Washington yaklaşık 40 ülke, balistik füze testlerinden önceden bilgilendirilmeyi talep ediyor

Nükleer savaş başlığı taşıma kapasitesine sahip Trident II D5 füzesinin, 2018'de ABD'ye ait bir balistik füze denizaltısından gerçekleştirilen deneme atışı (Arşiv- Reuters)
Nükleer savaş başlığı taşıma kapasitesine sahip Trident II D5 füzesinin, 2018'de ABD'ye ait bir balistik füze denizaltısından gerçekleştirilen deneme atışı (Arşiv- Reuters)
TT

Washington yaklaşık 40 ülke, balistik füze testlerinden önceden bilgilendirilmeyi talep ediyor

Nükleer savaş başlığı taşıma kapasitesine sahip Trident II D5 füzesinin, 2018'de ABD'ye ait bir balistik füze denizaltısından gerçekleştirilen deneme atışı (Arşiv- Reuters)
Nükleer savaş başlığı taşıma kapasitesine sahip Trident II D5 füzesinin, 2018'de ABD'ye ait bir balistik füze denizaltısından gerçekleştirilen deneme atışı (Arşiv- Reuters)

ABD ve yaklaşık 40 ülke tarafından dün yayımlanan ortak bildiride, önceden bildirim yapılmadan gerçekleştirilen balistik füze testlerinin taşıdığı risklere dikkat çekildi. Açıklama, Çin'in geçen ay Pasifik Okyanusu üzerinde nükleer savaş başlığı taşıma kapasitesine sahip bir füze fırlatmasının ardından geldi.

Avrupa ile Hint-Pasifik bölgesindeki ülkelerin imzaladığı bildiride, "Nükleer savaş başlığı taşıma kapasitesine sahip balistik füzelerin önceden bildirimde bulunulmadan ve açık ayrıntılar paylaşılmadan test edilmesi tehlikelidir ve bu testlerin güzergâhlarına yakın ülkelerin barış ve güvenliğini zayıflatmaktadır" ifadelerine yer verildi.

Bildiride, bu tür uygulamaların "yanlış hesaplama riskini artırdığı, küresel istikrar ve güvenliği zayıflattığı ve uzun menzilli füze kapasitesine sahip ülkelerin sorumluluklarıyla bağdaşmadığı" belirtildi.

İmza sahibi ülkeler, bütün ülkeleri füze fırlatmadan en az 24 saat önceden bildirimde bulunmaya çağırdı. Bildirimde fırlatılacak füzenin türü, fırlatma için öngörülen zaman aralığı, füzenin izlemesi beklenen bölge ve yönün açıkça belirtilmesi istendi.

Ortak bildiride ayrıca, risklerin azaltılması amacıyla uluslararası standartlara uygun şekilde hava ve deniz taşımacılığına yönelik açık uyarılar yayımlanmasının gerekliliği vurgulandı. Bu uyarıların, füzenin veya parçalarının düşmesinin beklendiği bölgeleri de kapsaması gerektiği kaydedildi.

Pekin, geçen ay kıtalararası balistik füze denemesi gerçekleştirmeden kısa süre önce sınırlı sayıda ülkeye bildirimde bulunmuştu. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre söz konusu adım, Çin'in son yıllarda nüfuzunu artırmaya çalıştığı Pasifik bölgesinde askeri kapasitesini sergilemesi olarak değerlendirildi.

Gözlemciler, füzenin Pasifik Okyanusu'nda Solomon Adaları ile Nauru ve Tuvalu arasında kalan deniz bölgesine düştüğünü belirtmişti.



