İran mı yoksa Trump mı?... İsrail’in tetiğini ilk kim çekecek?

Tel Aviv ile Washington arasındaki koordinasyon, Tahran ile kaçınılmaz bir çatışmaya doğru ilerliyor… İsrail’deki belediye başkanları sığınakların açılması talimatı verdi… Gözler Lübnan’a çevrilmiş durumda

İsrailli bakanlar ve Knesset üyeleri, İran’ın Amerikan saldırılarına misilleme olarak ülkeye saldırması durumunda İsrail’in sert bir karşılık vereceği tehdidinde bulundu. (AFP)
İsrailli bakanlar ve Knesset üyeleri, İran’ın Amerikan saldırılarına misilleme olarak ülkeye saldırması durumunda İsrail’in sert bir karşılık vereceği tehdidinde bulundu. (AFP)
TT

İran mı yoksa Trump mı?... İsrail’in tetiğini ilk kim çekecek?

İsrailli bakanlar ve Knesset üyeleri, İran’ın Amerikan saldırılarına misilleme olarak ülkeye saldırması durumunda İsrail’in sert bir karşılık vereceği tehdidinde bulundu. (AFP)
İsrailli bakanlar ve Knesset üyeleri, İran’ın Amerikan saldırılarına misilleme olarak ülkeye saldırması durumunda İsrail’in sert bir karşılık vereceği tehdidinde bulundu. (AFP)

Emel Şehade

İsrail’in İran’la savaşa girme ihtimali, şimdiye kadarki en yüksek seviyeye ulaştı. Son 24 saatte Washington ile Tel Aviv arasında yürütülen hazırlıklar ve koordinasyon, ABD ordusunun İran’a karşı gerçekleştirmeye hazırlandığı yüksek riskli operasyonların, İran’ın İsrail’e yönelik anında bir misillemesini tetikleyebileceğini gösteriyor. İsrail’deki hazırlıklar ise Tel Aviv yönetiminin en geç pazar gününe kadar çatışmalara doğrudan dahil olacağı yönündeki senaryolar üzerine şekilleniyor.

Son 24 saat boyunca ABD ve İsrail orduları ile iki ülkenin üst düzey yetkilileri arasında yoğun koordinasyon görüşmeleri gerçekleştirildi. Bu sırada Mossad Başkanı Roman Gofman da Washington’da İran dosyasına ilişkin temaslarda bulunarak İsrail’in taleplerini ABD’li yetkililere iletti. İsrail’in öncelikli talebi, savaşın başlaması halinde balistik füze kapasitesi ve nükleer program başta olmak üzere belirlenen hedeflere ulaşılmadan operasyonların durdurulmaması oldu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da bugün düzenlenen dar kapsamlı güvenlik toplantısında olası bir gerilime karşı izlenecek yol haritasını, hava kuvvetlerinin ve hava savunma sistemlerinin hazırlık seviyesini değerlendirdi. İsrail’deki güvenlik değerlendirmelerinde, İran’ın olası bir ABD saldırısına ya da ABD-İsrail ortak operasyonuna karşılık olarak Lübnan, Suriye ve Yemen’deki müttefik unsurlarını devreye sokabileceği öngörülürken, Lübnan’daki Hizbullah ile Suriye’de İran yanlısı silahlı grupların da olası misilleme senaryoları arasında yer aldığı belirtildi.

Anahtarlar Trump’ın elinde

Bu değerlendirmeler doğrultusunda İsrail İç Cephe Komutanlığı acil ve yoğun hazırlık toplantıları düzenledi. Kuzeydeki yerleşim birimleri, Hayfa, merkez bölgesi ve güneydeki Eilat’ın belediye başkanları ise tüm sığınakların açılması talimatını verdi. Yetkililer, hafta sonu boyunca halka geziye çıkmamaları ve güvenli bölgelerden uzaklaşmamaları çağrısında bulunurken, İsrail tarafı ani ve yoğun füze saldırısı ihtimaline karşı uyarıda bulundu.

İran’ın olası saldırısının ise şu aşamada ABD’nin düzenleyebileceği operasyonlara misilleme niteliğinde olması bekleniyor. Zira İsrail, İran’a yönelik saldırılara katılım konusunda henüz Washington’dan resmi onay almış değil. Bu arada İsrail’de, kamuoyu yoklamalarında desteği gerileyen ve parlamento seçimlerinin yaklaşmasıyla siyasi baskı altında bulunan Başbakan Binyamin Netanyahu’nun İran’a yönelik tek taraflı bir saldırı kararı alabileceği yönündeki endişeler de giderek artıyor.

Gelişmelerin hız kazanması üzerine İsrail güvenlik kurumu, kamuoyunun bundan sonraki süreçte yaşanacak her gelişme hakkında düzenli ve kesintisiz şekilde bilgilendirileceğini açıkladı. Üst düzey İsrailli yetkililer de medya aracılığıyla yaptıkları açıklamalarda, bundan sonraki sürecin seyrinin büyük ölçüde ABD Başkanı Donald Trump’ın alacağı kararlara bağlı olduğunu vurguladı. Yetkililerden biri, “Her şey Trump’a bağlı. Hangi yöne gideceğini bilmiyoruz. Bir yandan büyük bir tırmanış, diğer yandan tehdit ve eylemlerin kademeli artırılması arasında manevra yapıyor” ifadelerini kullandı.

İsrailli yetkililer, güvenlik toplantılarında ele alınan değerlendirmelerden birinin de ABD’nin saldırılarını İran içindeki daha fazla hedefe genişletmesi halinde Tahran yönetiminin İsrail’e yönelik füze saldırılarını yeniden başlatabileceği yönünde olduğunu belirtti. Hükümet üyeleri ile milletvekilleri ise İran’ın ABD saldırılarına misilleme olarak İsrail’i hedef alması durumunda çok sert karşılık verileceği uyarısında bulundu.

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Hava Kuvvetleri Komutanı ve diğer üst düzey güvenlik yetkilileriyle bir güvenlik toplantısı gerçekleştirdi. Katz toplantıda, “Her türlü senaryoya hazırlanıyoruz. İran İsrail’e saldırırsa ezici bir darbe alacaktır” dedi. Güvenlik toplantılarına katılan Likud Milletvekili Moshe Saada ise “ABD Başkanı’nın önceliği nükleer dosya. Hepimiz biliyoruz ki hafta sonuna doğru İran’a yönelik ya da İran’dan kaynaklanacak bir saldırıyla karşı karşıya kalabiliriz; bu operasyona biz de dahil olacağız” ifadelerini kullandı. Saada, “Gelişmeler çok hızlı ilerliyor. Hiç kimse sürecin nereye evrileceğini bilmiyor. Sorun şu ki ABD Başkanı’nın neyin, nasıl ve ne zaman yapılacağına ilişkin net bir yol haritası ortaya koymaması, ülkeyi en üst düzey hazırlık ve olağanüstü hâl durumunda tutuyor” değerlendirmesinde bulundu.

Acımasız bir savaş

Güvenlik ve askeri toplantılardan sızan bilgilere göre, İsrail istihbaratı bu kez iki ülke arasında çıkabilecek olası bir savaşın önceki çatışmalardan çok daha tehlikeli olacağını değerlendiriyor. İsrail yönetimi de Washington’a, bu kez savaşa girmesi halinde daha önce yaşananların tekrarlanmasını kabul etmeyeceğini iletti. Tel Aviv, 12 Gün Savaşı ile Kükreyen Aslan Operasyonu’nda olduğu gibi, hedeflerine ulaşmadan ABD Başkanı’nın baskısıyla operasyonları durdurmak ve çatışmalardan çekilmek istemediğini vurguladı.

Güvenlik değerlendirmelerine katılan üst düzey bir İsrailli subay, olası savaşın her iki taraf açısından da son derece yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Subay, “İlk iki çatışmadan farklı olarak İran’ın balistik füze sistemleri bu kez İsrail’e çok kısa sürede saldırı düzenleyebilecek durumda. Hava kuvvetlerinin en büyük sınavı ise mümkün olan en kısa sürede İran’a ulaşarak füze bataryalarını hedef almak olacak” dedi.

İsrailli yetkililerin bu sabaha kadar sürdürdüğü uyarılar üzerine birçok belediye başkanı acil toplantılar düzenledi. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı analize göre ülke genelinde kamu sığınakları ile belediyelerin acil durum ve güvenlik birimleri faaliyete geçirilirken, denetim ekipleriyle koordinasyon sağlayacak özel ekipler oluşturuldu ve sivillerin korunmasına yönelik hazırlıklar hızlandırıldı.

Eilat Belediyesi, çok amaçlı kullanılan tüm sığınakların işletmecilerine, talimat veya alarm verilmesi halinde sığınakları derhal hizmete açmaya hazır olmaları yönünde bildirim gönderdi. Belediye açıklamasında, Eilat’ın kara, hava ve denizden güçlü bir savunma ağıyla korunduğu, bölgedeki tüm güvenlik güçlerinin her türlü senaryoya karşı tam hazırlık içinde bulunduğu ve düzenli tatbikatların aralıksız sürdürüldüğü belirtildi. Öte yandan pazar günü yapılması planlanan bazı etkinlik ve konserlerin iptal edildiği öğrenildi.

Ramat Gan Belediye Başkanı Carmel Shama-Hacohen ise halka yaptığı çağrıda, “Durum değerlendirmeleri hafta sonu İran’dan füze saldırısı riskinin artık düşük bir ihtimal olmaktan çıktığını ortaya koydu. Bu nedenle kentteki tüm sığınakların açılmasına karar verdik” ifadelerini kullandı.

Eilat ve Ramat Gan belediye başkanlarının yanı sıra çok sayıda yerel yönetici de özellikle hafta sonu boyunca vatandaşlara azami dikkat göstermeleri, resmi uyarıları takip etmeleri ve gerekli tedbirleri almaları çağrısında bulundu.

Gözler Lübnan’da

Lübnan cephesinde ise varılan mutabakat ve İsrail ordusunun üzerinde anlaşmaya varılan bölgelerden çekilmeye başlayarak yerini Lübnan ordusuna bırakmasına rağmen, İsrail topçu birliklerinin saldırıları durmadı. İsrail ordusu operasyonlarını sürdürürken, Şakif Kalesi Tüneli’ni de kapsayan geniş çaplı patlatmalar planlıyor. İsrail ordusuna göre söz konusu tünelin infilak ettirilmesi bölgede deprem etkisi yaratabilecek büyüklükte bir sarsıntıya yol açabilir.

Kamuoyunun dikkatinden uzakta, Güney Lübnan sahasının dışında ise Dağ Tugayı Şebaa Çiftlikleri ve diğer bazı bölgelerde konuşlanmış durumda. İsrailli askeri kaynakların aktardığına göre birlikler, Lübnan’da geniş kapsamlı operasyon ihtimali ve bu cephenin İran’la olası savaşa dahil olması senaryolarına karşı aralıksız tatbikat gerçekleştiriyor.

İsrail ordusu, bölgedeki güvenlik riskinin sürdüğünü savunarak, geçen hafta Demir Kubbe hava savunma sistemi tarafından düşürülen patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının (İHA), daha sonra yapılan incelemelerde Irak’ta bulunan İran yanlısı Şii gruplar tarafından fırlatıldığının tespit edildiğini öne sürdü. Ordu ayrıca hazırlıkların, Lübnan ve Suriye’den gelebilecek İHA ve füze saldırılarını da kapsayan çeşitli senaryoları içerdiğini açıkladı. Bu kapsamda, Suriye-Lübnan hattı boyunca uzanan eksene Dağ Tugayı unsurları konuşlandırılırken, birliklere yedek kuvvet olarak Netzah Yehuda Taburu’nun destek verdiği belirtildi.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Independent Arabia’dan çevrilmiştir."