ülkede uzun süre kalması ve yalnızca birkaç saatlik sembolik bir ziyaretle yetinmemesi planlanıyor. Ayrıca Fransız liderin, Suriye'nin farklı toplumsal kesimleri, mezhepleri ve beklentileriyle doğrudan temas kurmakta ısrarcı olduğu belirtiliyor. Bu nedenle Macron'un ziyareti yalnızca cumhurbaşkanlığı sarayıyla sınırlı olmayacak; Şam kentini ve halkını da kapsayacak.

dfbrgtbn
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u taşıyan uçak, 6 Temmuz 2026'da Şam Uluslararası Havalimanı'na iniş yaptı (AFP)

Paris, geçmişte Suriye halkının ayaklanmasını desteklemesinin “idealist” nedenlerden değil, sahadaki gerçekçi değerlendirmelerden kaynaklandığını savunuyor. Élysée Sarayı, Macron'un ziyaretini “Suriye'nin tamamıyla buluşma ve aynı zamanda yeni yönetime yönelik net taleplerle daha iyi bir geleceğe bağlılığı sürdürme fırsatı” olarak tanımlıyor.

Fransa, yalnızca sözler ve vaatlerle yetinmek istemediğini belirtiyor. Paris, eğitim, araştırma, kültür ve teknik iş birliği alanlarında Fransız-Suriye ilişkilerinin köklü geçmişine dayanarak yeni yönetimle birlikte Suriye kurumlarının yeniden inşasına katkı sağlamayı hedefliyor. Amaç, tüm toplumsal kesimleri temsil eden çoğulcu kurumların oluşturulması.

Ayrıca Fransa, ekonomik ve ticari iş birliğini yeniden canlandırmayı ve yeniden imar sürecine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bu kapsamda Fransız Kalkınma Ajansı, finans kuruluşları, Fransız şirketlerinin uzmanlığı ve bankacılık sektörünün imkânlarına güveniliyor. Paris, özellikle bankacılık sektörü ve ekonominin finansmanı alanındaki reformların hızlandırılması halinde bu sürecin daha da ivme kazanabileceğini belirtiyor.

sdbrfb
Fransa ve Suriye bayrakları, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un yeni Suriye yönetiminin göreve gelmesinden bu yana Batı Avrupa'dan bir devlet başkanı olarak gerçekleştirdiği ilk ziyaret kapsamında 6 Temmuz Pazartesi günü ulaştığı Şam Uluslararası Havalimanı'nda dalgalanıyor (AFP)

Élysée Sarayı, Fransa'nın Suriyelilerin “meşru beklentilerine” bağlı olduğunu vurguluyor. Bu yaklaşımın iddialı ancak uygulanabilir bir program oluşturduğunu belirten Fransız yönetimi, Fransız kurumları ve şirketlerinin de bu sürece katkı sunmasını umuyor.

Bu amaçla Macron'a, Suriye pazarına ilgi duyan şirketlerin yöneticileri de eşlik ediyor. Heyette enerji devi Total, konteyner taşımacılığı şirketi CMA CGM'nin Lübnan asıllı Fransız Başkanı Rodolphe Saadé ile ulusal matbaa kuruluşunun temsilcileri yer alıyor. Söz konusu kurumun para ve pasaport basımında görev alabilecek kapasiteye sahip olduğu belirtiliyor.

sd
Şam'daki Emevi Meydanı, pazartesi günü böyle görüntülendi (Reuters)

Ziyaret programına ilişkin ayrıntılar ise sınırlı tutuldu. Élysée'nin verdiği bilgiye göre Macron, salı günkü resmi program öncesinde pazartesi akşamı Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile dar kapsamlı bir görüşme gerçekleştirecek. Resmî görüşmeler salı günü cumhurbaşkanlığı sarayında yapılacak ve Macron öğleden sonra bir basın toplantısı düzenleyecek.

Ancak güvenlik nedenleriyle Macron'un daha sonraki programı açıklanmadı. Fransız kaynaklar, Macron'un çok sayıda Suriyeli grup ve temsilciyle görüşmek istediğini belirtirken, bu isimlerin listesini paylaşmadı.

Paris'in benimsediği temel yaklaşım, “Yeni Suriye ancak çoğulculuğu dikkate aldığı takdirde ortağımız olabilir” anlayışına dayanıyor. Fransa böylece, geçen yıl mayıs ayında Ahmed eş-Şara'nın Paris'te ağırlanması sırasında ve daha önce Şubat ayında düzenlenen Suriye Halkını Destekleme Konferansı'nda dile getirilen şartları yeniden vurgulamış oluyor.

Fransız kaynaklara göre Paris ve birçok ortağı, “dışlayıcı bir yönetimin yerini başka bir dışlayıcı yönetimin almaması” gerektiği konusunda kararlı. Fransa, bunun gerçekleşmeyeceğine inandığını belirtirken, Suriye'nin geleceği açısından “hayati öneme sahip” gördüğü geçiş dönemi adaletinin sağlanmasını da talep ediyor.

sdbfrb
Şam'ın Bab Tuma Mahallesi ve tarihi kent dokusunun havadan görünümü, pazartesi günü çekildi (Reuters)

Paris yönetimi, Macron'un ziyaretinin hem Fransa içinde hem de uluslararası alanda, hatta Suriye'nin kendi içinde çok sayıda soru işareti yarattığının farkında. Ancak Fransa, Ortadoğu'nun merkezî ülkelerinden biri olan Suriye'den uzak kalamayacağını da düşünüyor. Çünkü Suriye'deki gelişmelerin bölge üzerinde, özellikle de Lübnan üzerinde doğrudan etkileri bulunuyor.

Fransa ayrıca Suriye ile ABD arasında son dönemde sağlanan yakınlaşmayı, Suriye ekonomisinin ihtiyaçlarını ve olası yeniden imar sürecini yakından takip ediyor. Ekonominin açılması ve yeniden inşanın başlaması hâlinde bunun Fransız ekonomisi ve şirketleri için önemli fırsatlar yaratabileceği değerlendirilirken, Paris bu sürecin dışında kalmak istemiyor.