Trump: Ya İran ekonomik olarak çöker ya da ‘güçlü bir şekilde vururuz’

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz temmuz ayı ortalarında gazetecilerin İran ile ilgili sorularını yanıtlarken (Arşiv - AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz temmuz ayı ortalarında gazetecilerin İran ile ilgili sorularını yanıtlarken (Arşiv - AFP)
TT

Trump: Ya İran ekonomik olarak çöker ya da ‘güçlü bir şekilde vururuz’

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz temmuz ayı ortalarında gazetecilerin İran ile ilgili sorularını yanıtlarken (Arşiv - AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz temmuz ayı ortalarında gazetecilerin İran ile ilgili sorularını yanıtlarken (Arşiv - AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, İranlıları ‘son derece hileci müzakereciler’ olmakla suçladı. Trump, sabırlı olup Tahran'ın ekonomik olarak çökmesine izin verme veya ‘çok büyük bir güçle’ vurma sinyalini verdi. Öte yandan Pakistan ve Katar, barış çabaları ve Hürmüz Boğazı görüşmelerinde ilerleme kaydedildiğini açıkladı.

Trump, pazartesi günü geç saatlerde yayımlanan Real America's Voice kanalına telefonla verdiği röportajda, Reuters’ın aktardığına göre “bir nevi müzakere ediyorum... son derece hileci müzakereciler” dedi.

Şubat ayı sonlarında savaşın patlak vermesinden bu yana Trump'ın tutumları, askeri operasyonları tırmandırma tehdidi ile bir barış anlaşmasına varılmak üzere olduğunu açıklamak arasında gidip geldi.

Pakistan salı günü, ABD ile İran'ın ‘bir tür anlaşmaya’ yaklaştığını açıklarken, Katar, Hürmüz Boğazı'nın yönetimine ilişkin görüşmelerin ileri bir aşamaya ulaştığını, ancak bölgede iki gemiyi hedef alan iki yeni saldırıya dair haberler bulunduğunu bildirdi.

Trump, İran'a yönelik olası bir stratejiyi ise "Şu anda yaptığımı yapmaya, sabırlı olup durumlarının ne kadar kötüleştiğini izlemeye devam ediyorum” diye özetledi.

İran dondurulmuş mal varlıklarına atıfta bulunan Trump, "Ekonomik açıdan felaket bir durumdalar. Borç alamıyorlar. Paralarını biz kontrol ediyoruz; ellerinde olanı, ki büyük bir miktar. Devasa paraları vardı ve biz onu tamamen kontrol ediyoruz. Bankacılık işlerini yöneten benim” ifadelerini kullandı.

Trump, diğer seçeneğin ise ‘onları güçlü, çok güçlü bir şekilde vurmak’ olduğunu ekledi.

Trump ayrıca mühimmat eksikliğine dair endişeleri küçümseyerek, ABD'nin ‘çılgınca üretim yaptığını’ belirtti ve stok düşüklüğünün sorumluluğunu selefi Joe Biden'a yükledi.

Reuters, geçtiğimiz hafta, ABD ordusunun savaş sırasında uzun menzilli ve yüksek hassasiyetli füze stoklarının büyük bölümünü tükettiğini, bunun da gelecekteki çatışmalara hazır olma kapasitesine dair endişeler yarattığını bildirmişti.

Trump, “Mühimmat konusunda hiçbir sorunumuz yok... ancak çılgınca üretim yapmamıza rağmen stokların düşük olmasının nedeni, (Biden'ın) Ukrayna'ya 300 milyar dolar değerinde mühimmat vermesiydi” dedi.


İran’ın şartları Pakistan’ın barış girişimlerini baltalıyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’yi dün Tahran’da ağırladı (İran Dışişleri Bakanlığı)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’yi dün Tahran’da ağırladı (İran Dışişleri Bakanlığı)
TT

İran’ın şartları Pakistan’ın barış girişimlerini baltalıyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’yi dün Tahran’da ağırladı (İran Dışişleri Bakanlığı)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi’yi dün Tahran’da ağırladı (İran Dışişleri Bakanlığı)

İran'ın öne sürdüğü şartlar, dün, ABD ile İran arasındaki tıkanıklığı aşmaya yönelik yoğun diplomatik hareketliliğe rağmen, tazminat anlaşmazlığı ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılma şartları gölgesinde Pakistan'ın barış çabalarını zorlaştırdı.

Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Rıza Nakvi, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Petrol Bakanı Muhsin Paknejad ile arabuluculuk, ikili ilişkiler ile ticaret ve enerji iş birliğini ele alan görüşmeler gerçekleştirdi.

Pakistan Savunma Bakanı Hoca Asıf, Bloomberg'e yaptığı açıklamada, Washington ile Tahran'ın barış için ‘bir tür düzenlemeye’ veya bir anlaşmaya yaklaştığını belirterek, kalıcı barışa yol açacak bir anlaşmanın bölgenin çıkarına hizmet edeceğini değerlendirdi.

Bu gelişmeler yaşanırken, ABD Başkanı Donald Trump, İranlıları ‘son derece hileci müzakereciler’ olmakla suçladı. ‘Çok büyük bir güçle’ vurabilecekleri veya sabırlı olabilecekleri sinyali veren Trump, ABD deniz kuvvetlerinin Hürmüz Boğazı’nı tamamen kontrol altına aldığını ve mayınlardan ‘temizlediğini’ açıkladı.


17 yıllık kopukluğun ardından İsrail ile Venezuela konsolosluk ilişkilerini yeniden başlatıyor

Karakas'taki Ulusal Meclis binasının üzerinde dalgalanan Venezuela bayrağı (Reuters)
Karakas'taki Ulusal Meclis binasının üzerinde dalgalanan Venezuela bayrağı (Reuters)
TT

17 yıllık kopukluğun ardından İsrail ile Venezuela konsolosluk ilişkilerini yeniden başlatıyor

Karakas'taki Ulusal Meclis binasının üzerinde dalgalanan Venezuela bayrağı (Reuters)
Karakas'taki Ulusal Meclis binasının üzerinde dalgalanan Venezuela bayrağı (Reuters)

İsrail ve Venezuela, aralarındaki 17 yıllık diplomatik kopukluğun ardından dün konsolosluk ilişkilerini yeniden başlattıklarını duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre bu adım, iki yıkıcı depremin binlerce kişinin ölümüne yol açmasının ardından İsrail'in Venezuela'ya insani yardım ve felakete müdahale heyeti göndermesinden yaklaşık iki ay sonra geldi. Gelişme aynı zamanda, ABD Başkanı Donald Trump'ın baskıları ortasında, ABD'nin geçen ocak ayında hızlı bir askeri operasyonla Venezuela'nın eski Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu devirmesi ve eski yardımcısı Delsey Rodriguez'in vekaleten devlet başkanı olmasından birkaç ay sonra gerçekleşti.

İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan açıklama

İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile Venezuela Dışişleri Bakanı Felix Plasencia arasında son hafta ve günlerde yapılan görüşmelerin ardından İsrail ve Venezuela, konsolosluk ilişkilerini yeniden canlandırma konusunda anlaşmaya varmıştır."

Açıklamada, görüşmeler sonucunda iki ülke vatandaşlarına konsolosluk hizmetlerinin sunulmasını sağlayacak bir koordinasyon mekanizması kurulması konusunda mutabakata varıldığı belirtilerek, taraflar arasında 2009 yılından bu yana diplomatik ilişki bulunmadığı hatırlatıldı.

Venezuela ve Bolivya, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik askerî operasyonunu başlatmasından birkaç gün sonra, Ocak 2009'da İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesmişti.

Ortak bildiri ve deprem sonrası iş birliği

İsrail ve Venezuela hükümetleri tarafından dün yayımlanan ortak bildiride, tarafların "İsrail Devleti ile Venezuela Bolivarcı Cumhuriyeti'nde yaşayan ve iki ülke arasındaki tarihî dostluk için önemli bir köprü oluşturan Yahudi cemaati arasındaki ilişkinin önemini" kabul ettikleri vurgulandı.

Bildiride ayrıca iki ülkenin, acil durum müdahale çabaları ve deprem sonrasındaki yeniden yapılanma sürecinden doğan ikili teknik iş birliğini sürdürme konusunda anlaştığı kaydedildi.

Öte yandan Venezuela, enkaz altındaki kayıpları arama çalışmaları devam ederken, geçtiğimiz pazartesi günü iki depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 6 bin 301'e yükseldiğini açıkladı.