Irak ve Türkiye enerji koridorları ile su iş birliğinde koordinasyonu güçlendiriyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşıladı. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşıladı. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Irak ve Türkiye enerji koridorları ile su iş birliğinde koordinasyonu güçlendiriyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşıladı. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşıladı. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Terörle mücadele, enerji, su kaynakları, ticaret ve Kalkınma Yolu Projesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin salı günü Ankara'da gerçekleştirdiği görüşmenin ana gündem maddelerini oluşturdu.

Liderler, bu başlıkların yanı sıra İran'daki savaşın bölgeye etkileri başta olmak üzere jeopolitik gelişmeler ile iki ülkeyi ilgilendiren uluslararası meseleleri de ele aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daveti üzerine Ankara'yı ziyaret eden Zeydi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşılandı.

Ziyaret öncesinde X hesabından açıklama yapan Zeydi, Irak ile Türkiye'nin "tarihi, coğrafi ve medeniyet temelli komşuluk ilişkilerine" sahip olduğunu belirterek, görüşmelerde yatırım, su kaynakları, Kalkınma Yolu Projesi, bölgesel istikrarın güçlendirilmesine yönelik çabalar ile ekonomik ve güvenlik alanındaki dosyaların ele alınacağını ifade etti.

İlişkiler stratejik ortaklık düzeyine ulaştı

Görüşmelerin ardından yayımlanan ortak bildiride, tarafların Kalkınma Yolu Projesi'nin uygulanmasına başlanması ve su konusunda faaliyet gösteren Türkiye-Irak Ortak Daimi Komitesi'nin düzenli toplantılar yapması konusunda mutabakata vardığı bildirildi.

Ankara, özellikle son yıllarda Bağdat ile hızla gelişen ilişkilerini daha da güçlendirmeyi hedefliyor. İki ülke arasındaki ilişkiler, eski Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani döneminde stratejik ortaklık seviyesine taşınmıştı.

cdfrgth
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın, Ali ez-Zeydi'nin Ankara ziyareti öncesinde gerçekleştirdiği görüşmeden bir kare. (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Zeydi'nin ziyareti, İran'daki savaş, Suriye'deki gelişmeler ile enerji ve ulaştırma başlıkları açısından taşıdığı önem nedeniyle Washington tarafından da yakından takip edildi.

Ziyaret öncesinde ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Başkan Donald Trump'ın Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüştü. Diplomatik kaynaklara göre görüşmede, ABD-İran çatışmasının sürmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş kısıtlamalarının gölgesinde gerçekleşen Zeydi'nin Ankara ziyareti de ele alındı.

28 Şubat'ta başlayan İran savaşından en fazla etkilenen ülkelerden biri olan Irak ise son dönemde yürüttüğü diplomatik girişimlerle bölgede bir an önce istikrarın sağlanması gerektiği mesajını veriyor.

Ziyaret öncesinde yoğun diplomasi trafiği

Ankara ziyaretinden önce iki ülke arasında güvenlik, enerji, su, ticaret ve Kalkınma Yolu Projesi kapsamında yoğun diplomatik temaslar gerçekleştirildi.

Bu kapsamda geçen ay MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Bağdat, Erbil ve Süleymaniye'ye yaptığı ziyaretin ardından, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da Irak'a gitti. Bayraktar'ın ziyareti öncesinde Irak Enerji ve Dışişleri bakanlıklarından oluşan heyet, Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı anlaşmasının uzatılması konusunu görüşmek üzere Türkiye'de temaslarda bulunmuştu.

Geçen hafta ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu Bağdat'a giderek Kalkınma Yolu Projesi'ndeki son durumu değerlendirdi.

