New York’taki Times Square’de bıçaklı saldırı: 2 kişi hayatını kaybetti

Times Meydanı'ndaki bıçaklama olayının yaşandığı yerden, (Reuters)
Times Meydanı'ndaki bıçaklama olayının yaşandığı yerden, (Reuters)
TT

New York’taki Times Square’de bıçaklı saldırı: 2 kişi hayatını kaybetti

Times Meydanı'ndaki bıçaklama olayının yaşandığı yerden, (Reuters)
Times Meydanı'ndaki bıçaklama olayının yaşandığı yerden, (Reuters)

New York’ta turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Times Square’de dün bir kadın iki kişiyi bıçakladı. Saldırıda bir kişi hayatını kaybederken, polis kadına ateş ederek öldürdü.

New York Belediye Başkanı Zahran Mamdani, düzenlediği basın toplantısında iki kişinin de hayatını kaybettiğini açıkladı. Mamdani, diğer mağdurun hastanede tedavi altında olduğunu ve durumunun stabil seyrettiğini belirtti.

Yerel basında çıkan haberlere göre, şüpheli kadın da hayatını kaybetmeden önce ağır yaralı halde hastaneye kaldırıldı. Polis, bıçaklı saldırının terör bağlantılı olduğuna inanmadığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre, olay yerine çok sayıda acil durum ekibi ve yetkili geldi, Times Square’deki kan izlerinin bulunduğu bölge incelendi. Bölge, normalde turistlerin yoğun şekilde ziyaret ettiği ve hareketliliğin eksik olmadığı bir nokta olarak biliniyor.

Yerel medya kuruluşu PIX11’e konuşan bir görgü tanığı, şüphelinin iki elinde de bıçak bulunduğunu söyledi. Tanık, polisin kadına karşı elektroşok tabancası kullandığını, ancak kadının ardından polislerin üzerine doğru hamle yaptığını belirtti.

İsmini açıklamayan görgü tanığı, “Ona iki kez ateş ettiler” dedi.

Polis sözcüsü ise daha önce yaptığı açıklamada, “Şu anda soruşturma devam ediyor” ifadelerini kullandı.

 



Trump: Falkland Adaları konusunda ABD’nin tutumunu yeniden değerlendireceğim

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
TT

Trump: Falkland Adaları konusunda ABD’nin tutumunu yeniden değerlendireceğim

ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump, Güney Atlantik’te Britanya yönetimindeki Falkland Adaları konusunda ABD’nin tutumunu yeniden değerlendireceğini söyledi.

Trump, Oval Ofis’te gazetecilerin adaların egemenliğine ilişkin sorusuna, “Her zaman her tutumu yeniden gözden geçiriyorum. Bu da birçok tutumdan sadece biri” yanıtını verdi.

Washington’un, İngiltere’nin savunma harcamalarını artırmaması halinde Falkland Adaları üzerindeki Britanya egemenliğine itiraz etmeyi değerlendirdiği yönünde haberler yayımlandı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre hâlen Trump’ın müttefiki Javier Milei tarafından yönetilen Arjantin, adalar üzerinde egemenlik iddiasını sürdürüyor.

Trump’a, İngiltere’nin yeni Başbakanı Andy Burnham hükümetinin mevcut savunma harcaması taahhütlerini artırmasını isteyip istemediği de soruldu. Trump, “Birleşik Krallık’ın bazı sorunları var ama bunlar çözülecek” dedi.

Washington, Arjantin’in “Las Malvinas” olarak adlandırdığı Falkland Adaları’nda Britanya’nın fiilî yönetimini resmen tanıyor, ancak iki ülkenin birbiriyle çelişen egemenlik iddialarından herhangi birini desteklemiyor.

ABD’nin tutumunda olası bir değişiklik, ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) yılın başlarında NATO ülkelerine baskı yapmak amacıyla değerlendirdiği seçenekler arasında yer alıyor. Söz konusu ülkelerin, İran’a karşı yürütülen savaşta ABD’nin askeri operasyonlarına yeterli desteği vermediği düşünülüyor.


Modi’den Putin’e: Ukrayna’daki savaş insanlık adına sona ermeli

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi sırasında Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile (Kremlin- AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi sırasında Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile (Kremlin- AP)
TT

Modi’den Putin’e: Ukrayna’daki savaş insanlık adına sona ermeli

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi sırasında Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile (Kremlin- AP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi sırasında Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile (Kremlin- AP)

Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e, Ukrayna’daki savaşın insanlığın yararı için sona ermesi gerektiğini söyledi. Modi, Yeni Delhi’nin çatışmaların sona erdirilmesini amaçlayan tüm barış girişimlerini destekleyeceğini belirtti.

Modi bu açıklamaları, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te dün Putin ile gerçekleştirdiği görüşmenin başında yaptı. Putin’e “dostum” diye hitap eden Modi, iki ülke arasındaki büyüyen ekonomik ilişkilere övgüde bulundu. Modi, bu ilişkilerin her şeyden önce iki ülkenin çıkarlarına öncelik verme anlayışıyla şekillendiğini ifade etti.

Hindistan, Çin ile birlikte Rus petrolünün en büyük alıcıları arasında yer alıyor. Bu durum, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya on binlerce asker göndermesinin ardından bütçe açığını kapatmasına ve kapsamlı Batı yaptırımlarının etkisini hafifletmesine yardımcı oldu.

Modi, Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi kapsamında Putin ile yaptığı görüşmede, Kremlin tarafından yayımlanan görüşme metnine göre, “Hindistan bu konudaki tüm barış çabalarını destekliyor ve gelecekte de desteklemeye devam edecek” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre Modi sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaşın devam ettiği her gün, insanlık fiilen bir adım geri gidiyor. Buna karşılık barışa yönelik her adım, tüm insanlığa gerçek bir barış umudu veriyor. Sonsuz bir savaştan savaşın sona erdirilmesine ve çatışmaların durdurulmasına geçmemiz gerekiyor. Tam da bu yönde ilerlememiz gerekiyor.”

Rus devlet medyasının aktardığına göre Putin ise Modi’ye, “Çok teşekkür ederim Sayın Başbakan. Bu yolda ilerliyoruz” dedi.

Rusya’nın resmi haber ajansı TASS, görüşmenin ardından Kremlin’in Putin’in Modi’ye “özel askeri operasyonun” gidişatı hakkında bilgi verdiğini açıkladığını belirtti. Rusya, Ukrayna’daki savaş için “özel askeri operasyon” ifadesini kullanıyor.

Kremlin, Rusya’nın savaşı yalnızca kendi şartları doğrultusunda sona erdirmeye hazır olduğunu defalarca açıkladı. Ukrayna ise bu şartları teslimiyet talebi olarak nitelendirerek kabul edilemez buluyor.


ABD Kara Kuvvetleri Bakanı görevinden ayrılıyor

ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll (AP)
ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll (AP)
TT

ABD Kara Kuvvetleri Bakanı görevinden ayrılıyor

ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll (AP)
ABD Kara Kuvvetleri Sekreteri Dan Driscoll (AP)

Beyaz Saray, yaptığı dün açıklamada, ABD Kara Kuvvetleri Bakanı Dan Driscoll’un göreve başlamasından 18 ay sonra görevinden ayrılacağını duyurdu. Driscoll’un ayrılığı, Başkan Donald Trump yönetiminde üst düzey bir askeri yetkilinin görevden ayrıldığı son gelişme oldu.

Beyaz Saray, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile dostluğu bulunan Driscoll’un ayrılışına ilişkin herhangi bir gerekçe açıklamadı. Ancak basında yer alan haberlerde, Driscoll ile Savunma Bakanı Pete Hegseth arasında uzun süredir gerilim yaşandığı geniş biçimde gündeme getirildi.

Driscoll’un ayrılığı, ABD ordusunun önemli çalkantılar yaşadığı bir dönemde, üst düzey askeri kadrolarda meydana gelen bir dizi değişikliğin son halkası oldu. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre son dönemde ordunun üst kademelerinde önemli değişiklikler yaşandı.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly yaptığı açıklamada, “Bakan Driscoll, Kara Kuvvetleri Bakanlığı bünyesinde Başkan Trump’ın Amerika’yı yeniden güçlü kılma gündeminin hayata geçirilmesinde son derece etkili oldu. Tarihi askeri operasyonlar sırasında üstün bir liderlik sergiledi, hazırlık ve muharebe kabiliyetine yeniden odaklanılmasını sağladı, Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelere yardımcı oldu ve daha birçok önemli çalışmaya imza attı” ifadelerini kullandı.

Kelly, “ABD Kara Kuvvetleri, başkomutan ve Savunma Bakanı ile birlikte yürüttüğü çalışmalar sayesinde her zamankinden daha güçlü hale geldi” dedi.

Hegseth, nisan ayında ordunun üniformalı en üst düzey komutanı General Randy George’u sürpriz bir kararla görevden almıştı. ABD Kara Kuvvetleri’nin Avrupa ve Afrika’daki komutanı General Christopher Donahue ise haziran ayında beklenmedik şekilde görevinden ayrılmıştı.

Senato tarafından Şubat 2025’te ABD Kara Kuvvetleri’nin en üst düzey makamına atanması onaylanan Driscoll, ordunun daha düşük maliyetli silah tedarikinde daha esnek bir yaklaşım benimsemesini savunmuş ve önde gelen silah üreticilerini sert biçimde eleştirmişti.