Kushner: Hamas'ın silahsızlandırılması kolay olmayacak

Gazze Şeridi'nin “uzun süredir perişan bir durumda olduğunu” belirtti

Gazze kentinde yerinden edilmiş Filistinlilere ev sahipliği yapan bir kamp. (Reuters)
Gazze kentinde yerinden edilmiş Filistinlilere ev sahipliği yapan bir kamp. (Reuters)
TT

Kushner: Hamas'ın silahsızlandırılması kolay olmayacak

Gazze kentinde yerinden edilmiş Filistinlilere ev sahipliği yapan bir kamp. (Reuters)
Gazze kentinde yerinden edilmiş Filistinlilere ev sahipliği yapan bir kamp. (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi ve damadı Jared Kushner, Gazze’deki kırılgan ateşkesin bir sonraki aşamasına ilişkin görüşmelerde ilerleme sağlanamamasını savunarak, Gazze’nin “uzun süredir perişan halde olduğunu” söyledi.

Ukrayna’da düzenlediği basın toplantısında konuşan Kushner, Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile yürüttükleri çalışmaları savundu. Kushner, Filistin topraklarında Hamas’ın silahlandırılmasının “bizim kavrayışımızın ötesinde olduğunu” belirterek, örgütün silahsızlandırılmasının kolay olmayacağını ifade etti.

Kushner, “Ancak son derece kararlıyız ve bu meseleleri çözmek için çalışıyoruz” dedi.

Kushner ayrıca, “İsrail’deki bazı siyasi meseleleri çözmek için çalışıyoruz. Nihai durum konusunda onlarla aynı fikirde olduğumuzu düşünüyorum. Ancak şu anda hararetli bir seçim sürecinden geçiyorlar ve bu da bazı konularda onları bir ölçüde irrasyonel hale getiriyor” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Filistinli sağlık yetkilileri, İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırısında dün bir adam ile küçük kızının öldürüldüğünü açıkladı.

Gazze Şeridi’nin en büyük hastanesi olan Şifa Hastanesi’nin Müdürü Muhammed Ebu Selmiye, İsrail hava saldırısının Gazze kentinin batısında bir aracı hedef aldığını ve saldırıda Yusuf Akile ile 8 yaşındaki kızı Vefa’nın hayatını kaybettiğini, 6 kişinin de yaralandığını söyledi.

İsrail ordusundan bir sözcü ise saldırıda Hamas mensubu bir militanın hedef alındığını belirtti. Sözcü, ordunun saldırının sonuçlarını değerlendirmekte olduğunu ifade etti.

ABD’nin desteklediği ve Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkes, Gazze Şeridi’ndeki büyük çaplı çatışmaları durdurdu, ancak İsrail ordusunun saldırılarını sona erdirmedi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail, bu saldırıların Hamas ve Gazze Şeridi’ndeki diğer silahlı grupların saldırılarını önlemeyi amaçladığını savunuyor.

Hamas ise İsrail’i ateşkesi ihlal etmekle ve savaşı sona erdirmeye yönelik daha kapsamlı ABD planının uygulanması için yürütülen çabaları baltalamakla suçluyor. Söz konusu plan, İsrail’in Gazze’den çekilmesini ve Hamas’ın silahsızlandırılmasını da içeriyor.



El-Menfi, ‘geçiş aşamalarını yeniden başlatmayacak’ herhangi bir Libya siyasi anlaşmasına desteğini vurguladı

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, 14 ülkenin büyükelçileriyle bir araya geldi, 6 Eylül 2026. (Menfi’nin ofisi)
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, 14 ülkenin büyükelçileriyle bir araya geldi, 6 Eylül 2026. (Menfi’nin ofisi)
TT

El-Menfi, ‘geçiş aşamalarını yeniden başlatmayacak’ herhangi bir Libya siyasi anlaşmasına desteğini vurguladı

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, 14 ülkenin büyükelçileriyle bir araya geldi, 6 Eylül 2026. (Menfi’nin ofisi)
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, 14 ülkenin büyükelçileriyle bir araya geldi, 6 Eylül 2026. (Menfi’nin ofisi)

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, 14 ülkenin büyükelçilerini ülkedeki siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarındaki son gelişmeler hakkında bilgilendirdi. Menfi ayrıca, geçiş dönemlerini sona erdirecek ve herhangi bir kesim dışlanmadan veya marjinalleştirilmeden, ‘sağlam hukuki ve anayasal temeller’ doğrultusunda cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine gidilmesini sağlayacak kapsamlı bir siyasi uzlaşmaya varılması yönündeki çabaları aktardı.

Dün Trablus’taki Başkanlık Konseyi merkezinde gerçekleştirilen toplantıya, aralarında Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Katar, İtalya, Rusya, Cezayir, Fransa, İngiltere, Hindistan, Çin, Somali, Mısır, Tunus, Pakistan ve Yunanistan’ın da bulunduğu ülkelerin Libya’daki büyükelçileri ve temsilcileri katıldı.

