İran dini lideri Mücteba Hamaney, pazartesi günü Silahlı Kuvvetler, Devrim Muhafızları ve Besic güçlerinin komuta kademelerinde kapsamlı değişikliklere gitti. Değişiklikler, altı üst düzey komutanı kapsarken, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi sekreterinin değiştirilmesinden bir gün sonra geldi. Böylece savaşın, güvenliğin ve askeri operasyonların yönetiminden sorumlu makamlarda hızlı bir yeniden yapılanma süreci başlatılmış oldu.
Hamaney’in ofisi tarafından yayımlanan ayrı kararnamelerle, İran operasyonlarının komutanı Ali Abdullahi Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanı, General Keyumars Haydari yardımcısı, Ahmed Vahidi ise Devrim Muhafızları Genel Komutanı olarak atandı ve kendisine tümgeneral rütbesi verildi. Mustafa İzdi de Devrim Muhafızları Genel Komutan Yardımcılığına getirildi.
Kararlar kapsamında ayrıca Ali Azmai Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanı, Hüseyin Taib ise Besic Teşkilatı Başkanı olarak atandı.

Değişiklikler, bir gün önce Muhsin Rızai’nin, Muhammed Bakır Zülkadr’ın yerine Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi sekreteri ve Hamaney’in konseydeki temsilcisi olarak atanmasının ardından geldi.
Yeni kararlar; askeri planlama ve operasyonlardan, Devrim Muhafızları komutasından ve Körfez ile Hürmüz Boğazı'nda devam eden çatışmada kilit rol oynayan deniz kuvvetlerinden sorumlu üst düzey makamların yanı sıra ülke içinde güvenlik ve seferberlik görevleri yürüten Besic’in yönetimini de kapsıyor.
Abdullahi Genelkurmay Başkanlığında
Hamaney, tümgeneral Ali Abdullahi’yi, savaşta öldürülen Abdülrahim Musevi’nin yerine Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanı olarak atadı.
Hamaney, atama kararnamesinde Abdullahi’nin geçmişteki deneyimleri ve hizmetleri doğrultusunda bu göreve seçildiğini belirterek, kendisine Silahlı Kuvvetlerin askeri ve güvenlik hazırlık seviyesinin yükseltilmesi ve üst düzey komuta yapısının yeniden düzenlenmesiyle ilgili üç görev verdi.
Kararnamede Abdullahi’den Silahlı Kuvvetlerin ve «halk seferberliğinin» savunma ve güvenlik kapasitesini artırması ve modernize etmesi, bunları geleneksel ve yeni nitelikteki farklı düzeylerdeki askeri tehditlerle mücadeleye hazırlaması istendi. Bunlar arasında kararnamede «bilişsel ve hibrit tehditler» olarak tanımlanan unsurlar da yer aldı.

Abdullahi ayrıca söz konusu tehditlere zamanında ve etkili şekilde karşılık verebilecek askeri kapasitenin güvence altına alınmasıyla görevlendirildi.
Kararnamede, Genelkurmay Başkanlığı ile Genelkurmay Harekât Merkezi'nin, eski dini lider Ali Hamaney döneminde başlatılan bir plan doğrultusunda birleştirilmesi sürecinin tamamlanması yönünde de talimat verildi.
Abdullahı daha önce Genelkurmay Başkanlığı görevini yürütmüş, İran’ın silahlı kuvvetlerini denetleyen en üst düzey askeri kurumun başına geçmeden önce çeşitli askeri ve güvenlik görevlerinde bulunmuştu.
Hamaney, ayrı bir kararnameyle Tuğgeneral Keyumars Haydari’yi Abdullahi’nin önerisi üzerine Genelkurmay Başkanı Yardımcısı olarak atadı.
Haydari’den savunma ve güvenlik kapasitesinin artırılmasına katkı sağlaması, Silahlı Kuvvetler içinde cihatçı ruh olarak adlandırılan anlayışın güçlendirilmesi ve Genelkurmay Başkanı ile koordinasyon içinde askerlerin yaşam koşullarına ilişkin ihtiyaçların gözetilmesi istendi.
