Trump, New Mexico eyaletinin adının “New America” olarak değiştirilmesini önerdihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5315479-trump-new-mexico-eyaletinin-ad%C4%B1n%C4%B1n-%E2%80%9Cnew-america%E2%80%9D-olarak-de%C4%9Fi%C5%9Ftirilmesini-%C3%B6nerdi
Trump, New Mexico eyaletinin adının “New America” olarak değiştirilmesini önerdi
ABD Başkanı Donald Trump (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, dün New Mexico eyaletinin adının “New America” olarak değiştirilmesini önerdi. Eyalet Valisi Michelle Lujan Grisham ise öneriyi hemen reddetti.
Öneri, Trump’ın Kanada ile ticaret savaşının sürdüğü bir dönemde Ontario Gölü’nün adını “America Gölü” olarak değiştiren bir başkanlık kararnamesini imzalamasından günler sonra geldi.
Cumhuriyetçi Başkan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Birçok kişi New Mexico’nun adının... New America olarak değiştirilmesini önerdi” ifadelerini kullandı. Trump, “Büyük potansiyele sahip bu eyaletin sakinleri için daha seçkin ve güzel bir isim. Bu ismi seviyorum” ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray da eyaletin adındaki “Mexico” kelimesinin üzerinin çizilerek yerine “America” yazıldığı bir görseli yeniden paylaştı.
ABD basınındaki bazı haberlere göre ise fikir, başlangıçta internette ortaya atılan bir şaka olarak gündeme geldi.
Şarku’l Avsat’ın Fox News’ten aktardığına göre New Mexico Valisi Michelle Lujan Grisham yaptığı açıklamada, “Bu tartışmaya açık bir konu değil. Bu, Amerika Birleşik Devletleri kurulmadan önce de var olan ismimiz” dedi.
Grisham ayrıca Trump’ın, akaryakıt fiyatlarındaki büyük artış gibi konulardan “Amerikalıların dikkatini başka yöne çekmek” istediğini savundu.
Trump, geçen hafta İran’la devam eden gerilim sırasında Hürmüz Boğazı’nın adının “Trump Boğazı” olarak değiştirilmesini de önermiş, ancak birkaç saat sonra bu plan konusunda ciddi olmadığının sinyalini vermişti.
Trump, 2025’te Beyaz Saray’a dönüşünün ilk gününde Meksika Körfezi’nin adını da “America Körfezi” olarak değiştirmişti. Bu adım Meksika’nın tepkisiyle karşılanmıştı.
Kanada da Ontario Gölü’nün adının değiştirilmesine karşı çıkmıştı.
Alman aşırı sağı Saksonya-Anhalt seçimlerinde büyük bir zafer elde ettihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5315495-alman-a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1-sa%C4%9F%C4%B1-saksonya-anhalt-se%C3%A7imlerinde-b%C3%BCy%C3%BCk-bir-zafer-elde-etti
Alman aşırı sağı Saksonya-Anhalt seçimlerinde büyük bir zafer elde etti
Muhafazakar aday Sven Scholz (solda) ile aşırı sağcı aday Ulrich Sigmund ve eşinin dün oy kullanırken (AFP)
Almanya aşırı sağı, kamu yayın kuruluşlarının tahminlerine göre dün Saksonya-Anhalt eyaletinde düzenlenen seçimlerin sonuçlarında birinci olarak muhafazakâr çizgideki Başbakan Friedrich Merz'e ağır bir darbe indirdi. Ancak oy oranının eski Doğu Almanya'nın bir parçası olan bu eyaleti yönetmeye yetip yetmeyeceğinin görülmesi gerekiyor.
Sandık çıkış anketlerine göre oyların yüzde 44 ila 44,5'ini alan Almanya için Alternatif Partisi (AfD), yüzde 18,5 alması beklenen Almanya Hristiyan Demokrat Birliği Partisi’nin (CDU) çok önünde yer alıyor. Kesin sonuçlarda bu rakamların doğrulanması halinde aşırı sağ parti, bölgesel parlamentoda 39 sandalye kazanacak. Salt çoğunluğun sağlanması için 42 sandalye gerekiyor.
