ABD Kara Kuvvetleri Bakanı görevinden ayrılıyorhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5313280-abd-kara-kuvvetleri-bakan%C4%B1-g%C3%B6revinden-ayr%C4%B1l%C4%B1yor
Beyaz Saray, yaptığı dün açıklamada, ABD Kara Kuvvetleri Bakanı Dan Driscoll’un göreve başlamasından 18 ay sonra görevinden ayrılacağını duyurdu. Driscoll’un ayrılığı, Başkan Donald Trump yönetiminde üst düzey bir askeri yetkilinin görevden ayrıldığı son gelişme oldu.
Beyaz Saray, Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile dostluğu bulunan Driscoll’un ayrılışına ilişkin herhangi bir gerekçe açıklamadı. Ancak basında yer alan haberlerde, Driscoll ile Savunma Bakanı Pete Hegseth arasında uzun süredir gerilim yaşandığı geniş biçimde gündeme getirildi.
Driscoll’un ayrılığı, ABD ordusunun önemli çalkantılar yaşadığı bir dönemde, üst düzey askeri kadrolarda meydana gelen bir dizi değişikliğin son halkası oldu. Şarku’l Avsat’ın AP’den aktardığına göre son dönemde ordunun üst kademelerinde önemli değişiklikler yaşandı.
Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly yaptığı açıklamada, “Bakan Driscoll, Kara Kuvvetleri Bakanlığı bünyesinde Başkan Trump’ın Amerika’yı yeniden güçlü kılma gündeminin hayata geçirilmesinde son derece etkili oldu. Tarihi askeri operasyonlar sırasında üstün bir liderlik sergiledi, hazırlık ve muharebe kabiliyetine yeniden odaklanılmasını sağladı, Rusya ile Ukrayna arasındaki müzakerelere yardımcı oldu ve daha birçok önemli çalışmaya imza attı” ifadelerini kullandı.
Kelly, “ABD Kara Kuvvetleri, başkomutan ve Savunma Bakanı ile birlikte yürüttüğü çalışmalar sayesinde her zamankinden daha güçlü hale geldi” dedi.
Hegseth, nisan ayında ordunun üniformalı en üst düzey komutanı General Randy George’u sürpriz bir kararla görevden almıştı. ABD Kara Kuvvetleri’nin Avrupa ve Afrika’daki komutanı General Christopher Donahue ise haziran ayında beklenmedik şekilde görevinden ayrılmıştı.
Senato tarafından Şubat 2025’te ABD Kara Kuvvetleri’nin en üst düzey makamına atanması onaylanan Driscoll, ordunun daha düşük maliyetli silah tedarikinde daha esnek bir yaklaşım benimsemesini savunmuş ve önde gelen silah üreticilerini sert biçimde eleştirmişti.
Trump: Falkland Adaları konusunda ABD’nin tutumunu yeniden değerlendireceğimhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5313289-trump-falkland-adalar%C4%B1-konusunda-abd%E2%80%99nin-tutumunu-yeniden-de%C4%9Ferlendirece%C4%9Fim
Trump: Falkland Adaları konusunda ABD’nin tutumunu yeniden değerlendireceğim
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, Güney Atlantik’te Britanya yönetimindeki Falkland Adaları konusunda ABD’nin tutumunu yeniden değerlendireceğini söyledi.
Trump, Oval Ofis’te gazetecilerin adaların egemenliğine ilişkin sorusuna, “Her zaman her tutumu yeniden gözden geçiriyorum. Bu da birçok tutumdan sadece biri” yanıtını verdi.
Washington’un, İngiltere’nin savunma harcamalarını artırmaması halinde Falkland Adaları üzerindeki Britanya egemenliğine itiraz etmeyi değerlendirdiği yönünde haberler yayımlandı.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre hâlen Trump’ın müttefiki Javier Milei tarafından yönetilen Arjantin, adalar üzerinde egemenlik iddiasını sürdürüyor.
Trump’a, İngiltere’nin yeni Başbakanı Andy Burnham hükümetinin mevcut savunma harcaması taahhütlerini artırmasını isteyip istemediği de soruldu. Trump, “Birleşik Krallık’ın bazı sorunları var ama bunlar çözülecek” dedi.
Washington, Arjantin’in “Las Malvinas” olarak adlandırdığı Falkland Adaları’nda Britanya’nın fiilî yönetimini resmen tanıyor, ancak iki ülkenin birbiriyle çelişen egemenlik iddialarından herhangi birini desteklemiyor.
ABD’nin tutumunda olası bir değişiklik, ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) yılın başlarında NATO ülkelerine baskı yapmak amacıyla değerlendirdiği seçenekler arasında yer alıyor. Söz konusu ülkelerin, İran’a karşı yürütülen savaşta ABD’nin askeri operasyonlarına yeterli desteği vermediği düşünülüyor.
Modi’den Putin’e: Ukrayna’daki savaş insanlık adına sona ermelihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5313284-modi%E2%80%99den-putin%E2%80%99e-ukrayna%E2%80%99daki-sava%C5%9F-insanl%C4%B1k-ad%C4%B1na-sona-ermeli
Modi’den Putin’e: Ukrayna’daki savaş insanlık adına sona ermeli
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi sırasında Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile (Kremlin- AP)
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e, Ukrayna’daki savaşın insanlığın yararı için sona ermesi gerektiğini söyledi. Modi, Yeni Delhi’nin çatışmaların sona erdirilmesini amaçlayan tüm barış girişimlerini destekleyeceğini belirtti.
Modi bu açıklamaları, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te dün Putin ile gerçekleştirdiği görüşmenin başında yaptı. Putin’e “dostum” diye hitap eden Modi, iki ülke arasındaki büyüyen ekonomik ilişkilere övgüde bulundu. Modi, bu ilişkilerin her şeyden önce iki ülkenin çıkarlarına öncelik verme anlayışıyla şekillendiğini ifade etti.
Hindistan, Çin ile birlikte Rus petrolünün en büyük alıcıları arasında yer alıyor. Bu durum, Rusya’nın 2022’de Ukrayna’ya on binlerce asker göndermesinin ardından bütçe açığını kapatmasına ve kapsamlı Batı yaptırımlarının etkisini hafifletmesine yardımcı oldu.
Modi, Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi kapsamında Putin ile yaptığı görüşmede, Kremlin tarafından yayımlanan görüşme metnine göre, “Hindistan bu konudaki tüm barış çabalarını destekliyor ve gelecekte de desteklemeye devam edecek” ifadelerini kullandı.
Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre Modi sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaşın devam ettiği her gün, insanlık fiilen bir adım geri gidiyor. Buna karşılık barışa yönelik her adım, tüm insanlığa gerçek bir barış umudu veriyor. Sonsuz bir savaştan savaşın sona erdirilmesine ve çatışmaların durdurulmasına geçmemiz gerekiyor. Tam da bu yönde ilerlememiz gerekiyor.”
Rus devlet medyasının aktardığına göre Putin ise Modi’ye, “Çok teşekkür ederim Sayın Başbakan. Bu yolda ilerliyoruz” dedi.
Rusya’nın resmi haber ajansı TASS, görüşmenin ardından Kremlin’in Putin’in Modi’ye “özel askeri operasyonun” gidişatı hakkında bilgi verdiğini açıkladığını belirtti. Rusya, Ukrayna’daki savaş için “özel askeri operasyon” ifadesini kullanıyor.
Kremlin, Rusya’nın savaşı yalnızca kendi şartları doğrultusunda sona erdirmeye hazır olduğunu defalarca açıkladı. Ukrayna ise bu şartları teslimiyet talebi olarak nitelendirerek kabul edilemez buluyor.
Mekke Anlaşması: Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan bölgesel güvenlik için yol haritasını belirledihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5313274-mekke-anla%C5%9Fmas%C4%B1-suudi-arabistan-t%C3%BCrkiye-ve-pakistan-b%C3%B6lgesel-g%C3%BCvenlik-i%C3%A7in-yol
Mekke Anlaşması: Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan bölgesel güvenlik için yol haritasını belirledi
İstanbul’da “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” kapsamında oluşturulan Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi’nin ilk toplantısından, (AFP)
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, bölgede istikrar ve refahı sağlamayı amaçlayan “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” kapsamında bir güvenlik yapısı oluşturulmasına yönelik somut adımlarda anlaşmaya vardı.
