Sebte krizi Avrupa'daki bölünmeleri gün yüzüne çıkardı: AB yeni göç planlarını masaya yatırıyor

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen. (DPA)
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen. (DPA)
TT

Sebte krizi Avrupa'daki bölünmeleri gün yüzüne çıkardı: AB yeni göç planlarını masaya yatırıyor

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen. (DPA)
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen. (DPA)

Geçtiğimiz hafta sonu İspanya'ya bağlı Kuzey Afrika'daki Sebte (Ceuta) yerleşiminde yaşananlar, sıradan bir düzensiz göç olayı olmaktan çok uzaktı. Fas topraklarının kuzeyinde yer alan küçük İspanyol yerleşimine Faslı ve Afrikalı yaklaşık 60 bin kişinin yoğun dalgalar hâlinde ulaşmaya çalışması, Fas-İspanya hattındaki düzensiz göç tarihinde benzeri görülmemiş bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Fas İçişleri Bakanlığı, olayla ilgili yayımladığı açıklamada Rabat yönetiminin herhangi bir sorumluluğu bulunduğu iddialarını reddetti. Açıklamanın, Kral 6. Muhammed'in tahta çıkış yıl dönümü kutlamalarının yapıldığı güne denk gelmesi ise Fas'taki ekonomik ve sosyal koşullara ilişkin olumsuz bir tablo ortaya koyarken, çok sayıda gencin yasal olmasa bile Avrupa'ya göç etme arzusunu ve bunun risklerini göze aldığını da gözler önüne serdi. İspanyol makamlarına göre iki gün süren olaylarda 72 kişi hayatını kaybetti.

uı7l8
İspanyol askerleri, cumartesi günü Sebte'de Fas'a geri gönderilmeyi bekleyen göçmenleri gözetliyor. (AFP)

İspanyol güvenlik güçleri, on binlerce kişinin ani akını karşısında hazırlıksız yakalandı. Resmî verilere göre yalnızca Sebte'ye yönelen göçmen sayısı, 2025 yılı boyunca İspanya'ya yasa dışı yollarla giren toplam 36 bin 775 kişiyi en az 15 bin kişi aştı.

Sorumlu kim?

İspanya, askeri ve güvenlik güçlerinin bölgeye takviye edilmesiyle durumu kısa sürede kontrol altına aldı. Sınırı geçenlerin büyük bölümü geldikleri hızla Fas tarafına geri gönderildi.

Ancak bu denli büyük bir göç dalgasının gerçek nedeni henüz netlik kazanmış değil.

Olası senaryolardan biri, bunun Rabat'ın İspanya'ya yönelik siyasi baskısı olduğu yönünde. Bu iddia, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in 20 Temmuz'da Cezayir'e gerçekleştirdiği resmî ziyaret ve Madrid'in Batı Sahra konusunda Fas'ın planını desteklemesinin ardından Cezayir ile ilişkileri yeniden geliştirme çabalarıyla ilişkilendiriliyor.

bhyjukıo
Geçen cumartesi günü göçmenler, İspanya'ya bağlı Sebte yerleşimindeki kısa süreli barınma merkezinin dışında bekliyor. (AFP)

Bir başka ihtimal ise İngiltere ile Avrupa Birliği arasında 15 Temmuz'da yürürlüğe giren anlaşma sonrasında Cebelitarık ile Fas arasındaki deniz hattının kaldırılması.

Anlaşmayla birlikte Cebelitarık ile İspanya arasındaki fiziksel sınırlar kaldırıldı ve İngiliz toprağı fiilen Schengen serbest dolaşım sistemine dâhil oldu.

Rabat yönetimi ise bu düzenlemenin Cebelitarık'ta yaşayan ve Fas ile bağlarını sürdürmek isteyen Fas vatandaşlarının çıkarlarını olumsuz etkilediğini savunuyor.

Bir diğer önemli unsur ise İspanya Yüksek Mahkemesi'nin kararı oldu. Mahkeme, İspanya topraklarına herhangi bir fiziksel engeli aşmadan ulaşan kişilerin derhâl sınır dışı edilemeyeceğine hükmetti.

Bu kararın pratik sonucu, deniz yoluyla Sebte kıyılarına ulaşan kişilerin anında geri gönderilememesi oldu. Bu nedenle binlerce kişi Sebte'ye ulaşmak için denize atlayarak yüzmeyi tercih etti.

Fas İçişleri Bakanlığı da pazar günü yayımladığı açıklamada bu hukuki boşluğa dikkat çekerek, sosyal medyada yayılan yanıltıcı bilgiler, insan kaçakçılığı şebekeleri ve hukuki düzenlemelerin yanlış yorumlanmasının krizi büyüten faktörler olduğunu belirtti.

İspanya ise bu boşluğa hızla müdahale ederek Sebte kıyılarına denizden serbest erişimi engelleyecek fiziksel bariyerler inşa etmeye başladı.

Avrupa'daki ayrışmayı derinleştirdi

Sebte'deki göç dalgasının siyasi etkileri Avrupa sınırlarını da aştı.

ABD ve İsrail başta olmak üzere bazı Avrupa dışı aktörler, Gazze ve Batı Şeria'daki İsrail politikalarına yönelik sert eleştirileriyle tanınan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın İran politikasını da eleştiren Pedro Sanchez hükümetini hedef almak için krizi kullandı. Ancak gelişmelerden en fazla etkilenen taraf Avrupa Birliği oldu.

xcdvfgbhyju
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez. (AFP)

Sebte'ye yönelen on binlerce kişinin görüntüleri, Avrupalılara 2015 ve 2016 yıllarında Suriye başta olmak üzere savaş bölgelerinden gelen yüz binlerce sığınmacının Avrupa sınırlarına ulaştığı dönemi hatırlattı.

İspanya hükümetinin kısa süre önce belirli kriterler çerçevesinde 500 bin düzensiz göçmene yasal statü tanıma kararı zaten Avrupa'daki sağ hükümetlerin sert tepkisini çekmişti. Muhalif çevreler bu kararı "Avrupa'ya davetiye" olarak nitelendiriyordu.

Sebte olayları bu eleştirileri daha da artırdı.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İspanya'nın geçici olarak Schengen Bölgesi'nden çıkarılmasını talep eden kampanyaya öncülük etti. Danimarka ve Finlandiya da bu girişime destek verdi.

İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, "Geçici askıya alma gerekli bir seçenektir. Sebte'deki göç krizi bize Avrupa Birliği dış sınırlarının korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu yeniden hatırlattı." dedi.

İtalya ayrıca İspanya'dan gelen hava ve deniz ulaşımına yönelik bir aylık ek sınır kontrolleri uygulamaya başladı.

xdfvgbhnj
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, geçen 8 Temmuz'da Ankara'da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin arasında. (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen de Schengen'in askıya alınması dâhil tüm seçeneklerin değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Bu yaklaşımı Finlandiya, Çekya ve İsveç de destekliyor.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile Göç Bakanı Johan Forssell ise pazar günü yayımladıkları ortak açıklamada, "İspanya'nın sorumsuz göç politikası artık Avrupa Birliği içindeki serbest dolaşımı tehdit ediyor. İsveç, İspanya üzerinden geçerek Kuzey Avrupa'ya ulaşmaya çalışan göçmenleri kabul etmeyecektir." ifadelerini kullandı.

Gözler salı günkü toplantıda

Krizin ilk sonucu, Avrupa Birliği içindeki görüş ayrılıklarının açık biçimde ortaya çıkması oldu.

İtalya ve Danimarka öncülüğünde 22 AB ülkesi, içişleri bakanlarının salı günü video konferans yöntemiyle olağanüstü toplanmasını talep eden ortak mektuba imza attı.

Fransa, Portekiz ve Lüksemburg ise Madrid'e destek verilmesi gerektiğini savunarak mektuba katılmadı.

Ortak mektupta, AB'nin dış sınırlarının güçlendirilmesi, düzensiz göçle mücadele edilmesi, insan kaçakçılığı ağlarının çökertilmesi, geri gönderme mekanizmalarının daha etkin hâle getirilmesi ve yasa dışı göçü teşvik eden tüm unsurların ortadan kaldırılması çağrısı yapıldı.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de gelişmeler üzerine İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'e gönderdiği mesajda, Avrupa Birliği'nin dış sınırlarının korunması konusunda ortak bir Avrupa yaklaşımının oluşturulması gerektiğini belirtti.

Von der Leyen, salı günü yapılacak toplantının düzensiz göç konusunda ortak bir Avrupa çözümüne zemin hazırlamasını umut etti.



4 günde zirveye çıkan Netflix dizisine soğuk duş

26 yaşındaki Ella Beatty, oyunculuk kariyerinin henüz üçüncü projesi olan Canavar: Lizzie Borden'ın Hikayesi'nde başrolü üstleniyor (Netflix)
26 yaşındaki Ella Beatty, oyunculuk kariyerinin henüz üçüncü projesi olan Canavar: Lizzie Borden'ın Hikayesi'nde başrolü üstleniyor (Netflix)
TT

4 günde zirveye çıkan Netflix dizisine soğuk duş

26 yaşındaki Ella Beatty, oyunculuk kariyerinin henüz üçüncü projesi olan Canavar: Lizzie Borden'ın Hikayesi'nde başrolü üstleniyor (Netflix)
26 yaşındaki Ella Beatty, oyunculuk kariyerinin henüz üçüncü projesi olan Canavar: Lizzie Borden'ın Hikayesi'nde başrolü üstleniyor (Netflix)

Ryan Murphy imzalı antoloji dizisi Canavar'ın (Monster) yeni sezonu, Netflix'te kısa sürede bir numaraya yükseldi. Ancak yayın hayatına 17 Eylül'de başlayan sezon, yüksek izlenme rakamlarına rağmen seyirciden geçer not alamadı.

Geçen hafta yayına giren Canavar: Lizzie Borden'ın Hikayesi (Monster: The Lizzie Borden Story), ilk 4 gününde ulaştığı 12,2 milyon izlenmeyle Netflix listesine bir numaradan hızlı bir giriş yaptı.

Bu izlenme sayısı, ilk bakışta serinin önceki sezonlarına yakın bir başlangıca işaret ediyor.

Antolojinin 2024 yapımı ikinci sezonu Canavarlar: Lyle ve Erik Menendez'in Hikayesi (Monster: The Lyle and Erik Menendez Story) ilk 4 gününde 12,3 milyon izlenmeye ulaşmıştı. 2025'te yayımlanan Canavar: Ed Gein'in Hikayesi (Monster: The Ed Gein Story) de platformun haftalık ölçüm dönemine giren ilk üç gününde 12,2 milyon izlenmişti.

Ancak yapımların erişimde kaldığı süreler dikkate alındığında tablo değişiyor. 

Perşembe günü izleyiciyle buluşan Lizzie Borden'ın Hikayesi, cuma günü yayımlanan Ed Gein sezonundan bir gün daha uzun süre erişimde olmasına rağmen aynı izlenme sayısına ulaştı.

Serinin 2022'deki ilk halkası Canavar: Jeffrey Dahmer'ın Hikayesi (Monster: The Jeffrey Dahmer Story) ise hâlâ diğer sezonların çok önünde yer alıyor.

Platformun performansı izlenme saati üzerinden ölçtüğü dönemde yayımlanan ilk sezon, ilk 4 gününde 196,2 milyon saat izlenmişti. Bu rakam, yayın devinin bugünkü hesaplama yöntemine göre yaklaşık 22,3 milyon izlenmeye karşılık geliyor. 

Dizi, platformun tüm zamanların en çok izlenen İngilizce yapımları listesinde hâlâ 7. sırada yer alıyor.

Netflix verilerine göre, tarihin en çok konuşulan suç figürlerinin yaşamlarını ve onlarla bağlantılı cinayetleri ele alan antolojinin tüm sezonları toplamda yaklaşık 170 milyon izlenmeye ulaştı. 

Ancak son veriler, platformun büyük yapımlarında yaşadığı izleyici kitlesini koruma zorluğuna paralel olarak Canavar serisine olan ilginin de giderek azaldığına işaret ediyor.

Ne eleştirmenler beğendi ne de izleyiciler

8 bölümden oluşan 4. sezonda, ünlü oyuncular Warren Beatty ve Annette Bening'in kızı Ella Beatty başrolde yer alıyor. 

Dizi, 1892'de Massachusetts'te ailesinden iki kişiyi baltayla katletmekle suçlanan ancak yargılama sonucunda beraat eden Lizzie Borden'ın hikayesini anlatıyor.

Oyuncu kadrosunda Lizzie'nin babası ve üvey annesi rollerinde Charlie Hunnam'la Rebecca Hall yer alıyor. Billie Lourd, Lizzie'nin kız kardeşini, Vicky Krieps ise evin hizmetçisi Bridget "Maggie" Sullivan'ı canlandırıyor.

Tüm bölümleri 17 Eylül'de yayına giren Canavar: The Lizzie Borden'ın Hikayesi, hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden olumsuz yorumlar aldı.

Yapımın Rotten Tomatoes'daki eleştirmen puanı, 20 inceleme üzerinden yüzde 40'ta kaldı. 250'den fazla doğrulanmış kullanıcı değerlendirmesine dayanan izleyici puanı ise yüzde 37 oldu.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, Forbes


Arjantinli Falkland gazileri, Javier Milei'ye kızgın

Muhaliflere göre Javier Milei, Falkland meselesini gündeme getirerek iç destek toplamayı hedefliyor (Reuters)
Muhaliflere göre Javier Milei, Falkland meselesini gündeme getirerek iç destek toplamayı hedefliyor (Reuters)
TT

Arjantinli Falkland gazileri, Javier Milei'ye kızgın

Muhaliflere göre Javier Milei, Falkland meselesini gündeme getirerek iç destek toplamayı hedefliyor (Reuters)
Muhaliflere göre Javier Milei, Falkland meselesini gündeme getirerek iç destek toplamayı hedefliyor (Reuters)

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'nin Falkland Adaları üzerindeki hak iddiasını tekrar gündeme taşımasının yankıları sürüyor.

Britanya gazetesi Telegraph,  bazı Arjantinli Falkland Savaşı gazilerinin Milei'nin tutumunu eleştirdiğini yazıyor.

Habere göre bazı savaş gazileri, Milei'nin dikkatleri ülkedeki ekonomik sorunlardan uzaklaştırmak için Falkland anlaşmazlığını "siyasi bir hamle" olarak kullandığını düşünüyor.

La Matanza Savaş Gazileri Merkezi Başkanı Ramón Robles, Milei'ye güvenmediğini belirterek liderin ekonomik baskı altındaki halkın dikkatini başka yöne çekmek istediğini savunuyor.

Falkland Gazileri Konfederasyonu Başkanı Oscar Mendoza da Milei'nin hamlesini "çaresiz bir adım" diye niteliyor.

Mendoza, Arjantin liderinin kemer sıkma politikalarını eleştirerek gaziler, emekliler ve engelliler için herhangi bir ekonomik iyileşmeye gidilmediğini, eğitim ve sağlık harcamalarının da kısıldığını söylüyor.

2026 FIFA Dünya Kupası'nda açılan Falkland Adaları pankartının ardından Arjantin ve Birleşik Krallık arasında diplomatik gerginlik yaşanmıştı.

15 Temmuz'da oynanan yarı final müsabakasında İngiltere'yi 2-1 mağlup ederek finale yükselen Arjantin'in oyuncuları, sahada galibiyeti kutlarken "Falkland Adaları Arjantin'indir" ("Las Malvinas son Argentinas") yazılı pankart açmıştı.

Arjantin'in "Las Malvinas" adını verdiği adalar üzerindeki hak iddiasını savunanlar da Falkland Adaları yerine bu ifadeyi kullanıyor.

Birleşik Krallık Başbakanlığı, olayla ilgili soruşturma başlatılması çağrısında bulunmuş, "Dünya Kupası bizim olmayabilir ama Falkland Adaları kesinlikle bizimdir" açıklamasını yapmıştı.

Adaların tarihsel ve hukuki bakımdan Arjantin'e ait olduğunu savunan Milei ise eylül başındaki açıklamasında, bölgede izinsiz petrol çıkaran şirketlere ekonomik yaptırım uygulanacağını duyurmuştu.

Milei'ye desteğiyle bilinen ABD Başkanı Donald Trump da ülkesinin, Britanya Denizaşırı Toprakları'nın parçası olan Falkland Adaları'na ilişkin tutumunun "yeniden değerlendirildiğini" söylemişti.

Telegraph'ın konuştuğu Arjantinli gaziler, adaların kontrolünün müzakere ve diplomasi yoluyla geri kazanılması gerektiğini savunuyor.

Mar del Plata Falkland Savaşı Gazileri Merkezi Başkanı Fernando Daniel Alvarez şunları söylüyor:

Adalarımızı geri alabilmemiz için olumlu gelişmelerin yaşanmasını istiyoruz. Bunun her zaman diplomatik yollarla gerçekleştirilmesini diliyoruz. Umarım biz bu dünyadan ayrılmadan önce o günü görürüz.

1982'de Arjantin ve Birleşik Krallık arasındaki Falkland Savaşı'nda 649 Arjantinli asker, 255 Britanyalı asker ve üç ada sakini hayatını kaybetmişti.
Independent Türkçe, Telegraph, BBC 


Trump'ın SpaceX hisselerinde alım satım yaptığı ortaya çıktı

Nasdaq borsasında açılış zilinin çalındığı törene videoyla katılan Musk, "SpaceX'in başarılı olma ihtimalini yüzde 10'dan az görüyordum" demişti (Reuters)
Nasdaq borsasında açılış zilinin çalındığı törene videoyla katılan Musk, "SpaceX'in başarılı olma ihtimalini yüzde 10'dan az görüyordum" demişti (Reuters)
TT

Trump'ın SpaceX hisselerinde alım satım yaptığı ortaya çıktı

Nasdaq borsasında açılış zilinin çalındığı törene videoyla katılan Musk, "SpaceX'in başarılı olma ihtimalini yüzde 10'dan az görüyordum" demişti (Reuters)
Nasdaq borsasında açılış zilinin çalındığı törene videoyla katılan Musk, "SpaceX'in başarılı olma ihtimalini yüzde 10'dan az görüyordum" demişti (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump'ın teknoloji milyarderi Elon Musk'ın SpaceX firmasının hisseleriyle ilgili alım satım işlemlerini sürdürmesi, ikili arasındaki finansal bağların yeni bir boyutunu ortaya koyuyor.

Trump, Musk'ın yönettiği uzay teknolojisi şirketi SpaceX'te temmuz ayında 15 bin 1 ila 50 bin dolar değerinde hisse aldı, bir hafta sonra ise 1001 ila 15 bin dolar değerinde hisse sattı.

Cumhuriyetçi liderin 8 Eylül'de imzaladığı ve ABD Hükümet Etik Ofisi tarafından salı günü yayımlanan mali bildirimdeki işlemlere göre alım 10 Temmuz'da, satış ise 17 Temmuz'da gerçekleşti. Reuters, Trump'ın haziranda da SpaceX hissesi aldığını bildirmişti.

Son işlemler, Beyaz Saray'ın şirketin faaliyetlerini ve geleceğini etkileyebilecek kararlar aldığı bir dönemde Trump'ın SpaceX'le kişisel finansal bağını ortaya koyuyor.

12 Haziran'da ABD tarihindeki en büyük halka arzı gerçekleştiren firma, 1,77 trilyon dolar değerlemeye ulaşmıştı. SpaceX aynı zamanda ABD ordusu ve federal kurumlarla da birçok sözleşmeye sahip.

Beyaz Saray Sözcüsü Davis Ingle, hazirandaki işlemlerle ilgili açıklamasında Trump'ın portföyünün üçüncü taraf finans kuruluşlarınca bağımsız şekilde yönetildiğini, bu kuruluşların Schwab 1000 gibi tanınmış endeksleri takip ettiğini söylemişti.

Reuters, federal yetkililerin mali bildirimlerde varlık değerlerini aralıklar halinde açıklaması nedeniyle Trump'ın SpaceX yatırımının kesin miktarının belirlenemediğini aktarıyor.

Trump'ın seçim kampanyasına büyük destek veren Musk, Hükümet Verimliliği Bakanlığı'nda (DOGE) yaptığı kesintilerle de tartışma yaratmıştı. Trump'ın kabinesinden bazı isimler, DOGE'un faaliyetlerine karşı çıkmış, bu da ikili arasında sürtüşme yaratmıştı.

Musk daha sonra DOGE'dan ayrılıp Tesla'ya odaklanmaya karar vermişti.

Teknoloji milyarderi, Trump'ın geçen yıl haziranda açıkladığı kapsamlı vergi paketine karşı çıkmış, elektrikli araçlara yönelik teşviklerin kaldırılmasının CEO'su olduğu Tesla'ya zarar vereceğini söylemişti.

Daha sonra Trump'ın Jeffrey Epstein dosyalarında adının geçtiğini de öne sürmüştü. Trump ise Musk'ın SpaceX firmasının federal hükümetle yaptığı sözleşmeleri iptal etme tehdidi savurmuştu.

Diğer yandan Wall Street Journal geçen ayki haberinde, ikilinin ABD Başkanı'nın mayısta gerçekleştirdiği Çin ziyareti sırasında tekrar yakınlaştığını yazmıştı.

New York Times da 30 Temmuz'daki haberinde Musk'ın, ara seçimde Cumhuriyetçilerin kampanyasına en az 100 milyon dolar bağış yapacağını aktarmıştı.

Independent Türkçe, Reuters, NBC News