ABD-İran savaşı, asker ailelerinin hayatını da derinden etkiliyor

Aile üyelerinin %81'i yüksek düzeyde stres yaşadığını bildirdi

ABD'li bir denizci, İran'la devam eden çatışmalar sırasında 5 Ağustos 2026'da “Abraham Lincoln” uçak gemisinin güvertesinden bir saldırı uçağını havalandırıyor. (Reuters)
ABD'li bir denizci, İran'la devam eden çatışmalar sırasında 5 Ağustos 2026'da “Abraham Lincoln” uçak gemisinin güvertesinden bir saldırı uçağını havalandırıyor. (Reuters)
TT

ABD-İran savaşı, asker ailelerinin hayatını da derinden etkiliyor

ABD'li bir denizci, İran'la devam eden çatışmalar sırasında 5 Ağustos 2026'da “Abraham Lincoln” uçak gemisinin güvertesinden bir saldırı uçağını havalandırıyor. (Reuters)
ABD'li bir denizci, İran'la devam eden çatışmalar sırasında 5 Ağustos 2026'da “Abraham Lincoln” uçak gemisinin güvertesinden bir saldırı uçağını havalandırıyor. (Reuters)

ABD’nin altı ay önce İran’la savaşa girmesinden bu yana Courtney Sanders, Amerikalı askerlerin ailelerine, yakınlarının yokluğunun yarattığı boşlukları doldurmaları için destek oluyor. Okuldan alınması gereken çocuklar, telafi edilmesi gereken gelir kayıpları ve ayrılığın yol açtığı sürekli endişe, bu ailelerin günlük yaşamını zorlaştırıyor.

ABD’deki en büyük askeri aile destek örgütü olan Blue Star Families’in Chicago bölgesi liderliğini yürüten Sanders, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, "Bu durum, sürekli bir gerilim ve bekleyiş içinde yaşamak gibi" ifadelerini kullandı. Sanders’ın Deniz Kuvvetleri’nde görev yapan iki kızı da son altı aydır Ortadoğu dahil olmak üzere yurt dışındaki farklı noktalarda görev alıyor.

ABD’nin bölge genelinde 50 binden fazla askeri bulunurken, savaş çabalarını desteklemek amacıyla binlerce deniz piyadesi ve denizci daha sevk edildi. Çatışmalarda şu ana kadar 18 ABD askeri hayatını kaybetti, 750’den fazla asker ise yaralandı.

Asker ailelerinin yaşanan dalgalanmalar nedeniyle zor bir süreçten geçtiğini belirten Sanders; kesintili çatışmalar, diplomatik girişimler ve başarısızlıkla sonuçlanan barış görüşmeleri boyunca ailelerin bir duygu karmaşası yaşadığını ifade ederek, "Tam rahat bir nefes alabileceğinizi düşündüğünüz anda yeni bir şokla karşı karşıya kalıyorsunuz." dedi.

 ABD uçak gemisi "USS Abraham Lincoln", İran ile savaş sırasında – 3 Mart 2026 / Reuters)
ABD uçak gemisi "USS Abraham Lincoln", İran ile savaş sırasında – 3 Mart 2026 / Reuters)

Alışıldık baskılar

Bu tür baskılar, Amerikalı askerlerin eşleri, çocukları ve anne-babaları için yabancı olmasa da askeri yakınları Reuters’a yaptıkları açıklamalarda İran’la yaşanan savaşın aniden başlamasının ve dalgalı seyrinin psikolojik etkileri katladığını ifade etti. "Blue Star Families" örgütü tarafından mart başında muvazzaf askerlerin katıldığı yaklaşık 200 aileyle yapılan ankete göre, katılımcıların yüzde 81'i İran çatışması nedeniyle stres seviyelerinin arttığını belirtti.

Örgüt bu duruma cevap olarak; çevrim içi kaynak platformları kurarak, web seminerleri ve yüz yüze buluşmalar düzenleyerek, ayrıca ilk kez eşleri göreve gönderilen kişileri deneyimli isimlerle bir araya getirerek faaliyetlerini genişletti.

Birçok askerin görev süresi ise beklenmedik şekilde uzatıldı

Demokrat milletvekillerine göre, ABD uçak gemisi "USS Abraham Lincoln" 200 günden fazla bir süre hiçbir limana uğramadan görev yaptı. Bu durum modern tarihte bir rekor niteliği taşıyor. Askeri basında yer alan haberlerde, yaklaşık 5 bin kişilik denizci ve deniz piyadesinden oluşan mürettebat arasında intihar girişimlerinin yaşandığı ve moral çöküntüsü görüldüğü bildirildi. Ancak ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bu haberlerin gemideki durumun gerçekliğini "tamamen çarpıttığını" savundu.

Pete Hegseth, Pentagon'daki basın toplantısında / Reuters)
Pete Hegseth, Pentagon'daki basın toplantısında / Reuters)

Maddi Sıkıntılar

Bazı asker aileleri kendilerini mali krizin içinde buldu. Sanders, örneğin Ulusal Muhafız personelinin askeri görevde olmadıkları zamanlarda genellikle sivil işlerde çalıştıklarını, bu nedenle ana gelirlerinin aniden kesilmesinin ailelerin temel gıda ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştırabildiğini söyledi.

Sanders, "Siviller arasında bütün askeri faturaların otomatik olarak ödendiğine dair yaygın bir yanlış bilgi var. Gerçek şu ki, bu kesinlikle doğru değil" dedi.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) tarafından yapılan açıklamada ise "Bu aileleri görüyor ve endişelerini dinliyoruz. Bu zor zamanlarda ihtiyaç duydukları ve hak ettikleri kaynakları, yardımı ve istikrarı sağlamak için ne gerekiyorsa yapacağız" ifadelerine yer verildi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters’ten aktardığı habere göre güvenlik gerekçesiyle yalnızca adını veren North Carolina'dan üç çocuk annesi asker eşi Shannon, savaşı çevreleyen haberleri ve siyasi tartışmaları görmezden gelmeye çalışıyor. Şubat ayında eşi, sadece beş gün önceden haber verilerek bölgeye sevk edildi ve görevlendirildiği ilk aylarda eşiyle ancak düzensiz aralıklarla iletişim kurabildi.

Haziran ayından bu yana neredeyse her gün iletişim kurmalarına rağmen Shannon, "Özellikle orada can kayıpları yaşandığında çok fazla duygu yoğunluğu hissediliyor" diye konuştu.

Çocukları yaz aylarında psikolojik terapi almaya başladı. Onların yanında güçlü görünmeye çalışıyor, ancak bazen yalnız kaldığında gözyaşlarına hâkim olamıyor.

Hazırlık grubu

Eşinin sevk edilmesinden kısa bir süre sonra Shannon, ordunun askerleri ve ailelerini desteklemek amacıyla sponsor olduğu ve eşinin birliğine bağlı "Hazırlık Grubu"na katıldı. Grup, ihtiyacı olan ailelere yemek teslimatı ve diğer yardım biçimlerinin organize edilmesine destek oluyor. Shannon, "Her gün iyi bir gün olmayacak ama yola devam etmeli ve kendinizi meşgul tutmalısınız" diyor.

Virginia eyaletinde ise bir denizaltı personelinin eşi olan ve yine güvenlik gerekçesiyle yalnızca ilk adının kullanılmasını isteyen Pat, ortaokul ve lisede okuyan çocukları için hayatı olabildiğince normal tutmaya çalışıyor.

Pat, yaklaşık beş ay önce eşinin göreve gönderilmesinden beri komşularının çocukları okula götürüp getirme ve diğer işlerde "son derece harika" yardımlarda bulunduklarını aktardı.

Ailesi, tıpkı çocuklarının okuldaki birçok arkadaşı ve orduyla doğrudan bağı olmayan kişiler gibi, yurt dışındaki askerleri desteklemek amacıyla cuma günleri kırmızı giyiniyor.

Pat'in eşi daha önce de yurt dışı görevlerine gitmişti; ancak Pat bu kez eşinin görev yaptığı gemide internet hizmeti bulunduğunu öğrenmekten memnuniyet duyduğunu, bunun iletişimi kolaylaştırdığını belirtti. Yine de ailesi, eşinin ne zaman döneceği konusunda belirsizliğini koruyor. Pat, "Daha büyük çocukların babalarının spor etkinliklerinde yanında olamadığını fark etmesi duygusal olarak oldukça etkileyiciydi. Ancak çocuklarım değişen durumlara uyum sağlama konusunda çok güçlüler." değerlendirmesinde bulundu.



İran’a yönelik ‘tam kapsamlı küresel izolasyon’ mekanizmasının uygulanmasına ilişkin sorular

İran’ın günlük gazetesi Cam-ı Cem’de Trump’ın karikatürü ve ‘Tekrarlanan Yaptırımlar’ başlığı yer aldı. (EPA)
İran’ın günlük gazetesi Cam-ı Cem’de Trump’ın karikatürü ve ‘Tekrarlanan Yaptırımlar’ başlığı yer aldı. (EPA)
TT

İran’a yönelik ‘tam kapsamlı küresel izolasyon’ mekanizmasının uygulanmasına ilişkin sorular

İran’ın günlük gazetesi Cam-ı Cem’de Trump’ın karikatürü ve ‘Tekrarlanan Yaptırımlar’ başlığı yer aldı. (EPA)
İran’ın günlük gazetesi Cam-ı Cem’de Trump’ın karikatürü ve ‘Tekrarlanan Yaptırımlar’ başlığı yer aldı. (EPA)

İran’a yönelik savaşın şubat ayı sonlarında başlamasıyla birlikte ABD Başkanı Donald Trump, çatışmaların ‘dört ila beş hafta’ sürmesini beklediğini açıklamıştı. Trump daha sonra mart ayının sonunda, savaşın ‘görevi tamamlamak için belki iki hafta, belki de birkaç gün daha’ sürebileceğini söyledi.

O tarihten bu yana Trump, ABD’nin savaşı kazandığını tekrarladı.

Trump zaman zaman İran’a karşı daha yıkıcı saldırılar düzenlemekle tehdit etti, ancak Washington’ın bölgedeki müttefiklerini ve askeri üslerini korumak için ihtiyaç duyduğu savunma amaçlı önleme füzelerinin ordunun elinde yeterli miktarda bulunmaması nedeniyle bu tehditlerini geri çekti. Trump’ın askeri tırmanıştan geri adım atmasının ardından Washington, son dönemde İran yönetimini boyun eğdirmeyi hedefleyen ekonomik baskılara yöneldi. Ancak gözlemciler, İran’a yönelik ‘tam kapsamlı küresel ekonomik izolasyonun’ nasıl uygulanacağı konusunda soru işaretleri bulunduğuna dikkat çekti.

Savaşın başlamasının üzerinden yaklaşık 6 ay geçerken, Dış İlişkiler Konseyi’nde (CFR) ABD dış politikası alanında seçkin araştırmacı olarak görev yapan James Lindsay, çatışmanın sona ereceğine ilişkin herhangi bir işaret bulunmadığını söyledi. Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan aktardığına göre Lindsay, konsey tarafından yayımlanan analizinde ‘gerçekliğin farklı olduğunu’ belirtti. Lindsay, yoğun ABD ve İsrail hava saldırılarının çok sayıda İranlı liderin ölümüne yol açmasına ve askeri altyapıda geniş çaplı yıkıma neden olmasına rağmen İran rejiminin çökmediğini ve teslim olmadığını vurguladı.

Nisan ayında varılan kırılgan ateşkes hâlâ yürürlükte. Ancak Hürmüz Boğazı’ndan petrol tankerlerinin geçişi, savaş öncesindeki seviyelerin oldukça altında seyrediyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, geçtiğimiz pazartesi günü İran’ı mali ve ekonomik açıdan izole etmeyi amaçlayan ‘ekonomik’ operasyonu açıkladı. Plan, İran üzerindeki ‘baskıyı artırmayı’ gönüllü olarak reddeden ülkelere yaptırım uygulanacağı tehdidine dayanıyor.

Bu yaklaşımın geçerli bir nedeni bulunuyor. Zira Washington’ın önerdiği ve ‘ikincil yaptırımlar’ olarak bilinen tedbirlerin, Bessent’in ifadesiyle ‘küresel finans sistemini havaya uçurma’ riski taşıdığı belirtiliyor.

Ancak Lindsay, Çin’in İran petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlasını satın aldığını ve nadir stratejik minerallere ABD’nin erişimini engellemekle tehdit ederek Trump yönetimini Çin mallarına yüksek gümrük vergileri uygulamaktan vazgeçmeye şimdiden zorladığını belirtti.

cdf
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, 6 Mayıs 2026 tarihinde Pekin’de İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi’yi kabul etti. (AP)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in gelecek ay Beyaz Saray’ı ziyaret etmesi bekleniyor. Lindsay, küresel ekonomide yaşanabilecek sarsıntı ve Çin’le diplomatik bir krizin tetiklenmesi ihtimalinin, çok sayıda uzmanın ABD yönetiminin İran’a yönelik ‘tam kapsamlı küresel izolasyon’ tehdidini hayata geçirip geçirmeyeceği konusunda şüphe duymasının iki temel nedeni olduğunu ifade etti.

Lindsay, Trump yönetiminin stratejisini daha iyi anlamak ve ABD’nin bir dönem Körfez’de sahip olduğu hâkim rolden vazgeçip geçmediğini değerlendirmek amacıyla CFR’deki meslektaşı Steven Cook ile bir görüşme gerçekleştirdiğini aktardı. İki analiste göre Trump yönetiminin önünde, ‘deniz ablukasının mevcut ABD yaptırımlarının etkisini daha da artırmasını ve İran yönetimini müzakere talep etmeye zorlamasını ummaktan’ başka seçenek bulunmuyor.

Analistler, bu yaklaşımın İran halkının yönetim üzerinde etkili siyasi baskı oluşturabilmesine dayandığını, ancak ‘İran’daki sertlik yanlısı liderlerin, protesto amacıyla sokaklara çıkan İranlılara karşı ölümcül güç kullanmaya hazır olduklarını zaten gösterdiğini’ belirtti.

Lindsay ve Cook, önümüzdeki yıllarda ABD’nin Körfez’deki askeri varlığının azalacağı değerlendirmesinde bulundu. Lindsay, politika yapıcıların ve uzmanların yıllardır ABD’nin Ortadoğu’daki rolünü azaltması gerektiğini savunduğunu söyledi. Cook ve diğer Ortadoğu uzmanları ise son aylarda bu sürecin zaten başladığı ve İran’la savaşın yeni bir bölgesel düzenin şekillenmesine katkıda bulunduğu görüşünü dile getirdi.


Zelenskiy, Rusya’yı ‘günde 1000 İHA’ ile tehdit etti

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AP)
TT

Zelenskiy, Rusya’yı ‘günde 1000 İHA’ ile tehdit etti

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (AP)

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna’ya ait insansız hava araçları (İHA) ile Rus topraklarının derinliklerine düzenlenen saldırıların artırılacağını belirtti.

Başkent Kiev’den akşam saatlerinde yayımladığı video mesajda Zelenskiy, "Hedefimiz, Rusya’ya karşı uzun menzilli İHA’larla günde 1000 saldırı gerçekleştirmek. Halihazırda ortalama 300’den fazla bu tür saldırı düzenliyoruz ve bu sayıyı daha da artırmalıyız" ifadelerini kullandı. Ukraynalı lider, Rus saldırılarını püskürtmek adına silah kullanımının en üst seviyeye çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.

Kiev yönetiminin bu açıklaması, Ukrayna makamlarının cumartesi günü yaptığı duyurunun ardından geldi. Yetkililer, başkent Kiev'in batı ucundaki bir depoya Rus İHA'sı tarafından düzenlenen saldırıda en az 27 kişinin hayatını kaybettiğini, saldırının büyük bir yangına ve art arda patlamalara yol açtığını bildirdi.

Zelenskiy ayrıca, ABD’nin son birkaç gün içinde Moskova’da gerçekleştirilen bazı toplantılara ilişkin Kiev’e istihbarat sağladığını ifade etti. Daha fazla ayrıntı vermekten kaçınan Zelenskiy, "Verilen bilgiler ve Rusya ile yürütülen temaslardaki kararlı tutumları için kendilerine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.


Trump'ın helikopteri, onarıldığı duyurulduktan bir saat sonra hava trafik kontrolüyle bağlantısını yeniden kaybetti

ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık helikopteri "Marine One"dan iniyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık helikopteri "Marine One"dan iniyor (AFP)
TT

Trump'ın helikopteri, onarıldığı duyurulduktan bir saat sonra hava trafik kontrolüyle bağlantısını yeniden kaybetti

ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık helikopteri "Marine One"dan iniyor (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump, başkanlık helikopteri "Marine One"dan iniyor (AFP)

ABD başkanlık helikopteri “Marine One”, bu ay ikinci kez Reagan Ulusal Havalimanı’ndaki hava trafik kontrolörleriyle iletişimini kaybetti. Olay, ABD merkezli ABC News’in incelediği ses kayıtlarıyla ortaya çıktı.

Olay, federal yetkililerin sorunun giderildiğine ilişkin bir rapor yayımlamasından yalnızca bir saat sonra, perşembe günü meydana geldi.

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray’ın bitişiğindeki Ellipse’ten havalanmak üzereyken, Marine One pilotları planlanan kalkıştan 3 dakika önce hava trafik kontrolörlerine kalkış uyarısı vermeye çalıştı. Ancak hava trafik kayıtlarına ait ses kayıtlarında, iletişimin kesilmesi nedeniyle kontrolörlerin çağrıya yanıt verememesi üzerine, başka bir helikopterin bilgiyi kontrol kulesine aktardığı duyuldu.

Kısa süre sonra bir hava trafik kontrolörünün, başkanlık helikopteri Marine One’dan herhangi bir çağrı duymadığını söylediği duyuldu. Yakındaki bir helikopterin pilotu kontrol kulesine, “Marine One sizinle iletişim kurmaya çalışıyor. Kalkışa 3 dakika kaldı” dedi. Kontrolör ise “Aa, bunların hiçbirini duymadım. Teşekkürler” yanıtını verdi.

Birkaç dakika sonra Marine One, kontrol kulesiyle iki kez daha iletişim kurmaya çalıştı ancak hava trafik kontrolörü mesajı yine duyamadı. Bunun üzerine kontrolör, havadaki başka bir helikopterin mürettebatına Marine One’ı duyup duymadıklarını sordu.

Başkanlık helikopteri Ellipse’ten havalandıktan hemen sonra kontrol kulesiyle iletişim yeniden sağlandı. Marine One, Trump’ı başkanlık uçağı Air Force One’a bineceği Andrews Hava Üssü’ne götürdü.

Başkanlık helikopterinin bu ayın 4’ünde de iletişim sorunları yaşadığı hatırlatıldı. Olay sırasında Marine One, yakındaki Ronald Reagan Ulusal Havalimanı’ndan kalkış yapan American Airlines’a ait bir yolcu uçağıyla aynı anda havalanmıştı.

İki hava aracı birbirlerine yatay olarak 0,82 mil (yaklaşık 1.320 metre), dikey olarak ise 700 feet (yaklaşık 213 metre) kadar yaklaşmış, ancak çarpışma rotasına girmemişti. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre normalde başkanlık helikopteri bölgeden ayrılana kadar hava trafiği tamamen durduruluyor.

ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) düzenlemeleri, Ronald Reagan Ulusal Havalimanı yakınından geçen başkanlık helikopterine karşı ticari uçakların yatayda en az 1,5 mil (yaklaşık 2.414 metre), dikeyde ise 500 feet (yaklaşık 152 metre) mesafeyi korumasını zorunlu kılıyor.