XSCD
Muhammed el-Menfi, Libya Başkanlık Konseyi’nin ‘ülkeyi seçimlere yaklaştıracak her türlü gerçek ulusal uzlaşmayı desteklediğini’ söyledi, 6 Eylül 2026. (Menfi’nin ofisi)

Menfi’nin ofisinden yapılan açıklamada, Başkanlık Konseyi’nin ülkeyi seçimlere yaklaştıran, geçiş dönemlerini kısaltan her türlü gerçek ulusal uzlaşmayı desteklediği ve yasal ve ulusal süreçlerini tamamlayan, seçim sürecini ve kurumlarını güvence altına alan her türlü anlaşmayı desteklemeye hazır olduğu belirtildi. Açıklamada, geçiş dönemlerini yeniden üretmeye veya uzatmaya yönelik herhangi bir düzenlemeye karşı olunduğu vurgulandı.

Menfi daha önce Libya konusunda gündeme getirilen ‘ABD girişimini’ memnuniyetle karşıladığını açıklamış, ancak girişimin ulusal anayasal kurumlar aracılığıyla sunulmasını şart koşmuştu. Menfi, örtülü bir ret olarak değerlendirilebilecek açıklamasında, “Girişimin etrafındaki belirsizlik, ulusal anayasal kurumların devre dışı bırakılması, Afrika Birliği’nin (AfB) ve Birleşmiş Milletler (BM) himayesindeki sürecin yanı sıra Libya’daki farklı siyasi tarafların dışlanması konusunda endişe yaratıyor” demişti.

ABD Başkanı’nın Arap ve Afrika işlerinden sorumlu danışmanı Massad Boulos’un hayata geçirmeye çalıştığı girişimin önünü kesmek amacıyla Libya’daki üç konseyin başkanları; Menfi’nin başkanlığındaki Başkanlık Konseyi, Akile Salih liderliğindeki Temsilciler Meclisi (TM) ve Muhammed Takala başkanlığındaki Devlet Yüksek Konseyi (DYK), 18 Haziran’da kamuoyunu yeni bir ‘yol haritası’ ile şaşırtmıştı. Konsey başkanları, söz konusu yol haritasının ‘hazırlık aşamasına son vermeyi’ amaçladığını açıklamıştı.

Menfi, 14 büyükelçinin önünde yaptığı açıklamada, devletin egemenliğine, kurumlarına ve yetki alanlarına saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek, kamu görevlerine fiili güç dayatması veya siyasi ve mali nüfuzun kullanılması yoluyla gelinmemesi gerektiğini vurguladı.

Menfi ayrıca, “Siyasi sürece duyulan güvenin yeniden tesis edilmesi, yolsuzluk, devlet kaynaklarının kaçırılması, organize suç ve hesap vermekten kaçınmayla mücadeleyi gerektiriyor. Siyasi uzlaşma ile hukukun üstünlüğü, birbirinin pahasına yürütülmemesi gereken iki süreçtir” ifadelerini kullandı.

THYJU
Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, ‘geçiş dönemlerini yeniden yaratacak veya uzatacak her türlü düzenlemeyi’ reddediyor, 6 Eylül 2026. (Menfi’nin ofisi)

Menfi, uluslararası ortaklara, ‘açık ve uygulanabilir bir takvim çerçevesinde özgür ve adil seçimlere götürecek Libya’ya özgü bir süreci destekleme’ çağrısında bulundu. Meşruiyetin kaynağının Libya halkı olduğunu vurgulayan Menfi, geçiş dönemlerini sona erdirmenin ve meşruiyetini halkın iradesinden alan kurumlar inşa etmenin yolunun sandıktan geçtiğini belirtti.

BM Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Hanna Tetteh de siyasi taraflara 4+4 Komitesi’nin vardığı mutabakatı somut adımlara dönüştürme çağrısı yapmıştı. Tetteh, bu tür anlaşmaların “paydaşlar ve diğer Libyalı taraflarla etkileşim kurmamız, birlikte yürüttüğümüz sürece yönelik güveni tesis etmemiz ve ilerleyen aşamada seçimlerin yapılması için gerekli koşulları hazırlamamız açısından daha iyi bir fırsat sunduğunu” ifade etmişti.

Mutabakat, seçimlerin en geç 24 ay içinde ve birleşik bir hükümetin yönetimi altında gerçekleştirilmesini öngören bir takvim belirledi. Anlaşma, BM Libya Destek Misyonu’nun hazırladığı siyasi yol haritasının ilk iki aşamasını kapsıyor. Bunlar, Yüksek Ulusal Seçim Komisyonu’nun yönetim kurulunun yeniden yapılandırılması ve cumhurbaşkanlığı ile yasama seçimlerinin anayasal ve hukuki çerçevesine ilişkin çözüme kavuşturulmamış meselelerin ele alınmasından oluşuyor.

BM Libya Destek Misyonu, komitenin imzaladığı seçimlerin gerçekleştirilmesine ilişkin mutabakatı TM ile DYK’ye gönderdiğini ve her iki konseye onay için bir aylık süre tanıdığını açıkladı. TM ise mutabakata gelecek hafta yanıt vermeyi planladığını duyurdu.


Şara, aralarında Suudi Arabistan Büyükelçisi'nin de bulunduğu yedi büyükelçinin güven mektubunu kabul etti

Suriye Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı, dün Şam’daki Halk Sarayı’nda güven mektuplarını sunan yedi büyükelçiyle. (Suriye Dışişleri Bakanlığı)
Suriye Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı, dün Şam’daki Halk Sarayı’nda güven mektuplarını sunan yedi büyükelçiyle. (Suriye Dışişleri Bakanlığı)
TT

Şara, aralarında Suudi Arabistan Büyükelçisi'nin de bulunduğu yedi büyükelçinin güven mektubunu kabul etti

Suriye Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı, dün Şam’daki Halk Sarayı’nda güven mektuplarını sunan yedi büyükelçiyle. (Suriye Dışişleri Bakanlığı)
Suriye Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı, dün Şam’daki Halk Sarayı’nda güven mektuplarını sunan yedi büyükelçiyle. (Suriye Dışişleri Bakanlığı)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, dün, Şam’daki Halk Sarayı’nda düzenlenen resmi törende yedi ülkenin büyükelçisinin güven mektuplarını kabul etti. Törende Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Şeybani de hazır bulundu.

Güven mektuplarını sunan büyükelçiler arasında Suudi Arabistan Büyükelçisi Gazi el-Anazi, Vatikan’ın “apostolik nuncio”su Başpiskopos Luigi Roberto Cona, Avrupa Birliği Büyükelçisi Michael Onmacht, Brezilya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Eduardo Barbosa, Yunanistan Büyükelçisi Emmanouil Kakavilekis, İsveç Büyükelçisi Jessica Svardström ve Danimarka Büyükelçisi Frey Jackson yer aldı.

scdv
Suudi Arabistan Büyükelçisi Gazi el-Anazi (solda), güven mektubunu Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya sunduktan sonra Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ile birlikte. (Cumhurbaşkanlığı hesabı)

Cumhurbaşkanı Şara, büyükelçileri kabul ederek kendilerine görevlerinde başarılar diledi ve temsil ettikleri ülkeler ve kurumlarla iş birliği ilişkilerinin güçlendirilmesine katkıda bulunmalarını temenni etti.

Atanan büyükelçiler, geçen perşembe günü güven mektuplarının kopyalarını Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan Şeybani’ye sunmuştu.

Öte yandan Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD ve İngiltere’nin Suriye’ye henüz büyükelçi atamadı, aynı şekilde Suriye de bu iki ülkeye büyükelçi atamadı.


Burhan, cumhurbaşkanlığı adaylığını reddetti

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdülfettah el-Burhan (AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdülfettah el-Burhan (AFP)
TT

Burhan, cumhurbaşkanlığı adaylığını reddetti

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdülfettah el-Burhan (AFP)
Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdülfettah el-Burhan (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı ve ordu komutanı Abdulfettah el-Burhan, bazı eyaletlerde kendisinin cumhurbaşkanlığına aday olması yönünde başlatılan kampanyalara yanıt olarak, cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesi çağrılarını reddetti.

Burhan, Hartum'da düzenlenen bir toplantıda yaptığı konuşmada, “Hiç kimseden aday gösterilmemi istemiyorum... Şu anda benim sorumluluğum ülkeyi isyandan temizlemek” dedi. Burhan, Nisan 2023'ten bu yana kendisine karşı savaşan Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Burhan ayrıca ordunun tarafsız olduğu ve “herhangi bir örgüt veya siyasi güçle bağlantısının bulunmadığı” yönündeki açıklamasını yineledi.

Burhan, eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir'in 2019'da devrilmesine yol açan halk protestolarına öncülük eden sivil ittifak Özgürlük ve Değişim Güçleri'ni (ÖDG) de eleştirdi. Burhan, ittifakı “belirsiz güçler” olarak nitelendirdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre söz konusu ittifak, daha sonra eski Başbakan Abdullah Hamduk liderliğindeki “Sumud” ittifakına dönüştü.

Öte yandan Avrupa Birliği ve bazı ülkeler, Güney Kordofan bölgesinde Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir insani yardım konvoyunun hedef alınmasını ve insani yardım malzemelerinin zarar görmesini kınadı.