Üç ülke ortak açıklamada, bölgesel sorumluluklarını yerine getirme kararlılıkları doğrultusunda, “Mekke Anlaşması” çerçevesinde birlikte hareket ederek bölgelerinde kalıcı barış ve istikrarı sağlamaya yönelik çalışmalarını sürdüreceklerini vurguladı. Ülkeler, bu doğrultuda gerilimi düşürmeye ve itidali teşvik etmeye yönelik çabaları desteklemeye devam edeceklerini, bunun krizlerin barışçıl yollarla çözülmesine katkı sağlayacağını belirtti.
Açıklamada, üç ülkenin “Mekke Anlaşması” kapsamındaki iş birliğini kurumsallaştırmak için yeni adımlar atma konusunda mutabık kaldığı bildirildi. Bu adımların, ülkeler arasındaki dayanışmayı güçlendirmesi, ortak caydırıcılık ve savunmanın güvenilirliğini ve etkinliğini sağlaması ve adil, kapsamlı ve kalıcı barışın tesisine yönelik bölgesel çabalara katkıda bulunması hedefleniyor.
Açıklamaya göre üç ülkenin “Mekke Anlaşması” kapsamındaki çalışmalarını desteklemek üzere merkezi Suudi Arabistan’da olacak bir genel sekreterlik kurulacak. Genel sekreterlik, ilk üç yıllık dönemde Pakistanlı bir genel sekreter tarafından yönetilecek.
Üç ülke ayrıca ortak faaliyetler yoluyla savunma kapasitelerini ve silahlı kuvvetleri arasındaki uyumu artıracak. Bu kapsamda savunma sanayisinde güçlü iş birliği, ortak üretim ve teknolojilerin geliştirilmesi üzerinde çalışılacak. Ülkeler, “Mekke Anlaşması”nın ciddi ve kurumsal biçimde uygulanmasıyla bölgesel barış ve istikrara önemli katkılar sunmayı hedefliyor.
Yeni bir güvenlik yapısı
Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, anlaşmanın bölgede istikrar ve refahı artıracağını, belirsizliği azaltacağını belirterek, “Bu anlaşmayla bölgemizde yeni bir güvenlik ve iş birliği yapısının test edilmesi süreci başladı” ifadelerini kullandı.
Fidan, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nı “tarihi bir adım” olarak nitelendirdi. Bölge ülkelerinin barışı tesis etmek için birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, anlaşmanın bölgenin sorunlarının dış müdahaleler yerine bölge ülkeleri tarafından çözülmesi anlayışını güçlendirdiğini söyledi.
Fidan, İstanbul’daki toplantının ardından düzenlediği basın toplantısında konuşurken. (AP)
Fidan, dün İstanbul’da düzenlenen “Mekke Anlaşması”ndan doğan Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi’nin ilk toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, “Anlaşmanın uygulanmasıyla bölgede daha fazla istikrar göreceğiz, belirsizlik azalacak ve bölgedeki aktörlerin tutumları daha net hale gelecek” ifadelerini kullandı.
Toplantıda bölgede bir güvenlik yapısı oluşturulmasına yönelik somut adımlar konusunda mutabakata varıldığını belirten Fidan, belirsizliğin azalmasıyla oluşacak istikrarlı ortamda daha fazla yatırım ve kalkınma projesinin hayata geçirilebileceğini belirtti.
“Mekke Anlaşması” genişleyecek
Anlaşmaya ilerleyen dönemde başka ülkelerin katılıp katılmayacağına ilişkin soruyu cevaplayan Fidan, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan tarafından 7 Ağustos’ta imzalanan ortak savunma anlaşmasına yeni ülkelerin katılım süreci için bir yol haritası üzerinde çalışıldığını söyledi.
“Mekke Anlaşması”na taraf ülkelerin savunma ve dışişleri bakanları ile genelkurmay başkanları toplu fotoğraf çektirdi. (Türkiye Savunma Bakanlığı / X)
Fidan, güvenlik, istikrar, refah ve kalıcı barışın sağlanması için bölge ülkelerinin çabalarını birleştirmesi ve bu doğrultuda atılan adımların kurumsallaştırılması gerektiğini vurguladı.
Başka ülkelerin anlaşmaya katılabileceğini belirten Fidan, “Katılmak isteyen ülkelerle, gerekli şartlar, prosedürler ve kriterler konusunda üç tarafla istişare edildikten sonra görüşmeler yapılması gerekiyor” dedi.
Fidan, “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nın hedefinin genişlemek olduğunu belirterek, öncelikle sağlam temeller oluşturulması ve anlaşmanın tamamen kurumsallaştırılması gerektiğini kaydetti.
Suudi Arabistan ve Pakistan’ın da Türkiye gibi bu konuya büyük önem verdiğini belirten Fidan, anlaşmanın üç ülkenin onayıyla ve kademeli bir süreç içerisinde başka ülkeleri de kapsayacak şekilde genişletileceğini ifade etti.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, İstanbul’daki toplantı sırasında. (AP)
Fidan, anlaşmaya katılabilecek müttefiklerin sağlam ve etkin bir yapının parçası olması gerektiğini belirterek, “Şu anda sürecin en zor aşaması olan kuruluş aşamasını birlikte tamamlamaya çalışıyoruz” diye konuştu.
İstanbul’da üst düzey katılım
İstanbul, dün “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” kapsamında oluşturulan temel mekanizma olan Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi’nin ilk toplantısına ev sahipliği yaptı.
Toplantıya Suudi Arabistan’dan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Genelkurmay Başkanı Korgeneral Feyyad er-Ruveyli katıldı.
Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil etti.
Pakistan heyetinde ise Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Savunma Bakanı Hoca Muhammed Asıf ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asım Münir yer aldı.
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre toplantıda uluslararası güvenlik, savunma kapasitelerinin geliştirilmesi, üç ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki operasyonel koordinasyonun güçlendirilmesi, ortak üretim ve araştırma-geliştirme faaliyetleri de dahil olmak üzere savunma sanayisinde iş birliğinin derinleştirilmesi ve terörle mücadelede ortak çabaların artırılması gibi konular ele alındı.
Toplantıda ayrıca merkezi Riyad’da olacak genel sekreterliğin çalışma çerçevesi ve diğer ilgili mekanizmalar belirlendi. Bu mekanizmaların, Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi tarafından belirlenen ortak faaliyet alanlarında yürütülecek çalışmalara yön vermesi ve anlaşmanın gelecekteki adımlarının yol haritasını oluşturması planlanıyor.
İkili görüşmeler
Toplantı öncesinde bir dizi ikili görüşme de gerçekleştirildi. Fidan, dün sabah Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile bir araya gelirken, cumartesi akşamı da Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile görüşmüştü.
Görüşmelerde ikili ve bölgesel konuların yanı sıra “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” kapsamında gelecekte atılacak adımlar ele alındı.
“Mekke Anlaşması” Siyasi ve Savunma Stratejisi Komitesi toplantısı öncesinde Fidan ile Bin Ferhan’ın görüşmesi. (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler de Pakistan Savunma Bakanı Hoca Muhammed Asıf ve Genelkurmay Başkanı Asım Münir ile ayrı ayrı görüştü. Görüşmelerde ikili ve bölgesel meseleler ile “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nın geleceğine ilişkin yol haritası değerlendirildi.
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, üç ülke arasında caydırıcılık, koordinasyon ve savunma alanında bütünleşme ilkelerine dayanan uzun vadeli bir ortaklığın önünü açan “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nı 7 Ağustos’ta Mekke’de imzaladı. Anlaşmanın, bölgenin ve dünyanın güvenlik ve istikrarına katkı sağlaması hedefleniyor.
Anlaşma, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakan Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif tarafından “Mekke Ortak Savunma Zirvesi” sırasında imzalanmıştı.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 7 Ağustos’ta “Mekke Ortak Savunma Anlaşması”nı imzalarken. (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
“Mekke Ortak Savunma Anlaşması”, bölgede ve dünyada güvenlik, barış, istikrar ve refahı güçlendirmeyi ve ortak caydırıcılığı artırmayı amaçlıyor. Anlaşmaya göre, imzacı ülkelerden herhangi birine yönelik saldırı, tüm taraflara yönelik saldırı olarak kabul edilecek.
Bölgede yeni bir iş birliği kültürü oluşturmayı hedefleyen anlaşma, uluslararası hukuka saygı gösteren ve barışçıl iş birliği anlayışını paylaşan diğer ülkelerin de anlaşmaya katılmasına imkân tanıyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة