Irak'taki iktidar koalisyonu “silahların yalnızca devletin kontrolünde toplanmasını” göz ardı ediyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5315497-iraktaki-iktidar-koalisyonu-%E2%80%9Csilahlar%C4%B1n-yaln%C4%B1zca-devletin-kontrol%C3%BCnde
Irak'taki iktidar koalisyonu “silahların yalnızca devletin kontrolünde toplanmasını” göz ardı ediyor
Hükümet Sarayı'ndaki Devlet Yönetimi Koalisyonu toplantısından (INA)
Irak'taki Şii, Sünni ve Kürt kesimleri temsil eden Devlet Yönetimi Koalisyonu, ‘silahların yalnızca devletin kontrolünde toplanması’ meselesini göz ardı ederek, açıkça adını zikretmeden ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımların Irak üzerinde oluşturabileceği olası yansımalara karşı uyardı.
Devlet Yönetimi Koalisyonu, Başbakan Ali ez-Zeydi'nin talebi üzerine cumartesi gecesi geç saatlerde Hükümet Sarayı'nda bir toplantı gerçekleştirdi. Koalisyon yayımladığı bildiride, ‘kabine yapısının ve petrol ve gaz yasa tasarısının tamamlanması’ çağrısında bulunarak Irak'ın mali durumunu ‘güç’ olarak nitelendirdi ve ülkenin ‘hiçbir maceraya tahammülü olmayan’ bir süreçten geçtiğine dikkati çekti.
Şarku'l Avsat'a konuşan bir kaynak, silahların yalnızca devletin kontrolünde toplanması meselesinin göz ardı edilmesinin, ‘Devlet Yönetimi Koalisyonu güçleri, özellikle de Şii Koordinasyon Çerçevesi güçleri arasındaki siyasi anlaşmazlıkların boyutunu’ yansıttığını belirtti.
Kaynak, Şii güçler arasındaki bu anlaşmazlıklar çerçevesinde, özellikle bakanlık pozisyonları ve silahların tekelleştirilmesi meselesi başta olmak üzere bazı konuların çetrefilli ve birbiriyle bağlantılı görünmesi nedeniyle, Kürtlerin ve Sünnilerin hareket alanının sınırlı kaldığını açıkladı.
Kimliği belirsiz İHA’lar... Batı Libya’daki çatışmada gizemli bir silahhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5315506-kimli%C4%9Fi-belirsiz-i%CC%87ha%E2%80%99lar-bat%C4%B1-libya%E2%80%99daki-%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmada-gizemli-bir-silah
Geçtiğimiz perşembe günü Libya’nın başkentindeki bir depoda bulunan yakıt tanklarına saldırı düzenlenmeden önce düşen İHA’nın enkazından bir görüntü (Sosyal medya platformlarındaki güvenilir sayfalar)
Kimliği belirsiz İHA’lar... Batı Libya’daki çatışmada gizemli bir silah
Geçtiğimiz perşembe günü Libya’nın başkentindeki bir depoda bulunan yakıt tanklarına saldırı düzenlenmeden önce düşen İHA’nın enkazından bir görüntü (Sosyal medya platformlarındaki güvenilir sayfalar)
Batı Libya’daki kritik hedeflere yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarının artması, bu saldırıların arkasında hangi tarafların bulunduğu ve neyi amaçladıkları konusunda çok sayıda soru işaretini beraberinde getirdi.
Kamuoyu bu tırmanışın sonuçlarına odaklanırken, siyasi ve askeri değerlendirmeler, Batı Libya’da çatışan taraflar arasındaki mücadele ile karşıt güçler arasındaki rekabetin, ülkede nüfuz kurma konusunda yaşanan uluslararası çekişmeyle giderek daha yakından bağlantılı hale geldiğine işaret ediyor.
Geçtiğimiz hafta sonu başkent Trablus’taki havalimanı yolu üzerinde bulunan Brega deposundaki yakıt tankları da dahil olmak üzere çok sayıda kritik hedef, ‘kimliği belirsiz bir İHA’nın’ saldırısına uğradı. Saldırı, kimliği belirsiz İHA’nın hedefini ıskalaması sayesinde bölgenin büyük bir insani ve çevresel felaketin eşiğinden dönmesine yol açtı.
Olay, silahlı oluşumların giderek artan etkisi altında bulunan Batı Libya halkındaki kafa karışıklığını daha da artırırken, söz konusu operasyonların arkasındaki taraflara ilişkin ‘belirsizlik’ sürüyor.
Libya’nın başkentindeki bir depoda bulunan yakıt tanklarına saldırı düzenlenmeden önce düşen İHA’nın enkazı (Sosyal medya platformlarındaki güvenilir sayfalar)
Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, daha önce kritik tesisleri hedef almak amacıyla İHA’ların kullanılmasının ‘kararlı bir karşılık verilmesini ve bunun tekrarlanmasının önlenmesini gerektiren, organize ve tehlikeli bir eylem’ olduğunu söylemişti. Ancak hükümet, saldırıların faillerine ilişkin şu ana kadar herhangi bir kanıt sunmadı. Bununla birlikte hükümet, pazar akşamı aralarında yabancıların da bulunduğu beş kişilik bir hücrenin yakalandığını ve bu kişilerin İHA saldırılarının arkasında olduğunu açıkladı.
‘Devletler tarafından kullanılan bir silah’
Son iki yılda UBH, aralarında başkent Trablus’un yaklaşık 120 kilometre batısında yer alan Zuvare kentinin de bulunduğu bazı kentlerde ‘akaryakıt ve insan kaçakçılığı yuvaları’ olarak nitelendirdiği hedeflere yönelik operasyonlarda İHA’ları kullandı. Bunun ardından devlete ait kritik tesisler, ‘kimliği belirsiz taraflar’ tarafından art arda hedef alınmaya başladı.
Batı Libya’da görev yapmış eski bir askeri yetkili, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Mesele, ülkenin batısında çatışan tarafların kullandığı birkaç İHA’dan ibaret değil. Asıl mesele, bazı ülkelerin bu teknolojiyi başka ülkelerle hesaplaşmak için kullanması” ifadelerini kullandı ve yaklaşık altı ay önce Libya açıklarında Rusya’ya ait bir petrol tankerinin hedef alınmasını buna örnek gösterdi.
Güvenlik gerekçesiyle adının açıklanmasını istemeyen eski askeri yetkili, “İHA silahı başka ülkeler tarafından kullanılıyor. Trablus’un içinde operasyon odaları bulunuyor ve fırlatma operasyonlarını gerçekleştirmek üzere bu modern teknoloji konusunda eğitim veriliyor” görüşünü dile getirdi.
Libya’da, ülkenin batısında bu silahın kullanımı konusunda eğitim verilmesine yönelik Ukrayna varlığından da söz ediliyor. Şarku’l Avsat, bu konuda UBH Savunma Bakanlığı’nın görüşüne başvurdu ancak yanıt alamadı.
Radio France Internationale’da (RFI) geçtiğimiz ağustos ayının ortalarında, 12 Ağustos’ta Zaviye petrol kompleksini hedef alan saldırıda fiber optik kabloyla yönlendirilen, Ukrayna yapımı FPV tipi İHA’ların kullanıldığı bildirilmişti. Brega Petrol ve Gaz Pazarlama Şirketi’ne göre saldırı sonucunda 13 milyon litre yakıt kaybedilmişti.
12 Ağustos’ta İHA’larla hedef alınan Zaviye kentindeki petrol tesisleri ve yapıları yanıyor. (AP)
3 Mart’ta Rusya’nın Murmansk Limanı’ndan Mısır’ın Port Said Limanı’na doğru seyreden Rus gaz tankeri Arctic Metagaz, İHA’ların saldırısına uğradı. Trablus yönetimi, Moskova’nın tankerin Libya kıyılarından başlatılan ‘uluslararası bir terör eylemi’ sonucunda hedef alındığı yönündeki suçlaması karşısında sessiz kaldı.
