Suudi Arabistan'dan bölgesel gerilim mesajı: Siyasi ve diplomatik çözümler desteklenecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Cidde'de Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Cidde'de Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
TT

Suudi Arabistan'dan bölgesel gerilim mesajı: Siyasi ve diplomatik çözümler desteklenecek

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Cidde'de Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, Cidde'de Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık ederken (SPA)

Suudi Arabistan, çatışmalara kapsamlı ve sürdürülebilir siyasi ve diplomatik çözümler bulunmasını, gerilimin düşürülmesini ve bölgede yeni gerilim ve çatışmaların patlak vermesinin önlenmesini desteklediğini açıkladı. Riyad ayrıca Hürmüz ve Bab el-Mendeb boğazları ile tüm kritik geçiş yollarının açık, güvenli ve her türlü tehditten arındırılmış tutulması gerektiğini vurguladı.

Açıklama, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz başkanlığında salı günü Cidde'de düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısında yapıldı. Toplantıda bölgesel ve uluslararası sahalardaki gelişmeler ile Suudi Arabistan'ın gerilimi düşürmek, diplomatik çözümleri desteklemek ve deniz ulaşımının serbestisini korumak amacıyla sürdürdüğü çabalar ele alındı.

Toplantının başında Bakanlar Kurulu, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman'ın Fransa ziyaretini övdü. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile gerçekleştirdiği görüşmelerde iki ülke arasındaki tarihî ilişkilerin gücünün ve çeşitli alanlarda stratejik iş birliğini derinleştirme yönündeki ortak iradenin teyit edildiği belirtildi. Ortak bir vizyon doğrultusunda koordinasyon ve istişarenin sürdürülmesinin, devletlerin egemenliğinin korunması ve uluslararası hukuka saygı temelinde bölgesel ve küresel istikrarın temellerinin güçlendirilmesini, çatışmalarda siyasi ve diplomatik çözümlerin öncelenmesini ve güvenlik tehditleriyle mücadele edilmesini amaçladığı ifade edildi.

Bakanlar Kurulu, Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un başkanlık ettiği Suudi-Fransız Stratejik Ortaklık Konseyi'nin ilk toplantısının sonuçlarını memnuniyetle karşıladı. Savunma, sağlık, yapay zekâ, gelişmekte olan teknolojiler ve eğlence alanlarında yeni girişimler, anlaşmalar ve mutabakat zabıtlarının hayata geçirilmesini içeren sonuçların olumlu karşılandığı belirtildi.

sd
Suudi Bakanlar Kurulu toplantısından bir kare (SPA)

Kurul ayrıca yatırım yuvarlak masa toplantısında 21 anlaşma ve mutabakat zaptının imzalandığının duyurulmasını memnuniyetle karşıladı. Bu anlaşmaların iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığın geliştirilmesine ve ortak iş birliği ile yatırım için yeni ufuklar açılmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Açıklamada, ikili ilişkilerin giderek güçlendiği ve Suudi Arabistan 2030 Vizyonu’nun sunduğu geniş fırsatlara dikkat çekildi.

Bakanlar Kurulu, son günlerde Suudi Arabistan ile bir dizi kardeş ve dost ülke arasında gerçekleştirilen görüşmelerin genel çerçevesi hakkında bilgi aldı. Bunlar arasında Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile Birleşik Krallık Başbakanı Andy Burnham'ın Kral Selman ve Veliaht Prens'e gönderdiği iki ayrı mesaj da yer aldı.

Kurul, Suudi Arabistan ve Japonya dışişleri bakanları arasında gerçekleştirilen üçüncü stratejik diyalog toplantısının sonuçlarına da dikkat çekti. Toplantıda ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve daha geniş alanlara taşınmasının, iki ülkenin ekonomik fırsatlarından yararlanılmasının, özellikle yatırım, enerji, kaynaklar, tedarik zincirleri ve teknoloji sektörlerinde iş birliğinin yanı sıra deneyim ve kapasite paylaşımının sürdürülmesinin teyit edildiği belirtildi.