Vahidi Devrim Muhafızları’nın başına geçti
Devrim Muhafızları içindeki en önemli değişikliklerden birinde Hamaney, Ahmed Vahidi’yi savaşta öldürülen Muhammed Bakpur’un yerine Devrim Muhafızları Genel Komutanı olarak atadı ve kendisine tümgeneral rütbesi verdi.
Hamaney, kararnameyle yaptığı atamanın ABD ve müttefikleriyle «stratejik ve kader belirleyici bir karşılaşma» ortamında gerçekleştiğini belirterek yeni komutana bir dizi askeri ve örgütsel görev verdi.
Vahidi’den Devrim Muhafızları’nın kapasitesini «azami caydırıcılık» düzeyine çıkarmaya devam etmesi ve rakiplere karşı «güçlü saldırı operasyonları» düzenlemeye hazır olması istendi.
Talimatlar, Devrim Muhafızları içindeki yönetim ve komuta yapısının geliştirilmesini, kurumun farklı kademelerinde modern beceri ve teknolojilerden yararlanılmasını ve komutanlar ile personel arasındaki ideolojik disiplinin ve devrimci ruhun güçlendirilmesini de kapsadı.
Vahidi, askeri ve güvenlik kurumlarında uzun bir geçmişe sahip. Daha önce Kudüs Gücü Komutanlığı görevini üstlenen Vahidi, savunma bakanı ve ardından içişleri bakanı olarak görev yaptıktan sonra yeniden askeri komuta kademesine döndü.
Aynı değişiklikler kapsamında Hamaney, Tümgeneral Mustafa İzdi’yi Devrim Muhafızları Genel Komutan Yardımcısı olarak atadı.
Bu kararla İzdi, Vahidi’nin ardından Devrim Muhafızları'nın komuta hiyerarşisindeki ikinci isim oldu. İlk atama duyurusunda Hamaney’in kendisine verdiği görevlere ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.
Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nde yeni komuta
Hamaney, Ali Azmai’yi, savaşta öldürülen Ali Rıza Tengsiri’nin yerine Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanı olarak atadı.
Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin yeni komutanı ve Hürmüz’de geçiş kuralları üzerindeki mücadele
Değişiklik, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin İran’ın Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki operasyonlarında kilit rol oynadığı bir dönemde gerçekleşti. İran ile ABD arasında boğazın yeniden açılması için gerekli koşullar konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle deniz trafiği halen sınırlı durumda.
Hamaney, Azmai’den eğitim ve personel becerilerinin seviyesini yükseltmesini, deniz ekipmanları ve kapasitesini geliştirmesini, istihbarat yeteneklerini ve savaş hazırlığını güçlendirmesini istedi.
Kararnamede ayrıca Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile diğer Devrim Muhafızları birlikleri, Besic ve İran ordusunun deniz kuvvetleri arasında koordinasyonun güçlendirilmesi ve ilgili askeri ve sivil kurumlarla iş birliğinin artırılması vurgulandı.
Azmai’nin adı, mart ayının sonundan bu yana deniz kuvvetlerinin komutanlığıyla ilişkilendiriliyordu. Ancak ataması, İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney’in geçen ay düzenlenen cenaze töreni vesilesiyle Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından yayımlanan açıklamada resmen doğrulandı.
Azmai, Ali Rıza Tengsiri döneminde Deniz Kuvvetleri Komutan Yardımcısı olarak görev yapıyordu. İran Silahlı Kuvvetleri, Tengsiri’nin 26 Mart’ta düzenlenen ABD-İsrail saldırısında öldürüldüğünü, İsrail’in daha önce yaptığı açıklamanın ardından doğrulamıştı.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Tengsiri’yi mayın döşeme operasyonlarından ve Hürmüz Boğazı’nı kapatma girişimlerinden doğrudan sorumlu kişi olarak nitelendirmişti.
ABD Hazine Bakanlığı, Devrim Muhafızları liderliğinin terör listesine alınmasının ardından Haziran 2019’da Azmai’yi de yaptırım listesine dahil etmişti.
Azmai daha önce Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin Beşinci Bölgesi'nin komutanlığını yürütmüştü. 2012 yılında kurulan bölgenin operasyon alanı Hürmüz Boğazı'nı ve Basra Körfezi'ndeki İran kıyılarını, Kiş ve Kişm adaları çevresindeki bölgeler dahil olmak üzere kapsıyor.
Bu talimatlar, İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ulaşımına ilişkin yeni bir güzergâh haritası konusunda müzakerelerin sürdüğü bir dönemde geldi. Tahran, gemilerin geçiş güzergâhları konusunda anlaşmaya varılmasının boğazın tamamen yeniden açılması anlamına gelmeyeceği konusunda ısrar ediyor.
Taib Besic’in başına dönüyor
Güvenlik kurumundaki bir diğer değişiklikte Hamaney, Hüseyin Taib’i, savaşta öldürülen Gulam Rıza Süleymani’nin yerine Besic Teşkilatı Başkanı olarak atadı.
Bu kararla Taib, Devrim Muhafızları İstihbarat Teşkilatı'nın başında on yıldan fazla kaldıktan ve bu görevden ayrılmasından yıllar sonra yeniden en önemli güvenlik makamlarından birine döndü.
Atama kararnamesi Taib’e iç güvenlik, seferberlik ve Besic’e bağlı istihbarat ağlarıyla ilgili görevler verdi. Hamaney, Taib’den seferberlik kampanyasını genişletmesini istedi.
Taib ayrıca halk istihbarat ağını güçlendirmek, tehditlere karşı koymak amacıyla eğitim ve beceri seviyesini yükseltmek ve modern teknolojilerin kullanımını artırmakla görevlendirildi.
Kendisinden ayrıca devlet ve kamu kurumlarıyla iş birliğini güçlendirmesi, Besic’e bağlı grupları mahalleler ve meslek grupları arasında genişletmesi ve camiler merkezli sosyal faaliyetleri artırması istendi.
Kararnamede ayrıca Besic modelinin İran dışında yaygınlaştırılması ve bunun «halk direnişi ve dayanıklılığının» bir modeli olarak sunulması yönünde bir görev de yer aldı.
Taib’in atanması, savaş ve protestolar sırasında Tahran ve diğer kentlerde yolların ve kritik noktaların kontrol altına alınmasında Besic ve polis güçlerinin oynadığı role ilişkin Devrim Muhafızları komutanlarının açıklamalarının ardından geldi.
Askeri değişikliklerden önce, güvenlik dosyaları ile dış politika koordinasyonundan sorumlu ve savaş ile müzakerelere ilişkin kararlarda önemli rol oynayan Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nde de yeniden yapılanmaya gidilmişti.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, pazar günü Muhsin Rızai’yi, Muhammed Bakır Zülkadr’ın istifasını kabul etmesinin ardından konseyin yeni sekreteri olarak atadı. Bu atama, Hamaney’in Rızai’yi Zülkadr’ın yerine konseydeki temsilcisi olarak görevlendirmesinden birkaç saat sonra gerçekleşti.
Böylece Rızai, Hamaney’in askeri danışmanlığı görevini sürdürürken aynı zamanda Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi sekreteri ve dini liderin konseydeki temsilcisi oldu.
Pezeşkiyan, değişiklik öncesinde Zülkadr konusunda «anlaşmazlıklar» bulunduğunu kabul etmişti. İran yönetim kurumları içinde savaşın ve ABD ile müzakerelerin yönetimi ile Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için öne sürülen şartlar konusunda tartışmalar yaşanıyordu.
İran Cumhurbaşkanı, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin İslamabad mutabakatının onaylanmasındaki rolünü savunarak askeri ve güvenlik yetkililerinin bu mutabakatı görüşmelere katıldığını ve 13 üyeli konseyin 12 üyesinin anlaşmayı desteklediğini söyledi.
Konsey yönetimindeki değişiklik, Genelkurmay Başkanlığı, Devrim Muhafızları, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ve Besic’in komutasını yeni isimlere devreden askeri kararnamelerden bir günden daha kısa süre önce gerçekleşti.