Libya ve komşu ülkelerin güvenliği
Hukuk profesörü ve siyasi araştırmacı Ramazan et-Tuvaycir, İHA’ların kullanılmasına başvurulmasını ‘son derece tehlikeli bir gösterge’ olarak değerlendirdi. Tuvaycir, son yıllarda bu konuda uyarılarda bulunduğunu belirterek, bu gelişmenin Libya’nın ulusal güvenliğinin yanı sıra komşu ülkelerin güvenliğini de etkilediğini, zira söz konusu teknolojinin giderek daha fazla yaygınlaştığını söyledi.
Tuvaycir, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, ismini vermediği bazı uluslararası tarafların ‘çeşitli yöntemlerle Libya’daki çatışmayı daha yüksek bir tırmanış aşamasına taşımaya çalıştığını’ düşündüğünü belirtti. Bunun Libya devletinin yapısını doğrudan etkileyebileceğini ve özellikle Akdeniz’in güneyindeki ülkeler başta olmak üzere komşu ülkelerin güvenliğine de yansıyabileceğini ifade etti.
Tuvaycir, “Önümüzdeki dönemde Libya’da istikrarın sağlanması ve devlet kurumlarının birleştirilmesi için çalışılması gerekiyor. Bu, çatışmanın yol açabileceği sonuçların sınırlandırılmasına ve ülkenin ve bölgesel çevresinin güvenliğinin güçlendirilmesine katkı sağlayacaktır” dedi.
Bingazi, Libya-ABD İmar ve Kalkınma Forumu'na ev sahipliği yaptıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5315491-bingazi-libya-abd-i%CC%87mar-ve-kalk%C4%B1nma-forumuna-ev-sahipli%C4%9Fi-yapt%C4%B1
Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu Başkanı Bilkasım Hafter pazar günü Libya-ABD Kalkınma ve Yeniden İnşa Forumu'nun ikincisini açtı (Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu)
Bingazi, Libya-ABD İmar ve Kalkınma Forumu'na ev sahipliği yaptı
Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu Başkanı Bilkasım Hafter pazar günü Libya-ABD Kalkınma ve Yeniden İnşa Forumu'nun ikincisini açtı (Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu)
Libya'nın doğusundaki Bingazi kenti, pazar günü Libya Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Fonu Başkanı Bilkasım Hafter, Libya-ABD İş Konseyi başkanı ve üyeleri ile çok sayıda ABD şirketinin temsilcisinin katılımıyla Libya-ABD Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Forumu’nun ikincisinin çalışmalarına ev sahipliği yaptı.
Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu Başkanı Bilkasım Hafter pazar günü Libya-ABD Kalkınma ve Yeniden İnşa Forumu'nun ikincisini açtı (Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu)
Forumda, Bingazi'de ve Libya'nın çeşitli şehirlerinde yürütülmekte olan ve gerçekleştirilmesi hedeflenen çalışmaların hacmi ışığında, Amerikan uzmanlığının bir dizi kalkınma sektörüne girme fırsatları ve ulusal kurumlar ile kadrolarla ortaklıklar kurulması ele alındı.
Bilkasım, forum sırasında ‘fırsatları sunma aşamasından fiili uygulamaya geçmenin, ortaya konulan iş birliği alanlarını hizmetlerin geliştirilmesine, uzmanlık aktarımına ve ulusal kapasitelerin oluşturulmasına katkı sağlayan somut program ve projelere dönüştürmek için çalışmanın önemini’ vurguladı.
Bu ikinci forum, fonun ‘Libya'daki kalkınma ve yeniden imarın önümüzdeki aşamasının gereksinimlerini desteklemek amacıyla uluslararası ortaklıklar için daha geniş yollar açma ve uzmanlaşmış deneyimlerden yararlanma’ yönündeki eğilimini yansıtıyor.
Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu, şehrin kapsamlı planının hazırlanması ve 2050 yılına kadar olan geleceğe yönelik vizyonu doğrultusunda ‘Büyük Bingazi’ adı altında küresel rekabetçi bir kentsel planlama girişimi başlattı.
Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu, pazar günü Bingazi’de kentsel planlama alanında rekabetçi bir uluslararası girişim başlattı (Libya Yeniden İnşa Fonu)
Bilkasım, ulusal ve uluslararası çok sayıda şirket, kurum ve danışmanlık bürosunun temsilcileri, bir grup mühendis, uzman ve yetkilinin yanı sıra İtalya'nın Libya Büyükelçiliği Ticaret Ataşesi'nin katılımıyla girişimin çalışmalarını başlattı.
Fonun açıklamasına göre girişim, kentsel planlama, akıllı şehirler ve sürdürülebilirlik alanlarındaki uluslararası uzmanlık ve standartlardan yararlanarak kentsel genişleme ve altyapı geliştirme için kapsamlı bir vizyon hazırlamayı amaçlıyor.
Etkinlikler, Büyük Bingazi için önerilen plan ve tasarımların sunumlarının eşlik ettiği panel oturumlarını ve kentsel planlama alanındaki bir dizi uluslararası deneyimin ele alınmasını kapsadı. Bu adım, fonun Bingazi kentinin kentsel ve ekonomik büyümesine ayak uyduran uzun vadeli bir planlamayı benimseme ve 2050 yılına kadar kalkınması için eksiksiz temeller atma yönündeki eğilimi çerçevesinde atıldı.
Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu, pazar günü Bingazi’de kentsel planlama alanında rekabetçi bir uluslararası girişim başlattı (Libya Yeniden İnşa Fonu)
Bilkasım Hafter, geçtiğimiz haziran ayında, başkent Washington'daki ABD Dışişleri Bakanlığı merkezinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Arap ve Afrika İşlerinden Sorumlu Başdanışmanı Massad Boulos ve bakanlıktaki üst düzey yetkililerle bir araya geldi.
Libya Kalkınma ve Yeniden İmar Fonu’ndan yapılan açıklamaya göre taraflar, Libya ve ABD arasındaki iş birliğini kalkınma ve yeniden yapılanma alanlarında güçlendirmenin yollarını ele aldı; fon tarafından yürütülen stratejik projeleri gözden geçirdi ve kalkınma çabalarını destekleyecek ve ülkenin dört bir yanındaki istikrarı pekiştirecek şekilde Amerikan kurumları ve uzmanlığıyla ortaklığı genişletme fırsatlarını tartıştı.
Bilkasım Hafter ve beraberindeki heyet, geçtiğimiz yılın nisan ayında ABD'nin başkenti Washington'da 90'dan fazla Amerikan şirket ve kurumunun ile Afrika ve Ortadoğu işleriyle ilgilenen bir dizi yetkilinin katılımıyla düzenlenen Libya-ABD Kalkınma ve Yeniden Yapılandırma Forumu’nun birincisine katılmıştı.
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı, cumartesi günü vatandaşlarını Libya'ya seyahat etmemeleri konusunda uyararak, suç, terörizm ve huzursuzluk tehditleri nedeniyle ülkeyi dördüncü ve en yüksek risk seviyesinde sınıflandırdı.
Netanyahu, Batı Şeria’daki yerleşimci karakollarının kaldırılması talimatını verdihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5315489-netanyahu-bat%C4%B1-%C5%9Feria%E2%80%99daki-yerle%C5%9Fimci-karakollar%C4%B1n%C4%B1n-kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1-talimat%C4%B1n%C4%B1
Netanyahu, Batı Şeria’daki yerleşimci karakollarının kaldırılması talimatını verdi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
Reuters’a konuşan iki bilgi sahibi kaynak, dün, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Batı Şeria’da izinsiz kurulan yerleşimci karakollarının kaldırılması talimatını verdiğini söyledi. Kararın, ABD’nin İsrail’e Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarına karşı harekete geçmesi yönündeki baskısının ardından geldiği belirtildi.