Bakanlar Kurulu, Suudi Arabistan'ın ev sahipliği yaptığı çeşitli forum ve etkinliklere ilişkin bir dizi raporu inceledi. Kurul, 133 ülkeden çok sayıda kadın ve erkek yarışmacının katıldığı 46. Kral Abdülaziz Uluslararası Kur'an-ı Kerim'i Ezberleme, Okuma ve Tefsir Yarışması'nın elde ettiği başarıyı takdir etti.

Kurul ayrıca Dünya E-sporlar Kupası'nın Riyad'daki birinci ve ikinci, Paris'teki üçüncü edisyonlarında elde edilen kazanım ve başarıların, Suudi Arabistan'ın bu sektöre yönelik sürekli desteğini ortaya koyduğunu belirtti. Bu başarıların sporun ve yaratıcı alanların halklar ve toplumlar arasındaki iletişim ve yakınlaşmadaki rolünün, mükemmellik, rekabet ve inovasyon çerçevesinde güçlendirilmesine katkı sağladığı ifade edildi.

 f d
Suudi Bakanlar Kurulu toplantısından bir kare (SPA)

Bakanlar Kurulu, gündeminde yer alan konuları da inceledi. Bunlar arasında Şura Konseyi'nin de üzerinde çalışma yürüttüğü başlıklar bulunurken, Siyasi ve Güvenlik İşleri Konseyi, Ekonomik ve Kalkınma İşleri Konseyi, Bakanlar Kurulu Genel Komitesi ve Bakanlar Kurulu Uzmanlar Kurulu'nun söz konusu konulara ilişkin değerlendirmeleri ele alındı.

Kurul, Ulaştırma ve Lojistik Hizmetleri Bakanı veya yetkilendireceği kişiye, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen, devredilebilir taşıma belgelerine ilişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi taslağını imzalama yetkisi verdi.

Ayrıca Sağlık Bakanı veya yetkilendireceği kişiye, Suudi Arabistan ve Portekiz sağlık bakanlıkları arasında sağlık alanlarında iş birliğine ilişkin mutabakat zaptı taslağı konusunda Portekiz tarafıyla görüşme ve anlaşmayı imzalama yetkisi verildi.

Eğitim Bakanı ve Ulusal Elektronik Eğitim Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı veya yetkilendireceği kişi de Eğitimde Kalite ve Mükemmellik Bölgesel Merkezi ile elektronik eğitim alanında iş birliğine ilişkin mutabakat zaptı taslağı konusunda görüşme yürütmekle yetkilendirildi.

İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanı ve Sosyal Kalkınma Bankası Yönetim Kurulu Başkanı veya yetkilendireceği kişiye ise banka ile Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı arasında, Empretec programı çerçevesinde küçük ve orta ölçekli işletmeler ile girişimlerin kapasitesini geliştirmeye yönelik teknik yardım alanında iş birliği anlaşması taslağı konusunda görüşme yapma ve anlaşmayı imzalama yetkisi verildi.

Kurul, Suudi Arabistan Sayıştay Başkanlığı ile Kıbrıs ve Gambiya'daki denetim kurumları arasında muhasebe, denetim ve mesleki çalışma alanlarında iş birliğine ilişkin iki mutabakat zaptını onayladı. Ayrıca Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi Yüksek Konseyi'nin 44. dönem toplantısında alınan karar ekinde yer alan, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinde gönüllü çalışmaya ilişkin Birleşik Yönetmeliği de onayladı.

Bakanlar Kurulu, Ulusal Fikri Mülkiyet Politikası ile kamuya açık alanlar ve iş yerlerinde acil durum güvenliğini geliştirmeye yönelik Ulusal Politikayı da onayladı.

Kurul ayrıca Beyaz Arazi ve Boş Gayrimenkul Ücretleri Sistemi hükümlerine tabi arazilerin mülkiyetini devreden herhangi bir gayrimenkul işleminin, söz konusu araziye ilişkin ödenmesi gereken ücretlerin yatırıldığının doğrulanmasından önce tescil edilmemesine karar verdi.

Bakanlar Kurulu, Ümmü'l-Kura, Kasım ve Cevf üniversitelerinin geçmiş mali yıllara ait kesin hesaplarını onayladı ve gündemindeki bazı konularla ilgili gerekli işlemlerin yapılması talimatını verdi. Bunlar arasında Medine Bölgesi Kalkınma Kurumu, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Genel İdaresi ile Ulusal Su Verimliliği ve Tasarruf Merkezi'nin yıllık raporları da yer aldı.

Kurul ayrıca 15. ve 14. derecelere çeşitli atama ve terfileri onayladı.



Husilerin Haremeyn’i balistik füzelerle hedef almasına Körfez ve İslam dünyasından kınama

Cumartesi günü kutsal Mekke’deki Vadi el-Muğammas’a, önlenen iki balistik füzenin parçaları düştü (SPA)
Cumartesi günü kutsal Mekke’deki Vadi el-Muğammas’a, önlenen iki balistik füzenin parçaları düştü (SPA)
TT

Husilerin Haremeyn’i balistik füzelerle hedef almasına Körfez ve İslam dünyasından kınama

Cumartesi günü kutsal Mekke’deki Vadi el-Muğammas’a, önlenen iki balistik füzenin parçaları düştü (SPA)
Cumartesi günü kutsal Mekke’deki Vadi el-Muğammas’a, önlenen iki balistik füzenin parçaları düştü (SPA)

Husilerin Mekke ve Medine’yi hedef almasına Körfez ülkeleri ve İslam dünyasından art arda kınama açıklamaları geldi. Açıklamalarda, İslam’ın kutsal mekânlarına yönelik saldırıların bu mekânların dokunulmazlığını ihlal ettiği ve sivillerin güvenliğini tehdit ettiği vurgulanırken, saldırıların durdurulması için uluslararası topluma kararlı tutum alma çağrısı yapıldı.

Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi Genel Sekreteri Casim el-Budeyvi, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarını en sert ifadelerle kınadı. Mekke’nin bu saldırıların oluşturduğu risklere maruz bırakılmasının son derece tehlikeli bir eylem olduğunu ve bölgenin güvenliği ile istikrarını tehdit ettiğini belirten el-Budeyvi, Suudi Arabistan’ın güvenliğinin Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. El-Budeyvi, Körfez ülkelerinin Suudi Arabistan’ın yanında tek bir saf hâlinde durduğunu ve ülkenin topraklarını korumak, vatandaşları ile ülkede yaşayanların güvenliğini sağlamak amacıyla aldığı tedbirleri desteklediğini ifade etti.

Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi Din İşleri Başkanı, aynı zamanda Mescid-i Haram İmamı ve Hatibi olan Şeyh Dr. Abdurrahman es-Südeys de Husilerin Mekke ve Medine’yi hedef almaya devam etmesini kınadı. Südeys, saldırıların tekrarlanmasının, Husilerin saldırgan tutumunu ve iki kutsal mescidin dokunulmazlığına ve Müslümanlar nezdindeki konumuna yönelik kayıtsızlığını ortaya koyduğunu belirtti.

Kutsal mekânların, sivillerin ve tesislerin hedef alınmasının dinen haram, insani açıdan ise kınanması gereken bir suç olduğunu vurgulayan Südeys, bu saldırıların uluslararası sözleşmelere ve teamüllere de aykırı olduğunu kaydetti. Südeys ayrıca, Suudi Arabistan’ın iki kutsal mescidi korumak, güvenliklerini sağlamak ve ziyaretçilerin emniyetini temin etmek için yürüttüğü çalışmaları takdir etti.

Dünya İslam Birliği de Husilerin Mekke ve Medine’yi hedef almasını sert bir dille kınadı. Birlik, saldırılar sırasında füzelerin bazı parçalarının ve hava savunma müdahaleleri sonucu oluşan şarapnellerin Mekke bölgesi ile Cidde, Taif ve Rabığ vilayetlerindeki bazı noktalara düştüğünü bildirdi.

Dünya İslam Birliği Genel Sekreteri ve Müslüman Âlimler Heyeti Başkanı Şeyh Dr. Muhammed bin Abdülkerim el-İsa, kutsal mekânların hedef alınmasının 2 milyardan fazla Müslümanın duygularını ciddi biçimde provoke ettiğini, dinî değerlere ve insani ilkelere aykırı olduğunu ifade etti. El-İsa, Suudi Arabistan’ın saldırıları caydırmak, kutsal mekânların dokunulmazlığını korumak ve sivillerin hayatını güvence altına almak amacıyla aldığı tedbirlere tam destek verdiklerini yineledi.

İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri İsmail Veled eş-Şeyh Ahmed de Husilerin Mekke ve Medine’nin yanı sıra Taif ve Cidde vilayetlerine yönelik saldırılarını kınadı. Saldırıların sürmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunan eş-Şeyh Ahmed, İslam ülkelerine Husileri caydırmak ve bu uygulamalara son vermek amacıyla ortak hareket etme ve kararlı bir tutum sergileme çağrısında bulundu.

Eş-Şeyh Ahmed, teşkilatın Suudi Arabistan’la tam dayanışma içinde olduğunu ve ülkenin güvenliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumak için aldığı tüm tedbirleri desteklediğini belirtti. İslam’ın kutsal mekânlarının dokunulmazlığının ihlal edilmesinin bütün İslam ümmetine yönelik bir saldırı anlamına geldiğini vurgulayan eş-Şeyh Ahmed, sorumluların hesap vermesini sağlamak için uluslararası toplumun acilen harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.

Öte yandan, iki balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından engellenmesinin ardından füze parçalarının Mekke bölgesindeki Vadi el-Muğammas’a düştüğü, önleme operasyonları sırasında oluşan şarapnel parçalarının da Cidde, Taif ve Rabığ vilayetlerindeki bazı noktalara isabet ettiği bildirildi.


Riyad Havalimanı’nda operasyonlar kısmen yeniden başladı... Mekke ve Medine yönüne atılan iki füze önlendi

Riyad Havalimanı’nda operasyonlar kısmen yeniden başladı... Mekke ve Medine yönüne atılan iki füze önlendi
TT

Riyad Havalimanı’nda operasyonlar kısmen yeniden başladı... Mekke ve Medine yönüne atılan iki füze önlendi

Riyad Havalimanı’nda operasyonlar kısmen yeniden başladı... Mekke ve Medine yönüne atılan iki füze önlendi

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, cumartesi günü yaptığı açıklamada, pazar gününden itibaren operasyonların kısmen yeniden başlayacağını duyurdu. Bu kapsamda, 1 numaralı terminalin iç hat uçuşlarına, 2 numaralı terminalin ise ulusal hava yolu şirketlerinin uluslararası uçuşlarına tahsis edildiği belirtildi.

Havalimanı yönetimi, kesinleşmiş rezervasyonu bulunan yolculara, havalimanına gitmeden önce rezervasyon ve uçuş durumlarını teyit etmek için hava yolu şirketleriyle iletişime geçmeleri çağrısında bulundu.

Riyad Havalimanı’ndaki uçuşlar, son dönemde havalimanı çevresini hedef alan Husilere ait terör saldırılarının ardından tesislerin güvenliğini doğrulamaya yönelik gerekli işlemlerin tamamlanması amacıyla askıya alınmıştı.

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, bugün daha erken saatlerde yaptığı açıklamada, Husilerin Mekke ve Medine yönüne fırlattığı iki balistik füzenin havada önlenmesi sırasında düşen şarapnel parçalarının yere düştüğünü bildirdi.

Öte yandan, Yemen’deki Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, Husilerin Suudi Arabistan’ın batısındaki Taif ve Yanbu kentlerine doğru fırlattığı iki balistik füzenin önlenerek imha edildiğini açıkladı.

Koalisyon ayrıca Suudi Arabistan’ın güneyindeki Hamis Muşayt kentine doğru fırlatılan iki balistik füze ile Riyad’ı hedef alan bir başka füzenin de imha edildiğini duyurdu.

Sahadaki gelişmelerde ise Yemen’in Taiz kentinin cephe hatlarında Husilerin saldırıları, yoğun bombardımana, kuşatmaya ve aralıksız takviyelere rağmen sert direnişle karşılaştı. Hükümete bağlı güçler karşı saldırılarını yoğunlaştırırken savaş uçakları da vilayetin kırsal kesimlerindeki ve kuşatma altındaki kentin çevresindeki Husi mevzilerine yönelik hava saldırılarını artırdı.


İstanbul’da sekizli zirve: Hürmüz ve Yemen için diplomasi arayışı

İstanbul’da R4 ve E3 gruplarının katılımıyla düzenlenen sekizli toplantıdan bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
İstanbul’da R4 ve E3 gruplarının katılımıyla düzenlenen sekizli toplantıdan bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
TT

İstanbul’da sekizli zirve: Hürmüz ve Yemen için diplomasi arayışı

İstanbul’da R4 ve E3 gruplarının katılımıyla düzenlenen sekizli toplantıdan bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
İstanbul’da R4 ve E3 gruplarının katılımıyla düzenlenen sekizli toplantıdan bir kare (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

İstanbul’da cuma günü bir araya gelen Orta Doğu, Avrupa ve Asya’dan sekiz ülkenin dışişleri bakanları, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün güvence altına alınması başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası krizleri ele aldı. İlk kez bu formatta düzenlenen toplantıda Filistin meselesi, Yemen’deki gelişmeler, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları ve Rusya-Ukrayna savaşı da gündeme geldi.

Türkiye’nin koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantı, krizlerin çözümünde iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan yeni bir diplomatik girişim niteliği taşıyor.

İstanbul Boğazı’na nazır Çırağan Sarayı’nda düzenlenen toplantıya, geçen mart ayında kurulan R4 grubunun üyeleri Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katıldı.

xscdfvgh
Toplantı başlamadan önce Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları bir araya geldi (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Toplantıda Avrupa’nın E3 grubu ise Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot tarafından temsil edildi. İtalya Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de görüşmelere katıldı.

Bölgesel krizlere bölgesel çözümler

Toplantının gündeminde Filistin meselesi, Yemen’deki gelişmeler, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik çabalar yer aldı.

Toplantının açılışında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, krizlerin çözümünde bölgesel sahiplenme ilkesinin esas alınması gerektiğini vurguladı. Dışarıdan dayatılan çözümlerin kalıcı olamayacağına işaret eden Fidan, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında 7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olduğunu söyledi.

cd
Hakan Fidan, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı’nın açılışında konuşurken (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Anlaşmanın bölgesel güvenliği, barışı ve refahı korumayı amaçladığını belirten Fidan, Türkiye’nin Husilerin saldırıları karşısında Suudi Arabistan’ın güvenliğine destek verdiğini ifade etti. Fidan ayrıca Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının önemine dikkat çekti.

Bölgesel krizlerin çözümünde iletişim kanallarının açık tutulması ve diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini kaydeden Fidan, ilerlemenin yavaş ve kırılgan olduğu durumlarda dahi diplomatik temasların devam etmesinin önemini vurguladı. Türkiye’nin Rusya ile Ukrayna arasında savaşın sona erdirilmesine yönelik yürüttüğü görüşmeleri de bu yaklaşımın bir parçası olarak gösterdi.

dfghy
İstanbul’daki sekizli toplantı öncesinde Hakan Fidan ile Ed Miliband bir araya geldi (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)

Fidan, cuma günü İstanbul’da düzenlenen 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı’nın açılışında yaptığı konuşmada da uluslararası sistemde güvensizliğin giderek arttığını belirtmişti. Uzun yıllar barışın hâkim olduğu bazı bölgelerde halkların bugün silahlı çatışmalarla karşı karşıya kaldığını söyleyen Fidan, son yıllarda dünyanın farklı noktalarında devam eden çatışmaların kara ve deniz ticaret yollarını olumsuz etkilediğini ifade etti. Ateşkes ihlallerinin de olağan hale geldiğine dikkat çekti.

İsrail’in Gazze’de ateşkesi her gün ihlal etmesinin uluslararası sisteme duyulan güveni aşındırdığını belirten Fidan, insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve çocukların korunmasının öncelikli olması gerektiğini söyledi.

Hürmüz Boğazı ve Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar gündemde

İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband’ın ofisinden, İstanbul’daki sekizli toplantı öncesinde yapılan açıklamada, görüşmelerin ağırlıklı olarak Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve Suudi Arabistan’daki gelişmelere odaklanacağı bildirildi.

Açıklamada Miliband’ın, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer hak ve özgürlüklerinin bütünüyle yeniden tesis edilmesini sağlayacak diplomatik bir çözüm çağrısında bulunacağı belirtildi.

