İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Muhsin Rızai’yi Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri olarak atadı. Atama, Muhammed Bakır Zülkadir’in istifasının kabul edilmesinin ardından geldi. İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in Rızai’yi saatler önce Konsey’deki temsilcisi olarak atamasıyla birlikte, İran’ın en önemli karar alma merkezlerinden birinde yaşanan değişikliklere ilişkin günlerdir süren belirsizlik dün sona erdi.
İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi İletişim ve Medya Başkan Yardımcısı Mehdi Tabatabai, Pezeşkiyan’ın, “Muhammed Bakır Zülkadir’in Konsey Genel Sekreterliği görevinden istifası ve yeni bir sorumluluk üstlenmesi nedeniyle” Rızai’yi Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri olarak atayan kararnameyi imzaladığını açıkladı.
Cumhurbaşkanlığı Ofisi, Zülkadir’in ülkenin en üst güvenlik organındaki görevinden ayrılmasının ardından üstleneceği yeni sorumluluğun niteliğine ilişkin bilgi vermedi.
Pezeşkiyan’ın kararnamesi, Hamaney’in Rızai’yi Zülkadir’in yerine Konsey’deki temsilcisi olarak atamasından saatler sonra yayımlandı. Böylece Rızai, daha önce Zülkadir’in yürüttüğü iki görevi, yani Konsey Genel Sekreterliği ve dini liderin Konsey’deki temsilciliğini aynı anda üstlenmiş oldu.
Hamaney’in ofisi yayımladığı kararnamede, Rızai’nin atanmasını “değerli deneyimleri” ve İran-Irak Savaşı sırasındaki rolü nedeniyle gerçekleştirildiğini belirtti. Aynı kararla Zülkadir’in dini liderin Konsey’deki temsilciliği görevinin de sona erdiği bildirildi ve çalışmalarından dolayı kendisine teşekkür edildi.
Karar doğrultusunda Rızai ve Said Celili, İran dini liderinin Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’ndeki temsilcileri oldu.
Rızai’nin yeni görevleri, Mücteba Hamaney’in babası Ali Hamaney’in ardından İran’ın dini lideri seçilmesinden sonra Rızai’nin Hamaney çevresindeki rolünün en son önem kazanması oldu. Mücteba Hamaney’in göreve geldikten sonraki ilk kararlarından biri, 16 Mart’ta Rızai’yi askeri danışmanı olarak atamak olmuştu. Rızai, bu görevini yeni görevleriyle birlikte yürütecek.
Rızai, Devrim Muhafızları’nın en önemli eski komutanlarından biri olarak biliniyor. İran-Irak Savaşı sırasında uzun yıllar Devrim Muhafızları’na komuta eden Rızai, daha sonra çeşitli siyasi ve ekonomik görevlerde bulundu. Bunların en önemlilerinden biri, Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi Genel Sekreterliği göreviydi.
Görev değişikliği konusunda belirsizlik
Atama, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nde yapılması beklenen değişikliklere ilişkin günlerdir süren belirsizliğin sonrasında yapıldı. Tartışmalar özellikle Rızai’nin Zülkadir’in yerine Konsey Genel Sekreteri olarak mı atanacağı, yoksa dini liderin Konsey’deki temsilciliği görevini mi üstleneceği konusunda yoğunlaşmıştı.
Devrim Muhafızları’na yakın Tesnim Haber Ajansı, dün daha önceden kesinlik içermeyen bir haber yayımlayarak, “elde ettiği bilgilere” göre Rızai’nin Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nde Hamaney’in temsilcisi olarak atandığını bildirdi. Ancak, birkaç dakika sonra haberi kaldırdı.
Tesnim’in silinen haberinde Rızai ve Celili’nin dini liderin iki temsilcilik koltuğunu üstleneceği, Zülkadir’in ise değişiklik öncesinde bu koltuklardan birinde oturduğu belirtilmişti.
Son günlerde İran medyasında, Zülkadir’in Konsey Genel Sekreterliği görevinden istifa edebileceği ve Rızai’nin onun yerine atanacağı yönünde haberler yayımlanmış, Pezeşkiyan’ın değişikliğe ilişkin tutumu konusunda ise çelişkili bilgiler ortaya atılmıştı.
İran Hizbullahı Genel Sekreteri ve Mücteba Hamaney’in akrabalarından Muhammed Bakır Hırazi, geçen hafta değişiklik hakkında kamuoyuna açıklama yapan ilk isim oldu. Hırazi, Rızai’nin Zülkadir’in yerine geçeceğini ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nde beklenen değişiklikler kapsamında görev alacağını belirtti.

Konsey içinde görüş ayrılıkları
Pezeşkiyan’ın cumartesi günü Zülkadir’in istifa ettiğine ilişkin haberler hakkında “görüş ayrılıkları” bulunduğunu kabul etmesi, tartışmaları daha da alevlendirdi.
Pezeşkiyan, “Gündemde bazı görüş ayrılıkları var ve bunları çözmeye çalışıyoruz” demiş, ancak ayrılıkların niteliği konusunda bilgi vermemiş ve o aşamada istifayı kabul ettiğini doğrulamamıştı.
Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Muhsin Hacı Mirzai ise ayrıntı vermekten kaçınarak, herhangi bir değişikliğin kararname yayımlandığında öğrenileceğini söylemişti. Hükümet Sözcüsü Fatıma Muhacerani de Zülkadir’in istifasına ilişkin bilgisinin bulunmadığını açıklamıştı.
Buna karşılık, Sazendegi gazetesi ismini açıklamadığı bir kaynağa dayandırdığı haberinde Zülkadir’in istifasını sunduğunu, ancak Pezeşkiyan’ın bunu reddederek kendisinden görevine “kararlılıkla” devam etmesini istediğini yazmıştı. Diğer bazı haberlerde ise istifanın yeni bir gelişme olmadığı, Zülkadir’in göreve atanmasının ilk günlerine dayandığı öne sürüldü.

Dün yayımlanan iki kararname, Rızai’nin Konsey içindeki konumunu ve Zülkadir’in görevini netleştirdi. Hamaney, Zülkadir’in kendi temsilciliği görevini sona erdirerek yerine Rızai’yi atarken, Cumhurbaşkanlığı da Zülkadir’in Konsey Genel Sekreterliği görevinden istifasını kabul etti ve Rızai’yi onun yerine getirdi.
Rızai iki görevi birden üstlendi
Mevcut sisteme göre Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri İran Cumhurbaşkanı tarafından atanırken, dini lider Konsey’deki temsilcilerini kendisi belirliyor. Dün yayımlanan iki kararname ile Rızai’ye daha önce Zülkadir’in birlikte yürüttüğü iki görevi verildi.
Rızai’nin Konsey’in idari yapılanmasının başına geçmesi ve aynı zamanda Hamaney’i temsil etmesi, İran yönetiminin savaşın yürütülmesi, ABD ile müzakereler ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin düzenlemeler konusunda kurumlar arası görüş ayrılıklarının yaşandığı bir dönemde gerçekleşti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, bu başlıklarda İran’daki karar alma mekanizmasının merkezinde yer alıyor.
Pezeşkiyan cumartesi günü, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin İslamabad Mutabakatı’nın ABD ile hayata geçirilmesindeki rolünü savunmuştu. Pezeşkiyan, askeri ve güvenlik yetkililerinin Konsey toplantılarına katıldığını ve “savaşsız ama barışsız” dönemin yönetilmesine ilişkin uzman değerlendirmeleri doğrultusunda mutabakatın uygulanmasını desteklediklerini belirtmişti.
Cumhurbaşkanı, Konsey üyelerinin başlangıçta aynı görüşte olmadığını, ancak görüşmelerin ardından 13 üyeden 12’sinin mutabakatı onayladığını açıkladı. Pezeşkiyan, İran içinden gelen eleştirilere karşı kararı savunarak, mutabakatın İran’ın çıkarlarından taviz verilmesini içermediğini söyledi.
Pezeşkiyan ayrıca, karar alma kurumları içindeki görüş ayrılıklarının normal olduğunu belirterek, farklı görüşlerin nihayetinde İran’ın dini liderine sunulduğunu ve kurumların nihai karara uymakla yükümlü olduğunu ifade etti.