Hürmüz Boğazı’nda “güvenli bir sürecin” genel hatları

Washington, Hürmüz Boğazı konusunda yazılı ve kamuya açık taahhüt talep ederken Mücteba Hamaney, babası Ali Hamaney’in intikamını almakla tehdit ediyor

Umman’ın Masandam kıyısından görülen Hürmüz Boğazı (Reuters)
Umman’ın Masandam kıyısından görülen Hürmüz Boğazı (Reuters)
TT

Hürmüz Boğazı’nda “güvenli bir sürecin” genel hatları

Umman’ın Masandam kıyısından görülen Hürmüz Boğazı (Reuters)
Umman’ın Masandam kıyısından görülen Hürmüz Boğazı (Reuters)

Dün Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilerin güvenli geçişini sağlamaya yönelik bir sürecin genel hatları belirginleşmeye başladı. Bu gelişme geçtiğimiz günlerdeki askeri gerilimin ardından Washington ile Tahran'ı yeniden müzakere masasına çeken son arabuluculuk çabalarıyla örtüşüyor.

İran resmi medyası, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin dün Umman'da boğazdan gemilerin güvenli geçişini güvence altına almaya yönelik düzenlemeleri görüştüğünü bildirdi. Washington ise Tahran'dan deniz seyrüsefer serbestisi ve kritik öneme sahip su yolundan geçişin sağlanması konusunda yazılı ve kamuya açık taahhüt almaya çalışıyor.

ABD merkezli haber sitesi Axios, dün İran ile Umman'ın boğazdaki ‘orta koridorun’ ticari gemilere açılmasına ilişkin bir bildirgeyi müzakere ettiğini aktardı.

Öte yandan üst düzey bir İranlı kaynak, Reuters'a yaptığı açıklamada, arabulucuların Bakan Arakçi'nin Umman'da bulunduğu süre içinde İran, ABD, Katar ve Pakistan arasında bir telefon görüşmesi ayarlamaya çalıştığını bildirdi. CBS News de ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Özel Temsilci Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner'ın Arakçi ile yürütülecek görüşmelere öncülük etmesinin beklendiğini duyurdu.

Diğer taraftan İran’ın Dini Lideri Mücteba Hamaney, dün 28 Şubat'ta ABD-İsrail saldırılarının ilk günü hayatını kaybeden babası ve selefi Ali Hamaney'in intikamını almakla tehdit etti.

Mücteba Hamaney, yayımladığı bir mesajında “Temiz kanının intikamını alacağımıza söz veriyoruz... Bu intikam ulusumuzun iradesidir ve mutlaka gerçekleşecektir” ifadelerini kullandı.



İran, ABD'nin üçüncü saldırı dalgasının ardından Hürmüz Boğazı'nı kapattığını duyurdu

İran, ABD'nin üçüncü saldırı dalgasının ardından Hürmüz Boğazı'nı kapattığını duyurdu
TT

İran, ABD'nin üçüncü saldırı dalgasının ardından Hürmüz Boğazı'nı kapattığını duyurdu

İran, ABD'nin üçüncü saldırı dalgasının ardından Hürmüz Boğazı'nı kapattığını duyurdu

ABD ordusu, bugün İran'a yönelik yeni bir hava saldırısı dalgası düzenlediğini açıkladı. Saldırıların, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda bir konteyner gemisini hedef almasının ardından, ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla gerçekleştirildiği belirtildi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaptığı açıklamada, bu hafta İran'a yönelik düzenlenen üçüncü saldırı dalgasının gerçekleştirildiğini belirterek, bunun "Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan Kıbrıs bayraklı bir konteyner gemisine açık bir saldırı düzenlemesinin ardından" yapıldığını ifade etti.

İran Devrim Muhafızları ise resmi medya aracılığıyla yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın "ikinci bir duyuruya kadar" kapatıldığını duyurdu. Açıklamada, "izin verilmeyen bir rotadan geçtiği" belirtilen bir gemiye uyarı ateşi açıldığı ve geminin durdurulduğu kaydedildi.

Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin açıklamasında, "Gemi uyarı ateşiyle vuruldu ve durduruldu" denildi. Daha sonra yapılan ikinci açıklamada ise, "Hürmüz Boğazı'nda yürürlükte bulunan düzenlemeleri ihlal eden ikinci bir geminin de hedef alındığı" bildirildi.

İran liderinin askeri danışmanı Muhsin Rızai ise, ABD ile yaşanan gerilimin merkezindeki Hürmüz Boğazı'nın İran için "atom bombalarından daha önemli" olduğunu söyledi.

Katar Dışişleri Bakanlığı:

  • Katar, İran'ın ülke topraklarına yönelik yeniden başlattığı saldırıları en sert ifadelerle kınamaktadır.
  • İran'ın Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Umman Sultanlığı ve Kuveyt'e yönelik saldırıları da aynı şekilde kınanmaktadır.
  • Bu saldırıların sürmesi, gerilimi kontrol altına alma çabalarını daha da karmaşık hale getirecek tehlikeli bir tırmanış anlamına gelmektedir.
  • Katar, bu saldırılar ile bunların doğuracağı sonuç ve etkilerden İran'ı tamamen hukuken sorumlu tutmaktadır.
  • Katar, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğunu vurgulamaktadır.
  • Bölgenin güvenliği ve istikrarını tehdit eden tüm askeri faaliyetlerin ve saldırıların derhal ve tamamen durdurulması gerektiğinin altı çizilmektedir.

Polonya'dan Ukrayna'ya uyarı: Aklınız başınıza gelsin

Tusk'ın eleştirilerine rağmen Polonya'nın Ukrayna'ya verdiği askeri destek sürüyor (Reuters)
Tusk'ın eleştirilerine rağmen Polonya'nın Ukrayna'ya verdiği askeri destek sürüyor (Reuters)
TT

Polonya'dan Ukrayna'ya uyarı: Aklınız başınıza gelsin

Tusk'ın eleştirilerine rağmen Polonya'nın Ukrayna'ya verdiği askeri destek sürüyor (Reuters)
Tusk'ın eleştirilerine rağmen Polonya'nın Ukrayna'ya verdiği askeri destek sürüyor (Reuters)

Polonya Başbakanı Donald Tusk cuma ve cumartesi yaptığı açıklamalarda Ukrayna yönetimini hedef aldı.

II. Dünya Savaşı sırasında Volhynia ve Doğu Galiçya'da ölenleri 11 Temmuz'da anan Orta Avrupa ülkesinin lideri, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin bu eylemleri gerçekleştiren Ukrayna İsyan Ordusu'nu (UPA) onurlandıran hamlesi sonrasında tekrar Kiev'i eleştirdi. 

Tusk, Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne (AB) girme çabalarının bizzat Kiev tarafından zora sokulduğunu vurguladı:

Bir kez daha tüm düzgün, akıllı ve sorumluluk sahibi Ukraynalılara çağrıda bulunuyorum. Unutmayın ki bu büyük Avrupa topluluğu hakikat üzerine kuruludur ve hakikat olmadan uzlaşma da olmaz. Bu nedenle bu abartılı duyguları dizginlemek üzere hem karşı taraftaki hem de Polonya'daki herkesin aklının başına gelmesini umuyorum.

Tusk, Moskova'nın 2024'te başlattığı istilaya işaret ederek Ukrayna'yla Polonya arasındaki bu sorunun çok büyüdüğünü söyledi. Bu durumun her iki ülkeye de zarar verdiğini belirterek "Ukrayna-Polonya ilişkilerinde büyük bir kriz çıkmasından en çok Ruslar mutlu olur" dedi. 

Polonya lideri, cumartesi günü de II. Dünya Savaşı sırasında "Ukraynalı milliyetçiler tarafından işlenen soykırımın" kurbanları anısına ulusal bir anıt oluşturulacağını duyurdu.

"Hafıza, nefrete hizmet edemez. Milliyetçiliğe daha fazla milliyetçilikle cevap verilmez" diyen Tusk, bir gün AB'ye girmek istiyorlarsa Kiev yönetiminin "bu gerçeği kabullenmesi" gerektiğini söyledi.

Sonrasında bir video yayımlayan Zelenski, ölenleri Polonyalılarla birlikte andıklarını ifade edip "Ukrayna, o yıllarda hayatını kaybedenlerle ilgili gerçekleri dürüst bir şekilde ortaya koymak için üzerine düşeni yapıyor. Unutmamalıyız ki bugün Ukrayna'yla Polonya'ya yönelik ortak bir tehdit var ve bunun adı Rusya'dır" dedi.

Varşova yönetimi, 1943-1945'te UPA'nın 100 bin sivili öldürdüğünü öne sürerek bu saldırıları "soykırım" olarak tanımlıyor. 

Ukrayna'daysa pek çok kişi UPA'yı Nazi Almanyası ve Sovyetler Birliği'ne karşı savaşan kahramanlar olarak görüyor.

Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Ukrayna ordusuna bağlı bir birliğe "UPA Kahramanları" adının verilmesini Zelenski'nin onaylamasına geçen ay tepki göstermişti. 

Nawrocki, Ukrayna liderine 2023'te verilen, Polonya'nın en yüksek devlet nişanı Beyaz Kartal'ın geri alınmasına karar vermişti. 

Zelenski'nin ardından üç eski Ukrayna devlet başkanı da Beyaz Kartal nişanlarını iade etmişti.

Moskova, UPA'ya sahip çıkan Kiev yönetiminin Nazizm'i benimsediğini iddia ediyor. 

Independent Türkçe, RT, BBC


ABD Senatörü Lindsey Graham ani bir rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti

ABD Senatörü Lindsey Graham, geçtiğimiz şubat ayında Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Başkan Donald Trump ve bir dizi Kongre üyesinin huzurunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (AFP)
ABD Senatörü Lindsey Graham, geçtiğimiz şubat ayında Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Başkan Donald Trump ve bir dizi Kongre üyesinin huzurunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (AFP)
TT

ABD Senatörü Lindsey Graham ani bir rahatsızlık sonucu hayatını kaybetti

ABD Senatörü Lindsey Graham, geçtiğimiz şubat ayında Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Başkan Donald Trump ve bir dizi Kongre üyesinin huzurunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (AFP)
ABD Senatörü Lindsey Graham, geçtiğimiz şubat ayında Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te Başkan Donald Trump ve bir dizi Kongre üyesinin huzurunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (AFP)

ABD Senatörü Lindsey Graham’ın ofisinin İletişim Direktörü bugün X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Graham’ın dün akşam aniden rahatsızlanmasının ardından kısa bir süre sonra hayatını kaybettiğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre, Güney Karolina eyaletinin kıdemli Cumhuriyetçi Senatörü olan 71 yaşındaki Graham, daha önce ABD Başkanı Donald Trump’ı sert bir şekilde eleştiren isimlerden biriyken, sonrasında Kongre’deki en sadık müttefiklerinden biri haline gelmişti.

Graham’ın ofisinden yapılan açıklamada, “Senatör Graham’ın ailesi bu süreçteki dualar için teşekkür etmekte ve bu son derece zor dönemde mahremiyetlerine saygı gösterilmesini talep etmektedir” ifadesine yer verildi.

7kı8kı
ABD Senatörü Lindsey Graham, 31 Ocak 2020’de Senato’da görülen Trump’ın azil davası öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulunurken (Reuters)

Graham, 2002 yılında Senato üyeliğine seçilmişti. Resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre, Senato’ya girmeden önce 1994 yılında Güney Karolina’nın 3. seçim bölgesinden Temsilciler Meclisi üyeliğine seçilmişti.

Savunma alanındaki şahin tutumuyla tanınan Graham’ın internet sitesinde belirtildiği üzere ‘terörle mücadelede ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarını uzun vadede koruyacak sonuçlar elde etmek için sürekli çaba gösterdiği’ aktarıldı.

Son dönemde Senato Bütçe Komitesi Başkanlığı görevini yürüten Graham, aynı zamanda Senato Tahsisatlar Komitesi, Yargı Komitesi ile Çevre ve Kamu İşleri Komitesi üyesiydi. Hiç evlenmemiş olan Graham, Güney Karolina’nın Seneca kentinde ikamet ediyordu.

sdwegregv
ABD Senatörü Lindsey Graham, 10 Temmuz 2026’da Kiev’in merkezinde tahrip edilmiş Rus tanklarının önünde basın mensuplarının sorularını yanıtlarken (AP)

Graham, İran’a yönelik askeri müdahaleyi savunmasıyla tanınıyordu.

Trump, Graham’ın vefatının ardından Truth Social platformundaki hesabından paylaştığı taziye mesajında şu ifadelere yer verdi: “Şimdiye kadar tanıdığım en harika insanlardan ve senatörlerden biri olan Senatör Lindsey Graham vefat etti! Yorulmak bilmeden çalışan, gerçek bir Amerikan vatanseveriydi. Kendisini çok özleyeceğiz!!! Detaylar ve cenaze töreni hazırlıkları daha sonra duyurulacaktır. Bu son derece üzücü bir durum!”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve çok sayıda üst düzey İsrailli yetkili, Graham’ın vefatı nedeniyle taziyelerini ileterek çok yakın bir dostlarını kaybettiklerini belirttiler.

Netanyahu yaptığı açıklamada, “Lindsey, İsrail’in güvenliği ile ABD’nin güvenliğinin birbirinden ayrılamaz olduğunu anlamıştı” dedi.

Açıklamasına devam eden Netanyahu, “İsrail en büyük dostlarından birini kaybetti. Amerika büyük bir vatanseverini kaybetti. Ben ise çok yakın bir dostumu kaybettim” ifadelerini kullandı.

X platformu üzerinden ayrı ayrı paylaşımda bulunan İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Savunma Bakanı Yisrael Katz, Dışişleri Bakanı Gideon Saar ve eski Başbakan Naftali Bennett de Graham’ı ‘İsrail’in gerçek bir dostu’ ve en güçlü destekçilerinden biri olarak nitelendirdi.