İran’ın bölgede uyguladığı taktiklerin başka noktalarda da tekrarlandığına dikkat çekilen açıklamada, Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiği ve Babülmendep Boğazı ile Süveyş Kanalı gibi stratejik su yolları üzerindeki baskıyı artırdığı ifade edildi.

yju
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati İstanbul’da (Reuters)

Fransa Dışişleri Bakanlığı da bölgedeki ciddi istikrarsızlık ve belirsizlik ortamında ilk kez bu formatta düzenlenen toplantıda, İran krizinin farklı boyutlarının ve sonuçlarının ele alınacağını duyurdu.

Bakanlık açıklamasında, toplantının Avrupa ülkeleri ile Orta Doğu ülkeleri arasındaki koordinasyonu güçlendirmeyi amaçladığı belirtilerek, “Seçmediğimiz ancak hepimizi etkileyen krizlerle karşı karşıyayız” denildi.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ise toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, Yemen’deki çatışmayı sona erdirecek diplomatik bir çözüm için tüm fırsatların değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Abdulati’nin açıklaması, Mısır Parlamentosunun gelecek hafta, İran’la müttefik Husilerin saldırılarına karşı Suudi Arabistan’a destek amacıyla Mısır Silahlı Kuvvetlerine yetki verilmesi konusunu oylamaya hazırlanmasıyla aynı döneme denk geldi.

Deniz ticaretine yönelik tehditler

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, Husilerin saldırıları ve Rusya’nın tahıl sevkiyatlarını hedef alan eylemleri nedeniyle deniz ulaşımının karşı karşıya olduğu tehditlere dikkat çekti.

Wadephul, bu sorunların ancak uluslararası iş birliğiyle aşılabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu büyük sınamaların üstesinden ancak birlikte hareket ederek ve mevcut çerçevelerin ötesine geçerek gelebiliriz. Hürmüz Boğazı’ndaki kriz, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları ve deniz ulaşımında seyrüsefer özgürlüğüne yönelik tehditler ya da Rusya’nın Karadeniz’de tahıl sevkiyatlarına yönelik giderek artan saldırılarının sonuçları olsun, bütün bu meselelerde ortak hareket etmeliyiz.”

Toplantıya katılan ülkelerin, çözüme kavuşturulamayan bu çatışmaların ekonomik ve güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurduğu konusunda ortak bir anlayışa sahip olduğunu belirten Wadephul, ülkelerin aynı zamanda krizlere çözüm bulma arayışında olduklarını söyledi.

vfhjkı
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Fransız ve İngiliz mevkidaşlarıyla İstanbul’daki toplantı kapsamında (Reuters)

Wadephul, İran ve Husilerin küresel ticareti baskı aracı olarak kullanmasına karşı olduklarını vurgulayarak, dünya genelindeki enerji ve gübre tedarikinin tehdit altında tutulmasının kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Alman Bakan, “Deniz ulaşımında seyrüsefer özgürlüğünü ve komşu ülkeleri hedef alan gelişigüzel saldırılar sona ermeli” dedi. Bu çatışmaların yol açtığı sonuçlardan birinin de açlık olduğunu belirtti.

Karadeniz’deki gelişmelerin de küresel gıda krizini ağırlaştırdığına işaret eden Wadephul, Rusya’nın tahıl sevkiyatlarına yönelik saldırılarla özellikle Küresel Güney ülkelerinde gıda kıtlığı riskini artırdığını savundu.

Bu saldırıların, temel gıda ihtiyaçlarını büyük ölçüde buğdaya dayalı olarak karşılayan dünyanın en yoksul kesimlerini olumsuz etkilediğini belirten Wadephul, Türkiye gibi ortakların da bu durumdan zarar gördüğünü söyledi. Türkiye’nin küresel ticarete konu olan buğdayın işlenmesinde dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu kaydetti.

Wadephul, İstanbul’da ilk kez bu formatta düzenlenen toplantının, hem Hürmüz Boğazı çevresindeki kriz hem de Rusya-Ukrayna savaşı kaynaklı sorunların çözümüne yönelik diplomatik çabaları ilerletmeyi amaçladığını ifade etti.