Ticaret hacminde 30 milyar dolar hedefi

Zeydi'nin ziyareti kapsamında düzenlenen Türkiye-Irak Yuvarlak Masa Toplantısında iki ülkeden bakanlar ve iş insanları ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini, yatırım ortamının iyileştirilmesini ve ticari iş birliğinin artırılmasını görüştü.

df
Ali ez-Zeydi'nin Ankara ziyareti kapsamında düzenlenen Türkiye-Irak Yuvarlak Masa Toplantısı'ndan bir kare. (Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın X hesabı)

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, toplantının ardından yaptığı açıklamada, iş dünyası temsilcileriyle ticaret ve yatırımların geliştirilmesi, Kalkınma Yolu Projesi'nin sunduğu fırsatlar, enerji ve ulaştırma alanındaki ortak projeler, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve şirketlerin karşılaştığı sorunların çözümüne yönelik adımların kapsamlı şekilde ele alındığını belirtti.

Bolat, toplantının Türkiye ile Irak'ın 30 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmasına katkı sağlayacağına inandığını ifade etti.

Güvenlik iş birliği yeni aşamaya geçti

Türkiye ile Irak, 2022-2026 döneminde başta güvenlik olmak üzere çok sayıda anlaşmaya imza attı.

2024 ve 2025 yıllarında imzalanan güvenlik anlaşmaları kapsamında Irak, Türkiye ile güvenlik alanındaki iş birliğini artırırken, PKK'yı "yasaklı örgüt" ilan etti.

2024 yılında imzalanan Askeri, Güvenlik İş Birliği ve Terörle Mücadele Mutabakat Muhtırası, iki ülke arasındaki güvenlik ilişkilerinde dönüm noktası olarak değerlendirilirken, anlaşma kapsamında Bağdat'ta Ortak Güvenlik Koordinasyon Merkezi kuruldu.

cfvgthy
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi arasındaki görüşmeden bir kare. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Taraflar ayrıca, Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye", Kürt tarafının ise "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" olarak adlandırdığı süreçteki son gelişmeleri de ele aldı. Süreç kapsamında PKK'nın kendisini feshetmesi ve silah bırakma süreci ile Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu değerlendirildi.

Erdoğan ile Zeydi, PKK mensuplarının silah bıraktıktan sonra Kuzey Irak'tan dönüşünü ve topluma kazandırılmasını düzenleyecek yasal hazırlıkları da görüştü.

MİT Başkanı İbrahim Kalın da 30 Haziran'da Bağdat'ta Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Nizar Amidi ve Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile bir araya gelerek terörle mücadelede ortaklığın güçlendirilmesini ele almıştı.

Kalkınma Yolu Projesi öne çıktı

Erdoğan ile Zeydi görüşmesinin en önemli başlıklarından birini Kalkınma Yolu Projesi oluşturdu.

Bağdat, Türkiye'yi projenin en önemli ortaklarından biri olarak görürken, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilim nedeniyle projenin stratejik önemi daha da arttı.

thyu7ı8
9 Temmuz'da Bağdat'ta, Irak petrolünün Türkiye'nin güneyindeki Ceyhan Limanı üzerinden taşınmasına ilişkin anlaşmanın ele alındığı Irak-Türkiye görüşmesinden bir kare. (Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın X hesabı)

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 21 Temmuz'da Bağdat'ta Zeydi ile yaptığı görüşmenin ardından, projedeki teknik çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını belirterek, nihai finansman kararının Erdoğan ile Zeydi tarafından verileceğini, inşaat çalışmalarına ise yıl sonundan önce başlanmasının planlandığını açıklamıştı.

Enerjide yeni boru hattı planı

Enerji alanında taraflar, 1973 tarihli Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı Anlaşması'nın süresini bir yıl uzatma konusunda mutabakata vardı.

Yeni anlaşmada hattın Basra'ya kadar uzatılması ve Katar ile diğer Körfez ülkelerinden doğal gaz taşınmasını sağlayacak yeni bir boru hattının inşa edilmesi öngörülüyor.

Türkiye ayrıca, halen Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan Irak petrolü ile Katar doğal gazının yeni boru hatları aracılığıyla dünya pazarlarına ulaştırılmasını hedefliyor. Bunun yanı sıra Türkmenistan gazının da Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması planlanıyor.

Su paylaşımı da masadaydı

Dicle ve Fırat nehirlerinin sularının paylaşımı da görüşmelerin önemli başlıklarından biri oldu.

İki ülke, Kasım 2025'te 2024 tarihli Su İş Birliği Anlaşması'nın uygulanmasına ilişkin ayrıntıları belirleyen bir belge imzalamıştı. Irak Parlamentosu'nun 25 Temmuz'da onayladığı düzenleme uyarınca anlaşma 1 Eylül'de yürürlüğe girecek.

cdfgthyju
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi Ankara'daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi törenle karşıladı. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Anlaşma kapsamında Türkiye ile Irak, ortak su yönetimi projeleri geliştirecek ve altyapı yatırımlarını birlikte hayata geçirecek. Irak, Türkiye'ye yaptığı petrol satışlarından elde edilen gelirlerin bir bölümünü özel bir fona aktaracak, Türk şirketleri ise mevcut altyapının iyileştirilmesi ve yeni barajların inşası gibi projelerde görev alacak.

Zeydi: Zorlukları ortak refah fırsatına dönüştürebiliriz

Ziyaretiyle eş zamanlı olarak Anadolu Ajansı'nda kaleme aldığı makalede Zeydi, Türkiye-Irak ilişkilerinin uzun yıllar güvenlik, su, ticaret ve sınır yönetimi gibi sorunlar ekseninde değerlendirildiğini belirtti.

Ancak bugün bölgenin farklı bir fırsatla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Zeydi, "Artık soru, ortak sorunları nasıl yöneteceğimiz değil, bunları halklarımız için refah üretecek fırsatlara nasıl dönüştüreceğimizdir" ifadelerini kullandı.

Irak'ın istikrar, reform ve kalkınma yolunu seçtiğini belirten Zeydi, Türkiye'nin gelişmiş sanayi altyapısı, stratejik konumu ve enerji, ulaştırma ile altyapı alanındaki tecrübesiyle iki ülkenin bölgenin en güçlü ekonomik ortaklıklarından birini kurabilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Dünyada ticaret yolları ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğine dikkat çeken Zeydi, Irak ile Türkiye'nin Körfez, Asya ve Avrupa arasında stratejik bir köprü haline gelebileceğini belirterek, Kalkınma Yolu Projesi'nin yalnızca Irak'ın değil, Ortadoğu'da ekonomik entegrasyonu yeniden tanımlayacak bölgesel bir proje olduğunu ifade etti.

Zeydi, Irak ile Türkiye'nin güvenliğinin karşılıklı egemenliğe saygı, terör ve organize suçla mücadele temelinde kurulacak yakın iş birliğine bağlı olduğunu vurgulayarak, "Kalkınma ancak güvenli bir ortamda mümkün olabilir. Orta Doğu'nun yeni başarı hikâyelerine ihtiyacı var ve Irak ile Türkiye, geleneksel iş birliğini gerçek entegrasyona dönüştürmeleri halinde bunun en önemli örneklerinden birini oluşturabilir" dedi.



Mısır ile Türkiye arasında "Üretimden İhracata" büyüyen askerî ortaklık

Mısır Savunma Bakanı Eşref Salim Zahir'in Türkiye'ye gerçekleştirdiği bir ziyaretten. (Arşiv-Mısır Askerî Sözcüsü)
Mısır Savunma Bakanı Eşref Salim Zahir'in Türkiye'ye gerçekleştirdiği bir ziyaretten. (Arşiv-Mısır Askerî Sözcüsü)
TT

Mısır ile Türkiye arasında "Üretimden İhracata" büyüyen askerî ortaklık

Mısır Savunma Bakanı Eşref Salim Zahir'in Türkiye'ye gerçekleştirdiği bir ziyaretten. (Arşiv-Mısır Askerî Sözcüsü)
Mısır Savunma Bakanı Eşref Salim Zahir'in Türkiye'ye gerçekleştirdiği bir ziyaretten. (Arşiv-Mısır Askerî Sözcüsü)

Mısır ile Türkiye arasındaki savunma sanayisi ve askeri iş birliği, iki ülke arasında büyüyen stratejik ortaklık ve bölgede artan gerilimin ortasında ortak üretimden üçüncü ülkelere ihracata uzanan yeni bir döneme giriyor.

İki ülke dışişleri bakanlarının dün gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde vurgulanan gelişen ikili ilişkiler, uzmanlara göre önümüzdeki dönemde askeri ortaklığın daha da derinleşeceğine işaret ediyor.

Savunma sanayiinde ortak ihracat dönemi

Türkiye Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) Genel Müdürü İlhami Keleş, El Alameyn Uluslararası Havacılık Fuarı marjında yaptığı açıklamada, Mısır mevzuatına uygun olarak Kahire'de "Zafer" adında bir şirket kurduklarını açıkladı. Keleş, Mısır Askeri Üretim Bakanlığı ile patlayıcı maddeler, mühimmat ve çeşitli askeri teçhizatın ortak üretimine ilişkin sözleşme imzalandığını belirtti.

Keleş ayrıca şu kritik detayları paylaştı:

Hibrit tehditlere karşı geliştirilen "Tolga" sistemine Mısır'ın ilgisinin arttığı, Mısır Silahlı Kuvvetleri envanterine girmesi amacıyla sembolik bir satış yapıldığı ve bu sistemin Mısır'daki ortak girişim üzerinden tüm Afrika ve Körfez pazarına pazarlanması için altyapı kurulduğu bildirildi.

Mısır'ın askeri araç üretim kapasitesinin Türk sistem ve donanımlarıyla entegre edilerek ortak üretim yapılmasına yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi.

Askeri diplomaside artan trafik

2023 yılında 12 yıllık siyasi kesintiyi sona erdiren mutabakatların ardından Mısır-Türkiye yakınlaşması son aylarda üst düzey temaslarla hız kazandı:

Şubat 2024: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'nin katılımıyla Kahire'de Askeri İş Birliği Anlaşması imzalandı.

Mayıs 2024: Mısır Genelkurmay Başkanı Ahmed Halife Türkiye'yi ziyaret ederek Türk mevkidaşı Metin Gürak ile görüştü; "Dostluk Denizi" ortak tatbikatının yeniden başlatılması ele alındı.

Temmuz 2024: Mısır Savunma Bakanı Eşref Salim Zahir Türkiye'ye tarihi bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret öncesinde Türkiye'nin Kahire Büyükelçisi Mutlu Şen, iki ülke orduları arasındaki ilişkilerin bölge ve dünya barışına katkı sağlayacağını vurguladı.

Ağustos 2025: İki ülke arasında dikine kalkış-iniş yapabilen (VTOL) insansız hava araçlarının (İHA) ortak üretimine ilişkin anlaşma imzalandı.

Askeri Uzman Adel el-Umda, bu ortaklığın sadece silah alımıyla sınırlı kalmayıp teknoloji transferi, ortak üretim ve ihracatı kapsaması açısından stratejik bir nitelik taşıdığını vurguladı. Türk analist Taha Odehoğlu ise savunma iş birliğinin Ortadoğu'nun iki ana aktörü arasındaki görüşmelerin daimî gündem maddesi haline geldiğini belirtti.

Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi hazırlıkları

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdullati ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'de düzenlenmesi planlanan Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi toplantısının hazırlıklarını ele aldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Konseyin; İHA üretimi, ortak tatbikatlar, deniz/hava güvenliği ve Afrika ile Arap pazarlarına yönelik ortak pazarlama süreçlerinde kurumsal bir çerçeve sunduğu ifade ediliyor.

İsrail'in endişeleri ve bölgesel dengeler

Mısır-Türkiye askeri yakınlaşması İsrail basınında endişeyle takip ediliyor. Uzmanlar, bu ortaklığın üçüncü bir tarafa karşı savunma paktı oluşturmaktan ziyade her iki ülkenin kendi savunma kapasitelerini ve caydırıcılığını artırma amacını taşıdığı değerlendirmesinde bulunuyor.


Türkiye, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını şiddetle kınadı

Husi terör örgütünün Suudi Arabistan’daki kentlerde sivil yerleşimlere yönelik saldırılarının oluşturduğu hasar (Şarku’l Avsat)
Husi terör örgütünün Suudi Arabistan’daki kentlerde sivil yerleşimlere yönelik saldırılarının oluşturduğu hasar (Şarku’l Avsat)
TT

Türkiye, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını şiddetle kınadı

Husi terör örgütünün Suudi Arabistan’daki kentlerde sivil yerleşimlere yönelik saldırılarının oluşturduğu hasar (Şarku’l Avsat)
Husi terör örgütünün Suudi Arabistan’daki kentlerde sivil yerleşimlere yönelik saldırılarının oluşturduğu hasar (Şarku’l Avsat)

Türkiye Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Husilerin Suudi Arabistan’ın Abha, Hamis Muşayt, Cizan ve Necran kentlerindeki sivil ve ekonomik hedeflere yönelik saldırılarını en güçlü ifadelerle kınadı. Saldırılarda kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu çok sayıda sivilin yaralandığı belirtildi. Ankara ayrıca Husilerin Kızıldeniz’de ticari gemileri hedef almaya devam etmesini ve uluslararası deniz taşımacılığının güvenliği, emniyeti ve seyrüsefer özgürlüğünü tehdit etmesini kınadı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, “Suudi Arabistan’ı hedef alan, sivillerin can ve mal güvenliğini hiçe sayan ve bölgedeki gerilimi artıran Husi saldırılarını en güçlü şekilde kınıyoruz” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, “Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğimizi yineliyoruz” denildi.

Bakanlık ayrıca saldırıların, Yemen’deki çatışmayı kalıcı bir siyasi çözüm yoluyla sona erdirmeyi amaçlayan diplomatik çabalara da zarar verdiğini vurguladı.


Ankara, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri ‘daha yüksek seviyelere’ taşımayı hedefliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Ankara, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkileri ‘daha yüksek seviyelere’ taşımayı hedefliyor

Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)
Türkiye, Suudi Arabistan ile ekonomik ilişkilerini geliştirmeyi hedefliyor. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkileri, ticaret hacmi ve geleneksel yatırım alışverişindeki büyümenin ötesine geçerek yenilenebilir enerji ve savunma sanayisinden turizm ve lojistik hizmetlerine kadar uzanan sektörlerde sermaye, uzmanlık ve teknolojinin bir araya geldiği uzun vadeli sanayi ve yatırım ortaklıklarının kurulacağı yeni bir aşamaya giriyor.

Bu dönüşüm, Suudi yatırımcıların fonlar ile birleşme ve satın alma işlemleri aracılığıyla Türkiye’deki varlık ve şirketlere yönelik artan ilgisiyle öne çıkarken, Türk şirketleri de Suudi Arabistan’daki varlıklarını genişletmeye ve ülkenin Vizyon 2030 hedefleri ile büyük projelerinin sunduğu fırsatlardan yararlanmaya çalışıyor. Enerji ve savunma, iş birliğinin genişletilmesi açısından öne çıkan alanlar olurken, iki ülke ortak yatırım, teknoloji transferi ve sanayinin yerlileştirilmesine dayalı bir ekonomik ilişkiler modeli oluşturma yolunda ilerliyor. Bu durum, Suudi Arabistan-Türkiye ortaklığına ticaretteki dalgalanmalara daha az bağlı, daha sürdürülebilir bir boyut kazandırıyor.

Bu çerçevede, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, son yıllarda Türkiye’deki Suudi yatırımlarında dikkat çekici bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Dağlıoğlu, yatırımcıların birleşme ve satın alma işlemleri ile Türk şirketlerinde hisse alımına ve fonlar üzerinden yatırım yapmaya ilgisinin arttığını, bunun yanı sıra Suudi sermayesinin bankacılık ve finansal hizmetler, imalat sanayisi, gayrimenkul ve aile şirketleri gibi sektörlerdeki varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi tarafından İstanbul’da düzenlenen İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi kapsamında gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Türk şirketlerinin de Suudi Arabistan pazarındaki varlıklarını genişlettiğini ifade etti. Türk şirketlerinin, Vizyon 2030 ile Krallık’ta yürütülen büyük projelerin sunduğu fırsatlardan özellikle imalat, hizmetler, sağlık, hastaneler ve lojistik sektörlerinde yararlandığını kaydetti.

Daha fazla güven

Son yıllarda Riyad ile Ankara arasındaki ilişkilerde yaşanan olumlu gelişmelerin iki ülkeden yatırımcılara daha fazla güven verdiğini ve ticaret ile yatırımların yükseliş eğilimine girmesine katkı sağladığını belirten Dağlıoğlu, iki ülke arasındaki ilişkilerin şirketlerin pazarlara giriş ve uzun vadeli yatırım kararlarında önemli bir gösterge oluşturduğunu ifade etti.

Dağlıoğlu, Türkiye’deki Suudi yatırımlarının gerçek hacminin resmi verilerde görülenden daha yüksek olabileceğine dikkat çekti. Bazı yatırımların uluslararası finans merkezlerinde kayıtlı fonlar ve şirketler üzerinden gerçekleştirilmesi nedeniyle bunların her zaman doğrudan Suudi sermaye akışı olarak kaydedilmediğini belirtti.

FGBHJU
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu (Şarku’l Avsat)

Dağlıoğlu, bu durumun Suudi yatırımcıların kullandığı araçların geliştiğini gösterdiğini belirterek, yatırımcıların şirketlerden hisse satın almak veya birleşme ve satın alma işlemlerini finanse etmek için fonlara ve uluslararası yatırım yapılarına daha fazla başvurmaya başladığını söyledi.

Yenilenebilir enerji

Dağlıoğlu, Suudi Arabistan merkezli Acwa Power şirketinin Türkiye’deki yenilenebilir enerji projelerine dahil olmasını, iki ülke arasındaki yatırım ilişkilerinin yönünü gösteren önemli bir örnek olarak değerlendirdi. Bu alandaki iş birliğinin geniş fırsatlar barındırdığını belirten Dağlıoğlu, Türkiye’nin temiz enerji kapasitesini artırmaya ihtiyaç duyduğunu, Suudi şirketlerin ise büyük ölçekli projelerin geliştirilmesi, finansmanı ve işletilmesi konusunda ileri düzeyde deneyime sahip olduğunu ifade etti.

Dağlıoğlu, büyük kapasiteli yenilenebilir enerji üretim projelerini kapsayan yatırım taahhütlerinin bulunduğuna işaret ederek, Türkiye’nin Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31’e ev sahipliği yapacağı dönemde, önümüzdeki süreçte bu alanda ilave adımların açıklanmasını beklediğini söyledi.

Enerji sektörünün iki ülke arasındaki ortaklığın başlıca eksenlerinden birine dönüşebileceğini belirten Dağlıoğlu, Suudi Arabistan’ın yenilenebilir enerji alanındaki uluslararası yatırımlarını genişletme yönündeki yaklaşımına ve Türkiye’nin enerji karmasında temiz kaynakların payını artırma hedeflerine dikkat çekti.

Savunma iş birliği

Öte yandan SAHA İstanbul Genel Sekreteri Muttalip Tütüncü, Suudi Arabistan ile Türkiye arasındaki savunma iş birliğinin artık yalnızca ürün satışı veya ihracat anlaşmalarıyla sınırlı kalmadığını, teknoloji transferi, sanayinin yerlileştirilmesi ve ortak üretim kapasitelerinin geliştirilmesini kapsayan stratejik bir ortaklığa doğru ilerlediğini söyledi.

Tütüncü, Suudi Arabistan’ın savunma sanayisini yerlileştirme hedeflerinin, Türkiye’nin son yıllarda oluşturduğu sanayi ve teknoloji kapasitesiyle örtüştüğünü, bunun da iki tarafın şirket ve kurumları arasında daha geniş kapsamlı bir iş birliğinin önünü açtığını belirtti.

Suudi Arabistan’ın yalnızca savunma ekipmanları ve sistemleri satın almayı hedeflemediğini ifade eden Tütüncü, ülkenin askeri sanayide yerli içeriğin payını artırma hedefleri doğrultusunda teknik bilgiye, üretim, geliştirme ve bakım kapasitesine sahip olmayı amaçladığını kaydetti.

Tütüncü, “Türk şirketleri Suudi Arabistan pazarını yalnızca ürün ihraç edilecek bir pazar olarak değil, uzun vadeli stratejik bir ortak olarak görüyor” diyerek, gelecekteki iş birliğinin ortak üretim, teknoloji transferi, nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi ve yerel tedarik zincirlerinin oluşturulmasını kapsayabileceğini vurguladı.

İki ülke arasındaki savunma ilişkisini, Suudi Arabistan’ın finansman ve yatırım imkanları ile Türkiye’nin teknik ve sanayi tecrübesinden yararlanan bir ‘sanayi entegrasyonu’ olarak nitelendiren Tütüncü, bu modelin havacılık, insansız sistemler, elektronik ve ileri teknolojiler gibi alanlara da yayılabileceğini ifade etti.

İki ülke arasındaki insansız hava aracı (İHA) anlaşmalarının savunma iş birliği açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Tütüncü, bunun iş birliğinin sonu değil, Suudi Arabistan’da sanayi ve üretim kapasitelerinin geliştirilmesini de kapsayabilecek daha geniş bir dönemin başlangıcı olduğunu söyledi.

Turizm ve mevsimsel entegrasyon

Turizm sektöründe ise Dağlıoğlu, iki ülkenin mevsimsel entegrasyona dayalı bir model oluşturma fırsatına sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin yaz aylarında çok sayıda Suudi turisti ağırladığını ifade eden Dağlıoğlu, Türk şirket ve turizm işletmecilerinin ise Suudi Arabistan’daki kış turizm sezonundan ve Krallık’ta hayata geçirilen yeni turizm ve eğlence projelerinden yararlanabileceğini söyledi.

WDEFRGT
SAHA İstanbul Genel Sekreteri Muttalip Tütüncü (Şarku’l Avsat)

Türk konaklama, işletmecilik ve turizm hizmetleri şirketlerinin Türkiye’de talebin düştüğü dönemlerde deneyim ve personellerini Suudi Arabistan pazarına taşıyabileceğini belirten Dağlıoğlu, bunun Suudi Arabistan’daki projelerin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağlayacağını ve Türk şirketleri için yeni fırsatlar oluşturacağını kaydetti.

Dağlıoğlu, Riyad ile Ankara arasındaki iş birliğinin yalnızca hükümetler ve büyük şirketlerle sınırlı olmadığını, yatırımcıların, girişimcilerin ve küçük ve orta ölçekli şirketlerin de birbirleriyle bağlantı kurmasını ve iki ülke pazarlarına girişlerinin kolaylaştırılmasını kapsadığını vurguladı.

Daha fazla büyüme

İki Türk yetkili, önümüzdeki dönemde karşılıklı yatırımlarda daha yüksek bir büyüme yaşanmasının beklendiğini belirtti. Bu büyümenin, ilişkilerdeki iyileşme, Suudi Arabistan’daki projelerin kapsamının genişlemesi, Suudi yatırımcıların Türkiye’deki varlık ve şirketlere yönelik artan ilgisi ve Ankara’nın sanayi, enerji ve teknoloji sektörlerini destekleyecek nitelikli yatırımları çekme hedefiyle desteklenmesi bekleniyor.

Bu süreç, Suudi Arabistan-Türkiye ilişkilerinin ticari ivmenin yeniden kazanıldığı bir aşamadan, ortak yatırım, teknoloji transferi ve kapasite entegrasyonuna dayanan daha derin ekonomik ve sanayi çıkarların oluşturulduğu bir döneme geçtiğini gösteriyor. Böylece iki ülke arasındaki ilişkiler, geleneksel ticaretteki dalgalanmaların ötesine geçen, uzun vadeli bir nitelik kazanıyor.