Bu seçimler, kamuoyunda keskin bir kutuplaşma ve eyaletteki göçmenler arasında tırmanan endişeler ortasında yapılıyor. Mainz merkezli kamu hizmeti televizyon yayıncısı ZDF tarafından yapılan son kamuoyu yoklaması, Ulrich Siegmund liderliğindeki AfD’nin oyların yüzde 41'ini alacağını gösteriyor. Bu oran, 2021 seçimlerindeki sonucunun iki katına denk geliyor.
AfD’nin parlamento grubu eşbaşkanı Ulrich Sigmund dün, Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde oy kullanırken (DPA)
Siegmund (35), pazar günü sabah saatlerinde, yaklaşık 10 bin nüfuslu kalesi Tangermünde'de oyunu kullandı. Burada yaklaşık 100 kişi kendisini adını haykırarak onu coşkuyla karşıladı. Aşırı sağcı lider, göç politikasını katılaştırma, zorunlu eğitimi kaldırma ve okullardaki tarih müfredatını Üçüncü Reich'ın İkinci Dünya Savaşı'ndaki sorumluluğuna odaklandığı gerekçesiyle değiştirme sözü verdi.
Geçmişe özlem
Siegmund, Batılı yurttaşlarıyla ve hatta göçmenlerle eşit muamele görmediklerine inanan destekçilerinin Doğu Almanya dönemine duydukları özlemden faydalanıyor. AfD’nin lideri pazar günü, Doğu Almanya döneminin sembolü olan ve partisinin logosu gibi mavi renkli küçük bir Simson model motosikletle, eşi Julia eşliğinde seçim merkezine geldi.
Şimdiye kadar Sosyal Demokratlar’a oy veren Jutta Neumann (84), “Uzun süre direndim, ancak kendi kendime artık AfD için bir şans vermenin zamanının geldiğini söyledim" dedi. Eyaletin başkenti Magdeburg'da yaşayan emekli kadın, “Bence barıştan bahseden bir tek onlar var. Diğerleri yeniden silahlanmadan... ve düşük emekli maaşlarını desteklemek yerine Ukrayna'ya para göndermekten başka bir şey konuşmuyor” diye ekledi.
Dün Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde bir seçim görevlisi, oy pusulası zarflarını ayırırken (DPA)
Eyalet Seçim Komisyonu Başkanı Christa Diekmann, eyaletin başkenti Magdeburg'da yaptığı açıklamada, katılım oranının saat 14.00 itibarıyla yüzde 54,4 olduğunu belirtti. Bu oran 2021 seçimlerinde aynı saatte yüzde 27,1, 2016 seçimlerinde ise yüzde 35,4’tü. Komisyon, bu verilerin doğrudan sandık merkezlerinden alınan temsil niteliğindeki bir örneklem çalışmasına dayandığını açıkladı.
Tecrit çemberi
Polis, özellikle oylamanın ardından aşırı sağdan veya aşırı soldan gelebilecek olası taşkınlıklara karşı hafta sonu boyunca Magdeburg'da takviye güçler konuşlandırdı.
Son kamuoyu yoklamaları, yıl başından bu yana eyaleti yöneten ve daha önce eyalet hükümetinde ekonomi bakanı olan Sven Schulze (47) liderliğindeki muhafazakârların oyların yüzde 23'ünü almasını öngörüyordu. Magdeburg'da oyunu kullandıktan sonra açıklama yapan Schulze, “Hareket etmek vatandaşlara kalmış. Bu demokratik bir seçimdir” derken ‘güçlü bir katılım’ beklediğini sözlerine ekledi.
Diğer partiler arasında, radikal soldan Die Linke Partisi’nin oyların yüzde 11,5'ini, Sosyal Demokratlar’ın yüzde 8,5'ini ve Yeşiller'in yüzde 6'sını alması bekleniyor. Rusya yanlısı solcu BSW Partisi’nin ve Liberallerin ise yerel parlamentoya girmek için gerekli olan yüzde 5 barajını aşması beklenmiyor. Bu konuda üyeleri kendi içinde bölünmüş olan Rusya yanlısı solcu BSW hariç, şu ana kadar tüm partiler aşırı sağın iktidara ortak olmasını dışladı.
AfD’ye karşı uygulanan bu tecrit çemberi, Schulze'nin yerel parlamentoda temsil edilen diğer partilerle bir koalisyon kurarak iktidarda kalmasına yol açabilir, ancak özellikle yerel düzeyde AfD ile pragmatik bir şekilde etkileşim kurulması yönünde yükselen sesler, partinin seçim sonrasında iktidar dışında tutulmasının Merz'in partisi içindeki gerilimleri körükleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Rapor: ABD Donanması, Hürmüz Boğazı’ndaki mayınları temizlemek için tehlikeli bir operasyon gerçekleştirdihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5315493-rapor-abd-donanmas%C4%B1-h%C3%BCrm%C3%BCz-bo%C4%9Faz%C4%B1%E2%80%99ndaki-may%C4%B1nlar%C4%B1-temizlemek-i%C3%A7in-tehlikeli-bir
Rapor: ABD Donanması, Hürmüz Boğazı’ndaki mayınları temizlemek için tehlikeli bir operasyon gerçekleştirdi
ABD Donanması’ndan güdümlü füzelerle donatılmış iki muhrip, cumartesi günü Hürmüz Boğazı’nda operasyonlar yürütürken (CENTCOM)
Financial Times gazetesi, ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı'ndaki mayınları temizlemek için dört ay boyunca gizli bir operasyon yürüttüğünü ve bu süreçte ABD Donanması'nın özel kuvvetleri Navy SEALs komandolarından dalgıçlar, robotik botlar ve özel dalgıç araçları kullandığını, görevlerin çoğunun ise gece ve su altında gerçekleştirildiğini bildirdi.
Operasyon hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırılan haberde, şubat ayında savaşın patlak vermesinden bu yana mayınların gemileri boğazı kullanmaktan caydıran en önemli etkenlerden biri haline gelmesi üzerine, görevin deniz koridorlarını temizlemeyi amaçladığı belirtildi.
Tahran, savaşın başından bu yana Boğaz içerisindeki uluslararası ve Umman sularına mayın döşediğini öne sürerken, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), geçtiğimiz haziran ayında kritik nakliye koridorlarına yaklaşık 80 mayın yerleştirildiğini açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz hafta, boğazın uluslararası sularındaki ‘tüm mayınların’ temizlendiğini veya imha edildiğini açıklamıştı. Amerikan kuvvetleri bunu teyit ederken, gemi sahipleri ve güvenlik danışmanları boğazın tamamının tamamen mayından arındırıldığı konusunda şüphe duymaya devam ediyor.
Şarku'l Avsat'ın Financial Times'tan aktardığı habere göre ABD Donanması dalgıçları şişme gövdeli botlar kullanan küçük ekipler halinde çalıştı ve yüksek çözünürlüklü çekili sonar dizilerine sahip robotik botlar ve dalgıç araçların yardımıyla mayınların yerlerini tespit etti.
ABD Donanması’ndan emekli Kaptan Bill Hamblet, en tehlikeli aşamanın mayının yeri belirlendikten sonra başladığını, bu aşamada bir dalgıç suya inerek patlayıcı bir yük yerleştirmek ve mayını imha etmek için mayına yaklaştığını söyledi. Operasyonla doğrudan bağlantılı herhangi bir kayıp bildirilmedi.
Gazete, gemi sahiplerinin ve güvenlik danışmanlarının, ABD'nin gemileri kullanmaya yönlendirdiği rota olan Umman sahiline yakın boğazın güney yarısının fiilen temizlendiğine inandıklarını, ancak boğazın tamamının mayından arındırılmış olduğundan şüphe duyduklarını bildirdi.
Gerçek bir teyit olmasa bile mayınların varlığı riski, nakliye şirketlerini tereddüt içinde bırakmaya ve sigorta maliyetlerini savaş öncesindekinin on katına varan seviyelere çıkarmaya yetiyor. Bu durum dev bir tanker için sigorta maliyetini yaklaşık on milyon dolara çıkarabilir.
Tahran, ABD'nin mayın temizleme iddialarını reddetti. Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garipabadi ağustos ayı sonlarında yaptığı açıklamada, “İran dışında hiç kimse bu mayınların yerlerini bilmiyor” dedi.
Öte yandan ABD Donanması tarafından yönetilen Ortak Denizcilik Bilgi Merkezi, sürüklenen veya kaydı tutulmayan mayınların tehlikesinin devam ettiğini belirtti.
Gazete, en büyük zorluğun yalnızca mevcut mayınların temizlenmesiyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda yeniden döşenmelerinin önlenmesini de kapsadığını ekledi. ABD ordusu, 30 Ağustos'ta boğaza deniz mayınları yerleştirmeye hazırlandığını söylediği İran füze platformlarını vurdu.
Hamblet, Tahran'ın ‘en güçlü kozunun’ dünyayı boğazı tehdit edebileceğine ve kontrol edebileceğine ikna etmek olduğunu söylerken, Washington’ın her bir mayının temizlendiğini kanıtlamaktan ziyade, seyrüseferin yeniden başlamasına izin verecek kadar yeterli güveni yeniden tesis etmeye ihtiyacı olduğunu belirtti.
Tahran, Washington'u “oyunun kurallarını değiştirmekle” tehdit ettihttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5315475-tahran-washingtonu-%E2%80%9Coyunun-kurallar%C4%B1n%C4%B1-de%C4%9Fi%C5%9Ftirmekle%E2%80%9D-tehdit-etti
Tahran, dün Washington ile yaşanan gerilimde tansiyonu yükseltti. İran Meclis Başkanı ve Baş müzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, “oyunun kurallarının değiştiğini” ve “orantılı karşılıklar döneminin sona erdiğini” söyledi. Kalibaf, İran’ın çıkarlarına veya güvenliğine yönelik herhangi bir saldırının “daha hızlı, daha sert ve daha acı verici” bir karşılıkla sonuçlanacağı uyarısında bulundu.
İran Devrim Muhafızları’nın iki ABD savaş gemisine doğru balistik füzeler fırlatmasının ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) 3 İran tankerini vurmasıyla tankerler arasındaki gerilim tırmandı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Tahran buna karşılık 3 tankeri ve ABD ile bağlantılı 3 gemiyi hedef aldığını açıkladı.
Devrim Muhafızları, Tahran’ın onaylamadığı boğaz geçiş güzergâhlarının kullanılmaması konusunda uyarıda bulunurken, İran Genelkurmay Başkanlığı da ablukanın ve İran gemilerine yönelik tacizin sürmesi halinde ABD’ye ait askeri unsurlara yönelik saldırıların genişletileceği tehdidinde bulundu.
CENTCOM Sözcüsü Kaptan Tim Hawkins, deniz seyrüseferini koruma operasyonunun mayıs ortasından bu yana yaklaşık bin 600 ticari geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçişine yardımcı olduğunu ve yaklaşık 800 milyon varil petrol taşındığını söyledi. Hawkins ayrıca Devrim Muhafızları’nın insansız bir ABD askeri botunun hedef alındığı yönündeki iddiasını reddederek, bunun “tamamen yalan” olduğunu ifade etti.
İran hükümeti ise bir “ekonomik savaş karargâhı” kurdu. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, mali ilişkileri genişletmek amacıyla Ekonomi Bakanı Ali Medeni Zade’yi Moskova’ya gönderdi. Bakan, Moskova’dan yaptığı açıklamada “iyi gelişmelerin yolda olduğunu” söyledi.
Washington’da ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington’un “rejimi boğmak” için çalışacağını belirterek, İran’ın satışa hazır yaklaşık 30 milyon varil ham petrolünün kaldığı tahminde bulundu.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة