Mısır’ın Rus yapımı S-300 hava savunma sistemine sahip olması neden İsrail’de endişe uyandırıyor?

S-300 hava savunma sistemi, Octagon’un açılışında ilk kez görücüye çıktı

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Octagon’un açılışında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Octagon’un açılışında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Mısır’ın Rus yapımı S-300 hava savunma sistemine sahip olması neden İsrail’de endişe uyandırıyor?

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Octagon’un açılışında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Octagon’un açılışında (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail medyasının, Mısır’ın Sina Yarımadası’nda Rus yapımı S-300 hava savunma sistemine sahip olduğunu duyurarak Tel Aviv’in hava üstünlüğünü kaybetme riskine yönelik endişeleri gündeme taşıdığı dönemde, Mısırlı eski askeri yetkililerden yalanlama geldi. Askeri kaynaklar, söz konusu sistemin yıllardır Mısır ordusunun envanterinde bulunduğunu belirterek, Tel Aviv yönetiminin kendi özel hedeflerine ulaşmak amacıyla bu tür konuları periyodik olarak gündeme getirdiğini vurguladı.

Stratejik komuta merkezi Octagon’un 4 Temmuz’daki açılış töreni kapsamında düzenlenen askeri geçit töreninde, Mısır Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki S-300 hava savunma sistemi kamuoyuna gösterildi. İsrail basını ise bu gelişmeye geniş yer ayırarak, sistemin ilk kez görüntülendiğini iddia etti.

dfvfvbf
Mısır ordusunun tatbikatlarından bir kare (Mısır Askeri Sözcüsü)

İsrail merkezli Nziv.net platformu, birkaç gün önce yayımladığı raporda şu ifadelere yer verdi: “Antey-2500 olarak da bilinen S-300VM sistemi; uçakları, seyir füzelerini ve balistik füzeleri imha etmek üzere tasarlanmış, S-300 ailesinin oldukça gelişmiş bir versiyonu olan mobil, uzun menzilli bir hava ve füze savunma sistemidir. Mısır ordusunun Octagon karargahındaki resmi tanıtımı, sistemin tamamen aktif hale geldiğini doğrulamıştır.”

İbranice yayın yapan platformun raporuna göre, “Sabit hava savunması için tasarlanan standart modellerin aksine, orijinal olarak Rus kara kuvvetleri için geliştirilen bu sistem, yüksek zırhlı hareket kabiliyetine sahip. Tüm bileşenlerinin ağır paletli araçlar üzerine monte edilmiş olması, karmaşık arazi koşullarını aşmasına, yaklaşık 6 dakika içinde hızla konuşlanmasına ve olası saldırılardan kaçınmak için sık sık yer değiştirebilmesine olanak tanıyor.”

Yeni değil

Mısır Eski Hava Savunma Kuvvetleri Kurmay Başkanı Korgeneral Tarık el-Mehdi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “S-300 hava savunma sisteminin görüntülere yansıması resmi olarak bir ilktir, ancak sistem yıllardır Mısır ordusunun envanterinde bulunmaktadır. İsrail, Rusya ile yapılan satın alma sözleşmesinden bu yana bu sistemin varlığından haberdardır. Ancak Tel Aviv, tehditlerle karşı karşıya olduğu yönündeki iddialarını tekrarlamak için bu sistemin kamuoyuna gösterilmesini fırsat bilmektedir.”

El-Mehdi, söz konusu sistemin S-300 ailesinin en gelişmiş modeli ve temel olarak füze savunma odaklı olduğunu belirterek, “S-400 sisteminden biraz daha eski bir modeldir. Mısır, bu sistemi tatbikatlarda test ederek etkinliğini kesin olarak doğrulamıştır. Hava savunma menzilinin oldukça geniş olması, İsrail’in endişelenmesinin temel nedenidir” ifadelerini kullandı.

El-Mehdi açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Mısır, hava savunması için özel kuvvetler kuran ve bu yapıyı sürekli geliştiren ilk ülkelerden biri olduğu için İsrail, Mısır hava savunma yeteneklerinin son derece farkındadır.”

dsvbgtb
Mısır ordusundaki gelişmeler İsrail medyasında ilgi görüyor. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Hava Savunma Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Yasir et-Tudi’nin yerel medyaya yaptığı açıklamalara göre, hava savunma sistemlerinin karşı karşıya kaldığı en belirgin tehditleri; yüksek manevra, rota değiştirme, çoklu harp başlığı ve yapay zekâ teknolojilerine sahip uzun menzilli silahlar ile balistik ve hipersonik füzeler oluşturuyor. Et-Tudi, bağımsız veya sürü halinde keşif ve saldırı görevleri icra edebilen insansız hava araçlarının (İHA) yaygınlaşmasına ve modern çatışma alanlarının en önemli unsurlarından biri haline gelen siber savaş risklerinin artışına dikkat çekti.

Bu meydan okumalara karşı koymanın, uzay tabanlı sensör ağlarıyla desteklenen gelişmiş radar sistemlerine sahip olmayı gerektirdiğini vurgulayan et-Tudi; hızlı hareket ve reaksiyon kabiliyetine sahip çok katmanlı hava savunma sistemlerinin geliştirilmesi, yapay zeka uygulamalarının entegre edilmesi, yönlendirilmiş enerji silahları ile lazer teknolojilerinden yararlanılması, elektronik harp yöntemlerinin kullanılması, kuvvet komutanlıkları arası iş birliğinin artırılması ve siber güvenlik önlemlerinin tahkim edilmesi gerektiğini belirtti.

Mısırlı ulusal güvenlik uzmanı Tümgeneral Muhammed Abdulvahid ise Mısır’ın S-300 sistemine uzun süredir sahip olmasına rağmen, İsrail’in son dönemde -özellikle de Gazze savaşının başlamasından bu yana- Mısır’ın başta Sina olmak üzere tüm askeri hareketlilikleri üzerinden kasıtlı olarak gündem yarattığını ifade etti. Abdulvahid, Tel Aviv’in bu hamlelerle İsrail kamuoyunun algısını yönetmeyi, ordunun bütçesini artırmayı ve ABD’den daha modern silahlar tedarik etmek için baskı unsuru oluşturmayı hedeflediğini kaydetti.

Şarku’l Avsat’a konuşan Abdulvahid, “İsrail’i asıl endişelendiren husus, uzun menzilli bir savunma sistemi olan S-300’ün tam olarak Sina’da konuşlu olmasıdır” dedi. Bununla birlikte, barış antlaşmasıyla sınırları belirlenen Sina’daki stratejik bölgelerdeki her türlü askeri hareketliliğin Mısır, İsrail ve ABD arasında Müşterek Güvenlik Koordinasyon Komitesi aracılığıyla koordine edildiğini hatırlatan Abdulvahid, İsrail tarafının iddialarının temelsiz olduğunu vurguladı.

cdebyju
Mısır ve Çin arasında gerçekleştirilen askeri tatbikatlardan (Mısır ordusu)

Mısırlı askeri uzman Tümgeneral Semir Ferec ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “S-300 sistemi en az 10 yıldır Mısır’da bulunuyor. Resmi duyuru, İsrail’in tehdit altında olduğuna dair iddialarını yinelemesi için kaçırmayacağı bir fırsattı. Ayrıca Rusya’nın en iyi hava savunma sistemlerini ürettiği bilinmektedir. Mısır’ın elindeki bu sistem, balistik füzelerle ve çok uzak menzilli farklı hedeflerle mücadele edebilecek kapasitededir” dedi.

İbranice yayın yapan mecraların raporlarına göre, söz konusu sistemin Mısır’da, özellikle Süveyş Kanalı çevresi ve Kahire’de bulunması, İsrail savaş uçakları için bir ‘erişim engelleme bölgesi’ oluşturuyor. Yüksek irtifalarda hava sahasını kapatan bu durum; geniş radar izleri nedeniyle yoğun destek almadan sistemin yakınında operasyon yürütmekte zorlanacak olan F-15 ve F-16 gibi dördüncü nesil savaş uçaklarının hareket serbestisini kısıtlıyor. Sistem ayrıca; keşif, erken uyarı ve tanker uçakları gibi stratejik destek uçakları için de büyük bir risk teşkil ederek, bu unsurları Mısır sınırlarından oldukça uzaklaşmaya zorluyor.



Mekke'ye yönelen İHA koalisyon güçlerince düşürüldü

Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)
Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)
TT

Mekke'ye yönelen İHA koalisyon güçlerince düşürüldü

Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)
Kutsal başkent Mekke'nin giriş noktası (Şarku’l Avsat)

Yemen'de meşru hükümeti destekleyen Koalisyon, Mekke bölgesinde bir insansız hava aracının (İHA) engellenerek imha edildiğini duyurdu. Gelişme, Husilerin bir gün önce Suudi Arabistan'ın güneyine doğru fırlattığı balistik füze ile Riyad bölgesine gönderdiği iki İHA'nın engellenerek imha edilmesinin ardından yaşandı.

Avrupa Birliği (AB) ise Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını, özellikle sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan eylemlerini sert bir dille kınadı. Saldırıları "iğrenç eylemler" olarak nitelendiren AB, Suudi Arabistan'la tam dayanışma içinde olduğunu vurguladı.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından yapılan açıklamada, İran da dahil olmak üzere tüm taraflara, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) çok sayıda kararını ihlal eden Husilere yönelik her türlü askeri desteği durdurma çağrısında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca, uluslararası hukuk çerçevesinde Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nda deniz güvenliğinin ve seyrüsefer serbestisinin korunmasının önemine dikkat çekildi. Sivil ve ticari gemileri hedef alan, bölgesel güvenliği ve uluslararası ticareti tehdit eden saldırı ve tehditler kınandı.


Yemen güçleri Husilere yönelik operasyonlarını genişletiyor... Lahic'te stratejik noktaları geri aldı

Yemen güçleri Husilere yönelik operasyonlarını genişletiyor... Lahic'te stratejik noktaları geri aldı
TT

Yemen güçleri Husilere yönelik operasyonlarını genişletiyor... Lahic'te stratejik noktaları geri aldı

Yemen güçleri Husilere yönelik operasyonlarını genişletiyor... Lahic'te stratejik noktaları geri aldı

Yemen hükümetine bağlı güçler, Husilere karşı askeri operasyonlarını genişletti. Babülmendep cephesinde çatışmalar yeniden başlarken, güneydeki Lahic vilayetinde Güney Amalika Tugayları'nın ilerleyişi sürüyor. Sahadaki kaynaklar, aralarında Cebel Sefen ve Karn eş-Şemaye'nin de bulunduğu stratejik noktaların geri alındığını bildirdi. Taiz cephelerinde ise çatışmalar devam ediyor.

Yemen ordusu, son günlerde Husilerin kontrolüne geçen mevzileri geri almak amacıyla Lahic'in kuzeyindeki Mukatira ilçesine takviye birlikler sevk etti. Bu sırada Cevf vilayetinde geri alınan bölgelerde mayın ve patlayıcı düzeneklerin temizlenmesine yönelik çalışmalar da sürüyor.

Öte yandan Yemen Silahlı Kuvvetleri, “Yemen Şafağı” (Fecr el-Yemen) operasyonu kapsamında 24 saat içinde 951 hedefe yönelik saldırı düzenlediğini duyurdu. Açıklamada, operasyonlarda Husilerin yaklaşık 332 saha komutanı ve mensubunun etkisiz hale getirildiği, 56 askeri araç ve teçhizatın imha edildiği veya kullanılamaz hale getirildiği belirtildi.


Kuneytra halkı, İsrail'in astığı uyarı tabelalarını parçaladı

Aralık 2024'te Kuneytra kırsalındaki Cebata el-Haşab beldesine İsrail güçlerinin düzenlediği kara harekâtı. (AFP)
Aralık 2024'te Kuneytra kırsalındaki Cebata el-Haşab beldesine İsrail güçlerinin düzenlediği kara harekâtı. (AFP)
TT

Kuneytra halkı, İsrail'in astığı uyarı tabelalarını parçaladı

Aralık 2024'te Kuneytra kırsalındaki Cebata el-Haşab beldesine İsrail güçlerinin düzenlediği kara harekâtı. (AFP)
Aralık 2024'te Kuneytra kırsalındaki Cebata el-Haşab beldesine İsrail güçlerinin düzenlediği kara harekâtı. (AFP)

Suriye'nin Kuneytra kırsalındaki birçok bölgede İsrail askerlerinin yerel halka yönelik baskılarında dikkat çekici bir artış yaşanıyor. İsrail askerleri, ana yollara üçten fazla aracın konvoy halinde geçişini yasaklayan ve bu kurala uymayanların hedef alınacağı tehdidini içeren uyarı tabelaları yerleştirdi. Daha önce İsrail güçlerinin bölgeye girmesi, kontrol noktaları kurması, yoldan geçenleri araması ve sivilleri gözaltına alması gibi uygulamalar öne çıkıyordu.

Ana yoldaki araç trafiğinde şimdilik bir değişiklik yaşanmazken, bölge halkı birçok noktadaki uyarı tabelalarını sökerek parçaladı. Ancak bu gelişme, İsrail'in baskılarını artırmasıyla birlikte kasaba ve köylerinden zorla göç ettirilme ihtimaline ilişkin endişeleri daha da artırdı.

Suriye'nin Kuneytra kırsalına yerleştirilen ve üçten fazla aracın birlikte geçişini yasaklayan İsrail uyarı tabelası. (Deraa24)
Suriye'nin Kuneytra kırsalına yerleştirilen ve üçten fazla aracın birlikte geçişini yasaklayan İsrail uyarı tabelası. (Deraa24)

Kuneytra kırsalının orta kesimindeki Medinet es-Selam kentinden yerel bir kaynak Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, bölge sakinlerinin İsrail askerleri tarafından pazar günü yerleştirilen uyarı tabelalarını birden fazla noktada parçaladığını bildirdi. Bu noktalardan birinin Batı Samdaniye beldesi olduğu belirtildi.

Tabelalar, Hamidiye, Batı Samdaniye, Resm er-Revadi ve yıkılmış Kuneytra dâhil birçok kasaba ve köyü birbirine bağlayan ana yol üzerine yerleştirildi.

Uyarı tabelalarında, bölge halkının üçten fazla aracın bulunduğu konvoylarla seyahat etmemesi gerektiği belirtilirken, yasağa uymayanlara İsrail ordusunun karşılık vereceği tehdidinde bulunuldu.

Kaynak, söz konusu tabelaların yerleştirilmesinin ardından kasaba ve köyler arasındaki olağan araç trafiğinde herhangi bir değişiklik yaşanmadığını vurguladı. Yolun zaten sakin olduğunu belirten kaynak, uzun araç konvoylarının yalnızca düğün ve nişan gibi özel günlerde, gelin almaya veya gelin götürmeye yönelik geçişlerde görüldüğünü ifade etti.

Suriye'nin orta Kuneytra kırsalındaki Hamidiye yakınlarında İsrail ordusu tarafından yerleştirilen uyarı tabelası. (Deraa24)
Suriye'nin orta Kuneytra kırsalındaki Hamidiye yakınlarında İsrail ordusu tarafından yerleştirilen uyarı tabelası. (Deraa24)

Kaynağa göre, İsrail'in halk arasında korku yaratmayı ve yaşam hayatı zorlaştırmayı amaçlayan yeni uygulamaları, bölge sakinlerinin zorunlu göçe maruz kalabileceklerine ilişkin kaygılarını artırdı.

Kaynak, “İşgal güçlerinin ihlalleri daha önce bölgeye girme, kontrol noktaları kurma, arama yapma ve topraklara el koymayı kapsıyordu. Şimdi ise uyarı tabelaları ve halka yönelik tehditler eklendi. İnsanlar, önümüzdeki günlerde durumun daha da kötüleşebileceği endişesini taşıyor” ifadelerini kullandı.

Kaynak, Kuneytra kırsalındaki halkın ortak görüşünün, yaşananların artık kabul edilemez boyutlara ulaştığı yönünde olduğunu belirterek, “Herkes şu soruyu soruyor: Hükümet, uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler, İsrail'in yaptıkları karşısında nerede?”

Bölge sakinlerinin, savaşa yol açabilecek girişimlerde bulunarak yeni Suriye yönetimini zor durumda bırakmak istemediğini kaydeden kaynak, özellikle ülkenin güneyindeki Dera ilinde halka itidal çağrısı yapıldığını söyledi. Yetkililerin, sorunun hükümetin sürdürdüğü yoğun diplomatik girişimlerle çözülmesi gerektiğini anlattığını ifade etti.

Şeyh Dağı eteklerinde, Kuneytra'nın kuzey kırsalındaki Hadar beldesi. (Deraa24)
Şeyh Dağı eteklerinde, Kuneytra'nın kuzey kırsalındaki Hadar beldesi. (Deraa24)

Kuneytra'nın kuzey kırsalındaki hatta da İsrail askerlerinin bölge halkına benzer uyarılarda bulunduğu bildirildi.

Şeyh Dağı eteklerinde bulunan ve nüfusunun çoğunluğunu Dürzilerin oluşturduğu Hader beldesinden yerel bir kaynak, İsrail askerlerinin halkı, beldenin kuzeyindeki “İstiraha” ile “Kurs en-Nefel” arasındaki bölgede saat 18.00'den sonra bulunmamaları konusunda uyardığını söyledi. Bölgede İsrail ordusuna ait bir askerî noktanın da bulunduğu belirtildi.

Kaynak, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, uyarının muhtemelen İsrail askerî noktasına yönelik olası saldırı endişesinden kaynaklandığını öne sürdü. Söz konusu bölgede motosiklet trafiğinin genellikle yoğun olduğunu da ifade etti.

İsrail ordusunun, Beşşar Esed yönetiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinin hemen ardından Golan Tepeleri'nin Suriye tarafındaki tampon bölgeye girdiği ve bölgenin geniş kesimlerine yayıldığı biliniyor. Bu adım, 1974 yılında imzalanan Ateşkes Anlaşması'nın açık ihlali olarak değerlendiriliyor.

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, cumartesi günü 22. Manama Diyaloğu Konferansı kapsamında düzenlenen bölgesel güvenliğin temel unsurlarına ilişkin oturumda yaptığı konuşmada, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik saldırılarına dikkat çekti.

Şeybani, “Topraklarımız iki yıldan kısa bir süre içinde binden fazla İsrail saldırısına maruz kaldı ve bu saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybetti. Suriye'nin egemenliği her gün ihlal edilirken ve hedef alınırken, sınırların kontrol altına alınması ve silahların sınırlandırılması talebi nasıl tutarlı olabilir?” dedi.

Şeybani, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik tekrarlanan saldırılarını kınayarak, 8 Aralık 2024 öncesindeki hatlara dönülmesi ve 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nın yeniden uygulanması çağrısını yineledi.