Kaynaklar, kararın devletin resmi onayı olmadan yerleşimciler tarafından kurulan karakolları kapsadığını belirtti. Bu karakollar genellikle az sayıda yerleşimcinin yaşadığı prefabrik konut birimlerinden oluşuyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail, daha önce de bu tür bazı karakolları zaman zaman yıkarken, bazılarını ise resmen tanıyarak devlet bütçesinden finansman almalarının önünü açtı.
Operasyonun ne zaman başlayacağı henüz netlik kazanmadı. Birleşmiş Milletler ve hükümetlerin çoğu, İsrail yerleşimlerinin tamamını uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediyor ve Batı Şeria’yı askeri kontrol altındaki işgal edilmiş topraklar olarak değerlendiriyor. İsrail ise söz konusu toprakların işgal altında olmadığını, statülerinin ihtilaflı olduğunu savunuyor.
ABD baskısı
Kaynaklar, Netanyahu’nun izinsiz yerleşimci karakollarının boşaltılması talimatını İsrail’in en yakın müttefiki ABD’nin baskısı üzerine verdiğini belirtti.
ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, şiddet eylemlerine başvuran yerleşimcileri kınayarak, onları “teröristler” olarak nitelendirdi ve Batı Şeria’daki bir Filistin kasabasında bazı Filistin asıllı Amerikalılarla gerçekleştirdiği görüşmenin ardından bu kişilere ağır yaptırımlar uygulanması çağrısında bulundu.
İsrail’in Ynet haber sitesi daha önce Netanyahu’nun talimatının işgal altındaki topraklarda bulunan yaklaşık 100 yerleşimci karakolunu hedef aldığını bildirmişti.
İsrail Başbakanlık Ofisi ve Batı Şeria’daki yerleşimci karakollarının kaldırılmasında genellikle görev alan İsrail ordusu, konuya ilişkin yorum talebine henüz cevap vermedi.
Maliye Bakanı Bezalel Smotrich ise Kudüs’te düzenlenen bir konferansta Ynet’in haberine ilişkin soruya verdiği yanıtta, Netanyahu’nun “A ve B bölgelerinde kurulan yerlerin boşaltılması yönünde talimat verdiğini” söyledi. Smotrich, Batı Şeria’nın Filistinlilerin çoğunluğunun yaşadığı kesimlerine atıfta bulundu.
1990’larda İsrail ile Filistin Kurtuluş Örgütü arasında imzalanan geçici Oslo Anlaşmaları uyarınca Batı Şeria, A, B ve C olmak üzere üç bölgeye ayrılmıştı.
Kendisi de yerleşimci olan, yerleşim konut projelerini denetleyen ve yasa dışı şekilde inşa edilen bazı konutlara resmi statü kazandıran Smotrich, Netanyahu’nun kararına karşı çıkmasına rağmen, hükümetin C bölgesindeki yerleşimlerin genişletilmesi konusunda büyük ilerleme kaydettiğini söyledi.
Yüzlerce yerleşimci karakolu
Yerleşimlerin genişlemesine karşı çıkan ve iki devletli çözümü destekleyen İsrailli Peace Now hareketine göre Batı Şeria’da, İsrail hükümetinin resmen tanıdığı 146 yerleşimin yanı sıra 340 yerleşimci karakolu bulunuyor.
Geçen ay İsrailli yerleşimciler, komşu bir köyde Filistinlilere ait evleri, aralarında Filistin asıllı bir Amerikalının evinin de bulunduğu bazı konutları kuşattı. İsrail ordusu daha sonra yerleşimcileri bölgeden uzaklaştırdı. Köy sakinleri ise İsrailli yerleşimcilerin taciz ve yıldırma eylemlerinin hâlâ devam ettiğini söyledi.
İsrail hükümeti yerleşimcilerin gerçekleştirdiği şiddet eylemlerini kınarken, faillerin nadiren gözaltına alındığı ve daha da nadir şekilde yargılandığı belirtiliyor.
Huckabee, cumartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail’in kendi çıkarının, “suç teşkil eden davranış ve terör” olarak nitelendirdiği eylemlerde bulunan yerleşimciler hakkında adım atmasını gerektirdiğini söyledi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة